Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Anayasa Profesörü Burhan Kuzu tarafından masaya yatırılan, “Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi” konferansına Mardinliler de yoğun ilgi gösterdi. Konferansa Vali Ömer Faruk Koçak, Rektör Prof.Dr. Ahmet Ağırakça, AK PArti İL Başkanı Mehmet Ali Dündar, STK temsilcileri, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Açılış konuşmasını MTDF Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şerif Öter'in yaptığı konferansta daha sonra MAÜ rektörü Ahmet Ağırakça'da kısa bir konuşma yaptı. Açılış konuşmalarından sonra Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Anayasa Profesörü Burhan Kuzu iki saati bulan bir sunum yaptı.
40 yılını başkanlık sistemi hayalini kurarak geçirdiğini ve ömrünü bunu anlatarak geçirdiğini belirterek konuşmasına başlayan Prof.Dr. Burhan Kuzu, halkın içerisinde olmayan ve onların sorunlarıyla iç içe yaşamayan kişilerin siyasetçi olamayacağını savunarak, 2003 yılında başkanlık modelini kendisinin yeniden gündeme getirdiğini hatırlattı.
3 dönem Anayasa Komisyonu Başkanlığını yaptığını hatırlatan Kuzu, kendi dönemi içerisinde bölge halkı için 15-16 kalem iyileştirme yaptıklarını söyledi. Kuzu, “Eğer örgütün hedefi bölgenin daha da iyileşmesi, kültür hakları korumak ve hak aramak ise o zaman adama sorarlar; 15-16 kalem iyileştirmeler yapılırken terörün düşmesi gerekirdi. Ama daha çok arttı. Demek ki mesele bu değil.” diye konuştu.
Bölgedeki çatışmaların panzehrinin başkanlık sistemi olduğunu dile getiren Kuzu, Cumhuriyet tarihinin yüzde 60’ının olağanüstü hal ile geçtiğini söyledi. Kuzu, “Türkiye bu olağanüstü halden geçerken bizimde görevimizi yapmamız lazımdır. Hem parti olarak hem de vatandaş olarak hem de bölgenin vatandaşı olarak üzerimize düşeni yapmamız lazımdır.” dedi.
Parlamentoda 330 sayısına ulaşılması gerektiğini dile getiren Kuzu, şöyle konuştu:

"Bu sayı bizde yok, bizde 316 vekil var. Meclis Başkanı çıktığı zaman, bu sayıyı nasıl sağlayacağız? Bu sayı, gizli oylamada çıkarsa bekliyoruz. Çıkmazsa çok da yapacak bir şey kalmıyor. Muhalafet, 330 rakamını versin, bunun kamuoyuna gitmesini sağlayalım. Asıl mutabakat bence, Meclisten ziyade referandumda, bunu sağlamak lazım." 
CHP'nin, TBMM Anaysa Uzlaşma Komisyonu'ndan çekilmesini değerlendiren Kuzu, "Malum kısa süren birkaç toplantıdan sonra komisyon dağıldı. Bir defa komisyonun ismini dayatarak başladılar. Onu bir meseleymiş gibi büyüttüler. Arkasından bizim, başkanlık modelini savunduğumuzu söylediler" diye konuştu.

Kuzu, CHP'nin baştan beri komisyonu istemediğini ifade ederek şunları kaydetti:
"Sebebi, şu an 6-7 tane CHP var, bir tane değil. Kendi içinde bütünlük sağlamadığı için ileride sorun çıkar diye daha baştan endişe etti. Ondan dolayı gruba güvenemediği için çekilmek zorunda kaldı ama bunu kamuoyuna çok açıklayamıyorlar. Bundan sonra ne olur? MHP ile HDP tekrar üye verdi, 3 parti ile devam eder mi? Eder. Bence bir engel yok. Anayasa hazırlama komisyonu olur, ille de mutabakat demek şart deği ama bundan sonuç çıkar mı? Onu bilemem. Bizim kendi metnimizi getirelim diye bir niyetimiz var. Henüz karar vermiş değiliz. 2011'de sunduğumuz metin üzerinde rötuşlar yaparak, başkanlık modeli esastır. Bunu sunacağız. Eğer karar verilirse tabii. Onun üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz."
Kuzu, "Arkadaşlar dedi ki 'Hocam biz 50 yıl baştayız bu nereden çıktı', dedim ki 'kardeşim siz bu parlamenter sistemi tanımazsınız. Bunun mayası bozuktur. Bu İngiliz sistemidir bu neye benzer biliyor musunuz bu aynen Hollanda ineği gibi, sağarsın sağarsın 50 kilogram süt verir, vurur tekmeyi döker.' Aynen 7 Haziran sendromu gibi, 7 Haziran tipik bir parlamenter rejim yansımasıdır" diye konuştu.
Mevcut sistemde sandığa gidildiğinde kimin kazanacağının belli olmadığını ifade eden Kuzu, sandığın sandık doğurduğunu ve kurulan koalisyonlarda başbakanların gönül almak için yeni bakanlıklar kurduğunu kaydetti. Mevcut sistemde manipülasyonların yapılabildiğini vurgulayan Kuzu, medya patronlarının koalisyon hükümetleriyle ihaleler alabilmek için pazarlık yaptıklarını ileri sürdü. Mevcut yüzde 10 barajının düşürülmesi durumunda Meclis'e girebilecek parti sayısının artacağını savunan Kuzu, şunları söyledi:
"Yüzde 5'e çeksek bunu biz herhalde 10-12 tane parti girer en azından hükümet kurmak o zaman tam zıvanadan çıkar hiç yapamazsın o zaman. Yükseltsen daha nereye yükselteceksin yüzde 10'luk baraja rağmen bunlar olmuş bununda çözülmesi lazım, başkanlık sorunu bunu da çözüyor. Başkanlık sisteminde baraj sıfır küçük partiler rahat etsinler, belki denebilir ki yüzde 1'lik, yüzde 2'lik küçük bir baraj konulabilir çok dağılmasın diye ama yüzde 10 gibi bir baraj asla söz konusu olmayacak."

Kanun ve bütçeyi Meclis'in yapmış gibi göründüğünü, aslında bu işi hükümetin gerçekleştirdiğini anlatan Kuzu, parlamentodan da olduğu gibi geçtiğini, parlamenter sistemde denetim mekanizmasının da çalışmadığını ifade etti.
Amerika’nın ilk yazdığı anayasayı göstererek konuşmasına devam eden Kuzu, “1782 yılında yazılan Amerika Anayasası sadece 7 maddeliktir. Amerika bu yedi madde ile 318 milyon insanı yönetiyor. İş bilenin kılıç kuşananın derler.” şeklinde konuştu.
"Başkanlık modelinde federal yapı olacak mı?" diye kendilerine çok fazla soru yöneltildiğini de aktaran Kuzu şu değerlendirmelerde bulundu:
"Kesinlikle federal yapı durumu bize gelmeyecek, ne eyalet yapılanması, ne özerk yapılanma ne öz yönetim hiç bir tanesi bizde olmayacak. Bunun altını özellikle çizelim üniter yapıda şimdiki sistemimizi koruyarak model getirmiş olacağız. Federal yapı olsa bir defa ben savunmam bilesiniz. Federal yapı ile başkanlık arasında bir birliktelik yok. Mesela Almanya, Kanada federal yapılanma ama orada başkanlık yok. Yani başkanlıkla federal yapı beraber giden bir şey değil."

"NE OLURSAN OL YİNE DE GEL DİYENLER KAZANIR"
Kuzu, başkanlık modelinde Cumhuriyetin elden gittiği gibi bir durumun söz konusu olmadığını, modele küçük partilerin, iş adamları, medya patronları ve sol kesimin karşı çıktığına dikkat çekti.
Türkiye'de yüzde 35'lik sol, yüzde 65'lik sağ yapılanması şuan için geçerli olmadığını vurgulayan Kuzu, "Başkanlık modelinde merkezdeki insanlar kazanır, 'ne olursan ol yine de gel' diyenler kazanır, ne kadar çok kolunu açarsan o kadar kazanırsın. Mesele bu, sağ ve sol bunu yaparsa o gelir" dedi.
Kuzu, başkanlık modeline ilişkin ellerinde 113 maddelik bir metin bulunduğunu muhalefetin de vicdanlı davranması durumunda bunu referanduma taşıyacaklarına işaret etti.
Bölgedeki terör olaylarına da değinen Kuzu, AK Parti hükümetleri döneminde Kürt vatandaşlara birçok hakların verildiğini anımsatarak, "Bütün bu olanlar bir hak mücadelesi olsaydı, o haklar verildikçe olayların azalması lazımdı. Demek ki sorun başka."ifadelerini kullandı.

SİSTEM NASIL İŞLEYECEK?
AK Parti'nin seçim beyannamesindeki sistem şöyle çalışacak:
- Başkan 5 yıllığına iki kez seçilebilecek.
- Başkan, “devlet başkanı” sıfatını alacak ve yürütmenin başı sayılacak.
- Başkan; kanunları onaylayacak, gerekirse TBMM’ye geri gönderecek, Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açabilecek.
- Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başkomutanı olacak.
- Üst düzey kamu yöneticilerini başkan tarafından atanacak.
- Bakanlar, başkan tarafından Meclis dışından atanacak ve görevden alınacak. Yeni milletvekilleri bakan olamayacak. Her bakan, başkana karşı sorumlu olacak.
- Başkan, ihtiyaç duyduğu konularda başkanlık kararnamesi çıkarabilecek.
- Başkan halka karşı sorumlu olduğu için görevinden alınması mümkün olmayacak.
- Yeni anayasada yargı bölümüne ilişkin düzenlemeler de olacak. Askeri ve sivil yargı ayrımı son bulacak.
- HSYK ikiye bölünecek ve üyeler Meclis tarafından seçilecek.