Kitap Künyesi

Yazar: Agatha Christie

Çevirmen: Çiğdem Öztekin

Orijinal Adı: 4.50 from Paddington

Yayın Evi: Altın Kitaplar

İSBN: 9789752104673

Sayfa Sayısı: 288

16.50 Treni Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Sıradan bir günde, herşeyin olması gerektiği gibi olduğu bir anda inanılmaz bir olay yaşanır.

Yan yana gelen iki trende ancak korku filmlerinde rastlanacak türden bir cinayet vakası yaşanmaktadır. Ve tüm bunların tek tanığı bir kadındır.

Elspeth çaresizlik içinde baktığı vagonun penceresinden bir adamın bir kadının boğazını hunharca sıktığını görür. Zavallı kadının bir süre sonra cansız bedeni yere yığılır ve o anda tren hareket eder.

Bu düğümü çözebilecek tek kişi Jane Marple dan başkası değildir. Ve belki de Elspeth e inanacak tek kişi... Çünkü ortada ne şüpheli, ne başka tanık, ne de ceset vardır.

16.50 Treni Alıntıları - Sözleri

  • “İnsanlar her şeyi yapabilir, canım. Çok acı ve korkunç ama yapabilirler.”
  • “Psikolojiyi psikologlara bırakmak gerek. Günümüzün en önemli sorunu herkesin kendini amatör bir psikolog olarak görmesi.”
  • Erkekler böyledir işte! Ağaçlara bakarken önlerindeki ormanı görmezler.
  • Hiç bir konudan emin olmamak gerekir. Size anlatılan hiçbir şeyi aslını araştırmadan kabul etmemelisiniz.
  • “Hiç kuşkusuz parayı hiç umursamayan insanlar vardır. Ama ben kendi adıma henüz öyle birine rastlamadım.”
  • Yaşamından mutluluk duyuyor ve bu yaşantıyı sürekli bir eğlence kaynağı olarak görüyordu.
  • Sorun insanoğlunun açgözlülüğü... Bazı insanların... Bildiğin gibi, çoğu kez her şeyi başlatan da budur.
  • Psikolojiyi psikologlara bırakmak gerek. Günümüzün en önemli sorunu herkesin kendini amatör bir psikolog olarak görmesi.
  • "Yaşamda yalnızca bir kez genç olunuyor."
  • “Çok zor bir dünyada yaşıyoruz değil mi? Doğru yolu bulup ayakta kalmak çok zor…”
  • "İnsanlar çok korkunç şeyler yapabilirler..."
  • "Karamsar olma Lucy, gün doğmadan neler doğar."
  • Boş vermelisin böyle şeylere Emma, insanoğlu her şeye alışır!
  • Hiç kuşkusuz parayı hiç umursamayan insanlar vardır. Ama ben kendi adıma henüz öyle birine rastlamadım.
  • Psikolojiyi psikologlara bırakmak gerek. Günümüzün en önemli sorunu herkesin kendini amatör bir psikolog olarak görmesi.

16.50 Treni İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Ürpertici ve sanki katil hiç bulunmayacakmış gibi bir cinayet vakası..Dedektiflerin ter döktüğü ve katil bulunana kadar iki kişinin ölmesi..Ölen iki kişinin de aslında bulunmayan katilin kurbanlari olması...Müthiş bir roman tavsiye ederim.. (G.)

16.50 Treni: Yazarın okuduğum 4. Kitabı 16.50 treni daha önce okuduğum 3 kitabında katili son sayfaya kadar tahmin edememiştim yazar katili o kadar güzel gizlemişti ki tahmin etmek çok zordu ama bu kitapta öyle olmamış başlar başlamaz katili hemen anladım bu da okurkenki heyecanımı yitirmeme sebep oldu. Agatha christie nin zekası beni her kitapta biraz daha etkiliyor. Keyifli okumalar diliyorum. (Nazan inan)

Uzun bir aradan sonra Agatha Christie okumalarıma geri döndüm. Sahi uzun zamandır Agatha Christie okumuyordum. Bu nasıl bir boşluk yaratmış bende anlatamam. Agatha Christie'yi duymayan, bilmeyen yoktur herhalde. Polisiye romanların kraliçesidir kendisi. Polisiye türünü severim bu yüzden Agatha Christie'nin kitaplarını tekrar okumaya karar verdim. Araya serpiştirilmiş halde bulabildiğim kadar kitabını okumaya ve sizlerle paylaşmaya da devam edeceğim burada. Agatha Christie denilince akla elbette polisiye türü romanlar gelmektedir. Birden fazla polisiye romanı ile sevenlerin kalbinde taht kurmayı başaran Agatha Christie oldukça ilginç yanları olan bir yazar olarak bilinmektedir. 16.50 Treni kitap konusu ile de yine birçok okuyucuyu kitabın etkisinde bırakmayı başaran Agatha Christie, edebiyat tarihinde ilk kadın dedektif Miss Marple'nin de yaratıcısı olmuştur. Kitabımızın konusuna gelirsek; Elspeth isimli bir kadın bir gün bir yolculuk yapmak üzere bir trene biner. Elspeth'in bindiği tren giderken onlara bir tren daha yetişir ve bu iki tren kısa bir süre için yan yana gider. Bu kısa süre zarfında Elspeth, karşı trenin vagonundaki bir adamın bir kadını boğduğunu ve kadının yere yığıldığını görür. Olanları arkadaşı olan Jane Marple'a anlatır. Marple, harika bir dedektiftir. Vakayı araştırmak ister ancak artık yaşlı olduğundan olay mahallini ve çevresini araştıracak bedensel gücü bulamaz. Böylelikle Lucy Eyelesbarrow isimli zeki ve becerikli bir genç hanımla işbirliği yapar ve cinayeti çözmeye çalışır. Kitap hakkında en fazla bu kadar bilgi verebilirim, yoksa sürprizi kaçar Şimdi gelelim benim yorumuma Harika bir kitaptı. Müthişti. Bir solukta okudum ancak diğer kitapların aksine bunda katili tahmin edebildim. Ama kafamda ''katil şöyle yapmıştır, bu yüzden yapmıştır'' gibi bir şey kurgulayarak değil de, ''katil bence bu değil, bu da değil, o zaman kesin bu'' gibisinden yaptığım bir sallamasyon sonucu bu kanıya vardığımı sanırım kabul etmeliyim Okurken sıkan bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Okuması kolay bir kitap. Anlatımı sade. Eğer canınızın kitap okumak istemediği bir dönemdeyseniz özellikle okuyun derim çünkü keyif veren bir kitap ve bunu okuduktan sonra başka kitaplar da okumak isteyebilirsiniz. Mesela On Küçük Zenci, eğer okumadıysanız kesinlikle bunu da okumalısınız. Hayatımda okuduğum EN ŞOK EDİCİ kitap. Şu ana kadar katili tahmin edebilen kimseyi tanımıyorum, o derece yani! 16.50 Treni, polisiye edebiyatın ilkelerine uygun olarak tüm ipuçlarını veren fakat polis sorgusunun rotasını da anlattığı için insanın kafasını karıştıracak şüpheliler ortaya çıkaran bir kitap. Miss Marple'ın trenlerle ve virajla ilgili çalışması çok hoştu. Sevimli ihtiyarcığın yiğeni olarak tanıttığı Lucy Eyelesbarrow üzerinden de gayet ilgi çekici bir tip oluşturmuş Agatha Christie. Zeki, becerikli, güzel ama kahyalığı çalışabileceği diğer işlere tercih eden kuvvetli karakterli bir kız olarak tasvir ettiği Lucy'nin mutfak becerilerini uzun uzun anlatmayı ihmal etmemiş. Bu kitapla birlikte, artık tarzına aşina olduğum, iyice tanıdığımda benimseyip sevdiğim Miss Marple'la bir süre için vedalaşma zamanı da gelmiş bulunuyor. Sevgili arkadaşım Deniz'e, Agatha Christie Okumaları'mızdaki keyifli yol arkadaşlığı için tekrar teşekkür ediyorum. Yine çok güzeldi.. Onun da dediği gibi bizde bu Christie tutkusu oldukça, daha nicelerini yaparız . Kitaptan sonra yazarımıza değenmemiz gerekirse; Eserleri en çok çevrilen yazar Agatha Christie, aynı zamanda en çok satan kitapların yazarı olarak da tanınmaktadır. Dünya çapında tanınan kurgusal karakteri Hercule Poirot, pek çok farklı oyuncu tarafından canlandırılmış, başarılı yazarın kitapları defalarca beyaz perdeye taşınmıştır. Kısacası; yıllardır tahtını kimselere kaptırmayan Agatha Christie, en iyi polisiye – macera kitapları listesinde akla gelen ilk isimlerden biri olmayı başarmıştır. Gizemli romanlarının yanı sıra Mary Westmacott takma adıyla birkaç aşk kitabı da yazan Christie, ayrıca beğenilen tiyatro oyunlarıyla da hafızalara kazınmıştır. Tüm bunlara ek olarak; 1926 yılında 11 gün boyunca ortadan kaybolmuş, bu hikaye onlarca yıldır insanların ilgisini çeken bir gizem olarak Agatha Christie kimdir denildiğinde akla ilk gelenler arasına girmiştir. Özet niteliğindeki bu bilgilerin ardından gelin şimdi İngiliz yazar hakkında detaylıca konuşmaya başlayalım. 1890 İngiltere doğumlu Agatha Christie, onlarca polisiye romanı yazmış, kıvrak zekası ve akıcı üslubuyla türünün en iyi örneklerini vermiştir. Doğu Ekspresinde Cinayet, On Küçük Zenci gibi tek solukta okunacak bir sürü kitabı olan Agatha Christie’nin cinayetleri hep kitabın sonunda çözümlenmektedir. Zaten bu nedenle de elinize aldığınız Christie kitabını olabildiğince çabuk bitirmek istersiniz. Peki, Agatha Christie yazmaya nasıl başlamış? Ya da neden başka bir türde değil de polisiye türünde yazmayı tercih etmiş? Hikayelerindeki karakterleri ve olayları nasıl bir ilhamla yaratmış? İşte bütün bu soruların ve benzerlerinin cevaplarını aşağıdaki başlıklar altında teker teker inceleyelim diyorum. Zira dünyanın hemen her yerinde okunan Agatha Christie ile ilgili değinilmesi gereken bir sürü farklı konu bulunuyor. 56 yılda 66 detektif romanının altına imzasını atan Christie’nin en iyi kitaplarından bazıları, 1934‘de yazdığı, The Murder of Roger Ackroyd (Roger Ackroyd Cinayeti) ve Murder On The Orient Express (Doğu Ekspresinde Cinayet), 1937’de yazdığı Death On The Nile (Nil’de Ölüm) ve 1939’da yazdığı Ten Little Niggers (On Küçük Zenci)’dır. 1977’de otobiyografisini yazan Christie, The Mousetrap (Fare Kapanı) gibi, Londra’da, 30 yılı aşkın süre devamlı olarak sahnelerde oynanan, birçok oyununun da yazarıdır. Archie Christie’nin, Nancy Neele adında, daha genç bir kadına aşık olduğunu açıklaması üzerine, 1926’da, Christie’nin evliliği noktalandı. Aynı sene Christie, annesini kaybetti. En verimli dönemi 1920’lerin sonu olan Chiristie’nin, 1930’larda, farklı esrarengiz olayları konu alan dört, Dedektif Hercule Poirot’un hikayelerini yazdığı on dört, Miss Marple ve Müfettiş Battle’ın hikayelerini yazdığı dört kitabı basıldı. Aynı sene, Harley Quin ve Mr. Marker Pyne hikayelerinin anlatıldığı, iki kitap daha yazan Christie, iki tane de sahne oyunu yazdı. 1936’da, Mary Westmacott takma adı altında yazdığı, ilk altı psikolojik romantizm romanı basılan Chiristie, 1937’de Howard Carter’la tanıştığı, Luxor ziyaretinden sonra, 1973 yılına kadar basılmayan, Akhanaton adlı sahne oyununu yazdı. Bu oyun 1979’da New York’da takip eden sene de Londra’da, Akhanaton and Nefertiti adıyla sahnelendi. İkinci dünya savaşı sırasında, Londra’da Univesity College Hospital dispanserinde görev yapan Christie, savaş sonrasında, roman çalışmalarına devam etmesinin yanı sıra, sahnede ve sinemada da başarı kazandı. Witness for the Prosecution (Beklenmeyen Şahit), New York Drama Critics Circle tarafından, 1954-55 sezonunun en iyi yabancı sahne oyunu seçildi. 1967’de Christie, İngiliz Araştırma Klübü’nün başkanı oldu. 1971 yılında İngiltere’nin en yüksek onur ünvanı olan “Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı” nişanını alan Christie, 12 Ocak 1976’da, Wallingford, İngiltere’ de öldü. (Oğuzcan Yeşilyaprak)

Kitabın Yazarı Agatha Christie Kimdir?

Agatha Christie dünyanın en tanınmış polisiye romanları yazarıdır. Eserleri 45 dile çevrilmiş olan yazarın kitap satışları milyarları bulmuştur. Kutsal kitaplar (Kuran ve İncil) ile Shakespeare'dan sonra en çok satan yazardır.

Agatha Miller, İngiltere'nin Torquay şehrinde 15 Eylül 1890'da doğmuştur. 1914 yılında Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden Archibald Christie ile evlenmiştir. 1928 yılında boşanan çiftin Rosalind adında bir kızları vardır.

Yarım yüzyıla aşkın süren yazarlık hayatında, 79 roman ve kısa hikâyelerden oluşan kitap yazmıştır. Ayrıca 25 Kasım 1952'de Londra'da perdelerini açan ve bugüne kadarki en uzun süreyle oynanan tiyatro eseri olan Fare Kapanı'nın da yer aldığı bir düzineden fazla oyuna imza atmıştır.

Christie'nin 1920'de yayınlanan ilk kitabı "The Mysterious Affair Style (Ölüm Sessiz Geldi)", aynı zamanda meşhur kahramanı Belçikalı Dedektif Hercule Poirot'nun da yer aldığı ilk eseridir. Yazın dünyasının bilinen en ünlü karakterlerinden biri olan Hercule Poirot'yu yaratan Christie, bu kahramanını 33 romanı ve birçok kısa hikâyesinde kullanmıştır. Bir diğer kahramanı ise kadın karakter Miss Jane Marple'dır. Miss Marple'ı 1930 yılında yazdığı "The Murder at the Vicarage (Ölüm Çığlığı)" adlı romanıyla okurlarına tanıtmıştır. Her iki kahramanın da serüvenleri televizyon dizisi veya film olmuştur. 1974'de Doğu Ekspresinde Cinayet, 1957'de "Witness for the Prosecution (Beklenmeyen ?ahit)", 1978'de Nil'de Ölüm en başarılı olan filmlerindendir. Agatha Christie ayrıca Mary Westmacott takma adıyla altı adet duygusal roman da yazmıştır. Aynı zamanda ikinci eşi Sir Max Mallowanile katıldığı arkeolojik kazılarla ilgili kitaplar da yazmıştır.

1971 yılında İngiltere'nin en yüksek onur unvanı olan "Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı" nişanını almıştır. Agatha Christie 12 Ocak 1976'da ölmüştür.

Agatha Christie Kitapları - Eserleri

  • Nil'de Ölüm
  • Beklenmeyen Misafir
  • Ölümle Randevu
  • Kahverengi Elbiseli Adam
  • Elmayı Yılan Isırdı
  • On Küçük Zenci

  • 16.50 Treni
  • Sıfıra Doğru
  • Mavi Trenin Esrarı
  • Ölüm Diken Üstünde
  • Acı Kahve
  • Cinayet Alfabesi
  • Cinayetler Oteli

  • Dersimiz Cinayet
  • Doğu Ekspresinde Cinayet
  • Fare Kapanı
  • Porsuk Ağacı Cinayeti
  • Cinayet İlanı
  • Güvercinler Arasında Bir Kedi
  • Gül ve Porsukağacı

  • Ve Ayna Kırıldı
  • Sensiz Bir İlkbahar
  • Neden Evans'a Sormadılar?
  • Arka Sokaktaki Cinayet
  • Hollow Malikanesi Cinayeti
  • Ölüm Adası
  • Sessiz Tanık

  • Suç Ortakları
  • Esrarengiz Sanık
  • Annem ve Ben
  • Köşkteki Esrar
  • Üçüncü Kız
  • Bayan McGinty'nin Ölümü
  • Noel Kekinin Gizemi

  • Kader Kapısı
  • Ölüm Saatleri
  • Sonuncu Kurban
  • İskemlede Beş Ceset
  • Cesetler Merdiveni
  • Briç Masasında Cinayet
  • Parker Pyne İz Üzerinde

  • Şahidin Gözleri
  • Bitmemiş Portre
  • Hercule'ün On İki Görevi
  • Işıklar Sönünce
  • Çarpık Evdeki Cesetler
  • Son Evdeki Tehlike
  • Beş Küçük Domuz

  • N veya M?
  • Filler de Hatırlar
  • Ölüm Sessiz Geldi
  • Sittaford Malikânesi'nin Gizemi
  • Miss Marple'ın Son Maceraları
  • Uyuyan Ölüm
  • Bilinmeyen Hedef

  • Ölüm Büyüsü
  • Üç Yanlış Üç Ceset
  • Şampanyadaki Zehir
  • Şeytan Dönemeci
  • Sonunda Ölüm Geldi
  • Ölüm Meleği
  • Zehiri Kim Verdi

  • Ölüm Çığlığı
  • Noel'de Cinayet
  • Roger Ackroyd Cinayeti
  • Mezopotamya'da Cinayet
  • Büyük Dörtler
  • Cinayetler Kulübü
  • Bağdat'a Geldiler

  • Cenazeden Sonra
  • Frankfurt Yolcusu
  • Hayatım
  • Kanatların Çağrısı
  • Lord Edgware'i Kim Öldürdü
  • Ölüm Oyunu
  • Ölümün Tam Zamanı

  • Şark Ekspresi'nde Cinayet - Gizli Düşman
  • Üç Perdelik Cinayet
  • Ve Perde İndi
  • Zarif Bir Cinayet Gecesi
  • Esrarengiz Parmaklar
  • Sevimli Örümcek
  • Hercule Poirot İz Üzerinde

  • Karakolda Cinayet
  • Poirot Araştırıyor
  • Ölümün Sesi
  • Marple Seçkisi
  • Poirot Seçkisi
  • Yedilerin Gizemi
  • Gizli Düşman

  • Sonsuz Gece
  • Pembe Evdeki Ölü
  • Ölüm Kapıda Bekliyordu
  • Listerdale'in Gizemi
  • Beklenmeyen Şahit ve Diğer Öyküler
  • Tenis Kortunun Esrarı
  • Sevginin Bağladıkları

  • Bitmeyen Gece - Roger Ackroyd'un Katli
  • Cinayet Randevusu
  • Şatodaki Hayalet
  • Örümcek Ağı
  • Kanlı Anlaşma
  • Viran Kule
  • Seçilmiş Eserleri

  • Poirot Seçkisi Set
  • Come, Tell Me How You Live
  • Le Crime Du Golf - Le Miroir Du Mort
  • Star Over Bethlehem
  • Düşman Dostlar
  • The Complete Miss Marple

Agatha Christie Alıntıları - Sözleri

  • - İnsan bazen kavgadan çekindiği, sıkıldığı için karşısındakinin sözlerine boyun eğer. Kavgalar hiç de hoş şeyler değillerdir. Fakat bence insan özgürlüğü için her zaman kavga etmeye hazır olmalıdır.- (Ölümle Randevu)
  • "Yemek sipariş eder gibi cinayet sipariş edebilseydin, nasıl bir tercih yapardın?" (Cinayet Alfabesi)
  • Hər kəs ən azı bir dəfə sevməlidir. Həyatı boyu heç olmasa bircə dəfə sevməyən adam, deməli, heç yaşamayıb. (Esrarengiz Sanık)
  • Gerçeği yerinde kullanmak da yeri geldiğinde ustaca bir aldatma sanatı olabilir. (N veya M?)
  • "Geçmişteki günahların gölgeleri uzun olur. Yaşımız ilerledikce bu sözün ne kadar doğru olduğunu anlarız." (Elmayı Yılan Isırdı)
  • Onu yaxşı anladığımı deyə bilmərəm. Mənə elə gəldi ki, sözlərində tərif az idi. (Lord Edgware'i Kim Öldürdü)

  • Asla hayaleti kendi gözüyle görmüş birine rastlamazsınız. Gören daima birinin teyzesinin ikinci dereceden kuzeni, bir dost ya da dostun dostudur. (Ölüm Adası)
  • "Artık cesaretim de dayanacak gücüm de kalmadı. " (Son Evdeki Tehlike)
  • "İçimde sanki ölsem çok daha iyi olurmuş gibi bir his var." (Miss Marple'ın Son Maceraları)
  • "Sanki yorgun olan bedeni değil zihniydi, sanki yeryüzündeki her şeyi boş ve değersiz buluyordu..." (Son Evdeki Tehlike)
  • “Gelenek bir ölçüye kadar iyidir ama fazlası zarardır.” (Güvercinler Arasında Bir Kedi)
  • İnsanları koruma, onları vazu şeylerden uzak tutmak her zaman olası değildir. İnsan er ya da geç olaylarla yüzleşmek zorundadır (Zarif Bir Cinayet Gecesi)
  • "Her şey bambaşka olabilirdi." (Sensiz Bir İlkbahar)

  • İnsan eşi benzeri olmadığını bilmeli. (Acı Kahve)
  • Hepimiz bir bakıma acımasız ve önyargılıyız... Fakat değişik konularda... Başka başka alanlarda... (Çarpık Evdeki Cesetler)
  • İnsan neler olacağını hiç bilemez (Bağdat'a Geldiler)
  • Sizden kimse kuşkulanmadığı sürece istediğinizi öldürmek o kadar kolaydır ki. (Zehiri Kim Verdi)
  • İnsan bir şeyler bildiğini sanır. (Şahidin Gözleri)
  • Önümde güzel bir hayat varken niçin öleyim? Önemli olan yaşama iradesidir. (Kanatların Çağrısı)
  • Bütün bədbəxtliklər ya puldan, ya da pulsuzluqdan törəyir. (Roger Ackroyd Cinayeti)