Kitap Künyesi
Yazar: Mine Söğüt
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750742286
Sayfa Sayısı: 264
--reklam--
Alayına İsyan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
savaşa, devlete, düzene, sisteme, aileye,
şiddete, ahlaka, mülkiyete karşı,
kadına, hayvana, aşka, cinselliğe,
sokağa, isyana dair, öfkeli, gözüpek,
cüretkâr, kışkırtıcı, kafa karıştırıcı,
yoldan çıkarıcı, sorgulatan
ve aykırı düşünceler…
#şiddet #düzenkarşıtlığı #isyan #kapitalizm #sokak #başkaldırı #cesaret #savaş #aykırı
--reklam--
Alayına İsyan Alıntıları - Sözleri
- "Bir ülke neden çocukları cesur ve özgür değil de dindar ve kindar olsun ister? "
- "İnsanın, kadın yüzünden cennetten kovulduğuna bir kere inandın ya... tabii ki cehennem olur kurduğun her dünya."
- "Kadınların en büyük zaafı, kendilerine yakıştırılan genel ahlakın gerçekten kendilerine yakıştığına kanmalarıdır."
- "Güçlü kadın, toplumun ona dayattığı rollere direnen, üzerindeki baskıların savaşarak üstesinden gelen değil, o rollere ve baskılara gülüp geçebilendir."
- Çocuklara, cinselliğin ne olduğunu erkenden öğrenmek mi daha çok zarar verir; yoksa idamla adaletin yerine geleceğini sanmayı öğrenmek mi? Çocukların kafaları, kadınların nasıl yumurta, erkeklerin nasıl sperm ürettiklerini öğrendiklerinde mi daha çok karışır; yoksa tecavüze uğrayan küçük kızların tecavüzcüleriyle evlenebilmesinin önünü açan yasa teklifinin Meclis'te tartışıldığını öğrendiklerinde mi?
- "Alayına isyan!"
- "Kadınlar cellatlarına âşık olmayı annelerinden öğrenirler. Tutkuyla şiddet arasındaki o ihtimal köprüsünde katilleriyle defalarca ve defalarca sevişirler. Sonra kızlarına aynı şeyi öğretirler: Babalarından korkmayı ve korktukları adama âşık olmayı."
- Bu sistem, gençliğin itirazından yıkılabilecek kadar zayıf ve gençliğin isteğinden başkalaşabilecek kadar değişime açık. O yüzden ağacı yaşken eğiyorlar; ve itirazların ve isteklerin başını, yükselmeye başladığı anda eziyorlar.
- "Vahşi kapitalizm yoktur, vahşi insan vardır."
- Kadınını altına alıp ezen erkek, halkını altına alıp ezen devletin yapıtaşıdır.
- "Bu topraklarda namus temizlemek erkek işidir. Kadının gücü anca namusu kirletmeye yeter."
- Bu silah satışları üzerinden devletler ve şirketler hem açık hem de gizli politik anlaşmalar yaparlar. Legal olarak üretilen silahların bir kısmı o yüzden yeraltına kayar. Tüm devletler silah kaçakçılığına kör ve sağırdırlar. Yeraltında dönen illegal ekonomi aynı zamanda yeryüzünü de besler. Cumhurbaşkanları, başkanlar, krallar, kraliçeler ve diktatörler bu ekonomilerden semirirler. Dağa çıkanlar ve kışlaya girenler ellerindeki silahın kimi öldüreceğiyle aslen ilgilenmezler. Gözlerini kapar ve vatan için ve direniş için ve bayrak için ve kurtuluş için ve toprak için... tetiği çekerler.
- Politikacıların gazetecilerden korktuğu bir dünyanın ne anlama geldiğini düşün; sonra da gazetecilerin politikacılardan korktuğu bir dünyanın ne anlama geldiğini...
- İnsan en baştan beri cenneti de cehennemi de tarif edebilen; ve cenneti olmayan bir sonraya erteleyip, cehennemi bu dünyada bizzat yaratandır.
--reklam--
Alayına İsyan İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Herkese merhaba, Mine Söğüt kitaplarını severek okuyan biri olarak bu kitabı diğerlerinden farklı, gazete de yayımlanan yazılarından parçalar bulunduruyor üstlerine eklemeler yapılarak tabii. Aslında merhaba Anarşizm diyor ama bunu siz kendi içinizde dönüşerek ortaya koymalısınız diyor. Her şeye isyan et sonra kendi öz benliğini bul. Sana doğru gelmeyen hiçbir şeyi onaylama, görmezden gelme, at gözlüklerini çıkar artık diye isyan ediyor! Ve bazen öyle cümleler kuruyor ki kafanıza inişi öyle garip bir his uyandırıyor ki bir daha bir daha ve bir daha okuyorsunuz... "Bu topraklarda namus temizlemek erkek işidir. Kadının gücü anca namusu kirletmeye yeter." "Demokrasi, halkın bazen kendi kendini yönetmesi; bazen de kendisini yok etmesidir." "Sanma ki zamanında birbirleriyle savaşanlar birbirleriyle hiç sevişmediler. Herkesin damarlarında farklı tanrılara inanmış, farklı tanrıları sevmiş ve farklı tanrılardan korkmuş sayısız insanın kanı var." (Halime Şimşek)
'Beş Sevim Apartmanı' ile tanıştığım, zekâsına, hayal gücüne, üslubuna hayran olduğum, diğer kitaplarını da bir çırpıda okuduğum, hep yazsa keşke diye sürekli içimden geçirdiğim canım yazarlardan Mine Söğüt. Kendine özgü ruh hali, kimi zaman sert kimi zaman naif cümleleri ile sizi mest eden enderlerden. Kitaplarının genelinde sizi soğuk dehlizlerde gezdiren usta kadın... Bu kitabında ise olabildiğince cüretkar, kışkırtıcı ve cesur... Gazete yazılarından derlenmiş vurucu cümlelerin her biri balyoz indiriyor sanki insanın beynine. Ne olduğunu, kim olduğunu sorgulatıyor. Azınlığa, taraflılığa, tarafsızlığa, hükümete, devlete, ırka, cinsiyetçiliğe, cinselliğe, savaşa, ölümlere, aşka, kadına kısaca dört bir yana savurduğumuz, savunduğumuz kavramların hepsine farklı bir bakış açısı ile bakıyor. Aykırı düşünceler içinde dans ettiriyor ruhumuzu. Susturduğumuz, bastırdığımız ne varsa apaçık döküyor ortaya ve 'Alayına İsyan' diyor... (Begüm)
Mine Söğüt’ün gazete yazılarından seçilmiş,farkındalığa,itiraza ve hayallere dair,biraz üzerinde oynanmış,içleri ayıklanmış,dışları kabartılmış cümleler var. ALAYINA ️ #alayınaisyan #minesöğüt #canyayınları #okuyanti #hayallervekitaplar (Deniz Gürçay)
--reklam--
Alayına İsyan PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mine Söğüt - Alayına İsyan kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Alayına İsyan PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mine Söğüt Kimdir?
Babası bir deniz subayı olan Mine Söğüt, ortaöğrenimini Kadıköy Kız Lisesi'inde tamamladığı 1985 yılında babasını kaybetti. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde girdi.
Gazeteciliğe 1990 yılında Güneş Gazetesi'nde başladı, İnsan Hakları Servisi'nde muhabirlik yaptı. Güneş Gazetesi'nin kapanmasından sonra Tempo Dergisi ve Yeni Yüzyıl gazetesinde çalıştı.
1993 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin düzenlediği yarışmada, Haber dalında mansiyon aldı. 1996-2000 yılları arasında Haberci adlı televizyon belgeselinin metin yazarlığını yaptı. 1999-2001 yıllarında Öküz dergisinde yazdığı yazılarla tanındı. Profesyonel gazeteciliği bırakan Söğüt, 2001-2005 yılları arasında Cihangir Postası adlı yerel bir gazetenin gönüllü editörlüğünü yaptı.
Mine Söğüt'ün ilk kitabı, Adalet Cimcoz: Bir Yaşam Öyküsü Denemesi isimli biyografidir. İlk romanı Beş Sevim Apartmanı / Rüya Tabirli Cin Peri Yalanları'ndan sonra Kırmızı Zaman adlı ikinci romanı ve Doğan Kardeş adlı kitabı yayımlandı. 2006 yılında Pınar Kür'le yaptığı "Aşkın Sonu Cinayettir" adlı söyleşi kitabı Everest yayınlarından çıktı. 2007 yılında üçüncü romanı "Şahbaz'ın Harikulade Yılı 1979" yayınlandı.
Karikatürist yazar/bahadir-baruter ile evlidir.
--reklam--
Mine Söğüt Kitapları - Eserleri
- Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey
- Dolapdere - Kürt Kediler Çingene Kelebekler
- Şahbaz'ın Harikulâde Yılı 1979
- Beş Sevim Apartmanı
- Deli Kadın Hikayeleri
- Kırmızı Zaman
- Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi
- Milyonluk Manzara
- Aşkın Sonu Cinayettir
- Darbeli Kalemler
- Bütün Yönleriyle Özal ve Dönemi
- Gergedan
- Sevgili Doğan Kardeş
- Alayına İsyan
--reklam--
Mine Söğüt Alıntıları - Sözleri
- Kadınların evlendikten sonra soyadlarının değişmesi ve hayatlarına bambaşka bir insan olarak, yepyeni bir kimlikle devam etmeleri insanı nasılda çıkmaza sokuyor. (Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi)
- Gerçek, yolu gösteren en iyi ışıktır. Sadece gerçeği bilerek evrendeki tüm soruların cevabını bulabilirsin. Ama evren kurnazdır. Gerçeği hep saklar. Yaşam denilen şey gerçeğin peşinde alınan yoldur. Kimi zaman bir arpa boyu da olsa , insan gerçeğe baktığında hep ilerler. (Şahbaz'ın Harikulâde Yılı 1979)
- Kimin öyküsüne mercek tutsanız, hangi hayatın peşine düşseniz mutlak bir acı üzerine inşa edildiğini görürsünüz. Üstelik sadece bu mahallede değil, her yerde. (Dolapdere - Kürt Kediler Çingene Kelebekler)
- Tanrı dünyayı altı günde yarattı. Yedinci gün utandı. (Gergedan)
- “Sahi insan ölünce içindeki şarkılara ne oluyor sen bilirsin. Ölüden avucuna hiç şarkı döküldü mü daha önce? Benim döküldü. Küçük oğlum öldüğünde, avuç avuç ninni döküldü avucuma.” (Deli Kadın Hikayeleri)
- "Cesaret insanın hayatta kalmasını sağlayan kadim genlerden biridir." (Kırmızı Zaman)
- Kadınını altına alıp ezen erkek, halkını altına alıp ezen devletin yapıtaşıdır. (Alayına İsyan)
- Bu silah satışları üzerinden devletler ve şirketler hem açık hem de gizli politik anlaşmalar yaparlar. Legal olarak üretilen silahların bir kısmı o yüzden yeraltına kayar. Tüm devletler silah kaçakçılığına kör ve sağırdırlar. Yeraltında dönen illegal ekonomi aynı zamanda yeryüzünü de besler. Cumhurbaşkanları, başkanlar, krallar, kraliçeler ve diktatörler bu ekonomilerden semirirler. Dağa çıkanlar ve kışlaya girenler ellerindeki silahın kimi öldüreceğiyle aslen ilgilenmezler. Gözlerini kapar ve vatan için ve direniş için ve bayrak için ve kurtuluş için ve toprak için... tetiği çekerler. (Alayına İsyan)
- Belki mucizelere inanmak hasta ruhların en iyi ilacıdır ama mucizelere kanmak kimi zaman ölümcül bir hastalıktır. (Beş Sevim Apartmanı)
- Benim başım artık kendimle dertte... (Beş Sevim Apartmanı)
- "Hayat tuhaflıklarla doludur ve katlanılabilir olmasını bu tuhaflıklara borçludur." (Kırmızı Zaman)
- Korkunun gölgesinde akıl fakir kalır. (Beş Sevim Apartmanı)
- Artık kimin kim olduğunu öğrenmek istemiyorum. Oysa bu mahallede herkesin hikayesi kimliğiyle başlıyor. Kaderler burada kimliklere göre paylaştırılmış. (Dolapdere - Kürt Kediler Çingene Kelebekler)
- “Benden ne istediğinizi öğrenemedim, beni sevip sevmediğinizi hiç bilemedim” (Deli Kadın Hikayeleri)
- İlerki yıllarda yaptığım analizler sonucu anladım ki, aşk benim için her zaman mutluluktan çok, mutsuzluğu içermiş. En mutlu olduğumu sandığım anlarda bile hep mutsuzluğu beklemişim. Son diye bir şeyi aklıma getirmediğim zaman bile bilinçaltımda bir yerde hazırlanıyormuşum sona. Bitmeyen aşk yok yani. (Aşkın Sonu Cinayettir)
- "Evin dilini de anlıyormuşsunuz?" "Evet?" "Mesela pencereler ... şu an bir şey diyorlar mı?" "Onu hatırlamıyorlar bile ... " "Öyle mi? Neden? Yaşarken hiç dışarı bakmadığı için mi?" "Hayır, ölürken bile sırtını onlara döndüğü için." (Deli Kadın Hikayeleri)
- "Deliliğin cazibesi ne kadar tehlikelidir bilemezsiniz.." (Deli Kadın Hikayeleri)
- "Kadınların en büyük zaafı, kendilerine yakıştırılan genel ahlakın gerçekten kendilerine yakıştığına kanmalarıdır." (Alayına İsyan)
- Sakın bana ismimi sormayın Sakın gözlerimin tam içine bakmayın Yanımdan geçerken bana dokunmayın. Varsayın ki burada değil, oradayım. Oraya siz gelemezsiniz. Köprüleri yıktılar, gemileri yaktılar, yollar kayboldu. Ben başkayım. Ben uçurumlar kadar tehlikeli Dereler kadar tekinsiz Rüzgarlar kadar esriğim. (Deli Kadın Hikayeleri)
- “İstemek başarıyı baştan çıkarır.” (Beş Sevim Apartmanı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin