Nusaybin'de tezgâhtarlık yapan 27 yaşındaki İbrahim Irmak, Suriyeli eşi Sadiye Irmak'la 2011'in nisan ayında evlenmiş. Sadiye, evlenmeden önce Kamışlı'da yaşıyormuş. Evlenmelerine biri aracılık etmiş.
Çok uzaktan akrabalar. Eşinin o evden çıktıktan sonra tek işinin, Arapça kanalları izlemek olduğunu anlatıyor. Suriye'yle ilgili haberleri öğrenir öğrenmez, Suriye'deki ailesini arıyormuş. Oradaki ailesine de bir Türk telefon hattı almışlar, sürekli görüşüp haber veriyormuş. 33 yaşındaki Hamdi Alkan'ın kendisiyle aynı yaştaki eşi Emel Halef'le üç yıldır evli. Hamdi bey, 10 sene önce bir mayın patlamasında gözlerini kaybetmiş.
O günden beri çalışmıyor ve devletten özürlü maaş alıyor. İki ülke arasındaki ilişkilerin düzelmesini canı gönülden arzuluyorlar. Emel Hanım, "Mısır'a da üzüldüm ama Suriye benim vatanım, oradaki her şeyi endişeyle takip ediyorum" diyor. Ve kocasına sürekli "Savaş mı çıkacak" diye sorduğunu anlatıyor. TEDAŞ'ta çalışan 29 yaşındaki Metin Kılıç ve eşi Suziye Kılıç da son zamanlarda yaşanan gerilime ilişkin şunları söylüyorlar: "Suriye devletiyle bizim devletimiz arasında bir gerilim var, ama biz dostuz. Şimdi Suriye'ye geçtiğimizde bize 'Erdoğan'ın adamları' diyorlar." Suziye Kılıç, Türk vatandaşı olmuş, ama önceden de Türkçe biliyormuş. Suriye-Türkiye gerginliğinde en çok kardeşi için endişeleniyor. Ama bütün akrabaları da orada. "Aslında bizim için, yöre için problem yok. Özellikle Arap bölgesinde daha çok gerilim var" diyor. Suriyelilerin bu konuda konuşmamayı tercih ettiğini, ama orada bütün Kürtlerin de Esad karşıtı olmadığını anımsatıyor. Mardin'in Kızıltepe ilçesinde ise posta dağıtıcısı 48 yaşındaki Ahmet Korhan kendisinden 15 yaş genç eşi ev hanımı Gülşirin Korhan'la mutlu bir evlilik sürdürüyor. Gülşirin Hanım, Ahmet Bey'in ikinci eşi, daha önceki eşinden boşanmış. O zaman Kamışlı'da oturan eşiyle Suriyeli komşuları aracılığıyla tanışmış ve başlık parası vermeden evlenmiş. Gülşirin Korhan, Türkiye'de olmaktan memnun olduğunu söylüyor. Evlenmeden önce hiç görmediği Türkiye'yi çok sevmiş. Türk vatandaşlığına da başvurmuş ve şimdiye kadar İstanbul'u, Diyarbakır'ı görmüş. Suriye'nin çok yoksul bir ülke olduğunu, çalışmalarına, ev satın almalarına bile izin verilmediğini anlatıyor.
SURİYE 20 YIL GERİDE
Suriye'de herkesin aç olduğunu, demokrasinin olmadığını, bir askerin istediği kişi gözaltına alıp sorgusuz sualsiz aylarca gözaltında tutabildiğini anlatıyor. Türkiye'den evlenmesini ise 'kısmet' olarak yorumluyor, ona göre Türkiye'nin Avrupa'dan bir farkı yok: "Oradan bakıldığında Türkiye çok modern bir ülke. Herkes her türlü ihtiyacını buradan karşılıyor. Suriye Türkiye'nin neredeyse 20 yıl gerisinde, ama yine de vatanımdır severim." Gülşirin Koray, gerginlik yüzünden her gün ailesini arıyormuş. Ailesi Arap bölgesinde oturmasa da, olayların oraya sıçramasından endişe ettiğini söylüyor. Ablasının Şam'da, ailesinin geri kalan Kamışlı'da yaşadığını ve savaş çıkarsa onlardan hiçbirini görememekten korktuğunu dile getiriyor.
SURİYE'DEKİ OLAYLARDAN PSİKOLOJİSİ BOZULDU
46 yaşındaki Şükrü Kılınç bir futbol eğitmeni ve Yeni Kızıltepespor'un başkanı. Kulübü yeni sezonda Mardin Amatör Ligi'nde top koşturmaya başlayacak. Bir yandan da Mardin Stadı'nda kantin işletiyor. Futbol aşkı yüzünden evlenmeye yeni vakit bulmuş. 24 yaşındaki eşi Chevin Kılınç'la amca çocukları aracılığıyla tanışmış. 2010'un mayıs ayında evlenmişler, şimdi Onur adlı yedi aylık bir erkek çocukları var. İki ülke arasındaki gerilimden sonra, önemli bir hastalık ve ölüm olmazsa Suriye'ye gitmemeye karar vermişler. Bundan önce iki ayda bir giderlermiş. Evine iki ayrı çanak anten taktırmış, biri kendisi için, diğeri de Arap kanallarını izleyip Suriye'de neler olup bittiğini merak eden eşi Chevin için. Eşinin psikolojisinin bu yüzden bozulduğunu, kayınvalidesinin kızını bir daha görememe korkusu yaşadığını söylüyor. Suriye'de Esad ailesinin etkisini şöyle anlatıyor: "Bizde resmi kurumlarda Atatürk fotoğrafı asılı ya, orada evlerde bile Esad fotoğrafı var." Chevin Hanım ise söze "İnşallah savaş çıkmaz neden böyle olduğunu bir türlü anlamadık" diye başlıyor. Enteresan bir şekilde Beşar Esad'ı sevdiğini ve Suriye halkına zulüm yapanın Esad'ın kardeşi ve amcası olduğunu öne sürüyor. Suriye'de Türk televizyon kanallarının çok izlendiğini, en çok izlenen Türk dizisinin Kurtlar Vadisi olduğunu söylüyor. Ardından özellikle Memati'nin çok sevildiğinin de altını çiziyor ve pek çok kişinin Türkçeyi de bu dizi sayesinde öğrendiğini de sözlerine ekliyor.
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin