Kitap Künyesi
Yazar: Atilla Keskin
Yayın Evi: Gendaş Yayınları
İSBN: 9789944610148
Sayfa Sayısı: 280
--reklam--
Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Atilla Keskin, '68'li dönem'de, Deniz'ler, Hüseyin'ler, Yusuf'lar, Sinanlar'la aynı ideali paylaşıp yeryüzü biraz daha aydınlık olsun diye yüreğinde kıvılcımlarla yola çıktığında, Ortadoğu Teknik Üniversitesi son sınıf öğrencisiydi. Fedâkarlık, inandığı yolda yürürken tehlikeyi hesap etmemek, ideal ve kader ortaklığı, o kuşağın en belirgin özellikleriydi. O günlerde en önde yürüyenler ya öldürüldüler ya da hemen yanıbaşlarında bir arkadaş canında soludular ölümü.
Denizler'in idam hükümlerinin okunduğu salonda, haklarında idam hükmü verilen on sekiz gençten biri de Atilla Keskin'di. En delikanlı yıllarını darağacının gölgesinde dört duvar arasında, ömrünün yirmi yılını da sürgünde gurbet elde geçirdi. Onun anılarında kuşağının kavga günleri, kavga arkadaşlarının insani derinliğiyle iz bırakmış duyguları ışıldıyor. Gülümseyişlerinde acılar, acılarında gülümseyişler gizli. Sesi, yaşamın içinden gelen insanın sesi: eğilip bükülmemiş, sade, gerçek, içtenlikli...
Ve zaten sivil tarih de ipuçlarını böylesi kaynaklardan toplamıyor mu?
Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler Alıntıları - Sözleri
- "Küfret, ulan!" "Küfretmem!" "Küfret! Yoksa canını okuyacağız!" "Küfretmem!"
- "Cihan ve Tolga'nın resimleri. Her ikisinin de elleri ve ayakları bağlı. Elbiseleri paramparça, her bir yanları kan içinde."
- "Henüz o güzel insanların tümü, o güzel atlara binip gitmediler!"
- İnsanın yeryüzündeki görevi hatırlamaktır. Hatırlamayı hatırlamak.
- "Duvarları katı sabır taşından Kar altındadır varoşlar Hasretim nazlıdır Ankara. Dumanlı havayı kurt sevsin Asfaltta yürüsün aralık, Sevmem, netameli aydır, Bir başka ama bilemem Bir kaçıncı bahara kalmıştır vuslat Kalbim bu zulümlü sevda, kar altındadır."
- Evet, gideceğiz. Bunun gizlisi saklısı yok. Biz demokratik haklarımızı kullanıyoruz. Kimileri Amerika'yı seviyor, koruyor. Biz sevmiyoruz, protesto ediyoruz.
- Ben bir insanın yaptığıyla söylediğine bakarım. Bir insan ne yapıyorsa onu söylemeli, ne söylüyorsa onu yapmalı. Eğer bir insan bir şey yapıyor ama başka bir şey söylüyorsa veya bir şey söylüyor ama başka bir şey yapıyorsa, o insan benim için makbul bir insan değildir.
- Güle güle sürgün günlerimizin filizi...
Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
68 kuşağını anlatan diğer bir çok kitaba göre daha içten ve daha gerçekçi; çünkü kitabı yazan kişi bizzat içlerinden biri. Yaşamış, görmüş aynı acıyı paylaşmış onlarla. 68 kuşağını anlamak istiyorsanız buyrun bir de burdan bakın, eminim daha farklı yaklaşacaksınız olaya. Yeryüzünü daha yaşanılır kılmak adına yola çıkan bir gençliğin hikâyesi. Hepsi birbirinden zeki ve bilinçli. Aynı ideali, aynı duyguları birlikte yaşayan örnek olabilecek bir gençlik. İlaveten, Attila Keskin, hakkında idam hükmü verilen o on sekiz gençten biriydi... (Dilan Ertürk)
Anladım; Mayıs her şeydi, öfkeydi, direnişti,zulümdü, yenilgiydi, o cesur ve yiğit yoldaşlardı, ölümüyle alay eden Yusuf Aslan'dı. Babası üzülmesin diye ayakkabılarını arkadaşlarına hediye ettiğini söyleyen Hüseyin İnan'dı.Asılmadan önce son kez dinlenen Rodrigo'nun gitar konçertosu eşliğinde içilen son çay ve son sigaraydı.Babamın ''bizim çocukları astılar'' diye kesik kesik ağlamasıydı. Atilla Keskin'in ''sen İstanbul kokuyorsun'' diye bana sarılmasıydı Mayıs ayı..... Cezmi Ersöz (Banu Turan)
68' dönemini ayrıntılarıyla ve gerçek içyüzüyle gözler önüne seren bu yapıt Atilla Keskin'in kaleminden çıkmış ve o döneme bizzat tanık etmiş, katledilen o güzel insanları yakından tanıma fırsatı bulmuş bir yazar olmasıyla bu yapıtı kütüphanemde başyapıtlarım arasına girdi. Yapıtın çeşitli bölümlerinde duygusallığım baş gösterdi elbette ancak kimi bölümlerde de tebessümle andım en güzel dönem 68'i. 68'in ruhunu, yaşanılan ve yaşatılan zulmü net çizgilerle de anlatmış olması Attila Keskin'i ve kalemini ölümsüzleştirmeyi başardı nezdimde. (Gülce Yılmaz)
Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Atilla Keskin - Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Atilla Keskin Kimdir?
1945'te Afyonkarahisar'da doğdu. İlkokul ve liseyi aynı şehirde okudu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, İdari İlimler Fakültesi’nde son sınıfa kadar devam etti. 1964’te Türkiye İşçi Partisi üyesi oldu. 1969’DA ODTÜ Fikir Kulübü başkanlığı yaptı. 1970’de El-Fetih Eğitim Kampı’ndan dönüşte tutuklanarak Diyarbakır Cezaevi’nde sekiz ay yattı. THKO Davasında Deniz Gezmiş ve arkadaşlarıyla birlikte yargılanıp müebbet hapis cezası aldı. 4 yıl Mamak askeri cezaevinde ve Niğde’de yattı. 1974 affı ile salıverildi. 1977’den beri Almanya’da zorunlu sürgün olarak yaşıyor. Politik dergilerde yayınlanmış makale ve öyküler yazdı. Bu yıl Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler kitabının 7. baskısı yayınlandı.
Eski THKO üyesi.
Acılara yenilmeyen gülümseyişler ve dostluk isminde iki kitabı vardır. Dostluk anıları da içeren çok güzel bir roman, acılara yenilmeyen gülümseyişler ise anılardan derlemedir.
Deniz Gezmis, Yusuf Aslan ve Huseyin İnan ile birlikte yargılanmış ve idama mahkûm edilmiş ODTÜ’lü devrimci.
THKO davasindan Diyarbakir cezaevinde 4 yıl yattı. 12 Eylul sonrasında ise zorunlu sürgün ile Almanya’ya gitti. ancak 25 yıl gibi cok uzun bir zamandan sonra ülkesine dönebildi. Fakat tekrar Almanya’ya dönmek zorunda kaldı.
--reklam--
Atilla Keskin Kitapları - Eserleri
- Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler
- Çiçekler Susunca
- Dostluk
- Otuz Yıllık Hasret
- Herkesin Bir Deniz Gezmiş Öyküsü Vardır
- Zorunlu Yalnızlık
- Bir Başka Kandil
- İlticacı İzine Gitmek İsterse
- Baba,Ben Hiç Şeker Çalmadım!
--reklam--
Atilla Keskin Alıntıları - Sözleri
- "Küfret, ulan!" "Küfretmem!" "Küfret! Yoksa canını okuyacağız!" "Küfretmem!" (Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler)
- "Cihan ve Tolga'nın resimleri. Her ikisinin de elleri ve ayakları bağlı. Elbiseleri paramparça, her bir yanları kan içinde." (Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler)
- Eğer her düşüncede, her uygulamada, her yazdığımızda, her konuşmamızda, her eylemimizde kalbimiz yön vermiyorsa bize, baştan ölüdür her şey. (Dostluk)
- İnsanın yeryüzündeki görevi hatırlamaktır. Hatırlamayı hatırlamak. (Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler)
- Güle güle sürgün günlerimizin filizi... (Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler)
- "Duvarları katı sabır taşından Kar altındadır varoşlar Hasretim nazlıdır Ankara. Dumanlı havayı kurt sevsin Asfaltta yürüsün aralık, Sevmem, netameli aydır, Bir başka ama bilemem Bir kaçıncı bahara kalmıştır vuslat Kalbim bu zulümlü sevda, kar altındadır." (Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler)
- Evet, gideceğiz. Bunun gizlisi saklısı yok. Biz demokratik haklarımızı kullanıyoruz. Kimileri Amerika'yı seviyor, koruyor. Biz sevmiyoruz, protesto ediyoruz. (Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler)
- Ben bir insanın yaptığıyla söylediğine bakarım. Bir insan ne yapıyorsa onu söylemeli, ne söylüyorsa onu yapmalı. Eğer bir insan bir şey yapıyor ama başka bir şey söylüyorsa veya bir şey söylüyor ama başka bir şey yapıyorsa, o insan benim için makbul bir insan değildir. (Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler)
- Yasama yürütme kendi ellerindeydi.O zaman demokrasinin kırıntısını bile barındıran, tüm yasalar degiştirilmeliydi. Adına yasa dedikleri fermanlar uluslararası hukuk kurallarının tümünü hiçe sayan, işkenceyi bile meşru kılan; biz yazdik oldu işte dedikleri karargah talimatnameleriydi. (Çiçekler Susunca)
- "Henüz o güzel insanların tümü, o güzel atlara binip gitmediler!" (Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin