Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Mehmet Yiğiner, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde görülen Martı TAG davasına ilişkin yaptığı açıklamada, alınan kararın genel bir taşımacılık izni olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Yapılan açıklamada Yiğiner, "İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde (BAM) görülen korsan MARTI TAG davasında, açıklanması ve anlaşılması son derece güç bir kararla karşı karşıya kalmış bulunmaktayız. Söz konusu gelişmeyi büyük bir dikkatle takip ediyor, süreci serinkanlılıkla ve hukuki zeminde değerlendiriyoruz. Konfederasyonumuzun, federasyonumuzun ve odalarımızın hukuk müşavirleriyle yoğun bir görüşme ve değerlendirme süreci yürütüyoruz." dedi.

Yiğiner, şunları söyledi:

"Esnafımızın hakkını, hukukunu, emeğini ve alın terini korumak için bugüne kadar nasıl kararlılıkla mücadele ettiysek, bundan sonra da aynı azim ve inançla mücadelemizi sürdüreceğiz. Alınan kararın hukuki boyutlarını, sürecin geldiği noktayı ve bundan sonraki yol haritamızı, yapacağımız kapsamlı istişarelerin ardından siz değerli esnafımızla paylaşacağız. Özellikle bilinmesini isterim ki bu karar, mücadelemizin sonu değildir. Hukuki süreç Yargıtay nezdinde devam edecektir. Bizler de hukuk, yasama ve idare nezdinde atılması gereken tüm adımları kararlılıkla atarak olumlu bir sonuç elde edinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz."

Son olarak Yiğiner, "Taksici esnafımızın emeğini, hakkını ve hukukunu koruma konusundaki kararlılığımızdan asla taviz vermeyeceğiz. Bu süreçte sağduyuyla hareket edecek, hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacak ve esnafımızın mağduriyet yaşamaması için üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getireceğiz." ifadelerine yer verdi.

Ne olmuştu?

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, taksi odalarının Martı TAG’a karşı açtığı yaklaşık dört yıldır süren haksız rekabet davasında ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak davaların reddine hükmetti. Mahkeme, paylaşımlı yolculuk sisteminin yasalarla açıkça yasaklanmadığı sürece mahkeme kararıyla genel olarak yasaklanamayacağını ve girişim özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kararda ayrıca, kent içi ulaşımda ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara uygun yasal düzenlemelerin yapılmasının yasa koyucunun sorumluluğunda olduğu vurgulandı.