Prof. Dr. Dalgar, tarımda yazılım, veri, robotlar ve otonom araçların kullanımını yaygınlaştırarak gençlere yeni bir üretim ve girişimcilik yolu açmayı hedeflediklerini belirtti.
Kırsalda çiftçi ve yetiştiricilere verdikleri eğitimler sırasında gençlerin tarım ve hayvancılıktan hızla uzaklaştığını gözlemlediklerini söyleyen Dalgar, üreticilerin de çocuklarına şehirde eğitim alıp geri dönmemelerini tavsiye ettiğini aktardı.
Bu tablonun arkasında geleneksel yöntemlerle üretimin zorluğunun, düşük verimin ve düşük kazancın bulunduğunu ifade eden Dalgar, tarım teknolojilerine yönelik çalışmalarının bu sorunlara çözüm arayışından doğduğunu anlattı.
10 üniversitede yapay zekâya dayalı otonom çiftlikler
Yükseköğretim Kurulu ile Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) arasında imzalanan protokol kapsamında belirlenen 10 üniversitede yapay zekâya dayalı otonom çiftlikler kurulduğunu kaydeden Dalgar, bu çiftliklerde teknolojiyi kullanabilen genç çiftçiler ve tarım girişimcileri yetiştirilmesinin amaçlandığını belirtti.
Yatırımcı kuruluşların, bankaların ve Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle gençlerin teknolojiye dayalı üretime yönlendirilmesinin öngörüldüğünü anlatan Dalgar, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinin de bu çalışmanın başlangıcından itibaren içinde yer aldığını ifade etti.
300’ün üzerinde akademisyen sahada çalışıyor
Yükseköğretim Kurulunun bölgesel kalkınma odaklı ihtisaslaşma projesi kapsamında tarım ve hayvancılığa odaklandıklarını belirten Dalgar, üniversitede bu alandaki projelerde doğrudan çalışan 300’ün üzerinde akademisyen bulunduğunu söyledi.
Çalışmaların Veteriner Fakültesiyle sınırlı kalmadığını anlatan Dalgar, mühendislerin, yazılımcıların, iktisatçıların ve temel bilimcilerin farklı uzmanlıklarla katkı sunduğunu, eğitim fakültesindeki akademisyenlerin ise çiftçi ve yetiştirici eğitimlerinde görev aldığını belirtti. Prof. Dr. Dalgar, akademisyenlerin öğrencileriyle birlikte köylere ve hayvancılık işletmelerine giderek üreticilerin sorunlarının çözümüne katıldığını aktardı.
“Sektörle bütünleşmemiz gerekiyor”
Üniversitelerin hem araştırmada hem eğitimde sektörün içinde olması gerektiğini vurgulayan Dalgar, araştırmaların somut çözümlere dönüştürülmesinin ve öğrencilerin deneyim kazanarak yetişmesinin önemine dikkat çekti.
Dalgar, “Sektörle iş birliğinin ötesinde sektörle bütünleşme dediğimiz bir dönemde olduğumuzu düşünüyoruz.” dedi.
Üniversitenin tarım ve hayvancılık çalışmalarının Tarım ve Orman Bakanlığıyla ortak projeler yürütülen bir düzeye ulaştığını belirten Dalgar, belirli bir alana odaklanan ve çalışmalarını istikrarla sürdüren üniversitelerin, bölgenin yanı sıra ülke genelinde de sektörün gelişimine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin