Kitap Künyesi

Yazar: İhsan Fazlıoğlu

Yayın Evi: Papersense Yayınları

İSBN: 9786051604114

Sayfa Sayısı: 184

--reklam--

Akıllı Türk Makul Tarih Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İnsan tabiata doğar, hayatı ise kurar. Hayat hafızayla, geçmişle, tarihle hayat bulur. Tarihi bilmeyen insan, geçmişi bilmeyen insan demek değildir; geleceği bilmeyen, hayatı ön-göremeyen insan demektir. 1000 yıldır bu topraklarda tarih yazmış Türkler, ancak tarihi tecrübelerine mensubiyet; inşa ettikleri medeniyete aidiyet duymakla dik durabildiler. İşte bu deneme Türk kimliğini teşrihe çalışıyor. İnsan olmaklığı en temel varoluş tarzı olarak benimseyen, bu yüzden de sırtlanların arasında yalın-ız kalmış ama dik-duruşunu, yürüyüşünü, kısaca kendilikini koruyarak yeni bir hayatı teklif ve temsil etmeye çalışan Türk’e, bu gayreti kemale taşıyacak ilkeleri ve hedefleri işaret eden yazılardan oluşuyor.

--reklam--

Akıllı Türk Makul Tarih Alıntıları - Sözleri

  • İdraki olmayan doğru bilmez ;vicdanı olmayan güzel eylemez.
  • Kendi dünyanı kur, orada kök sal, derinleş. Başkasının dünyasına özenen, o dünyayı taklit eden kendi dünyasını kaybeder. Araç olan, amaç halini alır.
  • Bir milletin geleceğini belirlemek o milletin geçmişini yani tarihini tanımlamaktan geçer.
  • Geleceğini kurmak isteyen geçmişini kurcalar.
  • Amentüsü olan bir kültür emindir.
  • Unutulmamalıdır ki, tarih yalnızca ibret alınacak değil, aynı zamanda kuvvet alınacak /devşirilecek bir zemindir.
  • Tatmin eden övgü ve sövgü sizin olsun, idrak veren bilgi bize yeter.
  • Halbuki biz zaferle değil gayretle mükellefiz!
  • Bir âşıkın yorgunluğu, maşukuyla aynı zamanı ve mekanı paylaşmakla giderilir. Türkiye'de karnınız doymadığı için, aklınız kanmadığı için değil, vicdanınız, gönlünüz, anlam-değer dünyanız tatmin olmadığı için yoruluyorsunuz.

--reklam--

Akıllı Türk Makul Tarih İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Yazar kitabın ilk konusu olarak, bir ülkeyi yok etmek istiyorsanız o ülkenin tarihini iyi bilmenin gerekliliğine değindi. Çünkü tarihini iyi bildiğiniz bir ülkenin geleceğine yön verebilirsiniz. Bu nasıl mı olur? O ülkenin genç neslini ele geçirerek! Bir ülkenin genç nesli her şeyden önce tarihini iyi bilmelidir ki, dış güçlerin söyleyeceği, kuracağı hiçbir tarihe gözü kapalı mahkum olmasın... Aksi halde bir ülkenin çöküşü kaçınılmazdır. "Biz neydik ki ne olacağız." cümlesinin tuzağına düşen her toplum kaybetmeye mahkumdur. Bunun için biz öğretmenlere de çok fazla görev düştüğünü söylemeliyim. İhsan Fazlıoğlu gene kitap kapağını açar açmaz beni kitabın içine çekmeyi başardı. Fazlıoğlu'nun diğer dikkat çeken konularının içinde ise, tarihte kalıcı olmanın başarılı bir siyaset izlemenin gerekliliğini vurgulanması idi. Başarılı bir siyasetin de ancak insanı öngören bir siyaset olduğunu önemle belirtti. İhsan Haca'nın aklımda derin bir iz bırakan konularından birisi de Türk milletinin şair milleti olmasıyla ilgili anlattığı hikayelerdi. Bir örnekte, Alman seyyahın bir fabrikayı gezerken Türkler hakkında söylediği şu sözler çok etkileyici bir tespit olmuş bence : " Türkler tembel değiller ; yalnızca ara sıra dışarı çıkıp gökyüzüne bakmak isterler. Türkler şair millet ; onları dört duvar arasına hapsedemezsiniz ; çünkü fabrikaların seması yok." Konuyla ilgili Fazlıoğlu'nun kendi tespit açıklaması ise ayrı bir güzelliktedir. Bir milletin ve kişinin kendi bilincinde olması gerektiğini, kendi dünyasını kurması gerektiğini bir başka Dünya' ya özenimemesi, taklit edilmemesini aksi halde kendi dünyasını kaybedeceğini söylemektedir. Bu konuyu da yaşamış olduğu muhteşem bir örnekle pekiştirmektedir : " 2002 'de ABD' li bir oryantalist - casus İslam felsefesi uzmanına ;" Türkiye'yi nasıl buldunuz? "diye sorduğumda şöyle bir cevap vermişti :" Kendimi biraz Katolik hissettim. " Bu cümleden sonra tüylerim diken diken oldu! Bir millet kendine neden, niçin bu kadar yabancılaşabilir? Ne büyük talihsizlik!.. Yazarın faydalandığı bazı eserleri de sizlerle paylaşmak istiyorum. Alaaddin Çelebi = Tarik el - edeb Ebu Osman Cahîz = Menakıb Cund El - hilafe ve Fedail el - etrak İbn Hassul = Kitab tafdil el - etrak alâ sâir el - ecnad Faydalandığı bu ve buna benzer birçok eseri karşılaştırarak edindiği bilgileri, farklı görüşleri kendi eşsiz düşünce ve tespitlerini de ekleyerek bizlere sundu. Fazlıoğlu'nun bir yazısına attığı başlık o kadar dikkat çekiciydi ki : " Biz Türkler Koyunluğumuzu Geri İstiyoruz." diyordu. "acaba" dedim. Nasıl bir açıklama getirecek? Ne anlatacak bu başlık altında bizlere? Hani bir topluluğa kızdığımız zaman, aklımıza ilk gelen cümle "Koyun sürüsü gibi..." oluyor ya, bu cümle altındaki önyargıları mı yıkacak? Derken heyecanla açıklamayı okudum. " Bir millet ki koyun gibidir. Mensubiyetine sadıktır, bu Mensubiyeti paylaşan diğer mensubdaşlarına müşfiktir ; medenî olmanın gerektirdiği yavaşlığı yani sükûneti vardır. Çünkü bir şehirde iskan edilmiştir, mesken vardır. Sakindir. Millet olmanın gereği olarak birbirlerini kollarlar, birbirlerinin sözünü dinlerler ; aralarında dostluk vardır ; ama en önemlisi bir koyun sürüsü gibi omuzlarını birbirlerinin omuzlarına sürterek yürüyecek, yol alacak kadar birliklidirler ; başka bir deyişle, birbirlerine temasları yoğundur. Bu niteliklere sahip olduklarından yani koyun gibi olduklarından birbirlerine menfaatlidirler ; boş yaşamazlar, iş görürler, dolayısıyla bayındırdırlar. Birlikleri ve dirlikleri vardır. Çünkü koyun mensup olduğu sürü içerisinde birlik ve dirlik kazanır. " Ben bu açıklamayı okuyunca hayran kaldım, tüm önyargılarım yıkıldı. Keşke dedim, keşke, millet olarak koyun sürüsü gibi olabilsek, ama nerede!!! O vakit sürüye hangi kurt saldırabilirdi!? Kitaptaki önemli konular bitmiyor ki, :) bir diğer önemli bulduğum nokta ise ; dış güçlerin geliştirdiği oyunlarla Türk kültürünün ne gibi yozlaşmalara maruz kaldığı ve bunu hangi yollarla nasıl yapabildiğini okudukça şaşıracaksınız. Yazarın anlattığı konulara ilişkin verdiği örnekler hem konuların okuyucunun hafızasında sağlam bir yer etmesini sağlarken, hem de kendine özgü olmasıyla hayranlık uyandırmasını sağlıyor. 3-5 sayfalık konular halinde oluşan kitabın konularına attığı başlıklar o kadar etkileyici ki, acaba bu başlık altında anlatacaklar nasıl şeylerdir merakı ile okumaya başlıyorsunuz. :) Ayrıca konuların kısa tutulması sizi yanıltmasın içerik o kadar dolu ki, o, 3-5 sayfada zaten almanız gereken bilgiyi gırtlağa kadar alıyorsunuz. :))) yazarın tüm yaşanmışlıklarından tutun da yararlanmış olduğu kaynaklardan kıyaslayarak edindiği bilgilere, kendi şahane tespitlerine kadar kendine özgü muhteşem bir üslupla dolu dolu bir kitap. Okudukça bir kez ve bir kez daha hayran kaldım. Aydın, parlak bir nesil ve gelecek için İhsan Fazlıoğlu okunmalı ve okutulmalı gibi kesin ve net bir cümle kullanmakta hiçbir sakınca görmüyorum. Keyifli okumalar... (Elif)

Tarihi sıkıcı bulanların tarihe bakış açısını değiştirecek, tarihin önemini gösterecek bir eseri bitirdim. Çoğu sayfasında tarihi bilmeyenin geleceğinin olmayacağını vurgulayan, sadece tarih hakkında da değil hayat hakkında da görüşlerin bulunduğu bu kitabı okumanızı öneririm. Felsefe-din-bilim üçlemesinin aslında birbirini tamamladığını da yazarın bu ve diğer eserlerinde göreceksiniz zaten. Ne mutlu bana ki İhsan Hoca'nın bulunduğu okulda eğitim alıyorum. Herkese keyifli okumalar dilerim. (Havva Kunut)

KADİM MİLLETİZ: Ben nasıl daha önce İhsan Hocanın bu nadide eserini okumadım diyerek hayıflandım eserin bitiminde.Kitap;Türk tarihi ve Türk kimliği üzerine teşhirler ve çok çarpıcı tespitler içeriyor.Türk milleti olarak derinleşmek köklerimizi daha da sağlamlaştırmak ümidiyle diyerek kitabı mutlaka tavsiye ediyorum ve kitapta beni etkileyen o özel cümleyi buraya aktarıyorum. "DİNİ BİR BAYRAMDA ZİYARET EDECEK BİR MEZARINIZ YOKSA O YER SİZİN VATANINIZ OLAMAZ!" (Zehra okcanoğlu)

--reklam--

Akıllı Türk Makul Tarih PDF indirme linki var mı?

--reklam--

İhsan Fazlıoğlu - Akıllı Türk Makul Tarih kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Akıllı Türk Makul Tarih PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı İhsan Fazlıoğlu Kimdir?

İhsan Fazlıoğlu (d. 1966, Ankara), Türk bilim tarihçisidir.

1985'te Kadıköy İmam Hatip Lisesi'ni, 1989'da İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi. 1990-1992 yılları arasında Amman'daki Ürdün Üniversitesi'nde ve Halep'teki Arap Bilim Tarihi Enstitüsü'nde, bilim ve matematik tarihi üzerine araştırmalar yaptı. 1993'te İ.Ü. Bilim Tarihi Bölümü'nde yüksek lisans çalışmasını tamamladı; aynı bölümde bir süre araştırma görevlisi olarak görev yaptı. 1987-1990 ve 1992-1996 yıllarında IRCICA yazmalar bölümünde araştırmacı olarak çalıştı. 1994'te Kısa bir müddet Kahire'de yazmalar üzerinde çalışmalarda bulundu (1994). 1996'da İ.Ü. Felsefe Bölümü'ne geçti ve 1998'de aynı bölümde doktorasını tamamladı. 2001-2002 yıllarında Oklahoma Üniversitesi'nde ABD ile ilgili araştırmalar yaptı. 2005 yılında üniversitelerarası Kurulu'ndan doçentlik unvanını aldı. "Felsefe-Bilim" tarihi ile matematik tarihi ve felsefesi üzerine yoğunlaşan İhsan Fazlıoğlu, özellikle bu yapıların İslam ve Türk Medeniyet Tarihi içerisindeki gelişmelerini el yazması kaynaklara dayanarak incelemekte ve yayınlar yapmaktadır. Fazlıoğlu İ.Ü. Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü, Felsefe Tarihi Anabilim dalında öğretim üyeliği yapmıştır. 2012 yılından bu yana İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nde görev yapmaktadır.

--reklam--

İhsan Fazlıoğlu Kitapları - Eserleri

  • Kendini Aramak
  • Kendini Bulmak
  • Akıllı Türk Makul Tarih
  • Soruların Peşinde
  • Fuzuli Ne Demek İstedi?
  • Sözün Eşiğinde
  • Kayıp Halka
  • Derin Yapı
  • Nazari Ufuk
  • Aded ile Mikdar
  • Kayıp Halka
  • Eskiçağda Dokuma

--reklam--

İhsan Fazlıoğlu Alıntıları - Sözleri

  • Uyuyan bir insanı uyandırmak kolaydır; ama uyuma numarası yapan bir insanı uyandırmak çok zordur. (Sözün Eşiğinde)
  • “ Bilim tarihinden maksat da, bir bakıma o tarihî bağlam’da insanların nazarî/aklî idrak tarzının muhtevasını tespit etmek, tasvir etmek ve anlamak olmalıdır. ” (Kayıp Halka)
  • Önemli olan, insanın kendini dünyadan ve diğer insanlardan koruması değildir; önemli olan, insanın dünyayı ve diğer insanları kendinden korumasıdır. (Sözün Eşiğinde)
  • Yukarıda dile getirilen gerekçeler çerçevesinde, Türk düşüncesi, İslam düşüncesinin doğal bir devamıdır. Ancak bu devamlılık, taklide değil tahkik ve tedkike dayanır. Tahkik, nazariyata ilişkin bir sorunun kanıtla isbatı (isblitu'l-mesele bi'd-delil) iken tedkik, kavramsal zeminde kanıtın kanıtla isbatıdır (isblitu' d-delil bi' d-delil). (Kayıp Halka)
  • Meteoroloji biliminde olduğu gibi geleceğe ilişkin olacakları önceden bilmek -ki bu olacaklar ayüstü âleme bağlıdır- ve buna uygun tedbir almakta astronomi yani ayüstü âlemin dilini bilmeyi zorunlu kılar. Bu çerçevede tarihi kaynaklar Uluğ Bey ile kendisi gibi astronomiye düşkün oğlu Abdüllatif'in aralarının bir astrolojik öngörü nedeniyle açıldığını;bu öngörüye göre birinin diğerini ortadan kaldıracağını tespit ettiklerini, dolayısıyla birbirlerini ortadan kaldırmak için fırsat kolladıklarını ;neticede Abdüllatif'in babasını katlederek yok ettiğini kaydederler. (Derin Yapı)
  • İnsan, yeryüzüne değil kendi nefsine sınır koymayı öncelemelidir. (Kendini Aramak)
  • Hayat, insana mahsustur; ve geleneğimizde yaşamdan farklıdır. Hayvan yaşar, ama hayvanın hayatı olmaz! İnsan ölür, yaşamını kaybeder ama hayatını kaybetmez. (Sözün Eşiğinde)
  • "Batı bilimine etki etmemiş ama bizim için önemli olan, hatta ilim tarihi içinde de özgün olan ilim adamlarımızı ne yapacağız? Niçin kendi tarihimizi başkalarının gözüyle okuyor ve kendimizi Batı Avrupa'ya etkimiz oranında tanımlıyoruz?" (Derin Yapı)
  • Semerkant matematik-astronomi Okulu'nun diğer önemli bir etkisi, klâsik İslâm felsefe-bilim eserlerinin kütüphanelerde toplanması ve müstensihler tarafından yeniden üretimi, dolayısıyla çoğaltılmasıyla bu eserlerin âlimlerin hareketi neticesinde İslâm coğrafyasının muhtelif bölgelerine aktarılmasıdır. (Derin Yapı)
  • Bizim 150 yıl önce kullandığımız ve onların geri bulduğu değerleri kullanmaya başladılar ; fakat biz, bu zaman diliminde o değerleri unutup onların icbar ettikleri değerleri içselleştirdiğimizden, şimdi, kendi değerlerini bizim eski değerlerimiz adına eleştiriyorlar. (Soruların Peşinde)
  • Işk imiş her ne var Alem'de İlim bir kil ü kal imiş ancak (Fuzuli Ne Demek İstedi?)
  • Sözün eşiği, ümidin eşiğidir; çünkü bir yerde söylenecek söz var ise, hâlâ ümit var demektir; s-öz-den, dolayısıyla öz-den yeşeren bir ümit.... Sözümüz, ümidimizdir... (Sözün Eşiğinde)
  • Kendiyle barışık olmayan, başkalarıyla savaşır... ~√~ (Kendini Aramak)
  • “Kıtlık zamanlarında, insanları açlık değil alışmış oldukları tokluk öldürür.” (Kayıp Halka)
  • “kültürün ve medeniyetin “Varlığı, varolanı ve insanı nazarî/aklî idrak tarzı” tanımı, o kültür ve medeniyetin bilme tarzını verir. ” (Kayıp Halka)
  • " İnsan kemâl arayan bir var olandır; ancak her kemâl zevâle evrilir. Zevâlden kurtulmak isteyen ve beşerî yaşama vurgu yapanlar, beşeri makineleştirerek mevcudiyetlerini devam ettirmek isterler. " (Kendini Bulmak)
  • İdraki olmayan doğru bilmez ;vicdanı olmayan güzel eylemez. (Akıllı Türk Makul Tarih)
  • İlim aklın ibâdetidir! (Kendini Aramak)
  • Yarın dünden başlar. Zaman çizelgesinde de böyledir. Dünü olmayan bir yarın olmaz. (Kayıp Halka)
  • Tatmin eden övgü ve sövgü sizin olsun, idrak veren bilgi bize yeter. (Akıllı Türk Makul Tarih)