Kitap Künyesi

Yazar: Dücane Cündioğlu

Yayın Evi: Kapı Yayınları

İSBN: 9786054322138

Sayfa Sayısı: 175

--reklam--

Akif'e Dair Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Ortada birbirinden farklı iki Akif olduğu kesin…

Biri cemiyet-i beşeriyeye hizmet için yazan ‘Akif, diğeri de kendisi (!) için yazan Âkif.

Çelişki mi? Tutarsızlık mı? Yol değiştirmek mi?

Nedir bu farklılığın sebebi? Hangisi gerçek?

Âkifimizin hangi yönünü öne çıkarmalı: Sanatını mı, fikirlerini mi, şahsiyetini mi? 

Tanzimatın getirdiği ikilikler türünden bir ikilem mi bu?

Hem mektep, hem medrese, hem muhafazakârlık, hem modernlik…

Bir yanda mazi, bir yanda âti…

Şizofreni dedikleri bu mu yoksa?

--reklam--

Akif'e Dair Alıntıları - Sözleri

  • Allah hepimize akıl fikir versin...!
  • Bilmediğimiz o kadar çok şey var ki . En başta "edep".
  • Allah hepimize akıl fikir versin!
  • Şiirin arkasında kalmak başka , Şiirin arkasına saklanmak daha başka.
  • Allah var idi, hiçbir şey yok idi ki halen öyledir...
  • "Bilgilerin yanlış olduğu yerde yorumların doğruluğu tartışılmaz ! "
  • " Utanmak erdemdir ! "
  • Ne tuhaf değil mi? Sevgi, sevileni bir bütün olarak kapsadığında, yakınındakileri değil sadece, aynı zamanda uzağındakileri de içeriyor.
  • Gönlüm harap, zihnim perişan, elim işe varmıyor...
  • Kimse sen'i fark etmeden ben'i fark edemez...
  • Şiirin arkasında kalmak başka, şiirin arkasına saklanmak daha başka.
  • Utanmak erdemdir!
  • İstiklal Marşı; duran değil, yürüyen, hareket eden, mücadele eden bir toplumun; direnen, karşı koyan, savaşan bir milletin destanı olmak üzere kaleme alınmıştı. Türkler durmuyorlardı, geri çekilmiyorlardı, dinlenmiyorlardı. Peki ya ne yapıyorlardı? Mücadele ediyorlardı, direniyorlardı, savaşıyorlardı, istiklal için yürüyorlardı. İstiklal Marşı, bu yürüyüşün destanı, bu destanın şairi ise bu yürüyüşün vicdanını idi. İstiklal Marşı, milli mücadelenin ruhunu temsil ve tefsir eder. Millet bu mücadelenin vücudu ise, istiklal Marşı’nda dile gelen hakikat o mücadelenin ruhudur.
  • Safahat dersleri alelade şiir okuma dersleri değildir. Safahat dersleri bir dünyayı, bir tarihi, bir dili, bir davayı öğrenmek demektir… “ Benim için iki şey mukaddestir: Din ve dil.” diyen büyük bir dava adamının ızdırabına katılmak, onunla birlikte gözyaşı dökmek demektir.
  • İstiklal Marşı kime ithaf edilmiştir? Âkif’in kelimeleriyle: Kahraman Ordumuza! Yani istiklal Marşı, gerçekte bir ordu marşıdır. O dönemde topyükün ordu haline dönüşmüş bir milletin marşıdır. Yürüyen bir milletin…direnen bir milletin… kaybolmamak, kaybetmemek, kaybedip gitmemek için mücadele eden bir milletin…

--reklam--

Akif'e Dair İncelemesi - Şahsi Yorumlar

" Ortada birbirinden farklı iki Âkif olduğu kesin... Biri cemiyet-i beşeriyeye hizmet için yazan Âkif, diğeride kendisi için yazan Âkif. Çelişki mi ? Tutarsızlık mı ? Yol değiştirmek mi ? Âkifimizin hangi yönünü öne çıkarmalı : sanatını mı, fikirlerini mi , şahsiyetini mi? Tanzimatin getirdiği ikilikler türünden bir ikilem mi bu ? Hem mektep, hem medrese, hem muhafazakârlık, hem modernlik... Bir yanda mazi , bir yanda âti... Şizofreni dedikleri bu mu yoksa ? " (Mesut Gulec)

Günlerdir düşünüyorum ne yazmalıyım diye. Kitap hakkında mı yazmalıyım Akif hakkında mı yoksa Cündioğlu hakkında mı? Birini ele alsam diğerine haksızlık etmiş olur muyum? Etkinlik Akif hakkında olduğuna göre yola onunla mı devam etmeliyim? Peki Akif'i sevgisinin içinde altın kafese koyan onu ideolojik bir simge haline getiren ve fakat onun hakkında birkaç cümle kelamın ötesine geçemeyen o bilinçsiz güruhtan farkım nedir ne üstünlüğüm var ki hakkında kalem oynatabileyim. Şimdi yoldan çevirsem herhangi birini ve sorsam Akif kimdir diye sevsin yahut sevmesin İstiklâl Marşı'mızın şairidir der ve "tanımış" olmanın verdiği büyük bir vicdan rahatlığıyla yoluna devam eder. Birkaç şiirini ezbere bilmek, bir kaç eserini okumak, hayatını bilmek bana hakkında yazma hakkı verir mi? Peki sevmek...Katıksız tüm kusurlarıyla insan Akif'i seviyor olmak verir mi? Benim gibi bir acizin haddi değil Akif'i anlatmak siz en iyisi ustalardan dinleyin. Sayın Cündioğlu'nun Akif'e dair yazdığı makalelerin derlenmesinden oluşan bu kitap Akif'e atılan iftiralara bir cevap olarak kaynaklarıyla ve delilleriyle karşılarına dikiliyor muhataplarının. Şiirlerinin arkasına saklanan şair diye bahseder yazarımız Akif'ten. Onu anlamak onu tanımak için o sade o yalınız Akif'e bakmak, onu aramak-bulmak gerektiğinden dem vurur. Akif bir İslam şairidir Akif bir derviş şairdir. Saltanatı da Cumhuriyet'i de görmüş kalemini kılıç gibi kullanmış cevval bir edebiyatçıdır. İnsandır Akif, eştir, babadır, vatandaştır, haklıdır, haksızdır, gururludur, pişmandır, kırgındır, yeniktir ve kederlidir de Akif. Akif'i pek çok yönüyle bulup yakalamak adına Dücane Hoca'nın engin bilgi ve kültür hazinesi zihniyle kaleme aldığı makalelere bakmanızı salık veririm. Bazı yerlerde oldukça tekrara düştüğü görülse de okunmaya değer müstesna bir eserdir. Kitapla kalın efenim saygılar... (FatmaErarslan)

Kalemini sevdiğim bir yazar ve yine kaliteli bir eser. Mehmet Akif Ersoy'un yaşamındaki kilit noktalara dair çok güzel bilgiler yer alıyor eserde. Bizler hep önemli şahısların doğduğu, büyüdüğü yer, okuduğu okullar gibi bilgileri edindiğimiz zaman o insanı tanıdığımızı düşünürüz fakat aslında bu klasık bilgilerin yanında bu şahısları anlamamızı kolaylaştıracak daha önemli bilgiler de vardır. Işte Dücane Cündioğlu, Mehmet Akif'e dair tartışmalı mevzulara yer vermiş. Akif'in Mısır'a gitme sebepleri, Kur'an'i tercume etmeyi kabul edip etmemesi, ailesinin yaşadığı sıkıntılar ve daha pek çok konu. Kitabı edinirken kullanılan bilgilerin bu derece iyi analiz edildiği bir metinle karşılaşacağimi düşünememiştim açıkçası fakat okudukça bu durumdan hoşnut oldum. Kitabı okuma zamanımın Akif'in ölüm yıldönümüne (27 Aralik) denk gelmesi de kitabı daha da anlamlı kıldı benim için. Dücane okumayı sevenler için güzel bir eser fakat yazarın daha önce hiçbir kitabını okumadıysanız Ölümün Dört Rengi isimli eserinden başlamanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar. (Şeyma Öztürk)

--reklam--

Akif'e Dair PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Dücane Cündioğlu - Akif'e Dair kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Akif'e Dair PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Dücane Cündioğlu Kimdir?

1962 yılında İstanbul Üsküdar'da doğdu. 2 Nisan 1980 tarihinde başladığı yazı hayatına çeşitli dergi ve gazetelerde makaleler yazarak devam etti. 1981 yılında Kur’an ilimlerini temel uğraş alanı olarak seçti. Yorumbilim'in (İlm-i Tefsir) yanı sıra uzun yıllar Tarih, Dilbilim (İlm-i Belâğat), Düşüncebilim (İlm-i Mantık) ve Felsefe dersleri verdi. Şubat 1998’ten 2011'e kadar Yeni Şafak gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. 5 Şubat 2011 tarihinde 'Son Günah' adlı son yazısı ile gazetedeki yazılarına son verdi. 1993 yılında Elmalılı Hamdi Yazır’ın 'Hak Dini Kur’an Dili: Kur’ân ve Meâlini' hazırlayıp notlandırdı.

--reklam--

Dücane Cündioğlu Kitapları - Eserleri

  • Hz. İnsan
  • Göz İzi
  • Ölümün Dört Rengi
  • Cenab-ı Aşk
  • Motto
  • Düşünce Düşlenir
  • Daire'ye Dair
  • Hakikat ve Hurafe
  • Kur'an'ı Anlama'nın Anlamı
  • Sanat ve Felsefe
  • Sinema ve Felsefe
  • Mimarlık ve Felsefe
  • Akif'e Dair
  • Söz'ün Özü
  • Keşf-i Kadim
  • Anlamın Buharlaşması Ve Kur'an
  • Felsefenin Türkçesi
  • Anlam'ın Tarihi
  • Kur'an Çevirilerinin Dünyası
  • Bir Mabed Bekçisi
  • Arasokakların Tarihi
  • Philo Sophia Loren
  • Bir Mabed Savaşçısı
  • Başörtü Risalesi
  • Bir Kur'an Şairi
  • Bir Mabed İşçisi
  • Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e Din ve Siyaset
  • Türkçe Kur'an ve Cumhuriyet İdeolojisi
  • Mehmet Akif'in Kur'an Tercümeleri
  • Kur'an ve Dil'e Dair
  • Bir Siyasi Proje Olarak Türkçe İbadet
  • Tarih ve Siyaset'e Dair
  • Bir Mabed İşçisi
  • Bir Mabed Bekçisi
  • Bir Mabed Savaşçısı

--reklam--

Dücane Cündioğlu Alıntıları - Sözleri

  • Ne var ki bu genç adam yalnızlık duygusundan hiç sıyrılamayacak, kendisini hep ayrı, aykırı hissedecek(…) (Bir Mabed Bekçisi)
  • -Nurullah Ataç’a ithafen- “Nesir yok artık. Beyaz sayfaları kirleten kelime leşleri. Mabedin enkazı üzerinde hora tepen binlerce deli ve başlarında başsız bir heyulâ: Ataç” (Bir Mabed Bekçisi)
  • Bil ki Kur’an, Arap Dili ve Arap Dili’nin üslub ve belâğatıyla nazil olmuştur. O nazil olduğunda Arapların hepsi Kur’an’ı anlıyorlardı ve onun bütün ayrı ayrı kelime ve terkiblerindeki mânâları biliyorlardı. Kur’an, tevhid’i ve dinî vecibeleri hâdiselere uygun olarak beyan etmek maksadıyla cümle cümle, ayet ayet inzâl ediliyordu...(İbn Haldun, 438) (Kur'an'ı Anlama'nın Anlamı)
  • Eller karıncalanmış. Karıncalar kanlanmış. Kabalar kalabalıklaşmış. Kalabalıklar kabalaşmış... (Hakikat ve Hurafe)
  • Rüzgarda unutulmuş bir mum gibi hisseder hep kendisini; fânussuz, yani kimsesiz, yani çaresiz… (Bir Mabed Bekçisi)
  • "İmam-ı Azam hazretleri ,"Kur'an'ı doğru okuyamayanlar için Kur'an'ın tercümesiyle namaz câiz olur " demiştir." (Türkçe Kur'an ve Cumhuriyet İdeolojisi)
  • Modernleşme/Dünyevileşme projesinin dindarlık anlayışı, Maûn Sûresi'nde kendisine veyl olunan o gafletin ve riyakârlığın eşlik ettiği öte dünyada hesaba çekilme bilincinden yoksun, gösteriş meraklısı ortakkoşucuların dindarlık anlayışının aynısıdır. (Philo Sophia Loren)
  • Dindar bilinç düşünmeyi bilmez, gücünün de zaaflarının da kökeni budur: düşünmemek, sadece inanmak. (Söz'ün Özü)
  • Ülkemizde ne yazık ki fikirlere değil, sloganlara rağbet etmek daha revaçta. Slogan atmak daha cazip, daha kârlı, daha masrafsız bir yol; üstelik etkileyici de. Düşünen değil, etkilenen insanlar... Tartışan değil, saldıran hasımlar... Öğretmeye veya öğrenmeye talip olmak yerine aldâtmaya veya aldatılmaya müheyya aydınlar... (Keşf-i Kadim)
  • Sizin anlayacağınız, aşılacak çok tepe var ve fakat henüz talib yok! (Kur'an Çevirilerinin Dünyası)
  • ' daha insancıl, daha adil bir düzen istedim. Direndim, insanları daha mutlu görebilmek için. Yaşam da bu değil mi zaten ? Ben de yaşadım insan gibi. ' (Arasokakların Tarihi)
  • Sanatın en başından itibaren yasayla, düzenle, genel ahlakla, hatta toplumla başının belada olmasının en temel nedeni bu serazadlığı değilse nedir? (Sanat ve Felsefe)
  • Kimse sana sende olmayanı veremez; bu nedenle sen sende olanı bulmalı, bulman gerekeni sen kendinde aramalısın. (Cenab-ı Aşk)
  • Yarım kalmışlık yaşamın özüdür, telafi edilemez. İtiraf etmek çok zor ama ne yazık ki böyle: tüm varlığımızla yinelenemez ve yenilenemez bir çevrimin içindeyiz. (Ölümün Dört Rengi)
  • Hakikatte ise sevgi elbette yaşamın özüdür... (Sinema ve Felsefe)
  • “Sanat halk içindir” tekerlemesi, “köylü efendimizdir” gibi bir klişe. Puşkin “mabedimden çekil” diyor sürüye; “sen tekmeden ve küfürden anlarsın.” | CM ~ Fildişi Kule’den (Bir Mabed Bekçisi)
  • Şiirin arkasında kalmak başka, şiirin arkasına saklanmak daha başka. (Akif'e Dair)
  • ... "kimi gülistan da gonca gül olur" imiş; kimi gonca güle har [diken] olur gider" imiş... (Daire'ye Dair)
  • Yoksula, yetime, esire seve seve yedirirler; "Size sadece Allah rızası için yediriyoruz, sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür beklemiyoruz. Çünkü biz, o suratsız kara günde Rabbimizin azabından korkarız" derler (İnsan: 8- 1 0) (Söz'ün Özü)
  • İnsan insanı insanda tanır. (Hz. İnsan)