Kitap Künyesi
Yazar: Hakan Kağan
Yayın Evi: Timaş Basım
İSBN: 9786051144900
Sayfa Sayısı: 208
--reklam--
Abdülaziz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Bizim yapamadığımızı siz yapın Efendim.” dedi.
Arkasını dönüp, hiçbir şey söylemeden yürümeye başladı Gökalp.
“Seni nerede bulabilirim?” diye sordu Abdülhamit. Usulca dönen Gökalp, “Güneş doğar, vakti gelince batar. Şüphesiz, batması doğmasına delildir.” dedi.
Abdülhamit, bu gizemli adamın ne demek istediğini anladı. Tebessüm etti. Elindeki yüzüğe baktı.
“Doğu ve Batı… Bir gün kudretli bir adam gelir de ikisini bir ederse…” diye mırıldandı.
Bahçeye düşen eflatuni ışık şavkları, siyah zemin üzerinde iç içe geçmiş turkuaz renkli çift hilali mesh etti. Çiçek tarhları arasında yürüyen adam kısa zaman sonra gözden kayboldu.
Hanedan’ın son demleri… Borç içindeki saltanat… Sonu gelmeyen taht kavgaları, türlü entrikalar… Dış mihrakların eliyle oynanan sayısız oyun; gizli örgütler, saltanat karşıtları, Masonlar…
Dostun düşmana karıştığı zamanda yalnız bir sultanın devletin bekasını sağlama çabası…
Her şeyden arda kalan hal olmuş bir padişah, kanlı bir gömlek… İmparatorluğun Son Akşamı, Yeniçeri ve Cem’in yazarı başarılı romancı Hakan Kağan’ın güçlü anlatımıyla; 32. Osmanlı padişahı ve 111. İslam halifesi Abdülaziz’in hal oluş hikâyesi dile geliyor.
--reklam--
Abdülaziz Alıntıları - Sözleri
- Güzel bir rüyadan uyanıp mutlu olmak gibi... Rüyanın isterik havası geçince hayatın gerçek yüzünü kabullenmek zor oLuR. Neyse...
- "İyi ki HaYaL denen şey var EvLat..." "HaYaL atına binen dünya'ın SuLtaNı."
- "Çiçek tarhlarından öyle bir bahçe yapmış ki; Birbirine ulanan yoLLaRa düşen, etrafın cazibesine kapılıp kısa zamanda kayboluyor, döNüp döNüp aynı noktaya geLiyormuŞ."
- Her kul gibi, bir gün bende silinip gideceğim bu yaşamdan.
- Elini kaLbiNe koyup; "ŞükürLeR oLsuN aŞKı yarataNa; ALLAH'ın adıNı AŞK diye anaNa." dedi.
- "Bakışları tanıdıktı. Bir doSt nazaRıydı... Ben bilemedim onu ama o beNi bildi." dedi.
--reklam--
Abdülaziz İncelemesi - Şahsi Yorumlar
#Sultan Abdülaziz #Tarihi roman: Çok önceden okuduğum halde kitabın adı geçtiğinde bile her an o hüzünlü atmosfere kapılıyorum. Ilk olarak kitapta akıcı olay döngüsü var. Bu cihetten tavsiye edebileceğim bir kitap çünkü tarihî sevmeme rağmen, kalın cilt cilt olan kitapları pek okuyamıyorum, bazen hakikaten sıkıcı geliyor ve yarım kalabiliyor ama bu kitapta akıcılık bakımından ayrı bir okuma isteği meydana gelmisti bende. Sultan Abdülaziz han'ın tahttan indirilip şehit edilişi o an çektiği acı ve daha fazlasını çok iyi bir şekilde ifade etmiş yazar ve açıkçası oralarda göz yaşlarıma hakim olamadım koskoca bir padişahın siyonizmin gazabına uğraması sonucu çektiği acılar hakikaten insanın içini yakıyor. Ve üstüne üstlük bu cinayete intihar süsü verilmesi de toplumumuzun yaralarından biri olarak tarihe geçiyor, Ve çoğu insanın da bu konuda bilgisi yok denecek kadar az ve insanlar bunlardan habersiz. Olaya intihar diyenler bu tezi fazlasıyla isbat ediyor. Kitabın sonrası roman şeklinde ilerliyor ki oralarda kitaba ayrı bir heyecan ve dram katmış ama sanki yarım kalmış bir eser havası vardı. Hâsılı kelâm kitap hem tarihi hemde roman karışımı güzel bir kitap ayrıca çokta kalın bir eser değil, tercih edilebilir... (Huzûru kalb)
Son derece güzel bir tarihi roman. Osmanlı devletinin son dönemlerinde başa geçen Abdülaziz Han'ın dönemini anlatıyor. Masonlarla mücadele için kurulan Nizam örgütü, Abdulaziz Han'ın hal edileceğinin istihbaratını alır ancak 6 kişilik bu örgüt saldırıya uğrar. Bilgilerin bulunduğu mektup Cafer Baba adında bir meczubun eline geçer ama o saraya ulaştıramadan ihtilal olur. Kindar bir adam olan Serasker Avni Paşa, eski sultandan intikamını almış ve Mason Murat Han'ı tahta çıkarmıştır. Ancak Murat Han'ın psikolojisi bozulmuştur ve Avni Paşa'nın horladığı haseki sultanlardan birinin kardeşi olan Çerkez Hasan onu öldürmüştür. Saltanat, Abdülhamit Han'a nasip olacak gibi durmaktadır. Acaba Hamit Han bu yapılanları cezasız mı bırakacaktır? Nizam grubu tekrardan toparlanabilecek midir? Çok güzel bir anlatımı olan ve soluksuz okunan bir roman. Mutlaka okunması gerekenlerden. (Serdar Poirot)
Kitabın tek başına yarım kaldığına inanıyorum. Bana yetersiz gözükmektedir belkide sebebi yazarın diğer kitaplarında çıtayı yüksek tutmasından dolayıdır. Abdülaziz Han'ı darbeyle indiren hainlerin intikamını alan Çerkez Hasan'ı rahmetle anıyorum. (Assdfgh)
--reklam--
Abdülaziz PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hakan Kağan - Abdülaziz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Abdülaziz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hakan Kağan Kimdir?
1974 yılında Kars’ın Selim ilçesi Gürbüzler köyünde dünyaya geldi. İlköğrenimini Gürbüzler Köyü İlkokulu’nda, ortaöğrenimini Konya Gazi Lisesi’nde tamamladı. 1998 yılında Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Kırıkkale’de Özel Eğitim Öğretmeni olarak göreve başladı. Halen öğretmenlik mesleğine devam eden Hakan Kağan, 2007 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın idareci ve öğretmenlerin eğitimi amacıyla verdiği hizmet içi seminerlerinde “eğitim görevlisi” olarak görev aldı. Özel eğitim, aile eğitimi ve rehberliği konularında seminerler veren Hakan Kağan, evli ve üç çocuk babası
--reklam--
Hakan Kağan Kitapları - Eserleri
- Yeniçeri
- İmparatorluğun Son Akşamı
- Abdülaziz
- Kanlı Mintan
- Cem - Tahtına Kavuşamayan Bir İmparator
- Cem Sultan
- Kayıp Ruhlar Atlası - 1. Kitap
- Leyla'yı Sevenler Kulübü
- Mavi Turna
- Külhanbeyi
- Mavi Gök
--reklam--
Hakan Kağan Alıntıları - Sözleri
- Vatan toprağı gelinlik bir kız gibidir. Nasıl gelinlik bir kızın iki kocası olmazsa, Bir yurdun da iki sultanı olmaz. II. Bayezid (Cem Sultan)
- İnsanlar inanmak için her zaman hazırdır. Onlara istedikleri şeyi verdinizmi onlar da size istediğiniz şeyi verir. (Yeniçeri)
- Güç zihinlere aşılmaz bir duvar gibi işlenirse insanlar gerçekten o duvarın aşılmaz olduğunu düşünüp aşmaya dahi teşebbüs etmezler. Güç ulu orta yerde ıspatlanmaya kalkılırsa o duvar çöker. (Yeniçeri)
- Anladım ki bir ülkeyi sevmekle onu korumak farklı şeylermiş. (İmparatorluğun Son Akşamı)
- Sevda ile hayal,düşte düş gibidir.Yaşamın sinesinde varlık bulan ölüm gibidir.Siyahın içinde varolabilen beyaz gibidir. (Leyla'yı Sevenler Kulübü)
- Korku insanın celladıdır. (Kayıp Ruhlar Atlası - 1. Kitap)
- "... hile bilmeyen adam hilebazı da bilmezmiş." (Cem - Tahtına Kavuşamayan Bir İmparator)
- "İnsanı en zayıf kılan sevdikleriydi. Belki de sevginin ta kendisi..." (Cem - Tahtına Kavuşamayan Bir İmparator)
- Şimdi kanımızı akıtan Bulgar,Yunan,Arnavut Çeteleri yokmuydu İstanbul’un sokaklarında?Yıldız sarayını yağmalatmadıkmı biz onlara? (İmparatorluğun Son Akşamı)
- Güç zulmün önüne bir set olabilmek için inşa edilir ama öyle bir an gelir ki gücün kendisi zulmün aracı olur. (Yeniçeri)
- Güç zülmün önüne bir set olabilmek için inşa edilir ama öyle bir an gelir ki gücün kendisi zülmün aracı olur. Güç, insanoğlunun tarih içindeki en büyük kısır döngüsüdür. (Yeniçeri)
- -Mevtaya dokunamazsam, ne olduğunu nasıl anlayabilirim? -O sıradan bir insanın cenazesi değildir. -Dokunmaz, inceleme yapmazsam rapor yazmam -Yazarsın, ben emir buyurunca yazarsın -Bakınız, iki bileği birden kesilmiş. Gömleğinin açık kısmından görüldüğü kadarıyla kalbinin üzerinde morluk var. Saçı da tutam tutam kopmuş. Ağızdan sızan kana bakılırsa ya ciğerlerine sert darbe yemiş ya da boğuşurken dişi kırılmış. Bu kadar delil göz önündeyken nasıl bir rapor yazmamı bekliyorsunuz?.... (Kanlı Mintan)
- Kalp aklın, ruh da bedenin zıddı ama aynı zamanda birbirlerinin varlık sebebi. (Yeniçeri)
- Gelen haberlere göre Hafız Hakkı Bey, kolorduyu Allahuekber Dağı 'ndan geçiriyormuş. (Kayıp Ruhlar Atlası - 1. Kitap)
- Bu dünyadaki en Mesut insan,sevdiğinin yanında olan insandır. (Mavi Turna)
- Kaderimizi Tanrı çizer,biz yaşarız çocuğum. (Mavi Turna)
- Türklerin dediği gibi “Gönül ferman dinlemezmiydi “.Dinlemeliydi. (Mavi Turna)
- Bizler,onların yıktıkları yerleri yapmak İçin koşturuyoruz ama fitne öyle birşey dir ki onu uyandırdınız bir daha önünü alamazsınız. (İmparatorluğun Son Akşamı)
- "Bir derviş, ocağından ayrılıp da Kendinde kendini kaybedendir" (Cem - Tahtına Kavuşamayan Bir İmparator)
- Halkı kaybettiğiniz zaman kaybedersiniz. (Kayıp Ruhlar Atlası - 1. Kitap)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin