Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Mardin İl Başkanı Bülent Tekin, ticaret hayatında ahlaki değerlerin korunması, helal kazanç bilincinin yaygınlaştırılması ve gençlerin iş hayatında daha fazla sorumluluk üstlenmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tekin, İslam’ın ticarete yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak yaklaşmadığını, ticaretin aynı zamanda dürüstlük, güven, adalet ve kul hakkına riayet gibi temel değerlerle birlikte ele alındığını ifade etti.

Tarih boyunca Müslüman tüccarların sergiledikleri dürüstlüğün İslam’ın farklı coğrafyalarda tanınmasına önemli katkılar sağladığını dile getiren Tekin, ticaret yapan kişinin davranışlarının yalnızca kendisini değil, içinde bulunduğu toplumu da doğrudan etkilediğini belirtti.

“Ticarette insanın ölçüsü, ahlakı ve dürüstlüğü doğrudan etkilidir”

İslam’ın önem verdiği alanlardan birinin ticaret ahlakı olduğunu vurgulayan Tekin, dürüst tüccarların tarih boyunca toplumlar arasında güvenin oluşmasında önemli bir rol üstlendiğini söyledi.

Tekin, “Şu bir gerçek ki İslam’ın ticari hayata verdiği önem tartışmasızdır. Zira İslamiyet’in ilk dönemlerde yayılmasında ve farklı milletlere ulaşmasında dürüst tüccarların rolünün çok büyük olduğunu İslam tarihi okumalarımızdan biliyoruz. Dolayısıyla aslında ticarette insanın ölçüsü, ahlakı ve dürüstlüğü doğrudan doğruya etkilidir.” ifadelerini kullandı.

Dürüst bir ticaret anlayışının insanlar üzerinde güçlü bir etki oluşturduğunu ifade eden Tekin, “Doğru ölçü ve ahlakla yapılan ticaretin, böyle bir tüccarın yalnızca Müslümanları değil, gayrimüslimleri dahi İslam’a karşı gönüllerinin ısınmasını sağlayacak çok önemli bir işlevi olduğunu görebiliyoruz.” dedi.

Dürüst tüccar örneğini anlattı

Ticaret ahlakının toplumlar üzerindeki etkisini tarihsel bir anlatı üzerinden değerlendiren Tekin, Endonezya’ya giden Müslüman bir tüccarla ilgili örneği aktardı.

Tekin’in anlattığına göre, farklı kalitelerde kumaş satan Müslüman bir tüccar, namaz için iş yerinden ayrılmadan önce yardımcısına kumaşların fiyatlarını tek tek anlattı. Tüccarın bulunmadığı sırada yardımcısı, orta kalitedeki bir kumaşı yanlışlıkla daha yüksek fiyattan sattı.

Namazdan dönen tüccar, müşterinin elindeki kumaşı görünce ne kadar ödediğini sordu. Hatanın fark edilmesi üzerine müşteriyi yeniden dükkâna götüren tüccar, fazla alınan parayı iade etti.

Tekin, söz konusu müşterinin sarayda önemli bir görevde bulunduğunu ve Müslüman tüccarın sergilediği dürüstlükten etkilenerek onu kralla tanıştırdığını belirterek, bu örneğin ticaret ahlakının insanlar üzerindeki etkisini göstermesi açısından önemli olduğunu dile getirdi.

Tüccarın davranışının kaynağı sorulduğunda İslam’ın ve Hz. Muhammed’in ahlakını işaret ettiğini aktaran Tekin, Müslüman tüccarların davranışlarının İslam’ın farklı coğrafyalarda tanınmasında etkili olduğunu ifade etti.

“Ticaret ahlakı bugün daha fazla önem taşıyor”

Günümüzde ticari faaliyetlerin yoğunlaşmasıyla birlikte ahlaki ilkelerin öneminin daha da arttığını belirten Tekin, Müslüman olduğunu ifade eden kişilerin inançlarıyla günlük yaşamları arasında uyum bulunması gerektiğini söyledi.

Tekin, “Günümüzde insanların kendilerini Müslüman olarak tanımlamalarına rağmen hayat tarzlarının ve yaşantılarının maalesef gayri İslami bir hayat tarzına büründüğünü görüyoruz. Dolayısıyla böylesi bir dürüstlük ve İslami ticaret ahlakının günümüz Türkiye’sinde, tüccarlarımız arasında her zamankinden daha fazla önem taşıdığını düşünüyoruz.” diye konuştu.

Helal kazanç ve ticarette faiz vurgusu

Ticarette helal kazancın önemine değinen Tekin, kazanca haram unsurların karıştırılmaması gerektiğini ifade etti.

Tekin, “Helal kazançtan kastedilen, içine haram bulaşmayan kazançtır. Peki, ticaretteki haramın en büyük unsurları nelerdir? Birincisi faizdir. İkincisi malın maliyetinin çok üzerinde, fahiş fiyatla satmaktır.” dedi.

Özellikle ekonomik sıkıntıların yaşandığı dönemlerde insanların içinde bulunduğu koşulların fırsata dönüştürülmemesi gerektiğini belirten Tekin, piyasa şartları gerektirmediği halde ürünlerin normal değerlerinin çok üzerinde satılmasının ticaret ahlakıyla bağdaşmadığını savundu.

Tekin, “Toplumun ortalama alım gücünün ne olduğu belli bir zamanda, piyasa koşulları bunu gerektirmiyorken bir malı gerçek satış fiyatının çok üstünde, hele de maddi sıkıntı çeken bir topluma bu şekilde satmak, insani ahlak ve ölçüyle bağdaşmaz.” ifadelerini kullandı.

“İğne ucu kadar helal kazancı tercih ederim”

Helal kazancın miktarından ziyade niteliğinin önemli olduğuna işaret eden Tekin, kişinin kazancının helal olduğundan emin olmasının manevi açıdan büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Tekin, “Bir insanın ‘Kazancım helal olsun.’ diyebilmesi, ruhen rahatlaması bile başlı başına bir nimet, büyük bir kazanımdır.” dedi.

Kendi yaklaşımını da paylaşan Tekin, “Haram bir kazançtan mı haz alırsın, yoksa helal olan cüzi bir miktardan mı? Ben kendi inancıma göre, iğne ucu kadar helal kazancı, batmanlarca ağırlığındaki haram kazanca binlerce kere tercih ederim. İnanan bir insanın meseleye bu gözle bakması gerektiğini düşünüyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Gençlere ticaret ve sorumluluk çağrısı

Açıklamalarında gençlere ayrı bir parantez açan MÜSİAD Mardin İl Başkanı Bülent Tekin, gençlerin iş ve ticaret hayatında sorumluluk almaktan çekinmemesi gerektiğini söyledi.

Gençlerin belirli bir yaşa gelmeden önemli işler yapamayacağı yönündeki düşüncenin doğru olmadığını belirten Tekin, gençlerin özgüvenlerinin desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

“İslam belli bir yaş grubuna hitap eden bir din değildir. Öğretisi beşikten mezara kadar olan bir inançtır.” diyen Tekin, gençlik döneminin doğru yönlendirilmesi halinde toplum açısından büyük bir güce dönüşebileceğini ifade etti.

Tekin, “Hevesatın en zirvede olduğu, nefsin en güçlü olduğu bir yaş diliminde bir Müslüman gencin ahlaklı ve helal yoldan kazanılan bir ticaretle mücehhez olması, toplumu dimdik ayakta tutar.” şeklinde konuştu.

“Gençleri gereksiz yere geriye itiyoruz”

Gençlerin erken yaşlarda ticaret, girişimcilik ve toplumsal sorumluluk alanlarında daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirten Tekin, İslam tarihinde genç yaşta önemli sorumluluklar üstlenen isimlerin bulunduğunu hatırlattı.

Tekin, “Günümüzde ‘Ancak belli bir yaşa gelmişler ticaret yapabilir, sorumluluk alabilir.’ gibi yanlış bir kanı var. Ancak bakıyoruz ki Peygamber Aleyhisselamın etrafındaki sahabelerin çoğu çok genç yaşta vali oldular, ticarete atıldılar. Fatih Sultan Mehmet’in henüz 21 yaşında İstanbul’u fethettiği gerçeği ortada.” dedi.

Gençlerin önüne yaş nedeniyle engeller konulmaması gerektiğini savunan Tekin, “Biz neslimizi gereksiz yere geriye itiyor, ‘Ancak şu yaştan sonra yapabilirsin.’ diyerek onları özgüvensiz kılıyoruz. Halbuki öyle bir şey yok.” ifadelerini kullandı.

“Gençler ‘Biz de varız’ demeli”

Gençlere çağrıda bulunan Tekin, yaşın üretmenin, girişimde bulunmanın ve sorumluluk üstlenmenin önünde engel olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir Müslüman genç 14 yaşında, 15 yaşında, 20, 25 yaşında bile dünyayı titretecek işler yapabilir. Ticaretten her türlü alana kadar kendisini kanıtlayabilir. O yüzden gençler elini taşın altına koyup, ‘Biz de varız, biz de bunu yapabiliriz, aklımız da var, gücümüz de var ama bunları Allah yolunda kullanacağız.’ demelidirler.”

MÜSİAD Mardin İl Başkanı Bülent Tekin, ticari hayatta güven, dürüstlük ve helal kazanç ilkelerinin güçlendirilmesinin hem bireysel hem de toplumsal açıdan önem taşıdığını belirterek, özellikle genç nesillerin bu değerlerle iş hayatına hazırlanmasının toplumun geleceğine önemli katkı sağlayacağını ifade etti.