Mardin’in en işlek ve önemli noktalarından biri olan Protokol Yolu olarak bilinen Mardin Kızıltepe D-950 Karayolu, yeni görünüme kavuşmak için Mardin- Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kardeş Belediye Projesi kapsamında 16 kilometrelik protokol yolu için refüj ve peyzaj düzenlenmesi yaptı. Refüje 90 bin metrekare çim serildi ve sıra çınar, oya, palmiye, monalyadan oluşan yaklaşık 5 bin fidan dikildi. Protokol yolu kenarlarına ise 100 bin adet fidan, dikildi. Protokol yolunun iki noktasına 250 tonluk iki adet su deposu yapılarak refüjün tam otomatik sistemle sulanması düşünüldü. Çalışmalar 6 ayda devam etti.
Ancak otomatik sulama sistemi kısa bir süre sonra bozuldu. Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Park Bahçeler Şube Müdürlüğü refüjdeki çim ve ağaçları sulama tankerleriyle sulamaya başladı. Ancak ekiplerin, Mardin ve Kızıltepe'yi bir birine bağlayan üzerinde havalimanı ve bir AVM'nin de olduğu çok işlek olan bir yolda tankerlerle sulama yapması tehlikeyi de beraberinde getirdi. Mardin Kızıltepe D-950 Karayolu, yani protokol yolu olarak tabir edilen yolda sürücülerin karşısına aniden çıkan bu sulama araçları vatandaşların tepkisine neden oluyor. Kazalar adeta kaçınılmaz oluyor. Yolun bir anda tek şeride düştüğünü ifade eden sürücüler, belediyenin buna bir çözüm bulmasını istiyor.
Yorumlar
3 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin
sulama çalışması ankarada istanbulda izmirde konyada gece 10 dan sonra ve gerekli bütün güvenlik tedbirleri alınarak yapılıyor ve özellikle akşam yapılıyor ki su buharlaşıpta boşa gitmesin ağacın ihtiyacı kadar olanı emilsin bizde ise güneş tam tepede iken sulama yapılıyor ki ağaç kurusun yerine yenisi dikilsin heralde galiba sanırsam
Sulama araçlarının sebep olduğu 3 kazaya şahit oldum . Aksam saat 17.00 da sulama mi olur .tam mesai bitiş saatinde batıda aksam 12.den sonra .burdada yetkililerin el atması bişeyleri değiştirebilir.
Uyarı için bırakılan dubaları birkaç metre aralıklarla iple birbirine bağlayıp çalışmayı yapan aracın arkasına bağlamak nasıl bir güvenlik önlemidir. Birkaç metreye kadar hızla yaklaşan aracın o mesafede durması zaten imkansız. Yapılmasındaki mantık kazaları önlemek değil, olası bir kazada insanların can güvenliğini hiçe sayıp biz güvenlik önlemi almıştık değip kendilerini kurtarmak. Bu saçmalığın başka da bir açıklaması yok.