Dursun açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Yüce Allah, kullarına olan rahmetinin bir boyutu olarak insanlar içerisinde özel insanlar, mekânlar içerisinde özel mekânlar, zamanlar içerisinde de özel zamanlar yaratmıştır. Dini geleneğimizde bu özel zamanlardan biri de, Mevla’mızın rahmetinin sağanak sağanak yağdığı üç aylar mevsimidir.
Manevi iklimi ile ruhlarımızı kuşatan, gönüllerimizi ferahlatan üç aylara bir kez daha ulaşmanın mutluluğunu yaşamaktayız. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), üç aylara ulaştığında: “Allah’ım! Recep ve Şaban ayını bizim için mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır” (Ahmed b. Hanbel; Müsned, 1/259.) şeklinde duada bulunurdu. Bizler de bu değerli zaman diliminden azamî ölçüde istifade etmenin arifesindeyiz
11 Mayıs 2013 Cumartesi günü Üç Ayların başlangıcı (1 Recep) ve Önümüzdeki Perşembeyi Cumaya bağlayan gece (16 Mayıs 2013) rahmet, bereket ve mağfiret iklimi ve Kur’an ayı Ramazan’ın müjdecisi olarak idrak edeceğimiz mübarek Regaib kandilidir. Asırlardan beri kutladığımız Regâip, arzu ve istek anlamlarına gelir. Regâip, mü’minlerin mağfiret mevsimi üç aylara rağbet etmeleri ve onun taşıdığı manalardan, değerlerden istifade etmeleri gerektiğine dair mesaj yüklü bir gecedir.
Regâip, geleceğe, istikbale yönelik arzu ve isteklerimizi, emel ve tutkularımızı gözden geçirme imkânı veren mübarek bir gecedir.
Bugün insanoğlunun en büyük sorunlarından birisi hiçbir arzusuna gem vuramaması, isteklerini dizginleyememesi, tutkularını terbiye edememesi, güç, servet, şehvet tutkusunu frenleyememesidir.
İşte Regâip kandili, bitmeyen arzularımızın, tükenmek bilmeyen isteklerimizin, bizi esir alan aşırı tutkularımızın ve bütün bu arzular doğrultusunda ortaya koyduğumuz çaba ve gayretlerimizin muhasebesini yapmamız için Rabbimizin her yıl bize lütfettiği mübarek bir gecedir.
Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de İnşirah suresinin son ayetinde şöyle buyrulmuştur: “Rağbetiniz sadece Rabbinize olsun.” Sure, bir bütün olarak ele alındığında Yüce Rabbimizin, kalbimizin inşirahı, yüreklerimizin huzuru, kalbimizin neşe ve sevinci için arzu ve isteklerimizi, kısacası rağbetlerimizi iyiye, doğruya, faydalı olana, regaibimizi Rabbimize yöneltmemizi, tüm işlerimizi Rabbimizin rızasına uygun hale getirmemizi emrettiğini görürüz. Dahası aynı surede bellerimizi büken günahlarımızdan, hata ve kusurlarımızdan, sinelerimizin ağır yüklerinden kurtulmak, şanımızı yüceltmek, güçlükleri yenmek ve işlerimizi kolay kılmak için rağbetimizin daima Rabbimize yönelik olması istenmiştir.
İlahi rahmete fazlasıyla mazhar olan bu mübarek gün ve gecelerde kendimizi bu açılardan sorgulamaya ve Yüce Dinimiz İslâm’ın manevi ikliminde gönül huzuru, istikamet ve öz güven kazanmaya, ihtiraslarımızı dizginleyip menfaat ve çekişmelerden uzak kalmaya ihtiyacımız daha da artmaktadır. Bu vesileyle, bu mübarek zaman dilimini fırsat bilerek, aramızdaki çekişmeleri ve kırgınlıkları, bir tarafa bırakıp, Yüce Dinimizin bizden istediği, sevgi, saygı ve hoşgörü ortamının kurulmasına, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin güçlenmesine, insani ve ahlâkî meziyetlerin yaygınlaşmasına gayret gösterelim.
Sevgili Peygamberimiz (sav)’in, bu geceye ulaştığında yapmış olduğu duayı bugün bizler de bütün İslâm âlemi için tekrar ederek: “Allah’ım! Dünya’da yaşayan bütün Müslüman kardeşlerimiz için Recep ve Şaban ayını mübarek kıl ve Ramazan ayına hayırla kavuşmayı bizlere nasip eyle” diye dua etmeliyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle başta ülkemiz, özelde Mardin’imiz olmak üzere bütün İslâm âleminin mübarek Üç Ayları ile Regâip Kandilini tebrik ediyor; bu gecenin, özellikle insanlığın ortak huzurunu tehdit eden şiddet, savaş ve düşmanlığın yerini barış ve huzura bırakması için rağbetlerimizin iyiye, güzele ve doğruya yönelik olmasını, bu gecede yapacağımız ibadet, dua ve yakarışların kabul olmasını Cenâb-ı Mevlâ’dan niyaz ediyorum.”
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin