Kesk bileşenleri binası önünde biraraya gelen grup, barış parkına yürüdü. Aralarından Kesk disiplin kurulu üyesi Gürbüz Demir'in de olduğu grup adına basın açıklaması yapan Eğitim-sen baş temsilcisi Abdullah Gökçe, tüm baskınlara karşın yılmayacaklarını söyledi.
   
Van depreminde hayatını kaybedenler için de başsağlığında bulunan Gökçe'nin açıklaması şöyle;
"Bizi asla yıldıramayacaksınız. Burada herkesi tutuklayabilirsiniz. Ama demokrasi mücadelemizden bizi asla yıldıramayacaksınız.

Öncelikle Van ve çevresinde meydana gelen depremden dolayı hayatını kaybetmiş insanların acılarını kalbimizde hissettiğimizi belirterek, depremler nerede yaşanırsa yaşansın, insana yardım eli uzatmanın yine insanlığın vicdanı olduğunu belirtmek istiyoruz. Ve şunu da diyoruz ki, depremlerde bile acıma duygusunu kaybetmiş faşizan tutum ve söylemler içinde olmak, halkı karşı karşıya getirmenin de ötesinde onarılması imkânsız tahribatlar yaratacaktır. Biz demokrasinin olmazsa olmaz bileşenleri olarak STK’lar bunu asla kabul edemeyiz. Ve depremlerden bile kan kokusu alarak, sevinen kesimlerin insan vicdanında boğulacaklarını söylemekte yarar görüyoruz.  En çok beraberliğe ihtiyaç duyulan böylesi  günlerde, her kesimin elini vicdanına koyarak, yaşanan acıları paylaşarak, birlikte hareket etmesi en büyük temennimizdir.
Bilindiği gibi geçenlerde Eğitim Sen eski Şube Başkanımız  gözaltına alındı. Akp ileri demokrasi söylemleriyle,  halkı yanıltmaya maalesef devam ediyor. Hükümet anti demokratik uygulamalarını tüm hızıyla devam etmektedir. Ülkemizde maalesef demokrasiyi, barışı, kardeşliği, evrensel insan haklarını kim dillendiriyorsa karşısında AKP hükümetinin baskılayıcı, sindirici uygulamalarını görmektedir. En son evlerine ve okullarına baskınlar düzenleyerek Eğitim Sen eski şube başkanımız Doğan Anğay'ı ve yine Nusaybin Eğitim Sen yöneticimiz olan Seyfetin Yavuz arkadaşımızı  gözaltına almış, sonrasında da çıkarıldıkları ilk mahkemede asılsız iddealarlatutuklanıp cezaevine yollanmışlardır.

Başta eski şube başkanımız Doğan Anğay ve üyemiz Seyfetin Yavuz arkadaşımız olmak üzere bütün KESK tutuklularının serbest bırakılmasını istiyoruz. Uzun süredir sendikamız, yönetici ve üyeleri üzerindeki AKP’nin direktifleriyle geliştirilen bu göz altı tutuklamalar furyasına son verilmesi, uluslar arası sözleşmelerle güvence altına alınmış sendikal haklar, düşünce ve ifade özgürlüğümüz önündeki bu engelleyici tutum ve davranışlardan vazgeçilmeli ve tutuklu arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır."

Açıklamadan sonra grup barış parkı önünde 5 dakikalık oturma eylemi yaptı.