Üç bilim insanı, ödülü, DNA üzerine yaptıkları çalışma sayesinde kazandı.
Moleküler biyoloji alanında yaptığı çalışmalarıyla adını dünyaya duyuran Prof. Dr. Aziz Sancar Nobel Kimya Ödülünü almaya hak kazandı.
Kansere karşı ''DNA onarımı'' buluşu
Kanser konusunda yaptığı önemli çalışmalarla dünya çapında adını duyuran Türk bilim insanı Prof. Dr. Sancar, geçtiğimiz yıl kanser tedavisinde ''sirkadiyen saat (ritmik saat) '' buluşuna imza atmıştı.
Prof. Dr. Aziz Sancar kimdir?
Aziz Sancar, Kuzey Karolayna Üniversitesi Tıp Okulu Biyokimya ve Biyofizik profesörü. Savur-Mardin'de, 1946 yılında doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Savur ve Mardin'de tamamladı, ardından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitimini tamamladı. Savur'da iki yıl doktor olarak çalıştıktan sonra, Dallas'ta Teksas Üniversitesinde doktorasını, Moleküler Biyoloji dalında, DNA onarımı üzerinde 1977 yılında tamamladı. Dr. Sancar Yale Üniversitesi'nde yine DNA onarımı dalında doçentlik tezini tamamladı. 1982 yılında UNC Chapel Hill'de Biyokimya ve Biyofizik alanlarında çalıştı. Burada da DNA onarımı, hücre dizilimi, kanser tedavisi ve Biyolojik saat üzerinde çalıştı. 288 makale ve 33 kitap yayınladı. Prof. Sancar, ABD'de Ulusal Bilimler Akademesi ve Amerikan Sanat ve Bilimler Akademisi, Türk Bilimler Akademisi üyesi ve Vehbi Koç Vakfı'nda 2007 yılında ödül aldı.
Nobel'i Savur'lu bilim adamı kazandı
2015 Nobel Kimya Ödülü'ne Türk asıllı ABD vatandaşı Aziz Sancar, ABD'li Paul Modrich ve İsveçli Tomas Lindahl layık görüldü.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
2 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin
Prof. Aziz Sancar sadece içimizden biri değil tüm dünyaya ait bir bilim insanı olsa da nihayet Mardin'den ve Türkiye'den muhteşem bir haber aldık. Mardin adının çok gurur verici bir Nobel ödülü ile anılması beni çok mutlu etti. Kendisini tebrik ediyorum. Demek ki neymiş Aziz Bey'in de vurguladığı gibi emek vermeden başarı olmuyor, bilimsel çalışma olmadan insanlığa faydalı olunamıyor. Ne bizim Mardin Artuklu Üniversitesi ne de diğer pek çok üniversitemiz ahbap çavuş, siyasi ve dini bağlarla üniversitelerde kadrolaşarak ve emek vermeden gerçek bilimsel başarı elde edilemeyeceğini anlamalı. Üniversiteler adeta ön kapıdan öğrencilerin akın akın girip arka kapıdan yine akın akın bomboş mezun edildikleri ticarethanelere ve parti kamplarına dönüşmüşken oralardan kaç tane Aziz Sancar çıkabilir? Mardin'de bir akademisyen kalkıp da üniversitedeki işine gelmeyen, intihal yapan, araştırmayan ve masalarında Saiidi Nursi kitapları dışında kitap bulundurmayan (şimdi saklanan kitaplar), okumayan araştırma görevlileri ve akademisyenler hakkında hesap soruyor, işini ciddiye alıp sorumluluk taşıdığı için linç ediliyorsa halk arasında dendiği gibi o üniversitede bir cacık olmaz. Kaliteli ender öğrenciler ve akademisyenler her durumda çalışmalarını yapıp başarılı olacaktır ama üretkenliklerine ivme kazandıracak akademik ve bilimsel koşullar olmayınca Aziz Sancar'ın geldiği aşamaya gelmeleri mümkün olmayacaktır. Düşünsenize MAÜ kurulduğundan beri barındırdığı birkaç iyi akademisyeninin önüne koca koca engeller konulmasaydı, mobbinge uğramasalardı ve işlerine son verilmeseydi akademi, bilim, insanlık, Mardin, Türkiye ve Dünya için ne büyük adımlar atılmış olabilirdi...
Savur geçmişte okur yazar oranının yüksekliği, yetiştirdiği bilim adamları . teknokratları, bürokratları ve bir çok kurumda her kademede görev yapan binlerce çalışanı ile her zaman dürüstlükleri ve çalışkanlıkları ile örnek olmuşlardır.Ancak son zamanlarda ne yazık ki bu oran gittikçe düşmekte ve bizleri üzmektedir. Umarım savur en kısa zamanda o başarılı yıllarına ve özüne döner.