Kitap Künyesi
Yazar: Kemal Sayar
Yazar: Ramazan Kayan
Yazar: Cihan Aktaş
Yazar: Hayreddin Karaman
Yazar: Mehmet Görmez
Yazar: M. Hayri Kırbaşoğlu
Yazar: Alev Erkilet
Yazar: Saffet Köse
Yazar: Turgay Aldemir
Yazar: Hasan Hanefi
Yazar: M. Said Hatipoğlu
Yayın Evi: Tire Kitap Yayınları
İSBN: 9786059683715
Sayfa Sayısı: 272
Aile Olmak Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Korunması gereken pek çok değerimiz arasında aile, en ön sıralarda yer almaktadır. Aile, toplumun temel birimidir, ancak aynı zamanda İslami mücadelenin ve sivil toplum çalışmalarının sürekliliği ve başarısının da temel zeminidir.
Aileye dayanmayan yapılar lokal alanlarda geçici başarılar sergileyebilirler ancak bunlar saman alevi gibi çabucak sönecektir. Yapılan herhangi bir işteki hayır, çok olmasından değil, sürekliliğinden kaynaklanır. Toplumsal hareketlerde sürekliliği sağlayacak olan da aile kurumudur.
Ailenin bu kadar önemli olması, bu kurumda ortaya çıkan aksaklık ve sorunları da toplumun en önemli gündem maddelerinden biri haline getirmektedir. Bugün aile kurumu pek çok yönüyle tartışılır hale gelmiş ve bu kurumun işlevselliği üzerinde ciddi kuşkular oluşmaya başlamıştır.
Bu çalışmanın hazırlanmasının nedeni, aile ile ilgili sorunları ele almak, bunlara çözüm aramak, böylece salih ve sahih bir geleceğin yollarını ortaya koymaktır. Kendi değerlerimizle uyumlu bir aile tasavvuru için gerekli kavramsal çerçeveyi belirleyerek İslam dünyasındaki aile ile ilgili sorunların çözüm imkânını sorgulamaktır.
Aile Olmak Alıntıları - Sözleri
- İslam, kadınların dövülmesine izin vermiş değildir. Kuranda dövmeye izin veren ayet, "nüşuz" denilen bir durumla ilgilidir, dövme izni nüşuz şartına bağlıdır. Nüşuz ise kadının aile düzenine başkaldırması, hak ve ödevlere riayet etmemesi, ailenin namusuna leke getirmesi ve bunda da ısrar etmesi, alınan büyün tedbirlere rağmen yanlış yoldan dönmemesidir. Bu durumda bile peygamberimiz kadınları dövmeyi hoş görmemiş, bu tedbirin kullanılmasına sıcak bakmamıştır.
- Dindarlık vaazlarla değil, had bildirmelerle hiç değil, elinden ve dilinden emin olma vasfını yansıtan hal ve hareketlerle inandırıyor, yüreklere dokunuyor ancak.
- Evliliğin manası, maksadı, hikmeti unutulunca geride sadece masrafı konuşulur oluyor.
- Belki de yeryüzünde hiçbir eş, sahip olduğu ilmi, Hz Peygamberin Hz Aişe ile paylaştığı kadar eşiyle paylaşmamıştır. Hiçbir eş de eşinden ilim almak için Hz Aişe kadar çaba göstetmemiştir.
- Cumhuriyet devri boyunca bu çocuklara dinsizlik öğretisi yapıldı. Eğer bunlar dinsiz ve komünist olmadılarsa ailelerinin sayesindedir.
- Mahremiyet konusundaki bu hassasiyet, İslam ın hukuk düşüncesine de yansımıştır. Mesela Osmanlı nın son döneminde Hanefi mezhebi esas alınarak hazırlanan Mecelle i Ahkam ı Adliyye adlı kanununun 1202.maddesinde bir kimsenin kendi arsasında yaptırdığı evde, bitişik komşusunun avlusuna gören bir pencere açamayacağı hükme bağlanmıştır. İlgili maddede belirlendiği üzere bu hükmün gerekçesi, hane kadınlarının oturdukları yerlerin görülmesi ve onların mahremiyetlerinin ihlalidir.
- Bugünkü aile sorunumuzu temelinde şahsiyet problemi yatıyor. Güçlü şahsiyetler olmayınca güçlü aileler de kurulamıyor.
- İslami ailede son söz ne erkekte ne de kadındadır. Son söz Allaha ve Rasulüne aittir.
- Matar el Varrak isimli meşhur bir tabiin alimi diyor ki :"Peygamberimiz zamanında kadınlar erkeklere selam verirdi, onlarla beraber oturur, yemek yerlerdi. Ama zamanımızda 'Kadının bir parmağı fitnedir' diyenler ortaya çıktı."
- Sizin en hayırlınız ehline karşı en iyi davrananınızdır. (Tirmizi)
- Modern çağ şahısları şımartma çağıdır.Modern düzenin ürettiği insanda şımarma her yönden kendini gösteriyor.Aklıyla şımarıyor, rasyonalizme kayıyor... Bilgiyle şımarıyor, pozitivizmi kayıyor...Cinsiyetiyle şımarıyor,feminizme kayıyor...Sermayeyle şımarıyor, kapitalizme kayıyor...Güçle şımarıyor, despotizme kayıyor... Modern zamanların bariz özelliği insanların şımartılmasıdır...
- Kadın ve çocukların ezildiği, şiddet gördüğü, öldürüldüğü bir aileyi mutlaklaştırıp kutsamak İslami açıdan da insani açıdan da kabul edilebilir değildir.
- Sevgili Peygamberimiz in oluşturduğu örnek toplulukta kadınlar edep, iffet ve vakar içinde erkeklerin de bulunduğu topluluklara katılır ; savaş, sefer, hac, umre, düğün, dernek, karşılama, tedavi, ev işleri, eğitim ve öğretim gibi faaliyetlerin içinde bulunurlardı. Peygamberimizin şu fani dünyada sevdiği varlıklardan biri de kadınları. Genç kızların isteklerini, yaşlarının gereği olan durumlarını göz önüne alır, alınmasını isterdi. Genç eşi Hz Aişe ile koşu yaptı, onu folklor gösterisini seyretmeye götürdü, bayram günü genç kızların ona tef çalıp şarkı söylemlerine izin verdi. Kadınların evde ve dışarıda, kabiliyet ve güçlerine göre aile ve cemiyet hayatına katkı yapmalarını isterdi.
- Öz anne babasını huzurevine gönderip, evde kedi köpek besleyen insanların olduğu bir dünyada yaşıyoruz NFK
Aile Olmak İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap bir çok önemli ismi bir arada barındırıyor. 12 kişinin görüşlerinden oluşuyor bakış acılarından aile kurumunu değerlendirme şekillerinden. Bu da bi avantaj bence farklı farklı olan ama aynı konuya değinen yazıları okumuş ve beyin fırtınası oluşmuş oluyor bu sayede . Kitabın içinden şu şahane bölümle devam ediyim incelememe: Allah teala insanı yaratmış, ona bilgi edinme ve bilgiyi kullanma kabiliyeti vermiş (Rahman,4) Onu başıboş bırakmamış ( kıyamet, 36) Yeryüzünün halifesi kılmış (Enam,165 ;yunus,14) Kokuşmuş çamur mertebesinden kainatın gözbebeği mertebesine kendi irade ve çabasıyla Yükselmesini amaç kılmış (Tin ,5;Şems,10) Erkek olsun kadın olsun kim salih bir amelde bulunursa , bunun karşılığının kendisine eksiksiz ödeneceğini (Nisa,124) ifade buyurmuştur. Severek okudum altını çizdiğim cok fazla yer oldu daha çok kadın eksenli bakan kişilerin de yazıları mevcuttu. Kadın toplumda sürekli (maalesef)ezilen olduğu için bunun daha önde tutulması bana normal geldi. Yeni bir çalışma, soruşturma bu yüzden Çok geniş bir perspektifle bakabilmek adına kesinlikle okuyun derim. Iyi okumalar dilerim ;) (Kaktüs Hanım)
"Aile" kavramını psikolojik, sosyolojik, dini açıdan ele alan bir kitap. Medyanın aile üzerinde nasıl bir etkisi vardır? Aileye kutsallık atfetmek doğru mu? (RUKEN SEMA AYDIN)
Kitapta aile olgusundan çok kadınların hakları ve yaşadıkları haksızlıklar konu edinilmiş. Kitapta mütedeyyin bildiğimiz yazarlarla beraber aslında uzmanlık alanı felsefe edebiyat sosyoloji olan yazarlar da var. Mehmet Görmez, Ramazan Kayan ve Turgay Aldemir selefi görüşe yakınken Hayretin Karaman biraz ılımlı bir söylem geliştiriyor. Ancak bazı yazarlar beyin yikama faaliyeti gudercesine ayetleri bireysel bir yorumlamadan geçirerek hadislerin aksini ispat etmeye çalışıyor. feministçe ve başından beri islamin yaşantısı olarak devam eden normlara adetlere kültüre tam zıt bir söylem geliştiriyor. Hasan Hanefi Alev Erkilet ve Özellikle Hayri Kirbasoglu kadın konusunda islama yepyeni!!! bir yaşantıyı empoze etmeye çalışıyor. Hayri Kirbasoglu ilahiyat ilminden fersah fersah uzakta, adeta feminist bir edayla konuşuyor. Doğrusu yazısından rahatsız oldum. Kitapta en çok Said Hatipoglunun yazısını beğendim. Turgay Aldemir in yazısını okurken kendimi bir fikir dünyasında akıp gidiyormuş gibi hissettim. Iyi okumalar (Hikmet CAN)
Kitabın Yazarı Kemal Sayar Kimdir?
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Kemal Sayar, uzmanlığını Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri ana bilim dalında tamamlamıştır. Daha sonra sıra ile Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi'nde ve Çorlu Asker Hastanesi'nde Psikiyatri Uzmanı olarak çalışmıştır. 28 Kasım 2000'de psikiyatri doçenti unvanı almıştır. 2000-2004 yılları arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Psikiyatri AD Öğretim Üyesi olmuştur. 2002 yılında McGill Üniversitesi'nde Tübitak araştırmacısı olarak ziyaretçi profesör unvanıyla bulunmuş ve transkültürel psikiyatri ve psikosomatik tıp alanında araştırmalar yapmıştır. Daha sonra Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde dört yıla yakın bir süre başhekim yardımcısı ve 13. Psikiyatri Kliniği Şefi , dört aylık bir süre de (vekil) başhekim olarak çalışmıştır. 2008 yılında profesör olarak Fatih Üniversitesi'nde öğretim üyeliğine başlamış ve üç yıl sonra Marmara Universitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri anabilim dalına geçmiştir. Halen Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı başkanıdır. Çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yapmış, Açık Radyo'da ve daha sonra Star televizyonunda "Ruhun Labirentleri" isimli bir programı hazırlamış ve sunmuştur.TRT'de İnsanlık Hali adlı programı bir yıl yapmıştır. Yirminin üzerinde kitabı olan Sayar, edebiyatla da yakından ilgilenmektedir.
Kemal Sayar Kitapları - Eserleri
- Sufi Psikolojisi
- Ruh Hali
- Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez
- Hayat Teselli Bulmaktır
- Her Şeyin Bir Anlamı Var
- Özgürlüğün Baş Dönmesi
- Yavaşla
- Ruhun Labirentleri
- Hüzün Hastalığı
- Kalbin Direnişi
- Terapi
- Olmak Cesareti
- Otoyol Uykusu
- Merhamet
- Kendine İyi Bak
- Kültür ve Ruh Sağlığı
- Bütün Şiirleri: Ricat - İki Güneş Arasında - Hızır ve Roza
- Koruyucu Psikoloji
- Şimdi Şehir İçin Kalp Zamanı
- Beni Sessiz de Sevebilir misin?
- Merhamet Devrimi
- Kayıp Arkadaş
- Psikolojiye Giriş
- Sanal Aşk
- Bütün Şiirleri
- Ölümden Önce Bir Hayat Vardır
- Ruh Hastalığını Anlamak
- Ricat
- Psikiyatri ve Kültür
- İki Güneş Arasında
- Hızır ve Roza
- Bir Bilim Olarak Psikiyatri
- Antipsikiyatri
- Karanlıkta Görmek
- İnsan Halleri
- Başı Sınuklar İçin Kılavuz
- Dünyaya Geldim Gitmeye
- Ağ
- Aile Olmak
- Aşk ile Anı Seyretmek
- Ruhun Derin Yaraları
- Dijital Çocuk
- Bir Kalbi Kırılmaktan Koruyabilsem
- Aleme Bir Yar İçin Âh Etmeye Geldik
- Hatıraların Evi– Günümüzde Aile
- Melekleri Ürkütmek
Kemal Sayar Alıntıları - Sözleri
- Belki de yeryüzünde hiçbir eş, sahip olduğu ilmi, Hz Peygamberin Hz Aişe ile paylaştığı kadar eşiyle paylaşmamıştır. Hiçbir eş de eşinden ilim almak için Hz Aişe kadar çaba göstetmemiştir. (Aile Olmak)
- Hayatın trajedisi ölmek değil, yaşarken içimizde ölmesine izin verdiklerimizdir. ... ~... (Ölümden Önce Bir Hayat Vardır)
- Eve geldiğinizde doğrudan odanıza gider, dertsizlik maskenizi takarsınız. (Koruyucu Psikoloji)
- Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl (Aşk ile Anı Seyretmek)
- Müsaade ederseniz hayatımın bu bölümünde ağlayacağım. (Otoyol Uykusu)
- Kendimizi özel hissettiğimizde, kendimize dair farkındalığımız azalıyor. Çok da uzağa gitmemize gerek yok. Yiyip içtiklerini sosyal medyada paylaşanlar, başka insanları kızdırabileceklerini çoğu zaman fark etmiyorlar bile. Sosyal paylaşım siteleri kıskançlık ve özenme için elverişli bir platform oluşturuyor. 2013’te Amerika’da yapılan bir çalışmaya göre, kişinin son zamanlarda kıskançlık hissettiği durumların yüzde 20’sinin Facebook yüzünden olduğu ortaya çıkmış. Bu kıskançlıkların çoğu diğer kişinin görüntüsü, yaptığı tatiller ve sahip olduğu sosyal hayattan kaynaklanıyor… Nihayetinde kıskançlık. hayattan alınan keyif ve tatmin duygusunu azaltıyor (Ağ)
- Kişiler ahlaki tutarlılığı önceleyen bireyler olmaktan çıkarak başkaları tarafından beğenilmeyi önceleyen bireylere dönüşür ahlaki olarak doğru olanı yapmak yerine başkalarını cezb ederek onların beğenisini kazanmak hayatın temel amacı olur (Kültür ve Ruh Sağlığı)
- Senden geriye, senin güzelliğine, doğruluk ve iyiliğine tanıklık eden sözler kaldı. Zaten bir söz, iyiliğe tanıklık etmiyorsa neye yarar ki? Senden sonra üstümüze çok yağmurlar yağdı, olmadık zamanlarda bir üşüme tuttu bizi ve dedik ki “Biraz yağmur kimseyi incitmez”. (Bütün Şiirleri: Ricat - İki Güneş Arasında - Hızır ve Roza)
- Senden sonra ruhum hep aksayarak yürüdü. Bu gurbetin bir gün biteceği hakikati içime ağır bir taş gibi çöreklenip kaldı. Hayatın daimi bir daüssıla, sevmenin özlemek olduğu bilinci ruhuma otağ kurdu. (İki Güneş Arasında)
- Diğer insanlara yakın olmanın zarar görmek anlamına geldiği bir ortamda benmerkezci anlayış gittikçe yükselir. (Terapi)
- Soru sormaktan kaçınmak verilebilecek cevapların en kötüsüdür (Bir Bilim Olarak Psikiyatri)
- Saygının sadece kelimelerle değil, aynı zamanda vücut diliyle de ilgili olduğunu gösterin. (Koruyucu Psikoloji)
- Gözlerimin önce ışığa alışması gerek. Riyakarlığa, tepemizde dolaşıp da yağmayan bulutlara. (Ricat)
- Tek sırrı şu ki hayatın İnsan Tanrı'yı özler (Ricat)
- Öz anne babasını huzurevine gönderip, evde kedi köpek besleyen insanların olduğu bir dünyada yaşıyoruz NFK (Aile Olmak)
- Bir yarayı, bir incinmeyi veya gönül kırıklığını geride bırakmak ve hızla oradan uzaklaşmak isteriz. (Karanlıkta Görmek)
- Günümüz insanı, internet öncesi zamanların ortalama insanının kuracağı ilişkilerin kat kat fazlasına sahip. Yine de bir türlü aradığını bulamıyor. İlişkiler hızlı başlayıp hızlı bitiyor. Sanal ilişkilerin çekiciliği belki en çok da buradan temelleniyor. Elde etme ve vazgeçme kolaylığından... İlişki kurmak ve bozmak artık çok kolay. (Sanal Aşk)
- "Allah'ın halifesi olan insan, Allah'ın zât, sıfat ve fiillerinin en mükemmel şekliyle tecelli ettiği varlıktır. O, Allah ile âlem arasında, zâhir ile bâtın arasındadır (berzah). O bütün ilahi kemal manaları kendisinde gerçekleştiren kişidir. Âlem bir ayna gibidir; insan-ı kâmil bu aynanın cilasıdır." (Sufi Psikolojisi)
- Derin bir yasın tetiklediği öfkeden korkmak gerekir. (Merhamet)
- “Ancak beni işitecek bir insanın varlığıyla sohbet mümkün olur.” (Hayat Teselli Bulmaktır)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin