Kitap Künyesi
Yazar: Recep Şentürk
Yayın Evi: İz Yayıncılık
İSBN: 9786053260127
Sayfa Sayısı: 280
--reklam--
Açık Medeniyet Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kitap, bir yandan çok ciddi yapısal değişimlere uğrayan günümüz dünyasına dair bir takım önemli tespit ve tahliller sunarken, diğer yandan geleceğe dönük çok-medeniyetli bir toplum ve dünya düzeni projesinin kültürel temelini oluşturacak yeni bir düşünce tarzı önermektedir. Yazara göre açık medeniyetler başka medeniyetlere hayat hakkı tanırlar ve onlarla etkileşim içine girerler. Kapalı medeniyetler ise kendilerini yeryüzündeki tek medeniyet olarak görerek diğerlerini yok etmeye çalışırlar. Günümüzde medeniyetler arası ilişkiler yapısal bir değişime uğramıştır: Tarih boyunca asırlardır kendi sınırları içinde yaşayan medeniyetler artık -gelişen iletişim ve ulaşım teknolojisi sayesinde- tüm dünyada iç içe geçmiştir. Neticede kapalı medeniyet olgusu yerini zorunlu olarak açık medeniyete bırakmıştır. Artık hiçbir medeniyet kapılarını diğerlerine kapatamaz. Ancak insanlık böyle bir gelişmeye fikri, siyasi, hukuki ve ahlaki açıdan hazırlıksız yakalanmıştır ve medeniyetsel çoğulculukla nasıl başedeceğini bilememektedir. Fakat İslam medeniyeti içinden geçtiğimiz kritik tarihi dönemeçte bu sorunun çözümünde insanlığa ilham kaynağı olabilir.
--reklam--
Açık Medeniyet Alıntıları - Sözleri
- Batı tarihi tek bir Hristiyan mezhebinin diğer Hristiyan mezheplerini yok etme çabasının doğurduğu savaşlarla doludur.
- Aliya İzzetbegoviç, Doğu ve Batı derken, coğrafi bir farklılığı değil, dini ve fikri farklılığı ve bu din kültüründen kaynaklanan, medeniyetler arası farkı kast etmektedir. Daha net bir ifade ile bir tarafta Yahudilik, bir tarafta Hristiyanlık, ortada da İslam olarak görmektedir. O harita içinde, İslam medeniyetinin canlanmasını ve ihya olmasını istemektedir.
- Batının laikleşmesi ve modernleşmesi ile ötekine bakışı değişmedi. Modern dönemde laik sosyal teori ve oryantalizm bir ötekileştirme aracı olarak Ortaçağ'daki teolojinin yerini aldı.
- ... sosyal hafızasını kaybetmiş bir toplum görüntüsü veren İslam toplumunun yeniden klasik dönemde olduğu gibi sadece Müslümanları ilgilendiren meseleler üzerinde değil bütün beşeriyeti ilgilendiren meseleler üzerinde kafa yorması gerekmektedir.
- Dünyanın şu anda geldiği noktada, bölgecilik, pozitivizm ve ulus devlet yapısı, çıkış yerleri olan Avrupa'da bile sorgulanır hale gelmiştir.
- Müslümanlar büyük çoğunlukla Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra ulus-devlet yapısı, ulusçuluk ve pozitivist bilim anlayışını katı bir ideoloji şeklinde temellük ederek kendi açık medeniyet ve açık bilim geleneklerini terk edip kapalı medeniyet ve kapalı bilim anlayışını benimsemişlerdir. Bunun neticesinde bölgeci ideolojiler ortaya çıkmıştır.
- İbn Haldun'a göre zayıf medeniyetler güçlüleri ideoloji, kıyafet ve adetleri başta olmak üzere birçok alanda taklit ederler.
- İbn Haldun'a göre toplum halinde yaşama zorunluluğunun üç temel sebebi vardır. Gıda, güvenlik ve üns, yani dostluk ihtiyacı.
- Post-modern düşünce çoğulculuğa fikri zemin hazırlayabilmek için tamamen rölativist bir yaklaşımla mutlak hakikati reddederek, mutlak hakikati kabul edenleri dışlamaktadır. Böylece açık-medeniyet yaklaşımını savunuyor gibi görünse de gerçekte kapalı-medeniyet anlayışını savunmaktadır.
--reklam--
Açık Medeniyet İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Artık dünya adeta küçük bir köy. Peki, bu köyde yaşayanlar arasında bir komşuluk, sevgi ve ilişkilerini düzenleyen ortak bir normatif düzen var mı? Eğer yoksa, bunu nasıl tesis edebiliriz? Günümüz dünyasında ulaşım ve iletişim teknolojisinin ilerlemesi neticesinde adeta mesafe ölmüştür. Başka bir ifadeyle, artık mesafe ulaşım ve iletişimde önemli bir engel olmaktan çıkmıştır. Bunun sonucu olarak medeniyet ve kültürler iç içe geçmiştir. Artık dünyada, homojen bir şekilde tek bir medeniyete sahip toplum bulmak çok zordur. Her toplum farklı medeniyetlere mensup insanlardan oluşmaktadır. Halbuki eskiden, toplumlar homojen bir şekilde tek bir medeniyete sahip olurdu ve sadece coğrafi sınırları birbirine yakın medeniyetler birbiriyle ilişki kurardı. İşte tam bu tarihi dönemeçte şu soruyu sormak zorunlu hale gelmektedir: Çok medeniyetli dünya ve toplum düzeni nasıl kurulacaktır? Elimizdeki bu kitapta İslam mirasından hareketle bu sorulara cevap aramaktadır. "Açık medeniyet" olarak isimlendirilen kitapta, bütün medeniyetleri kendi kimliklerini kaybetmeden güzel komşuluk ilişkileri içinde bir arada tutacak bir medeniyet ve dünya düzeni projesinin fikri altyapısının ilk taşını koymayı hedeflemektedir. Okumanızı tavsiye ederim ^^ (İkbal Ebrar)
Açık medeniyet; şeffaf ve berrak bir zihnin eseridir.: Sosyal yapılara ve toplumsal yönetime geçmişten günümüze donanımlı ve eleştirel bir bakış açısıyla ele alan yazar, günümüz sorunlarının sadece kendi medeniyetini bilip, diğer medeniyetleri aşağı ve geri gören "kapalı medeniyet" anlaşından kaynaklandığını ve yaşanan bireysel / toplumsal sorunların temelinde bu kapalı bilinç yattığını iddia ediyor. Bu soruna çözüm olarak "Açık Medeniyet" diye adlandırdığı, bütün medeniyetlerin birbiriyleriyle eşit düzeyde ilişki içinde olduğu hiç birinin diğerini aşağıda görmediği bir anlayışı öne sürmektedir. Buna örnek olarak ise, geçmiş tecrübelerden hareketle İslam medeniyetini örnek vererek, İbn Haldun'un birikimlerinden ve bakış açısından istifade edilmesi gerektiğini tavsiye eder. Ayrıca yakın dönemde tanık olduğumuz ve eserlerini sıkça rastladığımız Cemil Meriç ve Aliya İzzetbegoviç 'e de dikkat çekerek bu kıymetli isimlerin çabalarına kulak vermemizi öneriyor. Kitabı özetleyecek nitelikteki şu alıntıyı da son olarak paylaşmak istiyorum: "Küreselleşme ile birlikte dünya adeta küçük bir köy haline geldiğinden medeniyetler arası ilişkiler de yoğunlaşmıştır. Ancak bu durum, medeniyet çatışmasını da beraberinde getirmiştir. Mevcut dünya düzeninin en zayıf noktası medeniyetler arası farklılıkları çatışmaya dönüştürmeden bir arada muhafaza edici mekanizmalardan yoksun olmasıdır. " yazar/i12383 yazar/i5272 yazar/i679 (Ekrem)
Prof.Dr. Recep Şentürk'ün, "sosyal bilimlerle çağı yorumlamak" adlı kitaptaki makalesi çok ilgimi çekmişti. Yazara bu vesileyle ulaştım. "Açık toplum" tanımı başka kitaplarda karşımıza çıkıyordu. Açık medeniyeti de bu kitapla tanımış oldum. Açık medeniyet, gen yapısı itibariyle çoğulcu, çeşitliliği hoş gören, ebru ve vitray sanatı gibi, gök kuşağının rengi gibi, fikir ve inanç dayatmayan, diğerini yutma amacı gütmeyen ortak bir bilincin ürünü. Diğer medeniyetleri de tasvir ettikten sonra, böyle bir medeniyeti kurup yaşatabilmenin fikri temelleri atılmış eserde. Dünyadan örnekler, medeniyet tanımları, islam medeniyetinin evrensel nitelikleri belirtilmiş. 9 bölümden oluşan kitap, bu alanda bir boşluğu dolduruyor. (Ali Rıza MALKOÇ)
--reklam--
Açık Medeniyet PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Recep Şentürk - Açık Medeniyet kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Açık Medeniyet PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Recep Şentürk Kimdir?
1964'de Çankırı'da doğdu.
1988' de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra aynı bölümde asistan oldu.
1998'de ABD'de New York Columbia Üniversitesinde doktora çalışmalarını tamamladı.
Fatih Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde öğretim üyesi ve İSAM’da araştırmacı olarak çalışmıştır.
Şu an İbn Haldun Üniversitesi'nde rektördür.
--reklam--
Recep Şentürk Kitapları - Eserleri
- Malcolm X
- Açık Medeniyet
- Fütüvvet Erdemli Gençlik
- Türkiye'de Dindarlık
- İnsan Hakları ve İslam
- İsmet Ademiyyetlerdir
- Türk Düşüncesinin Sosyolojisi
- İslam Dünyasında Modernleşme ve Toplumbilim
- Yeni Din Sosyolojileri
- İbn Haldun Güncel Okumalar
- Medeniyet ve Değerler
- Comparative Theories and Methods Between Uniplexity and Multiplexity
- Türk Düşüncesinde Sosyoloji
- Direnen Meal Akif Meali
- Toplumsal Hafıza
--reklam--
Recep Şentürk Alıntıları - Sözleri
- Ilm al Umran is based on a ... social metaphysics; and it is a kind of ontology in terms of discussing the essential attributes of the society. This ontology is different than the ontology that deals with existence from the point of view of existence because of the fact that it examines a sociohistorical realm as a unit of analysis that has never been realized before by the metaphysicians (Görgün cited by Sunar-Yaslıçimen 2008:419). (Comparative Theories and Methods Between Uniplexity and Multiplexity)
- Fıkıh'ı hatalı bir şekilde sadece "İslam hukuku" olarak görürler ve bu hukukun üzerinde yükseldiği "devamlı surette kendini yeniden inşa eden" toplum tasavvurunu dikkate almazlar. (Türk Düşüncesinin Sosyolojisi)
- Maalesef, asrımızda din eğitiminin akademikleşmesi, dini söylemin siyasallaşıp ideolojikleşmesi, ekonomi ve siyasetin maneviyat ve ruhiyatın önüne geçmesi sebebiyle kaybettiğimiz değerlerimizden biri de imanın tadıdır. (Fütüvvet Erdemli Gençlik)
- Allah'a karşı işlenen günahları cezalandırmak, söz konusu günahlar başkalarına zarar vermediği zaman, insanların sorumluluğu değildir -bu ceza ahirette verilecektir. Hukuk sadece, diğer insanların haklarını ihlal eden günahları cezalandırabilir; geriye kalan günahların cezalandırılması Allah'a havale edilir. (İnsan Hakları ve İslam)
- İslam fıkhı, önceki dinlerin hukuklarına çok büyük bir statü verir; onları Müslümanlarca kabul edilecek ve uygulanacak yasaların alınacağı meşru kaynaklar olarak görür. (İnsan Hakları ve İslam)
- Aliya İzzetbegoviç, Doğu ve Batı derken, coğrafi bir farklılığı değil, dini ve fikri farklılığı ve bu din kültüründen kaynaklanan, medeniyetler arası farkı kast etmektedir. Daha net bir ifade ile bir tarafta Yahudilik, bir tarafta Hristiyanlık, ortada da İslam olarak görmektedir. O harita içinde, İslam medeniyetinin canlanmasını ve ihya olmasını istemektedir. (Açık Medeniyet)
- Gerçek peşinde koşturan akıldan, yapacağı her atılımda belli bir esnekliği hiç elden bırakmaması beklenir. (Malcolm X)
- Müslümanlar tarihte yukarıda kısaca ortaya koymaya çalıştığımız evrenselci yaklaşım sayesinde, çok dinli ve çok medeniyetli siyasî sistemlerin hukukî zeminini hazırlamışlar ve bunu başarıyla çok geniş bir coğrafyada ve uzun asırlar boyunca uygulamışlardır. Ancak bu miras günümüzde unutulmaya yüz tutmuştur. Huntington'ın meşhur kitabında12 bahsettiği dokuz medeniyetten altı tanesi Müslümanların yönetimi altında yaşamıştir. Dünya medeniyetlerinden sadece üç tanesi İslâm yönetimi altında yaşamamıştır. Çok medeniyetli bir yönetim hukukî ve felsefî temelini “ismet âdemiyyetledir” ilkesinde öz bir şekilde ifade edilen evrenselci fıkıh yaklaşımından almıştır. (İnsan Hakları ve İslam)
- “Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır..!” (Malcolm X)
- AYIPLARI ÖRT: KENDİ AYIPLARINLA O KADAR MEŞGUL OL Kİ BAŞKALARININ AYIPLARIYLA UĞRAŞACAK VAKTİN KALMASIN (Fütüvvet Erdemli Gençlik)
- Evrenselci yaklaşıma göre, insan hakları doğuştandır, Allah tarafından verilmiştir, devlet-vatandaş ilişkisi yerine Allah-insan ilişkisi merkezlidir ve insan halları devlet de dahil olmak üzere hiçbir otorite tarafından asla alınamaz. Cemaatçi yaklaşıma göre ise, insan hakları akitseldir ve devlet-vatandaş ilişkisi merkezlidir. İman ve emam ile kazanılan vatandaşlığı hak ve sorumlulukların temeli olarak gören cemaatçi yaklaşıma göre, haklar devlet tarafından vatandaşlarına verilir. Vatandaşlıklarını kaybedenler haklarını da kaybederler. (İnsan Hakları ve İslam)
- ...zalime karşı çıkmayan onun zulmüne ortak olmuş olur. (Fütüvvet Erdemli Gençlik)
- Batının laikleşmesi ve modernleşmesi ile ötekine bakışı değişmedi. Modern dönemde laik sosyal teori ve oryantalizm bir ötekileştirme aracı olarak Ortaçağ'daki teolojinin yerini aldı. (Açık Medeniyet)
- "insanın dokunulmazlık hakkının tek dayanağı insan olmaktır.", "İnsan olmak insan haklarına sahip olmak için yeterli sebeptir.", "VARIM ÖYLEYSE HAKLARIM DA VARDIR" şeklinde tecrübe edebiliriz. (İsmet Ademiyyetlerdir)
- Türk hukuk sisteminin sekülerleşmesi, otomatik olarak azınlık hakları sorununu çözmedi. Bazı sorunlar çözüldü, fakar yeni sorunlar ortaya çıktı. Kürtler, Osmanlı yönetiminde bir sorun teşkil etmiyordu çünkü onlara, dillerini kullanmalarına ve kültürlerini sürdürmelerine izin veriliyordu. Daha sonra kendilerini, yeni milliyetçi ideoloji tarafından rahatsız edilmiş hissettiler ve onlara kültür ve dillerini yaşatmaları konusunda kısıtlamalar dayatıldı. Dini azınlıklar da Osmanlı yönetiminde yaşamadıkları sorunları, özellikle devletin dini eğitim konusundaki tekelinden dolayı, din eğitimi alanında yaşadılar. Türkiye Cumhuriyeti, dini kurumları devletleştirdi ve sıfi tarikatları yasakladı. Hristiyanların misyonerlik faaliyetleri de engellendi. Sonunda, Türk Müslüman kadınların çoğunun taktığı başörtüsü, 1980'lerde öğrencilere ve devlet çalışanlarına yasaklandı. Benzer şekilde aşağı yukarı aynı zamanlarda, erkek öğrenciler, profesörler ve devlet çalışanlarının sakal bırakması da yasaklandı. (İnsan Hakları ve İslam)
- Haklarımız varoluşumuzdandır. (İsmet Ademiyyetlerdir)
- Nasihat vermenin en önemli adabı, yalnızken vermektir. (Fütüvvet Erdemli Gençlik)
- A brief example may be useful for further clarifying the idea of the hermeneutic circle. Consider, for instance, the task of understanding a paragraph in any piece of writing. The paragraph in question must, of course, be understood by means of understanding the individual sentences that make up that paragraph. On the other hand, it is often the case that the meaning of individual sentences in a paragraph becomes clear only when we already have an understanding of what the paragraph as a whole is trying to convey, or what the paragraph is "driving at," or what is the "direction" of the entire paragraph. Similar part/whole dialectics constituting the hermeneutic circle may be seen to operate between words and sentences, paragraphs and chapters, chapters and the book, individual books written by an author and the author's complete oeuvre, authorial oeuvre and the genre to which a specific oeuvre may belong, and so on (Prasad 2002: 18)." (Comparative Theories and Methods Between Uniplexity and Multiplexity)
- İslam Milleti'nin isim değiştirme siyaseti, derin etkileri olan bir strateji olmuştur. (Malcolm X)
- “Man acts as though he were the shaper and master of language, while in fact language remains the master of man. ” ― Martin Heidegger poetry language thought (Comparative Theories and Methods Between Uniplexity and Multiplexity)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin