Albertine Kayıp - Marcel Proust Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap

Albertine Kayıp kimin eseri? Albertine Kayıp kitabının yazarı kimdir? Albertine Kayıp konusu ve anafikri nedir? Albertine Kayıp kitabı ne anlatıyor? Albertine Kayıp PDF indirme linki var mı? Albertine Kayıp kitabının yazarı Marcel Proust kimdir? İşte Albertine Kayıp kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi

Yazar: Marcel Proust

Çevirmen: Roza Hakmen

Orijinal Adı: Albertine Disparue - A la recherche du temps perdu #6

Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları

İSBN: 9789750803000

Sayfa Sayısı: 282

Albertine Kayıp Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Marcel Proust'un dev yapıtının altıncı cildi Albertine Kayıp, tam da Mahpus'un bittiği yerden başlıyor: "Mademoiselle Albertine gitti!" Hizmetçi Françoise'ın bu ünleminin yankısı, romanı genişleyen halkalarla kuşatıyor: Andree'yle yüzleşme, birbirini izleyen telgraflar, Boulogne Ormanı'ndaki sarışın, birbirini yankılayan Combray ve Venedik... Geltinin ardından, bir gondol gezintisinde ağır ağır açılan yeni ufuklar.

Albertine Kayıp Alıntıları - Sözleri

  • Bir saniyede dünyanın çevresinde en fazla sayıda dönüşü tamamlanan şey ışık değil, acıdır.
  • "Mutluluğumuz sadece kaygımızın bitişine bağlıdır."
  • ''Bir acı, sonuna kadar yaşamadıkça geçmez.''
  • … çoğu kez, aşık olduğumuzu anlamamız, hatta belki aşık olmamız için, ayrılık gününün gelip çatması gerekir.
  • “Birinin gelip insanın servetini çalmasını anlayabilirim. Ama önce onu dostu olduğuna ikna etmesi, hayal edilemeyecek bir namussuzluk, bir sapıklık!”
  • Hayatımız boyunca yalan söyleriz, hatta özellikle, belki de sadece, bizi sevenlere yalan söyleriz. Sadece bizi seven kişiler yüzünden zevklerimizin üzerine titrer, onların bize saygı duymasını isteriz.
  • Hiçbirimiz, tek bir in­san değilizdir, hepimiz, ahlaki değerleri farklı, çok sayıda insan barındırırız içimizde;
  • Bir başka insanla ilişkilerimizde en önemli hata kaynakları, iyi kalpli olmak veya o insanı sevmektir.
  • Kendimi hayatta yolunu kaybetmiş biri olarak gö­rüyordum; sanki uçsuz bucaksız bir sahilde tek başımaydım ve hangi yöne gidersem gideyim, ona asla rastlayamayacaktım.
  • Tıpkı bazı mutluluklar gibi bazı felaketler de fazlasıyla gecikirler ve bir süre önce gelseler içimizde ulaşacakları boyuta ulaşamazlar.
  • …arzular ne kadar yoğunsa, o kadar şiddetli birer işkenceye dönüşüyor,
  • Bazı filozoflara göre dış dünya yoktur, hayatımızı kendi içimizde geliştiririz.

Albertine Kayıp İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Marcel Proust'un Kayıp Zamanın İzinde serisinin sonuna bir adım daha yaklaştık ve bir adımımız kaldı... Serinin 6. kitabı olan Albertine Kayıp ile Proust, hayatımızda yeri olan birinin, bir anda kaybolmasıyla duyguların nasıl değişeceğini anlatıyor... Albertine'ye olan hislerinin analizini yapıyor sürekli... Onu görmediği zamanlarda neler yaptığını, kimlerin yanında olduğunu araştırıyor... Bunları kendi hatıralarıyla karşılaştırıyor ve her âni en ince ayrıntısına kadar inceliyor... Birinin varlığında hissedilmeyen alışkanlığın, yokluğunda yarattığı boşluğun etkisindeki Marcel'i tanıyoruz... Ve yine eksik olmayan sosyete mensuplarını ziyaret ediyoruz ... Tabii kitabı edebiyatın güzelliğinin arşına çıkaran cümleleriyle... Zekasının çekiciliği cümlelerce hissettiriyor kendini... Yakalanan Zaman ile serinin sonuna geldik... Ya da serinin başına mı dönüyoruz diyeyim... Bizde de bir boşluk oluşacak gibi görünüyor... (Emet Denizci)

'Izdırap insan psikolojine psikoloji biliminden daha fazla nüfuz eder' ile ilk cümlesinde beni iyiki esir alan nadir kitaplardan. İnsan psikolojisi, iç dünyasını dışa vururken anlattıkları hep biraz eksik kalır. Kişi içinde bazı şeyleri kendine saklar. Bu kitabı okuduğumda düşündüğüm tek şey buydu. Ya içinde hala sakladığı bir şeyler varsa? O zaman yaşadıkları ne kadar da yoğundu... Herkesin içinden geçen küçük de olsa bir şey bulabileceği, saklanan duyguların bile dürüstçe ifade edilebildiğini düşündüğüm nadir kitaplardan. (Donukkısaot)

Albertine Kayıp PDF indirme linki var mı?

Marcel Proust - Albertine Kayıp kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Albertine Kayıp PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Marcel Proust Kimdir?

Fransız modern edebiyatının temsilcilerinden Marcel Proust, 10 Temmuz 1871'de, Paris yakınlarındaki Auteuil'de doğdu. Babası varlıklı bir profesör olan Adrien Proust ile annesi Jaenne Weil tarafından Paris'te büyütülen Marcel Proust, 10 yaşına geldiğinde bir astım krizi geçirdi ve bundan sonraki yaşamında hastalıkların pençesinden kurtulamadı. Hastalığına rağmen okulunu başarılı bir öğrenci olarak tamamladı ve askeri hizmetinden sonra Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne girdi. Bir yandan üniversiteye devam eden Proust bir yandan da Sorbonne'da felsefeci Henri Bergson'un derslerine katılıyordu. Ailesinin maddi varlığı nedeniyle rahat yaşamı garanti altına alındığından, mesleki bir eğitime gerek duymayan Marcel Proust, tüm zamanını küçüklükten beri ilgi duyduğu yazarlığa ayırmaya karar verdi. Düzyazıları ve makaleleri 1892 yılından itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmaya başladı.

1895'ten itibaren Eğitim Bakanlığı'nda çalışmaya başlayan Marcel Proust, Bakanlık'ta kaldığı beş yıl içinde Hazlar ve Günler adlı öykü kitabını yazdı. Gerek eleştirmenler gerekse okur tarafından pek başarılı bulunmayan bu eser bir anlamda yazarın bundan sonra ele alacağı konuların açıklanması açısından önem taşıyordu: Yabancılık çekilen bir dünyadaki yalnızlık ile kendi kimliğinin arayışı içindeyken aşk, hastalık ve zamanın etkileri.

Proust, ilk kitabının ardından sekiz yıl boyunca bir kitap üzerinde çalıştı. Kitabı tamamlamasına çok az bir zaman kala uğradığı hayal kırıklığı nedeniyle sekiz yıllık uğraşının ürünü kitabını yırttı ancak onu atamadı. 1952'de Jean Santeuil adı altında yayınlanan bu kitap yazarın başyapıtı olarak değerlendirilen Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde/Kayıp Zaman İzinde adlı romanın bir tür hazırlık çalışması olarak değerlendirildi. Jean Santeuil'in odak noktasının anlatıcının subjektif öyküsü oluşturmuştur. Yazar bu eseriyle geçmiş olaylarla ilgili duyguların içinde bulunulan anda yaşanılanlardan daha kuvvetli olduklarını kanıtlamak istiyordu. Düşüncelerini vurgulamak için her şeyin tekrarlandığı bir anlatım biçimi uyguladı. İlk anlatılanda olayların gerçekten olup bittiği zamanı diğerinde ise akılda kalanları anlatıyordu.

1903 yılında babasını kaybeden ve annesiyle birlikte yaşayan Marcel Proust'un yaşamındaki en önemli olaylardan biri 1905'te annesi Jaenne Weil'i kaybetmesidir. O tarihte 34 yaşına giren eşcinsel yazar için annesi hayatının en önemli kadınıydı. Geçirdiği sinir buhranlarından ve gördüğü tedavilerin ardından Proust, deneme yazılarında önemli edebiyatçıları ve felsefecileri inceledi. Bunların başında çalışmalarını Fransızca'ya çevirdiği John Ruskin ve eleştirilerinin hedefi olan Charleb Augustin Sainte-Beuve geliyordu. Aynı dönemde üzerinde çalıştığı Bergson'un bilgi kuramı, Proust'un anlatım tekniğini düzeltmesindeki en önemli etkendir. 1908'de kaleme almaya başladığı ancak 11 yıl sonra yayınlanan Taklitler ve Seçmeler adlı yapıtı başyapıtı için ön çalışma oldu.

1908'den sonra tamamen inzivaya çekilerek hiç ara vermeksizin yedi bölüme ayırdığı Geçmiş Zaman Peşinde adlı dizi romanı üzerinde çalıştı. Bu roman 1927'ye kadar 15 cilt ve yedi bölüme ayrılmış olarak yayınlandı. 1913 Swannların Semtinde çıktıktan sonra onu izleyen diğer bölümler; Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde, Guermanteslerin Semtinde, Sodom ve Gomorra, Mahpus Kadın, Kaybolan Albertine, Yeniden Kazanılan Zaman yayınlandı.

Otobiyografik bir havanın estiği bu roman dizisinde birbirine paralel iki düzlem bulunmaktadır. Proust'un yaşantısından alınan tek tek epizotlar, burjuvazinin tam bir tablosu ve en ince ayrıntılara kadar araştırıp anlattığı aristokrasinin çöküşü olarak yoğunlaşır. Proust bunu yaparken şimdiki zamana ve geçmişe ait bilinç içindekileri çağrışımlı olarak birleştirmek amacıyla olayları kronolojik bir sıraya koymadı. Geçmiş zaman anımsama yoluyla ve birinci şahıs olarak öyküyü anlatan kişinin içsel birliğine uyan kayboluşu zaman yeniden kazanılmaktadır. Sürekli geriye bakışlarla yaşam daimi bir dolaşım halindedir. Roman dizisinin sonunda şair yani Proust, kendi yaşantısını anlatan romanı yeniden yazmaya karar verir. Yazar anlattığı düşünceleri doğrudan doğruya yansıtabilmek için edebi teknik olarak iç monoloğu kullanmıştır. Benliğin zaman içindeki psikolojik değişimi ile güncel ve eski olayları bir bütün haline getirerek insanın ruhsal yaşantısını işleyen Marcel Proust, 18 Kasım 1922'de, Paris'te yaşamanı yitirdi.

Eserleri

Roman: Swannların Semtinde (Du cote de chez Swann, 1913), Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde/Geçmiş Zaman İzinde (A la recherche du temps perdu,1918), Guermanteslerin Semtinde (Le cote du Guermantes, 1920), Sodom ve Gomorra (Sodome et Gomorrhe, 1921), Mahpus Kadın (La prisonniere, 1923), Kaybolan Albertine (Albertine disparue, 1925), Yeniden Kazanılan Zaman (Le temps retrouve, 1927), Taklitler ve Seçmeler (Pastiches et melanges, 1919)

Öykü: Hazlar ve Günler (Les plaisirs et les jours, 1896)

Marcel Proust Kitapları - Eserleri

  • Hazlar ve Günler
  • Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde
  • Okuma Üzerine
  • Kayıp Zamanın İzinde
  • Swann'ların Tarafı
  • Guermantes Tarafı
  • Sodom ve Gomorra
  • Mahpus
  • Albertine Kayıp
  • Yakalanan Zaman
  • Sainte-Beuve'e Karşı
  • Swann'ın Bir Aşkı - I
  • Edebiyat ve Sanat Yazıları
  • Swann'ın Bir Aşkı
  • Üst Kat Komşusuna Mektuplar
  • Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde - I
  • Swann'ın Bir Aşkı - II
  • Aşk Karşılıklı İşkencedir
  • Kayıp Zamanın Etrafında
  • Kibarlar Âlemi - Kayıp Zamanın İzinde
  • Lemoine Vakası
  • Prenses'e Mektuplar
  • Swann'ların Tarafı - Combray
  • Kalan Son Güzel Kağıdım
  • Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde - II
  • Swann'ların Tarafı - Memleket İsimleri: İsim
  • Kıskançlık
  • Swann'ların Semtinden 2. Cilt
  • Vikont’un Ölümü

Marcel Proust Alıntıları - Sözleri

  • ".. hangi aşkın yarası Öldürdü sizi terk edildiğiniz o sahillerde!” ______ (Hazlar ve Günler)
  • Hayatta önemli olan, neyin sevildiği değil, sevmektir. (Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde - I)
  • Kuşlar gelene dek ağaç, panjurları kapalı, boş, ölü bir ev gibidir. (Kayıp Zamanın Etrafında)
  • "Ya acı çekmekten ya da sevmekten vazgeçmeliydim." (Kıskançlık)
  • “Saçma sapan izler peşinde değerli zamanlar yitirirken hiç farkına varmadan gerçeği ıskalarız.” (Kıskançlık)
  • Bizler, başkaları için konuşup kendimiz için susarız. Ayrıca sessizlik, konuşmanın aksine kusurlarımızın ve yapmacıklığımızın izlerini taşımaz. (Okuma Üzerine)
  • Kıskançlık, bir türlü kovulamayan, türlü türlü biçimlerde hortlayan bir iblistir. (Kıskançlık)
  • Ne yazık ki onları kendi içimde aramak zorundaydım, çünkü insanları değiştiren zaman, onların içimizde sakladığımız suretlerini değiştirmez. _____ (Yakalanan Zaman)
  • İnsanın birini kendine âşık edebilmek için ne içtenlik göstermesine hatta ne de yalanı iyi kıvırabilmesine ihtiyaç var. Burada aşk derken karşılıklı bir işkenceden bahsediyorum. (Kıskançlık)
  • Başkalarının ne düşündüğünden bana ne? Duygulara ilişkin konularda başkalarıyla ilgilenmek bence çok abes. İnsan kendisi için hisseder, elâlem için değil. (Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde)
  • .. Araba beni, tek gerçek olduğuna inandığım, beni gerçekten mutlu edebilecek şeyden uzağa sürüklüyordu; hayatım gibi. _____ (Kibarlar Âlemi - Kayıp Zamanın İzinde)
  • (...) çünkü aşkla ölüm birbirine benzer; her ikisi de bizi gerçekliğini kavrayamamaktan korktuğumuz kişiliğin sırrını daha derinlemesine sorgulamaya iter. (Swann'ın Bir Aşkı - II)
  • Bütün iyi kitapları okumak, bu kitapların yazarı olmuş geçmiş yüzyılların en değerli insanlarıyla konuşmak gibidir. (Okuma Üzerine)
  • Hor görülseler bile fikirlerin,sokuldukları zihinlerde hemen ölmediklerini,etkilerini orada sürdürdüklerini biliyorum… (Prenses'e Mektuplar)
  • "Mutluluğumuz sadece kaygımızın bitişine bağlıdır." (Albertine Kayıp)
  • "Allah hikmeti dilediğine verir." Bakara 269 (Üst Kat Komşusuna Mektuplar)
  • Kitaplarımızda genel olarak bahsettiğimiz şeyler bizde ilhamı neyin tetiklediğini gösterir, çok geçmeden zihnimize bütün gücüyle hakim olan şeyi görürüz. (Edebiyat ve Sanat Yazıları)
  • Tıpkı bazı mutluluklar gibi bazı felaketler de fazlasıyla gecikirler ve bir süre önce gelseler içimizde ulaşacakları boyuta ulaşamazlar. (Albertine Kayıp)
  • "Soluk aynalar ve sönmüş alevler" en değerli lütuf; ve kuşkusuz hâlâ o aleve boyun eğerek (bu defa Baudelaire'den değil Hugo'dan bir alıntı: "O (kadın) yarı canlıydı, ben yarı ölü") (Prenses'e Mektuplar)
  • “Çoğunlukla nefret ederiz kendimize benzeyenden, kendi kusurlarımızı dışarıdan görmek bizi çileden çıkarır.” (Kıskançlık)