Malatya Şeker Fabrikası'nda pancar nakliyesi yapan kamyoncular, artan mazot, lastik, sigorta, vergi ve diğer işletme giderlerine rağmen açıklanan nakliye ücretlerinin yetersiz olduğunu belirterek tepki gösterdi.

Nurdağı'nın Kozdere bölgesinden Malatya'ya pancar taşıyan nakliyeciler, yaklaşık 270 kilometrelik yol yaptıklarını, araçların günlük yaklaşık 20-25 bin liralık yakıt tükettiğini ve pancar bedellerinin 40 gün sonra ödendiğini belirterek, açıklanan fiyatın yalnızca araç masraflarını karşıladığını ifade etti.

Nakliyeciler, ton başına 950 lira civarında belirlenen fiyatın maliyetlerini karşılamadığını belirterek, en az bin 300 lira ücret talep etti.

"Verilen para sadece arabanın masrafıdır"

Nakliyeciler adına konuşan Taner Çetinkaya, pancar nakliyesinde yaşadıkları en büyük sorunun yakıt maliyeti olduğunu belirterek, açıklanan fiyatın kendilerini mağdur ettiğini söyledi.

Çetinkaya, "Biz şu anda pancar nakliye işini yapıyoruz. Yaşadığımız sıkıntının en büyük etkeni yakıt. Fiyatların belli olmaması şu anda malı bitirmeye gelmişiz. Açıklanan fiyat gülünç bir rakam. Verdikleri para sadece arabanın masrafıdır. Bu pancarlar Nurdağı'ndan geliyor. 270 kilometre yol yapıyoruz. 40 gün sonra ödeme yapılıyor. O da ayrı bir sıkıntı." dedi.

Bir aracın günlük yaklaşık 20 bin liralık yakıt tükettiğini belirten Çetinkaya, nakliyecilerin bu maliyetleri karşılamakta zorlandığını ifade etti.

Çetinkaya, "Geçen sene ton bedeli fiyatı 720 ile 740 lira arasında değişiyordu. Mazot 45-50 lira civarındaydı. Şu anda mazot 100 lira. Komisyon 2 lira. Yani bize verilen zam yüzde 30 bile değil. Bize de yazık. Arabanın lastiği olmuş 30 bin lira. Bir günlük yaktığı yakıt 20 bin lira. Üstelik bu araçlar boş dolu çalışıyor. Karşılığı da yok." diye konuştu.

"Tatmin edici fiyat verilmezse pancar nakliyesini bırakacağız"

Taner Çetinkaya

Açıklanan fiyatın maliyetleri karşılamadığını belirten Çetinkaya, taleplerinin karşılanmaması halinde pancar taşımacılığını bırakacaklarını söyledi.

Çetinkaya, "Tatmin edici bir fiyat verilmezse biz bu pancar nakliye işini bırakacağız. Bu arabaları da boşaltmayacağız. Gerekli yerlerde gerekli iletişim sağlanırsa seviniriz. Biz nakliyeyi durdurursak pancar tarlada kalacak. Fabrika da mağdur olacak. Şu anda fabrikaya pancar gelmezse üretimi durdurmak zorunda kalacak." ifadelerini kullandı.

Nakliyecilerin fabrika yetkilileri ve sendika temsilcileriyle görüştüğünü belirten Çetinkaya, kendilerine Nurdağı-Kozdere bölgesi için yaklaşık 950 liralık bir fiyat söylendiğini aktardı.

Çetinkaya, "Bunlar tahmini bir rakam söylediler. Net fiyat belli olmamakla beraber Nurdağı'na, yani Kozdere bölgesine 950 lira gibi bir fiyat belirlemişler. Bu da sadece maliyetidir bu aracın. Bizim beklentimiz en az bin 300 lira." dedi.

Ödeme süresinin de nakliyecileri zorladığını belirten Çetinkaya, "İlk ödeme 40 gün sonra yapılıyor. Ona da dayanamıyoruz. Bunu 40 gün değil de 10 günde, 15 günde bir yapmaları daha iyi olur." ifadelerini kullandı.

"270 kilometre yol gidip 25 bin lira mazot yakıyoruz"

Bir diğer nakliyeci Abdullah Gürefer ise açıklanan fiyatların geçen yıla göre artan maliyetleri karşılamadığını belirtti.

Gürefer, "Ben de burada bir nakliyeciyim. Fabrikanın bizi düşürmüş olduğu bu durum gerçekten çok gülünç bir durum. Geçen seneki fiyat oranıyla bu seneki fiyat oranında hiçbir fark yoktur. 100 liradan biz mazot aldık. Buraya nakliye yaptık. Yüzde 20'nin üzerinde mazota fark olmuş, lastiğe fark olmuş, sigortaya fark olmuş." dedi.

Nakliyecilerin sadece araç giderleriyle değil, aile geçindirme ve diğer zorunlu ödemelerle de karşı karşıya olduğunu belirten Gürefer, "Bugün 270 kilometre yol gidip geliyorsun. 25 bin TL'ye mazot yakıyorsun. Kiran tutuyor 28 bin lira. 2 bin komisyoncuya komisyon veriyorsun. 80-90 bin TL yıllık sigorta yaptırıyorsun. Maliyeye aylık 15 bin lira vergi veriyorsun." diye konuştu.

Gürefer, nakliye ücretinin artırılması gerektiğini belirterek, "Geçen sene 750'ye çektiğin yeri bu sene 920, 930 liraya fiyat vermişler. Yani bu hiç kimseyi tatmin etmiyor. Fabrikanın çıkışında bir torba şeker bin 200 liraya satılıyordu. Şimdi bir torba şeker olmuş 2 bin lira. Hiç mi bu nakliyeciye zam yapılmaz?" ifadelerini kullandı.

"40 gün ödeme bekleyecek kamyoncu yok"

Abdullah Gürefer

Araç muayenesi, şoför maaşı ve sigorta gibi giderlerin de nakliyecilerin yükünü artırdığını belirten Gürefer, sorunlarının bir an önce çözülmesini istedi.

Gürefer, "Bir araç muayenesi yaptırmaya kalksan 50 bin lira gidiyor. Bir şoförün maaşı 70-80 bin lira. Onun sigortası 20 bin lira. Yani bunu göz önünde bulundurmalarını istiyoruz. Bize sadece oyalamak taktiği var. Pazartesi görüşürüz, yarın görüşürüz. Yani biz bir an önce sorunumuzun çözülmesini istiyoruz." dedi.

Ödeme süresinin 40 gün olmasının nakliyeciler açısından sürdürülebilir olmadığını belirten Gürefer, "Ödemeye 40 gün dayanabilecek bir kapasitede olan şurada hiçbir kamyoncu yoktur. Gidiyoruz, mazot diyorlar 86-87. Biz borca aldığımız için resmi fiyattan 94 liradan, 95 liradan bize mazotu borca veriyor. Orada artık 40 günlük süreç içerisinde petrole dönmedik mi bize artık mazot da vermezler. Artık bu ödemeyi de en fazla, en fazla 15 güne çıkmasını istiyoruz." diye konuştu.

"Çiftçiyi de nakliyeciyi de korusun"

Sıddık Öztürk

Nakliyeci Sıddık Öztürk ise taleplerinin çiftçinin mağdur edilmesi anlamına gelmediğini belirterek, hem çiftçinin hem de nakliyecinin emeğinin karşılığını alması gerektiğini söyledi.

Öztürk, "Biz bu da nakliyeci olarak çiftçinin cebindeki parayı almaya çalışmıyoruz. Biz çiftçinin de cebine para girsin, bizim de cebimize para girsin. Çiftçi de emeğini alsın, biz de emeğimizi alalım. Yani çiftçinin cebinden alıp bize verin demiyoruz." ifadelerini kullandı.

Devletin ve şeker fabrikasının taraflar arasında dengeyi sağlaması gerektiğini belirten Öztürk, "Devletimizden beklentimiz, devlet hakemse, heyetse çiftçimizi de korusun, onun malını getiren nakliyeciyi de korusun. Yani bizi kimseye yem etmesin. Bizim istediğimiz bu. Devletten beklentimiz bu." dedi.

Öztürk, "Burada şeker fabrikası hakemdir, heyettir. Çiftçiyi de koruyacak, bizi de koruyacak. Tek söylemek istediğimiz bu." diye konuştu.