Müftü Bekiroğlu: Haya ve iman bir bütünün parçalarıdır
Gaziantep Şehitkamil İlçe Müftüsü Abdullah Bekiroğlu, haya ve edep konularına ilişkin yaptığı değerlendirmede, İslam'ın hayatın tamamını kuşatan bir yaşam nizamı olduğunu belirterek, haya duygusunun korunmasının hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşıdığını söyledi.
Şehitkamil İlçe Müftüsü Abdullah Bekiroğlu, muhabirine yaptığı açıklamada, Peygamber Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) haya ile imanı birbirinden ayrılmaz iki değer olarak tarif ettiğini ifade etti.
"Haya ve iman bir bütünün iki parçasıdır"
Bekiroğlu, "Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), hayadan bahsederken utanma duygusu ve edep gibi birbirleriyle bağlantılı kavramları da ele alır. Hayayı ve imanı, bir bütünün iki parçası olarak ifade eder. Yani haya ve iman bir bütündür. Bunlardan birisi kişiyi terk ederse, diğeri de onu terk eder, buyurur Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)." dedi.
Haya duygusunu kaybeden kişinin imanını da tehlikeye attığını belirten Bekiroğlu, "Dolayısıyla bir kişiyi iman terk ederse, utanma duygusu da o imanla birlikte terk edip gider. Bir kişiyi utanma duygusu terk ederse, yani utanma duygusunu kaybederse, o kişiyi iman da terk eder gider. Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) bunu çok veciz bir şekilde ifade etmektedir." diye konuştu.
"Kadim geleneğimizde haya ve edep önemli bir yere sahiptir"
Haya ve edebin toplumun temel değerleri arasında bulunduğunu dile getiren Bekiroğlu, "Bu nedenle bizim Müslümanlar olarak, İslam toplumu olarak ve şu anda yaşadığımız ülkenin temel kadim geleneklerinde de yer alan; edep ve haya içerisinde bir hayat tarzımızın olması gerekir. Atalarımızın ifade ettiği, kişinin eline, diline ve beline sahip çıkması şeklinde tarif edilen edep anlayışı, aslında tam da bizim kadim geleneğimizdir. Bu anlayış, dinimizle ve inancımızla örtüşen en önemli konulardan biridir." şeklinde konuştu.
"Toplumu ayakta tutan değerlerden biri hayadır"
Toplumsal yapının korunmasında utanma duygusunun önemli bir rol oynadığını vurgulayan Bekiroğlu, "Bu konu bizim için kıymetlidir, önemlidir. Niçin? Çünkü her şeyden önce Müslümanız. İkincisi, toplumu ayakta tutan en önemli unsurlardan biri edep, haya ve utanma duygusudur. Fuhşiyat dediğimiz, çirkin işler olarak ifade ettiğimiz şeylerden mümkün mertebe uzak durmak, bunları alenen yapmamak ve toplumda yayılmalarına engel olmak bizim en önemli görevlerimizden biridir." diye konuştu.
"İslam hayata bütüncül bakar"
İslam'ın sadece belirli ibadetlerden ibaret olmadığına vurgu yapan Bekiroğlu "İslam toplumunda şu temel kaide vardır. Kur'an-ı Kerim'de de bu farklı şekillerde ifade edilir. İslam ve Kur'an hayatımıza dair hükümlerine bütüncül olarak bakar. Yani sadece 'Ben namazımı kıldım, iş bitti.' ya da 'Ben hacca gittim, görevimi tamamladım.' anlayışı yoktur. Yine 'Ben başımı örttüm, geriye kalan kısımlarımın açık olmasında sakınca yok.' şeklinde bir yaklaşım da İslam'ın ortaya koyduğu anlayış değildir. İslam hayata bütüncül olarak bakar. Bizim aile hayatımızın, ticaret hayatımızın, kişisel yaşam tarzımızın, muamelelerimizin ve sözlerimizin belirli bir düzen ve uyum içerisinde olması gerekir. Müslümanlığın ve İslam'ın bizden istediği en önemli hususlardan biri budur." ifadelerini kullandı.
"Kişisel hayat söylemi toplumsal etkileri yok sayıyor"
Günümüzde yaygınlaşan bireysel özgürlük söylemlerine de değinen Bekiroğlu, şunları kaydetti:
"Son dönemde en düşüncesizce söylenen sözlerden biri de şudur: 'Benim kişisel hayatım, benim kişisel hayatıma kimse dokunamaz. Kişisel hayatım kimseyi ilgilendirmez. Ben istediğim gibi giyinebilirim. Benim vücudumdur, istediğim şekilde tasarrufta bulunabilirim.' Bunlar temelde yanlış mantık yürütmenin sonucu olan ve daha da temelde, inancını yavaş yavaş kaybetmeye başlayan bir neslin söylem ve davranışlarıdır."
"Davranışlarımız başkalarını da etkiliyor"
Toplum içerisinde herkesin birbirini etkilediğini belirten Bekiroğlu, "Çünkü toplum içerisindeki her birey, toplumun bir parçasını temsil eder. Sosyal medyada, haberlerde veya çarşıda pazarda; hayatın her anında ve her alanında birileriyle etkileşim hâlindeyiz. Özellikle sosyal medyanın yaygınlaştığı günümüz dünyasında, sizin davranışlarınızın başkalarını etkilememesi mümkün değildir. Aynı şekilde başkalarının davranışlarının sizi etkilememesi de mümkün değildir." dedi.
"Haya kadın ve erkek için ortak bir emirdir"
Kur'an-ı Kerim'in haya ve iffet konusunda hem kadınlara hem de erkeklere hitap ettiğini vurgulayan Bekiroğlu, "İslam kadına örtünmeyi emrederken bunu sadece kadın için yapmaz. Aynı şekilde erkeğe de Nur Suresi'nde haram olan şeylerden uzak durması, bakması haram olan şeylerden sakınması emredilir. Burada hem erkeğe hem de kadına hitap edilmektedir. Amaç nedir? Toplumun düzgün, edepli, ahlaklı, haya sahibi ve inançlı bir topluma dönüşmesini sağlamaktır." ifadelerini kullandı.
"Toplumun ahlaki yapısı hepimizi ilgilendirir"
Bekiroğlu "Nasıl ki pandemi gibi bulaşıcı bir hastalık ortaya çıktığında 'Beni ilgilendirmez.' deme şansımız yoksa, edep ve haya da bizim için değerlidir ve kıymetlidir. Bunları 'Beni ilgilendirmez.' diyerek toplumun bir kenarına itme şansımız yoktur." dedi.
"Hayasızlığın normalleşmesi tehlikelidir"
Son yıllarda bazı davranışların normalleştirilmeye çalışıldığına dikkat çeken Bekiroğlu, "Bizim geleneklerimiz, kültürümüz ve atalarımızın yaşam tarzı; edep ve hayaya uygun bir yaşam tarzıydı. Bunun dışında aşırı derecede dekolte giyinmek, çıplaklığı özendirmek ve son yıllarda buna erkeklerin de katılıyor olması, haramı ve Allah'ın yasakladığı hususları normalleştiren daha tehlikeli bir düşünceye dönüşmektedir." şeklinde konuştu.
"İbadethanelerde saygı ve edep korunmalıdır"
İbadethanelerde uygun davranışların önemine işaret eden Bekiroğlu, "Mescitlerimiz ve ibadethanelerimiz, Müslümanların Allah'a yakardığı ve secde ettiği yerlerdir. Bu nedenle Müslümanlara ve bu mekânlara saygının gereği olarak uygun davranılmasını önemsiyoruz." dedi.
"Allah'ın emirleri bir bütündür"
Kur'an-ı Kerim'in hükümlerinin parçalanamayacağını belirten Bekiroğlu, "Kur'an-ı Kerim'de namazdan da bahsedilir, oruçtan da bahsedilir, hacdan da bahsedilir, zekâttan da bahsedilir. Bunların hepsi emirlerdir. Bunun yanında yasaklar da vardır. Adam öldürmenin haram olduğu, içki içmenin yasak olduğu ve faizin haram olduğu açıkça ifade edilir. Yine Nur suresinde kadınlara ve erkeklere hayasızlıktan sakınmaları emredilir. Müslümanların ve Müslüman olduğunu söyleyen kardeşlerimizin, Allah'ın emirlerini bir bütün olarak değerlendirmeleri gerekir. Bu bütünün içerisinden bir parçayı çekip çıkardığınızda, duvardan birkaç tuğla sökmüş olursunuz. Allah muhafaza, bu da o duvarın yıkılma tehlikesini beraberinde getirir." ifadelerini kullandı.
"Haya, iffet ve edep toplumun geleceğini korur"
Açıklamasının sonunda toplumsal problemlerin temelinde manevi değerlerden uzaklaşmanın bulunduğunu belirten Bekiroğlu, "Bugün meydana gelen hadiselerin ve toplum içerisinde gözlemlediğimiz birçok menfi olayın temelinde; bu bütünsellik anlayışının kaybolması, kültürümüzden, ananelerimizden ve en önemlisi de dinimizin emirlerini yeterince ciddiye almamamızdan kaynaklanan problemler olduğunu düşünüyorum. Rabbim cümlemize haya, iffet ve edep içerisinde bir hayat sürmeyi nasip eylesin." şeklinde konuştu.