OYAK Mardin Çimento Fabrikasına Tepki! CİMER'e şikayet ettiler

GÜNDEM

Mardin’in Yeşilli ilçesinde faaliyet gösteren çimento fabrikasının çevreye etkileri mahalle sakinlerinin tepkisine neden oldu. İlçeye bağlı mahallelerde yaşayan vatandaşlar, fabrikanın bacalarından bazen çıkan yoğun duman ve tozların evlerin içine kadar ulaştığını, bu durumun yaşam kalitesini düşürdüğünü ifade ederek Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) başvuruda bulundu.

Mahalle sakinleri, camların ve ev eşyalarının kısa sürede tozla kaplandığını, günlük temizlik yapmak zorunda kaldıklarını belirtti. Fabrikadan çıkan atıkların çevreye ve insan sağlığına zarar verdiğini öne süren vatandaşlar, “Havayı biz soluyoruz” diyerek tepki gösterdi.

Uzun süredir çeşitli platformlar üzerinden şikayetlerini ilettiklerini ancak kalıcı bir çözüm sağlanmadığını vurgulayan mahalleliler, CİMER’e yaptıkları başvurulardan sonuç almak istediklerini anlattılar.

Edinilen bilgilere göre, yapılan başvurular üzerine ilgili kurum tarafından fabrikanın toz toplama sisteminde ince partikül emisyonlarının tespit edildiği ve sistemin iyileştirilmesine yönelik çalışma başlatılması gerektiği yönünde daha önce defalarca cezalar kesildiği ve uyarı yazıları gönderildiği öğrenildi.

 

ÇİMENTO FARBİKARILARINA  HER YERDE AYNI TEPKİ VAR

Yok olan tarım alanları ve su havzalarından kansere

Çimento fabrikaları, özellikle hava, su, toprak ve insan sağlığı üzerinde ciddi zararlara yol açıyor. Fabrikadan havaya yayılan toz ve partikül maddeler, karbondioksit, azot oksitler ve kükürt dioksit ve kurşun ve çıva gibi ağır metaller nedeniyle solunum yolu hastalıkları, göz ve cilt tahrişleri, astım ve kalp-damar sorunları ve hatta uzun süreli maruziyette kanser riski artışı yaşanabiliyor.

Fabrikadan çıkan tozlar toprağa çökerek toprak yapısını bozuyor ve fabrikaların etrafında tarım alanları verimsizleşiyor, ürün alınamaz duruma geliyor. Atık sular, yer altı ve yüzey sularına karışıyor, ağır metaller ve kimyasallar su canlılarına zarar veriyor; içme suyu kaynakları risk altına giriyor.

Bununla beraber çimento fabrikası için gerekli olan kireç taşı ve kil ocaklarındaki madencilik faaliyetleri sırasında ormanlar yok oluyor, biyoçeşitlilik azalıyor, çevre talanı yaşanıyor. Ayrıca çimento üretimi, küresel sera gazı salınımlarının yaklaşık yüzde 7-8’inden sorumlu olurken, iklim değişikliğini de hızlandırıyor. 

"Ölenlerin yarısı kanser"

Çimento fabrikalarının yakınlarında yaşayan halk fabrikalara büyük tepki gösteriyor. Sabancı Holdinge bağlı Çimsa’nın Eskişehir Çukurhisar’da kapasite artışı için yaptığı başvurunun ÇED toplantısında halk şöyle diyordu: “Önümüzdeki yaz suyumuz tamamıyla bitecek. Bir göletimiz vardı, işletme onu da kuruttu”, “İlkokulda okuyan çocuklarımız ev kiremitlerini gri renkle çiziyor”, “Ürettiğimiz sebze ve meyveler bu tozlar nedeniyle sağlımızı bozuyor”, “Çukurhisar’da ölenlerin çoğunluğu kanser, artık hastanede hematoloji polikliniğinde muayene olanlara ‘Çukurhisar’da mı yaşıyorsunuz?’ diye soruyorlar.” Söz alan bir işçi, “Bu kadar insan toplanmışız, Sabancı’yı nasıl zengin edeceğimizi dinliyoruz” diyerek toplantının şiarının “canımızın ucuzluğu” olduğunu söylemişti.

Kiremitler gri renk

Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Geyikli beldesinin deniz kıyısındaki doğa harikası köylerinden biri olan Kumburun’da ise Akçansa Çimento Fabrikasına ait dolum ve boşaltma tesislerine yaklaşık iki kilometre mesafede bulunan Taşkapı mevkisindeki evler, fabrikadan yayılan yoğun çimento tozunun etkisi altında kalıyor. Bölge sakinleri, hem sağlıklarının hem de evlerinin bu kirlilikten zarar gördüğünü dile getiriyor.

"Astım ve kanser vakaları arttı"

Elâzığ’ın Aksaray Mahallesi’nde, 1954 yılında kurulan ancak yapılaşma ile mahalle ortasında kalan Çimentaş bünyesindeki çimento fabrikası halk sağlığını tehdit ediyor. Aksaray Mahallesi Muhtarı Özcan Bal, fabrikanın geçmişte mahalleye katkı sağladığını ancak günümüzde gürültü, toz ve altyapı sorunlarıyla büyük zarar verdiğini ifade etti. Mahalleli Sait Özmen, “Astım ve kanser vakaları arttı” derken, Engin Özsoy ise toz nedeniyle ağaçların bile beyaza büründüğünü belirterek “Bölgede yaşanacak yer kalmadı” dedi.

"Toz ciğerlerimize doluyor"

Gümüşhane Kürtün’e bağlı Arzularkabaköy beldesinde bulunan Aşkale Çimento Fabrikasından yayılan kontrolsüz toz yerleşim bölgesine yayıldı. Fabrikadan çıkan tozdan kaynaklı; evler, sokaklar, oyun parkları, duraklar ve kamu araçlarını yoğun toz tabakaları kapladı. Belde halkı, “Toz ciğerimize doluyor. Burası köy değil, çimento deposu gibi” diyor.

Tarım ve hayvancılık bitti

Düzce’nin Yığılca ilçesinde 2021 yılında faaliyete başlayan Marmara Çimento Fabrikası, çevre kirliliğine yol açtığı iddiasıyla bir kez daha gündeme geldi. Yığılca ilçesine bağlı Aksu ve Hoşafoğlu köyü sakinleri, fabrikanın bacasından salınan toz nedeniyle, bölgede tarım ve hayvancılık yapamadıklarını söyleyerek eylem yaptı.

Şirketler ülkelerinde yapamadıklarını Türkiye’de yapıyor

Avrupa genelinde 2025 itibariyle 400’den fazla çimento fabrikası faaliyet göstermekte. Almanya’daki Holcim ve Heidelberg Materials, Fransa’daki Vicat, İtalya’daki Italcementi ve Portekiz’deki Cimpor Avrupa’nın en büyükleri arasında yer alıyor. Avrupa’da denetim mekanizmaları, teknoloji ve çevre mevzuatları ile Türkiye arasında ise ciddi farklar bulunuyor. Örneğin Avrupa’da AB emisyon ticaret sistemi, karbon salınımı ve toz emisyonları ciddi denetimlerden geçerken, Türkiye’de denetlenmeyen fabrikalar, ucuz işçilik, devlet teşvikleri karşımıza çıkıyor. Bu durumda ise şirket kendi ülkelerinde yapamadıklarını Türkiye’de yapmaya başlıyor.

Avrupa merkezli çimento şirketleri, Avrupa’daki bazı varlıklarını küçültürken Türkiye’de satın alma ve yatırım yapabiliyorlar. Örneğin Belçika ve Yunanistan merkezli Titan Group, Kırklareli’deki Traçim Çimento’yu satın almak üzere hisse alım anlaşması imzaladı. Traçim Çimento’nun yıllık yaklaşık 2.5 milyon ton üretim kapasitesi bulunurken, satın alma bedeli yaklaşık 190 milyon ABD doları oldu.