Kitap Künyesi
Yazar: Cyrano de Bergerac
Yayın Evi: Alma Books
İSBN: 9781847497994
Sayfa Sayısı: 128
--reklam--
A Voyage to the Moon Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
n A Voyage to the Moon, the narrator, after an attempt to reach the moon using vials of dewdrops, finally finds himself in what appears to be the Garden of Eden, surrounded by Biblical patriarchs. After falling foul of the prophet Elijah, he soon meets a race who walk on all fours and whose nourishment comes in the form of vapour.
Published posthumously and intended mainly as a satire of its age, this imaginative and entertaining tale – here presented in a lively translation by Andrew Brown – is now considered one of the pioneering works of science fiction.
--reklam--
A Voyage to the Moon Alıntıları - Sözleri
- Küçümsenme endişesiyle, büyük güruhun zekasını taklit ederek, ellerini patlatırcasına her kelimede alkış tuttular ve hiç anlamadıkları yerlerde büyük bir neşeyle "Ne kadar da güzel" diye bağrıştılar.
- kaderin hayatımızı altüst ettiği bütün olaylara rağmen yaşıyoruz ve yaşamaya devam edeceğiz
- “Eh, diriliş karşıtı çokbilmiş laflarınıza verecek bir cevabım yok. Tanrı yalan söylemez, ne dediyse doğrudur.” “Yavaş olun bakalım. Daha şimdi 'Tanrı dediyse?' dediniz ama önce Tanrı'nın varlığını kanıtlamalısınız, zira ben onun varlığını katiyen reddediyorum.”
- Ne yani! Güneş hep bizim günlerimizi ve aylarımızı ölçsün ve umutsuzluğa düşüp kafayı yemeyelim diye yaratılmıştır denebilir mi?
- Edebiyatta ütopya, bir bakıma Gılgamış Destanı ve İsrail Oğulları'nın çöl yolculukları efsaneleriyle başlamış sayılabilir
--reklam--
A Voyage to the Moon İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bilim kurgu ile felsefenin birbirine geçmiş hali bir kitap okurken beni çok yordu akıcı olmayan bir şeyler vardı kitapta... Ülkemizde o kadar çok olaylar oluyor ki böyle kitaplar okuyup kafa yormaya zaman kalmıyor. İnsan umutsuz ise geçim sıkıntısı varsa gençlerimizin hayalleri tek tek caliniyorsa kim takar felsefeyi... Felsefe zengin işi...Gençlerin hayali öteki dünyalara kaçmak daha güzel yarınlar için... (zafer çalar)
Cyrano' yu daha çok sinema ve tiyatro karakteri olarak tanımış olsam da bu kitabıyla birlikte filozof kişiliğini hayranlıkla okumuş oldum. Ölümünden sonra yayımlanan 1600' lü yılların ortalarında yazılan bir bilim felsefesi. Bir grup insanın astronomi hakkında tartışmalarıyla başlayan kitap, Cyrano' nun hayalinin gücüyle kaleme yansıyan bir uzay ütopyası olarak ortaya çıkmış. Dönemin eleştirisini uzayda farklı bir evrende dahiyane bir şekilde kaleme almış. Savaş üzerine, kutsal yaratılış, bilim, mantık, felsefe, din, inanışlar, matematik, düşünce özgürlüğü... Keyif dolu, şaşırtıcı en çok da günümüzden dört yüz yıl kadar önceden böyle bir bilim şenliğinin, uzay ütopyasının yazılması beni oldukça etkiledi. (Kübra Odabaşı)
Bir eleştiri biçimini Ay'a seyahat edip orada yarattığı canlılar üzerinden oluşturan Bergerac'ın felsefi nitelikteki kitabı. Savinien Cyrano de Bergerac ütopya da denilebilecek bu eserinde döneminin dinsel inançlarını, toplumsal davranış biçimlerini ve görgü kurallarını eleştirir. Bu eleştirilerini de doğrudan ifade etmek yerine Ay’da yaşayanların eriştikleri çok yüksek düşünce ve teknik düzeyden örnekleri övgüyle vererek yapar. Kitabın Ay seyahati konulu olmasından ötürü, bir bilimkurgu kitabı özelliği olması da dönemi itibariyle takdir edilesi bir durumdur. (Sîdar Ronahî)
--reklam--
A Voyage to the Moon PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Cyrano de Bergerac - A Voyage to the Moon kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de A Voyage to the Moon PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Cyrano de Bergerac Kimdir?
Hercule-Savinien de Cyrano de Bergerac (6 Mart, 1619 – 28 Temmuz, 1655) Paris doğumlu Fransız oyun yazarı ve düellocu.
Aynı zamanda yetenekli bir asker ve şair olan Bergerac'ın askerliği babadan gelmektedir.Zira babası Solomon Bergerac orduda albaydı. Bir "libertin"dir yani kiliseyle kralın sanat üzerinde uyguladıkları mutlak monarşiyi (akademiler) reddeder. Hatta bu yüzden kralın casusları tarafından düzenlenen bir suikasta kurban gitmiştir. Bugün çoğunlukla hayat hikâyesinden uyarlanarak yazılmış sanat eserleri ve bu eserlerdeki kurgusal karakterle anılmaktadır. Özellikle Edmond Rostand tarafından yazılmış ve aynı ismi taşıyanCyrano de Bergerac adlı oyun çok ünlenmiştir. Kurgusal karakterlerde genellikle çok büyük bir burna sahip olmakla karakterize edilmiştir.
--reklam--
Cyrano de Bergerac Kitapları - Eserleri
- Öteki Dünya: Ay Devletleri ve İmparatorluk
- Güneş Devletleri ve İmparatorlukları
- A Voyage to the Moon
- Öteki Dünya: Ay Devletleri ve İmparatorlukları
--reklam--
Cyrano de Bergerac Alıntıları - Sözleri
- Edebiyatta ütopya, bir bakıma Gılgamış Destanı ve İsrail Oğulları'nın çöl yolculukları efsaneleriyle başlamış sayılabilir (Öteki Dünya: Ay Devletleri ve İmparatorlukları)
- Ne yani! Güneş hep bizim günlerimizi ve aylarımızı ölçsün ve umutsuzluğa düşüp kafayı yemeyelim diye yaratılmıştır denebilir mi? (A Voyage to the Moon)
- kaderin hayatımızı altüst ettiği bütün olaylara rağmen yaşıyoruz ve yaşamaya devam edeceğiz (A Voyage to the Moon)
- Ne yani! Güneş hep bizim günlerimizi ve aylarımızı ölçsün ve umutsuzluğa düşüp kafayı yemeyelim diye yaratılmıştır denebilir mi? (Öteki Dünya: Ay Devletleri ve İmparatorluk)
- Küçümsenme endişesiyle, büyük güruhun zekasını taklit ederek, ellerini patlatırcasına her kelimede alkış tuttular ve hiç anlamadıkları yerlerde büyük bir neşeyle "Ne kadar da güzel" diye bağrıştılar. (Öteki Dünya: Ay Devletleri ve İmparatorlukları)
- Küçümsenme endişesiyle, büyük güruhun zekasını taklit ederek, ellerini patlatırcasına her kelimede alkış tuttular ve hiç anlamadıkları yerlerde büyük bir neşeyle "Ne kadar da güzel" diye bağrıştılar. (A Voyage to the Moon)
- kaderin hayatımızı altüst ettiği bütün olaylara rağmen yaşıyoruz ve yaşamaya devam edeceğiz (Öteki Dünya: Ay Devletleri ve İmparatorlukları)
- Kalbim sebebini bilmediğim bir sıkıntı içinde bana bir felaket gelecekmiş gibi çarpıyordu. (Güneş Devletleri ve İmparatorlukları)
- İnsan, diyorum, o kadar aptal ve o kadar boş ki, bizlerin sadece kendisi için yaratıldığına ikna olmuş; insan, son derece öngörülü ruhuyla, şekeri arsenikten ayırt etmeyi bilemez, güzel muhakemesinin maydanoz zannettiği baldıran otunu da yutuverir. Sadece duyguların ilişkisiyle akıl yürütüldüğünü savunan insan, bununla birlikte, bütün yaratıklar arasında, en zayıf, en yavaş ve en yanlış duygulara sahiptir. İnsan ki sonuçta doğa, onu her şeyden yaparken canavarlar gibi yaratmıştır ama ayrıca içinde bütün canavarlara hükmetme ve onları yok etme duygusunu dahil etmiştir. (Güneş Devletleri ve İmparatorlukları)
- Teşebbüsümün başarısına inatla karşı duran kaderin, başımı nasıl döndürmediğine şaştığım hain huysuzluklarıma katiyen aldırmadım. (Güneş Devletleri ve İmparatorlukları)
- Küçümsenme endişesiyle, büyük güruhun zekasını taklit ederek, ellerini patlatırcasına her kelimede alkış tuttular ve hiç anlamadıkları yerlerde büyük bir neşeyle "Ne kadar da güzel" diye bağrıştılar. (Öteki Dünya: Ay Devletleri ve İmparatorluk)
- “Nitekim sen de henüz doğmamış olacaksın; hayatından bir göz açıp kapama sonrasında, bir göz açıp kapama evvelinde nasıl idiysen öyle olacaksın ve bu göz açıp kapama geçince, bin asır önce ölenler kadar eskiden ölmüş gibi olacaksın.” (Güneş Devletleri ve İmparatorlukları)
- Edebiyatta ütopya, bir bakıma Gılgamış Destanı ve İsrail Oğulları'nın çöl yolculukları efsaneleriyle başlamış sayılabilir (Öteki Dünya: Ay Devletleri ve İmparatorluk)
- “Eh, diriliş karşıtı çokbilmiş laflarınıza verecek bir cevabım yok. Tanrı yalan söylemez, ne dediyse doğrudur.” “Yavaş olun bakalım. Daha şimdi 'Tanrı dediyse?' dediniz ama önce Tanrı'nın varlığını kanıtlamalısınız, zira ben onun varlığını katiyen reddediyorum.” (Öteki Dünya: Ay Devletleri ve İmparatorluk)
- Ne yani! Güneş hep bizim günlerimizi ve aylarımızı ölçsün ve umutsuzluğa düşüp kafayı yemeyelim diye yaratılmıştır denebilir mi? (Öteki Dünya: Ay Devletleri ve İmparatorlukları)
- kaderin hayatımızı altüst ettiği bütün olaylara rağmen yaşıyoruz ve yaşamaya devam edeceğiz (Öteki Dünya: Ay Devletleri ve İmparatorluk)
- Kalbim sebebini bilmediğim bir sıkıntı içinde bana bir felaket gelecekmiş gibi çarpıyordu. (Güneş Devletleri ve İmparatorlukları)
- Saat yediyi çaldığında, bir anahtar tomarının şakırtısı çekilme zamanının geldiğinin işaretini verdi. Bana bir altınlık odaya götürülmeyi isteyip istemediğim soruldu; başımı aşağı eğerek cevapladım; refakat memuru “Öyleyse para!” diye karşılık verdi. Bana çok fazla para lazım olacak bir yerde bulunduğumu pek güzel anladım. Bu sebeple kendisine, nezaketinin yarına kadar bana kredi sağlayamaması halinde, zindancıya benim tarafımdan, benden alınan paranın iade edilmesini söylemesini rica ettim. Herif, “Hoop! Yok ya!” diye karşılık verdi, “Bizim ağa iyi kalplidir, hiçbir şeyi geri vermez. Yoksa bunu güzel burnunuz için mi yapacaktı? Ha? Hadi, kara zindana gidelim.” (Güneş Devletleri ve İmparatorlukları)
- “Eh, diriliş karşıtı çokbilmiş laflarınıza verecek bir cevabım yok. Tanrı yalan söylemez, ne dediyse doğrudur.” “Yavaş olun bakalım. Daha şimdi 'Tanrı dediyse?' dediniz ama önce Tanrı'nın varlığını kanıtlamalısınız, zira ben onun varlığını katiyen reddediyorum.” (A Voyage to the Moon)
- Edebiyatta ütopya, bir bakıma Gılgamış Destanı ve İsrail Oğulları'nın çöl yolculukları efsaneleriyle başlamış sayılabilir (A Voyage to the Moon)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin