Kitap Künyesi
Yazar: Philip K. Dick
Çevirmen: Hakan Aytutucu
Orijinal Adı: Radio Free Albemuth
Yayın Evi: Altıkırkbeş Basın Yayın
İSBN: 9799758467401
Sayfa Sayısı: 270
--reklam--
Albemuth Özgür Radyosu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Philip K. Dick'in ölümünün ardından notları arasında bulunan Albemuth Özgür Radyosu, delice ve paranoyak yaklaşımlarla, eleştirmenlerin çoğunun dediği gibi, onun en önemli eseridir.
"En sonunda kavradım ki, Adem ile Havva'nın işlediği günahlar ve sonuçları, aslında bu engin iletişim ağıyla Valis'in sesini ifade eden Yapay Zeka birimiyle olan bağlantının kopmasıydı. Başlangıçta, tıpkı yanımdaki hayvan gibi, biz de bu ağa eklemlenmiştik, onun kimliğinin ve üzerimizdeki iradesinin ifadeleriydik. Bir şeyler yanlış gitmiş; Dünya üzerindeki ışıklar sönmüştü."
Polis devleti her şeyi ele geçirdiğinde... karanlık üzerimizi tamamen örttüğünde... bir yerlerde "özel" bir radyo harekete geçecektir ve eskilerin dedği gibi:
Kimin suçlu olduğunu anlamak istiyorsan, kimin kazandığına bakmalısın.
(Arka Kapak)
--reklam--
Albemuth Özgür Radyosu Alıntıları - Sözleri
- Akılsızlığın uykusu, ne kadar huzurlu.
- İnsan, kendisinden daha güçlü bir aklın peşinden sürüklenmek zorunda değildi.
- Kimin suçlu olduğunu anlamak istiyorsan, kimin kazandığına bakmalısın.
- İnsanoğlunun hoşnut etmeyi istemek gibi talihsiz bir eğilimi vardır.
- “Akıl gariptir, ama nedenleri vardır. Akıl, ödüllendirilmemiş umutların, yaşanmamış bir hayatın küçücük bir parçasının içinden baktığında, gürültü ve sevginin bulunması gereken yerde boşluk ve sessizlik görür...”
- Doğal çareler dururken neden doğaüstü güçler kullanılsın? Buda'nın sözde bir azizin suyun üzerinde yürümesine tanık olduktan sonra söylediği bir şeyi hatırlamıştım: "Bir peniye," demiş Buda, "bir sandala binerek bunu yapabilirim." Suyu normal yollarla geçmek Buda için bile daha pratikti. Ama bununla beraber, normal ve normal ötesi birbirlerine zıt alanlar değildir.
- Farkında olmamanın basitliği. Daha kolay bir yol. Onun sonucunda oluşan şey öldürücü: düşmanımız için belleksiz kurbanlar. Düşmanımızı da unutmuştuk, sonra birden karşımıza çıkmıştı ve şaşkındık. Bu ödediğimiz bedeldi.
- Akıl gariptir ama nedenleri vardır. Akıl, ödüllendirilmemiş umutların, yaşanmamış bir yaşamın küçücük bir parçasının içinden baktığında, gürültü ve sevginin bulunması gereken yerde boşluk ve sessizlik görür.
- Birine bir dolmakalem aldın, böylece yazabilecek. Nedeni bu. Buna son ya da ereksel neden denir. Bulaşmış olduğun şeylerin tümü, amacıyla ilgili yargılanmak zorunda, kaynağıyla değil.
- "En sonunda kavradım ki, Adem ve Havva'nın işlediği günahlar ve sonuçları, aslında bu engin iletişim ağıyla ve ilk çağlardaki insanlar için Tanrıyla aynı anlama gelen Valis'in sesini ifade eden YZ birimiyle olan bağlantının kopmasıydı. Başlangıçta, tıpkı yanımdaki hayvan gibi, biz de bu ağa eklemlenmiştik, onun kimliğinin ve bizim üzerimizdeki iradesinin ifadeleriydik. Bir şeyler yanlış gitmiş; Dünya üzerinde ışıklar sönmüştü."
--reklam--
Albemuth Özgür Radyosu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Orange County, Berkeley'e karşı!: PKD tarafından 1976'da yazılan, PKD'nin 1982'deki ölümünden sonra, ancak 1985 yılında yayımlanabilen eseri "Radio Free Albemuth" (Albemuth Özgür Radyosu) hakkında konuşalım biraz. Bu kitap için bir ön araştırma yapmamıştım, ancak Albemuth, 1984 adlı George Orwell eserine distopya anlamında bir açıdan yaklaşabilmiş. Evet, Albemuth ayakları yere sağlam basan bir distopik bilimkurgu, bir Nixon dönemi ve McCarthycilik eleştirisi, ama öyle böyle değil. Kitapta her ne kadar sevdiğim bir çok tuhaflığın olmasının yanısıra bir sürü de dini ilüzyonların olması beni rahtsız etmedi değil. PKD'nin bizzat kendisi de bir karakter kitapta (aynen kendisi gibi bir bilimkurgu kitap yazarı ama başka iş yapmıyor, düz yazar) ve kitaptaki kankası -esas oğlan- Nicholas Brady (Ray Bradbury'den esinlenme bir isme benziyor) aslında PKD'nin alter egosu gibi bir şey. PKD'nin gerçek hayatta önceleri müzik dükkanı tezgahtarlığı malumunuzdur (aynı zamanda bir DJ ve radyocu), kitaptaki Brady de önce tezgahtar ve sonra da müzik prodüktörü olan bir gerçek PKD "surrogate"i gibi duruyor. Berkeley'de, dünyanın solcu başkentinde, dünya dışı üstün uygarlıklarla, "Valis" denen bir şahsiyetle radyo sinyalleri üzerinden konuşan (içsel bir konuşma, fiziki değil, tinsel) prodüktör kankası Brady, bilimkurgu yazarı PKD, FFF adında faşist bir ABD Başkanı ve diğer faşist polisiye tipler arasında geçen, kadim bir uygarlığın dünya yörüngesine yüzyıllar önce yerleştirdiği bir uydu yardımıyla dünya üzerinde faşizme bayrak açan Brady ve PKD gibi tiplerin zihinlerine radyo sinyalleri üzerinden mesajlar gönderip onları doğru yola yönlendiren (!!!) enigmatik şeylerin olduğu bir polisiye bilimkurgu kitap. Ferris F. Fremont kurgusal karakterinin günümüz Cumhuriyet Partisi eski lideri ve ABD eski Başkanı Donald J. Trump ile epey bir benzerliği var (özellikle de FFF'nin kitabın ortalarında aslında SSCB ile nasıl da yakın bir ilişkide olduğundan bahsedilmesi dikkate alınırsa; Trump da Putin sever bir ABD Başkanıydı neticede). Ancak işin ilginç yanı ise, bu kurgusal karakter Ferris F. Fremont'un kitapta 1969 baharında ABD Başkanı seçildiği yazıyor. Tanıdık geldi mi? Cumhuriyet Partili Richard Milhous Nixon, 20 Ocak 1969 ila 9 Ağustos 1974 arasında görev yapan 37. Amerika Birleşik Devletleri başkanıdır, biliyorsunuz. Ayrıca Nixon görevinden istifa ederek ayrılan tek ABD Başkanıdır. İstifası, Watergate skandalının ortaya çıkışından sonra olmuştur (önce kabul etmese de, seçim hilebazlığını sonradan kabul etmiş ve istifa etmiştir; yerine gelen yardımcısı serseri de Nixon'ı affetmiştir ve yargılanmasını engellemiştir). Nixon, hatırlayacağınız üzre 1968'de Cumhuriyetçi Parti'nin adayı olarak başkanlık seçimlerine katılarak yeniden siyasete atıldı. Demokrat rakibi Hubert H. Humphrey'yi yenilgiye uğratarak başkan seçildi. Kasım 1972'de George McGovern karşısında da hiç zorlanmadan yeniden başkanlığa seçildi (hileyle). Özetle FFF sanki Nixon'a sağlam bir gönderme gibi duruyor. FFF, sözümona, ARAMCHECK diye kıçından uydurduğu bir oluşumu (Amerikan Komunist Partisi ve Aramcheck kavramı; acaba uydurma mı?), kendi deyişiyle "Kötülük Ağacı"nın tohumlarını kökünden koparıp yok etmek istemektedir, bunun için de gizli ajanlardan bir ordu kurup -adına "Amerikan Halkının Dostları" der (bizim Mendres amcanın "Vatan Cephesi" ve gizli polis teşkilatı gibi)- "Check-up Hareketi"ni başlatır. Bu hareket, Vietnam savaşına karşı, solcu ve hippi -kendi deyişiyle- "zibidileri" tek tek avlamak için bir oluşumdur. Kitabı IPAD üzerinde PDF'ten okudum, alıntılarımda sayfa numaraları PDF'e göre verildi, bendeki PDF 240 sayfaydı, 270 değil, bu yüzden sayfa numara hataları için kusura bakmayın. Yukarıda bahsettiğim gibi, kitap ortasındaki paranoyakça dinsel saçmalıklar, yani kolektif ilüzyon beni biraz sıksa da bu kitap bir bilimkurgudan çok distopik keyifli bir eserdi. Dediğim gibi içinde bir sürü dinsel safsata var, zaten kitabın sonuç bölümü de bu tip bir mevzuya bağlanıyor (sürprizbozan yok). PKD, sanırım aslında bir "Quaker" yani Tanrının kendisiyle konuştuğunu sanan o hristiyanlık mezhebine mensup ya da aynı görüşe sahip tiplerdenmiş (kiliseye inanmazlar, dünya üzerindeki her toprak parçası kilisedir onlara göre), "Quakerism" de dindaşlık ve kardeşlik anlamlarında, aslında bu kitabın özüne de bu görüş çok hakim, neyse kopya vermeden bitiriyorum. Brady, mensubu olduğu grup ve kankası PKD, bu eserde bize "ekilen her tohumun ürün vermeyeceğini ama yine de ekilen bazı tohumların birleşerek, sabır ve metanet içinde, zamanla çok iyi birleşik ürünler verebileceğini" anlatmaya çalışıyorlar. Öyle karmaşık söyledim ki kitabı hiç anlayamayın istiyorum dermişim! Neyse, laf çok dolandı, bambu ağacının nasıl yetiştiğini anlatan birkaç satırı aşağıda paylaşarak sözlerimi bitiriyorum. Keyifli okumalar... "Bambu ağacı ekiminden sonra 5 yıl boyunca sulanır ve bu bitki 5 yılın sonunda filizlenmeye başlar. Yani, öncelikle filizlenmesi için 5 yıl beklemeniz gerektiğini, bu işin sabır gerektirdiğini bilmelisiniz. Ancak filizlendikten sonra o kadar hızlı büyür ki, sadece 6 ay içerisinde 27 metre boya kadar ulaşır. Hızlı büyümesiyle bilinen okaliptus ağacından bile daha hızlı büyüyen bambu 1 günde yaklaşık 90 cm kadar uzayabilir." Süha Demirel, 2 Temmuz 2021, İstanbul. *** KİTABIN KÜNYESİ: Philip K. Dick - Radio Free Albemuth, 1985 (ilk basım yılı) Türkçes: Hakan Aytutucu ALTIKIRKBEŞ YAYIN 1. Baskı: Ekim – 2001 (Türkiye basım yılı) Baskı Umut Matbaacılık ISBN 975-8467-39-5 Tür: Bilim Kurgu, Distopya (Süha Demirel)
Fena değil diyebileceğim bir bilim kurgu romanıç Roman 3 bölümden oluşuyor, ilk ve son bölümünü yazar kendi ağzından anlatırken ikinci bölümde yazarın arkadaşı var. Yazarın arkadaşı olan Charley Brady, bazı sanrılar görmeye başlar, bu arada ABD'nin başına solcu bir başkan gelir ancak bunu kimse bilmemektedir. Bu başkanın kurduğu bir örgüt, Aramchek adındaki bir örgütün peşine düşer ve bu konuda vatandaşlara baskı uygular. Bundan Charley ve yazarın kendisi de nasibini alır. Acaba Charley ve sanrıları görmesine sebep olan Valis bu işin üstesinden gelebilecek midir? (Serdar Poirot)
yazar/philip-k-dick ' in kendisini gerçek kimliğiyle ana kahramanlardan birisi olarak kurguladığı son derece ilginç bir hikaye. Ama baş karakter arkadaşı Brady ve onun yaşadıkları. Brady tüfeğini bilerek bozup, okuldan kendisini attırdıktan sonra müzik mağazasında tezgahtarlık yaparak geçinen bir adamdır. Sonra bazı sanrılar görmeye ve kendisinin Valis adını verdiği bir yapay zekadan uzaydan gelen mesajlar almaya başlar. Bu sanrılara olan inancı nedeniyle doğduğundan beri yaşadığı kenti terk edip iş değiştirir. Bu kurguda ABD başkanı eski başkanları öldürterek iktidarı ele geçiren gizli bir kızıl ve oluşturduğu yeni yapıyla insanların en yakınlarını ele vermesini ve birbirlerinden şüpheye kapılmalarına zorlayan bir sistem kurmuş. Bizim PKD de Brady de bundan nasiplerini bol bol alıyorlar. Politika, din ve toplumda oluşturulan güvensizliğe dair bir çok teori ile karşılaşıyoruz. Özetle PKD okunur kardeşim. (Galadriel)
--reklam--
Albemuth Özgür Radyosu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Philip K. Dick - Albemuth Özgür Radyosu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Albemuth Özgür Radyosu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Philip K. Dick Kimdir?
Bazı kitaplarını Richard Phillips ya da Jack Dowland mahlaslarıyla yazmıştır. Hayranları tarafından kısaca PKD olarak adlandırılır.
Hayatının büyük bölümünü Kaliforniya'da geçirdi. Bir plakçı dükkânı işletmesi ve radyoda klasik müzik programları yapması dışında, başlıca uğraşı yazarlık oldu. Kırka yakın bilim-kurgu romanı dışında ana akım romanları da yazdı, ancak pek başarılı olamadı. Ölümünden sonra beş cilt halinde toplanan yüz civarında öyküsü vardır.
Ölümünden önce fazla tanınmayan bir yazar olan Dick'in roman ve kısa hikâyelerini bir kısmı ölümünden sonra senaryolaştırılıp film olarak büyük beğeni kazanmıştır. Bunların arasında en ünlüleri, yönetmen Ridley Scott tarafından "Blade Runner" adıyla 1982 yılında çekilen "Do Androids Dream of Electric Sheep?" (kitap olarak Türkiye'de basımı: 1996, Bıçak Sırtı, Kavram Yayınları; 2006, Android'ler Elektrikli Koyun Düşler mi?, Altıkırkbeş Yayın) ve 1965 yılında yazdığı "We Can Remember It For You Wholesale" öyküsünden yola çıkılarak yönetmen Paul Verhoeven tarafından çekilen1990 yapımı "Total Recall" filmleridir. Her iki film yapılmış en iyi bilim-kurgu filmleri arasında yer almaktadır. PKD'nin 1956 yılında yazdığı "The Minority Report" adlı öyküsü yönetmen Steven Spielberg tarafından 2002'de filme alınmıştır.
Dick'in yazdığı bilim-kurgu romanlarını türünün diğer örneklerinden ayıran en önemli özellik, gelecekte gerçekten olması muhtemel olaylarla birlikte toplumsal değişimleri genellikle "çalışan sınıf" çerçevesinde ele almasıdır. Dick toplumsal konuların yanı sıra siyasi ve metafizik konuları da ele almış, romanlarında tekelci şirketler ve otoriter hükümetler bolca yer bulmuştur. Özellikle erken dönem romanları, "gerçeklik" kavramının sorgulanması üzerine kuruludur.
Önemli yapıtları
Önemli romanları arasında: Martian Time-Slip (1964, Mars'ta Zaman Kayması), The Penultimate Truth (1964, Sondan Bir Önceki Hakikat), The Three Stigmata of Palmer Eldritch (1965, Palmer Eldritch'in Üç Bilmecesi) ve Ubik (1969) sayılabilir. The Man in the High Castle (1963, Hugo Ödülü sahibi) (Yüksek Şatodaki Adam) romanı birçok eleştirmen tarafından Dick'in başyapıtı olarak gösterilmiştir.
Dick, adı geçen romanlarıyla Amerikan Ulusal Kütüphanesi'nde yer almaya hak kazanan ilk ve tek bilim kurgu yazarı olmuştur
--reklam--
Philip K. Dick Kitapları - Eserleri
- Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi?
- Yüksek Şatodaki Adam
- Şizofreni ve Değişimler Kitabı
- Ubik
- Gökteki Göz
- Vulcan'ın Çekici
- Çığrından Çıkmış Zaman
- Alfa Ayının Kabileleri
- Toplu Öyküler - 1. Cilt
- Elektrikli Düşler
- Karanlığı Taramak
- Albemuth Özgür Radyosu
- Mars'ta Zaman Kayması
- Kozmik Kuklalar
- Galaktik Çömlek Tamircisi
- Android ve İnsan
- Uzay Piyangosu
- Sondan Bir Önceki Gerçek
- "Aksın Gözyaşlarım" Dedi Polis
- Yaratılan Dünya
- Ölüm Labirenti
- Sizi İnşa Edebiliriz
- Kader Ajanları
- Simulakra
- Uzaydaki Çatlak
- Gelecek Seneyi Bekle
- Titanlı Oyuncular
- Bir Palavracının İtirafları
- Dr. Gelecek
- Timothy Archer
- Palmer Eldrictch'in 3 Stigmatası
- Dr. Kan Bedeli
- Kozmoloji ve Kozmogoni
- Valis
- Yetenekliler Dünyası
- Uzayda Suikast Uzay serisi 1
- Tefsir
- Alay Eden Adam
- Sokaktan Gelen Sesler
- Hesaplaşma
- Azınlık Raporu
- Suikastçı
- Mary ve Koca Dünya
- Kutsal İstila
- Adjustment Team
- Öteki Tutkular
- I Hope I Shall Arrive Soon
- Do Androids Dream of Electric Sheep ?
- Bir Bilimkurgu Yazarının Kısa ve Mutlu Yaşamı
- Ubik
- Second Variety
- Beyond Lies The Wub
--reklam--
Philip K. Dick Alıntıları - Sözleri
- Diğerlerini terk etmesinin gerekçesini ölçüp biçti. Hepsinden önemlisi de Mali’yi terk etmesinin. Sevdiği kadını. Çömlek berbattı. (Galaktik Çömlek Tamircisi)
- Bazı olaylar bildiriliyordu. 2203 yılının Mayıs ayı başlarında, haber makineleri İsveç üzerinde beyaz kargaların uçtuğu olayını heyecanla yayınlıyordu. (Uzayda Suikast Uzay serisi 1)
- Eskiden hastalar kalıplaşmış iki sınıfa ayrılırdı: toplumda iş göremeyecek, arabasını yıkayıp cilalayamayacak, elektrik faturalarını ödeyemeyecek ve bir martini içtikten sonra güzel bir sohbeti sürdüremeyecek kadar hasta yani deli oldukları için hastanede tutulması zorunlu olanlar... ve herkesin ayakkabılarının bağını çözmek, evlerinin ya da iş yerlerinin önünden üçtekerli bisikletle geçen çocukları saymak zorunluluğu hissetmek gibi basit “isterik” şikayetler ya da “gerçeklik durumu” ile uyumlu olarak anksiyete haline indirgenen “nevrotik” rahatsızlıklar, özellikle de insansız bir uzay aracının Pazar sabahı tam da söz konusu rahatsız kişi mangalında kızarttığı hamburger köfteleriyle uğraşırken Atlantik okyanusu yerine bahçenin tam ortasına düşeceğine dair ruhsal açıdan sağlıksız, mantıksız korkular yüzünden psikiyatrik yardıma başvuracak kadar akıllı olanları kapsayan nevrotikler. (Şizofreni ve Değişimler Kitabı)
- Libera me, Domine! (Ubik)
- Sinir buhranı yaşayan insanlar çoğunlukla bu yaşadıklarını açıklamak amacıyla bir yığın araştırma yaparlar. Tabii bu araştırmalar bir yere varmaz. (Valis)
- Olan şey her ne olursa olsun, ölçüsüz bir kötülükten ibaret. Madem öyle, mücadele etmek niye? Seçmek niye? Tüm alternatifler aynıysa… (Yüksek Şatodaki Adam)
- İnsan zihni olağandışı inatçıydı ve çok yavaş değişiyordu. (Uzaydaki Çatlak)
- Sabit fikirleri sorun değil çözüm olduğu için onu düşünerek defetmek mümkün değildi, sonunda başlı başına daha büyük bir sorun halini alsa da. (Timothy Archer)
- Ruh hastalarıyla uğraşırsan sen de onlardan biri olur, ruh hastası olur çıkarsın. (Simulakra)
- Savaş olmadan eğitim ya da zekâya sahip olmayan işe yaramaz, yetersiz insan kitlesi kontrolsüzce yayılıp büyür. Savaş onların sayısını azaltmaya yarıyordu. (Toplu Öyküler - 1. Cilt)
- Tanrım, bir kitap okudular diye durmadan konuşuyorlar. (Yüksek Şatodaki Adam)
- "Bizi huzursuz ve tatminsiz yapan vahşi bir içgüdü değil. Size ne olduğunu söyleyeyim; bizi böyle yapan insanoğlunun en yüce amacı. Büyüme ve ilerleme ihtiyacı... yeni şeyler bulma... yayılma. Yayılma, başka deneyimlere, başka yerlere ulaşma ihtiyacı. Anlama ve sürekli değişeceği biçimde yaşama ihtiyacı. Rutini ve tekrarı bir kenara itmek, anlamsız tekdüzelikten kendini kurtarmak ve ileriye atılmak. Sürekli hareket halinde olma ihtiyacı..." (Uzay Piyangosu)
- Jones boğuk bir sesle, “Benim için,” dedi, “bu an geçmişin ta kendisi. Şimdi, burada, bu binada, üçünüzle oturuyorum, oysa bu benim için bir sene önce olup bitti. Benim durumum geleceği görmekten ziyade bir ayağımın geçmişte sıkışıp kalmasına daha çok benziyor. Ayağımı çekip kurtaramıyorum. Rötarlı yaşıyorum; sonsuza kadar hayatımın bir senesini tekrar tekrar yaşayacağım.” Omuz silkti. “Tekrar ve tekrar. Yaptığım, söylediğim, duyduğum, tecrübe ettiğim her şeyi ikinci bir kez yaşamak zorundayım.” Sesini yükseltmişti; sesi tiz, acı dolu ve umutsuzdu. “Aynı hayatı iki kez yaşıyorum.” Cussick yavaşça, “Bir başka deyişle,” dedi, “senin için gelecek değişmez. Geleceği bilmen onu değiştirmemi mümkün kılmıyor.” Jones buz gibi bir kahkaha attı. “Değiştirmek mi? Gelecek tamamen sabit. Bu duvardan daha sabit, daha kalıcı.” Elini öfkeyle arkasındaki duvara vurdu. “Sizce bu yetenek beni özgür mü kılıyor? Hadi, kandırmayın kendinizi... Gelecek hakkında ne kadar az şey bilirseniz, kendinizi o kadar iyi hissedersiniz. Güzel bir yanılsama içinde yaşıyorsunuz; özgür bir iradeniz var sanıyorsunuz.” “Ama bu senin için geçerli değil.” Jones acıyla “Hayır,” dedi. “Bir sene önce yorgun argın attığım adımları yeniden atıyorum. Bir tanesini bile değiştiremiyorum. Bu konuşmayı ezbere biliyorum. İçine tek bir yeni kelime dahi ekleyemeyeceğim gibi, mevcut tek bir kelimeyi de atamam.” (Yaratılan Dünya)
- Ruh insan için neyse, makine için de insan odur: Fonksiyonel hiyerarşi açısından bu bir ek boyuttur. İçimizden biri Tanrı gibi davrandığında (pelerinini bir yabancıya verdiğinde) makine de insan gibi davranır yani programlanmış döngüsünü bir karara bağlı olarak ertelemek için duraklar. (Android ve İnsan)
- Geçmiş görünmeyendir, dibe batırılandır, hala oradadır, bir sonrakinin üzerinde izini bırakmak için her an yüzeye çıkabilme kapasitesine sahiptir maalesef- ve sıradan bir deneyimin aksine- gözden kaybolmuştur. (Ubik)
- Sana, ödeyemeyeceğin kadar pahalıya mal olacağım. (Alfa Ayının Kabileleri)
- Belmont Bevatronu’nun proton ışın saptırıcısı 1959 yılı Ekim ayının ikinci günü öğleden sonra saat dörtte yaratıcılarına ihanet etti. Bunu izleyen olaylar göz açıp kapayıncaya dek olup bitti. Artık yeterince saptırılmayan –ve dolayısıyla denetim dışı kalan– altı milyon volt gücündeki ışın demeti salonun tavanına doğru yükselirken, halka biçimindeki dev mıknatısa tepeden bakan bir gözlem platformunu da kül ediverdi. O sırada taraçada sekiz kişi bulunmaktaydı: bir grup meraklı gezgin ve mihmandarları. Taraça ayaklarının altından yitince bu sekiz kişi Bevatron salonunun zeminine düştü ve manyetik alan boşaltılıp katı radyasyon kısmen nötralize edilinceye dek şoka girmiş durumda ve yaralı, öylece yattılar. Sekiz kişiden dördünün hastaneye kaldırılması gerekti. Yanıkları daha hafif olan iki kişi süresiz gözleme alındı. Kalan iki kişi ise muayene ve ilk tedavileri yapıldıktan sonra salıverildi. Olay San Fransisco ve Oakland’daki yerel gazetelerde yer aldı. Kurbanların avukatları dava açma hazırlıklarına girişti. Bevatron’la ilgisi bulunan kimi görevliler Wilcox-Jones Saptırıcısı ve girişken yaratıcıları ile birlikte ıskartaya alındı. Bir grup işçi fiziksel hasarı onarmaya başladı. Olay topu topu birkaç saniye sürmüştü. Hatalı sapma saat 4.00’te başlamış ve olağanüstü yüklü proton ışın demeti mıknatısın yuvarlak iç salonundan yayılırken sekiz kişi saat 4.02’de altmış ayak yükseklikten içine düşmüştü, ilk düşerek zemine çarpan, mihmandarlık yapan genç bir zenciydi. Son düşen ise yakınlardaki güdümlü füze fabrikasından gelen genç bir teknisyen olmuştu. Genç teknisyen platforma giderlerken arkadaşlarından ayrılmış, hole geri dönmüş ve sigara için ceplerini karıştırmaya başlamıştı. Eğer eşini yakalayabilmek için ileri atılmış olmasaydı belki de diğerleriyle birlikte aşağı sürüklenmeyecekti. Beyninde kalan açık seçik son anısı da bu olmuştu: Sigaralarının elinden düşüşü ve Marsha’nın çırpınarak kayıp giden ceket yenini yakalayabilmek için boşa atılışı… (Gökteki Göz)
- “Fakat bir kimseye müjde veren haber diğer bir kimsenin kaderi oluyordu... (Uzayda Suikast Uzay serisi 1)
- .... ve can sıkıntısı kötüdür, çünkü tam olarak gayret sarf etmiyorsun demektir; tembellik ediyorsun... (Dr. Kan Bedeli)
- Güdünün kendisi en büyük ahlak sorunudur, eyleme geçirilmiş günah sadece şeytansı arzuların açığa çıkmış halidir. Doğru ve yanlış, bir adamın yaptıklarıyla değil hissettikleriyle bağlantılıdır. (Gökteki Göz)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin