MOVA Park'ta düzenlenen MÜİAD 83.'ü GİK Gala yemeğinde konuşan Mardin Valisi Ahmet Cengiz, son yıllarda yürütülen tarihi dönüşüm projesi, kentsel dönüşüm projesi gibi alanında, ülkemizin en büyük projeleriyle, bir marka il haline gelen Mardin'in, yeniden yapılan modern havaalanı ve duble yollar gibi büyük yatırımlarla da adeta kabuk değiştirdiğini söyledi.

Mardin'in, yatırım fırsatları açısından çok stratejik bir konumda olduğuna dikkati çeken Cengiz, şöyle dedi:
"Suriye ile Mardin, bir elmanın iki yarısı gibidir. Nusaybin ilçemize TOBB tarafından modern bir gümrük binası yaptırılmıştır. Ancak Suriye'nin içinde bulunduğu konjonktür nedeniyle hizmete sokulamamıştır. Bu kapı, şartlar düzelince ilimiz için büyük şans olacaktır. Kuzey Irak'a açılan Habur Sınır Kapısı ise 200 kilometre uzaklaktadır. Mardin OSB, 193 sanayi parselinden oluşmaktadır ve şu anda 88'i faaliyette, 9'u inşaat aşamasında, 84'ü ise proje aşamasında tesis vardır. doluluk oranı yüzde 99'dur. Buradaki fabrikalarda çalışanların sayısı 3000-3500 arasında değişmektedir. Tüm fabrikalar bitince OSB'de 5000- 5500 kişi istihdam edilebilecektir. Yaklaşık 8 aydır bölgede yaşanan barış ortamı, Mardinlilerin geleceğe dönük umutlarını artırdı, ekonomiyi canlandırdı. Devlet ile vatandaşlar arasında oluşan güven bunalımını aşmak, oluşan yanlış algıları ortadan kaldırmak, devlet ile vatandaşımızı yakınlaştırmak için tüm kamu kurum ve kuruluşları adeta seferber oldu."
MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak da, MÜSİAD Mardin Şubesi'nin ev sahipliğinde düzenledikleri Genel İdare Kurulu gala yemeğine, 700 kişilik rekor bir katılımın olduğunu kaydetti.
Yüzyıllardır dinlerin, dillerin, kültürlerin hoşgörü ile bir arada yaşadığı ve her köşesi tarih kokan, engin hoşgörü şehri Mardin’de, MÜSİAD ailesi olarak, 83. Genel İdare Kurulunu gerçekleştirmenin mutluluğu içerisinde olduklarını ifade eden Olpak, "25.Ekim’de Çanakkale Şubemizi açtık. Yılın sonuna kadar Afyon, Uşak, Erzincan, Çorum, Manisa ve Sinop açılışlarımızı da gerçekleştireceğimizi müjdeliyorum" dedi.
Son iki ayda da, sektörel sorunlar ve çözüm önerilerinin görüşüldüğü sektör zirveleri gerçekleştirdiklerini anlatan Olpak, şöyle dedi:
"Üye sayımızı her geçen gün artırırken, geçtiğimiz günlerde, TOBB tarafından hazırlanan, Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketi araştırmasında, 10 üyemiz, Türkiye’nin en hızlı büyüyen ilk 100 şirketi arasına girmeyi başarmıştır. Bu sayının artması için, üyelerimize, MÜSİAD olarak her türlü desteği vermeye devam edeceğimizi de hatırlatmak isterim.MÜSİAD, ülkemizin gerçek bir fotoğrafıdır. Biz, belirli bir grubu ya da seçkinlik iddiasında olan bir zümreyi değil, milletimizin genelini temsil ediyoruz. Her zaman söylediğimiz gibi üyelerimiz büyüdükçe MÜSİAD, MÜSİAD büyüdükçe de Türkiye büyüyecektir."

Olpak, 30 Eylül tarihinde hükümetin kamuoyu ile paylaştığı demokratikleşme paketi sonrası yapmış oldukları "Daha Çok Demokrasi, Daha Çok Zenginlik Demek" vurgusuyla, MÜSİAD olarak demokratikleşmeye verdikleri önemi tekrarladıklarını anımsatarak, Türkiye'yi prangalardan kurtaracak, sadece ekonomik bakımdan değil, bütüncül bir kalkınmanın yolunu açacak değişimin arkasında olduklarını dile getirdi.

-"Mardin, yabancı turizm için de bir cazibe merkezi haline gelmelidir"

Olpak, Mardin'in, ülkenin kenarında bir sınır şehri olmadığını aksine, bölgenin önemli merkezlerinden biri olduğunu, bu bakış açılarının Mardin’i "Daha Çok Demokrasi, Daha Çok Zenginlik Demek" söylemlerinin en önemli örneklerinden biri yaptığını bildirdi.

Gçmişte bölge ile ilgili olarak konuşulan terörün yerine, bugünlerde tarihten, turizmden, ticaretten ve tarımdan konuşur olduklarını belirten Olpak, şunları söyledi:
"18 Eylül 2010 tarihinde MÜSİAD olarak burada, İnanç Turizmi başlıklı bir sektör zirvesi düzenlemiştik. Artan yerli turist sayısı sevindirici olmakla beraber, Mardin, yabancı turizm için de bir cazibe merkezi haline gelmelidir. 1 lira yerine, 1 Avro kazanalım diyor ve MÜSİAD'lı dostlarımızı, ellerini taşın altına daha fazla koymaları için teşvik ediyoruz. Mardin, bildiğiniz üzere 6.cı Bölge Teşvik paketi içerisinde. Bu paketin avantajlarını, Mardin'in turizm potansiyelini besleyecek şekilde değerlendirilmesini önemsiyoruz. Sürdürülebilir büyüme için, hizmet ve sanayi sektörleri, birbirlerini tamamlayıcı şekilde gelişmelidir. Mardin, gerek turizm potansiyeli, gerekse teşvik paketinin getirdiği avantajlarla, bu zemine sahiptir. Bu potansiyelin hayata geçirilebilmesi için, üç şarta dikkatinizi çekmek isterim alt yapı, finansman ve nitelikli işgücü."

-Küresel kriz

Olpak, küresel krizin etkilerinden bir türlü kurtulamayan dünyanın önde gelen ülkelerinin, büyüme adına ciddi çaba sarf ettikleri bir konjonktürde, Türkiye ekonomisinin 2013 yılında da büyümesini sürdürmesinin önemli olduğuna değindi.
Yılın ilk yarısında yüzde 3.7 büyüdüğünü ve MÜSİAD olarak, 3. çeyrek büyüme oranın da yüzde 3’ün üzerinde olacağını düşündüklerini vurgulayan Olpak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ülkemiz, ortaya koyduğu ekonomik performansla birlikte, kritik bir eşiğe gelmiştir. Orta gelir tuzağına takılmadan, ekonomimizin sürdürülebilir bir yapıda büyümesini sağlamak için, katma değeri yüksek ürünleri, tasarlamayı, üretmeyi ve kullanmayı başarabilecek, eğitim seviyesi yüksek gençler yetiştirilmesi, yargı reformunun tamamlanması ve özellikle kaliteli finansmana kolay erişim sorununun da çözüme kavuşması, Türkiye’nin gelecek hedefleri açısından oldukça önemlidir.
Dolayısıyla, gelir-gider dengesi ve nakit akışı doğru biçimlendirilmiş, bilançosunu ortaya şeffafça koyan projelerin, makul teminatlar alınarak, kaliteli ve hızlı finansman bulabilmeleri, bundan sonra, ülkemizin önündeki önemli gündem maddelerinden birisidir. Ayrıca, ülkemizin gururu büyük projeleri, makul boyutlara bölerek, orta ölçekli firmaların da yer almasını sağlamak, hem projelerin riskini azaltacak, hem finansmanını kolaylaştıracak, hem de daha fazla oyuncuyu piyasaya dahil ederek, onları da küresel lige taşıyacaktır."
Olpak, 83.cü Genel İdare Kurulunun ana gündemi, "Büyümenin Sistematiği-Nasıl Büyürüz" başlıklı çalıştayı, yarın tamamlayacaklarını sözlerine ekledi.
AK Parti Mardin Milletvekili Gönül Bekin Şahkulubey ise sanayinin Marmara bölgesine sıkıştığını, onun için siyasiler olarak bölgeye yatırım yapan işadamlarına destek vermek zorunda olduklarını vurgulayarak, "Çünkü onlar insanlarımıza iş oluyorlar, aş oluyorlar. Siyasiler olarak işadamlarımızın önünde bu yöndeki engelleri kaldırmak zorundayız" diye konuştu.
Abdurrahim Akdağ da, bölgede çok büyük sıkıntılar ve zorluklarla mücadele ettiklerini anlatarak, "Kardeşlik duyguları örselenmiş, aidiyet duygusu zayıglatılmış, medeniyet olgusuyla bağları koparıymaya çalışılmış çocuklarının bir kısmı dağa kaçırılmış, bir kısmı evinde ne yapacağını bilmeyen sizi hasretle özleyenlerih diyarına hoş geldiniz. Bizi zorbalara, zalimlere ve ayırmaya çalışanlara direndik. Ara ara gelen ümitler kesintiye, ara ara gelen kahramanlar hıyanete uğradılar. Bir makam uğruna heder edildiler. 12 bin faili meçhulu olan, boşaltılmış 4 bin 500 köyü olan bir olaydan bahsediyoruz" şeklinde konuştu.