Kitap Künyesi

Yazar: Simone Weil

Çevirmen: Orkun Elmacıgil

Yayın Evi: Ketebe Yayınları

İSBN: 9789752482807

Sayfa Sayısı: 56

--reklam--

Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Zamanımızın en büyük ruhu”

- Albert Camus

“Bir azizin sahip olduğu türden deha sahibi bir kadın”

- T.S.Eliot

Dünya üstünde, çeşitli kılıklar içerisinde gördüğümüz kötülük, Allah'dan uzak oluşumuzun bir işaretidir. Lakin mesafenin kendisi aşktır ve aşka aşık olunmalıdır. Kötülüğe aşık olamayız ama Allah işte bu kötülükler arasından geçilerek sevilir.

--reklam--

Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler Alıntıları - Sözleri

  • Tanrı, şu an aramızda, şimdinin içinde onu kuşatarak yer almasaydı, bizi kurtaracak başka hiçbir şeyde bulunmayacaktı.
  • Dünya üstünde, çeşitli kılıklar içerisinde gördüğümüz kötülük, Tanrı'dan uzak oluşumuzun bir işaretidir. Lakin mesafenin kendisi aşktır ve aşka âşık olunmalıdır. Kötülüğe âşık olamayız ama Tanrı, işte bu kötülükler arasından geçilerek sevilir. Bir çocuk, değerli bir vazoyu kırdığında, annesi bu vakadan hoşnut olmaz. Gelgelelim bir zaman sonra, çocuk uzaklara gittiğinde yahut öldüğünde, anne bu vakayı şefkat ile anımsar. Zira bu anıya artık çocuğunun varlığı sinmiştir. İşte bu sebeple, iyi ve kötü olan tüm şeylerin arasında, ayrım gözetmeksizin Tanrı’yı sevmeliyiz. Yalnızca iyilik etrafında bir aşk kurarsak sevdiğimiz şey Tanrı’nın kendisi olmaz, adına Tanrı dediğimiz bir dünyeviliği sevmiş oluruz.
  • "Hiçbir orman böylesine yapraklara ve çiçeklere sa­hip, bu güzellikte bir ağacı taşıyamaz."
  • Tanrı’yı sevenler tarafından sevilmeyi hak eder.
  • Ve fakat gelecekte, günlerden bir gün mutmain olacağımıza iman ederiz, işte bu inanç kendi kendimize söylediğimiz bir yalandır.

--reklam--

Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Hristiyan inancında bir derviş: Kafa karıştıran bir kitap. Her ne kadar kısa ömründe çok şey yaşamış olsa da Simone Weil, yaşının ötesinde bir sesle vaaz ediyor. Ama ses, kendi sesi mi yoksa ödünç alınmış bir ses mi emin olamadım. Metnin çok fazla tekrara düşmesi de ayrı bir sorun. İlahi aşk konusunda bizdeki tasavvuf öğretilerine benzer şeyler söylüyor ancak hep içime sinmeyen bir şeyler oldu. Kendi ifadesiyle "...ruhumuzda Tanrının hazinesinin geçeceği yalnız iki delik vardır; bunlar mutsuzluk ve güzelliktir." Mutsuzluğa verdiği aşırı önem Hristiyan inancından kaynaklanıyor. Hz. İsa'nun mutsuz olduğu savına dayanarak Tanrıya ulaşmada olmazsa olmaz bir unsur olarak görüyor. İslami bakış açısıyla bakıldığında bu gibi ifadelerin fazla duygusal yorumlar olduklarını görebiliyorsunuz. Kitapta altını çizdiğim birkaç cümle: 1. "Bir yıldızın uzaklardaki parıltısı, denizdeki dalgaların çıkardığı ses, tan ağarırken ortaya çıkan sessizlik kaç kez insanların dikkatini çeker? Dünyadaki güzelliklere kayıtsız kalmak da belki mutsuzluğa giden yolda bir günahın ve suçun başlangıcı olarak görülmeli." Kendi adıma cümleye "duygularımı" kelimesini de ekleyerek: 2. " ...düşüncelerimi yaşayacakları başka bir barınağa yollayabilmenin adıdır dostluk." Simone Weil kimmiş, tanışıp dost olalım diyenlere tavsiye edilebilir. (Elif Çevik)

Yine bu ay okuduğum bir felsefe-düşünce kitabı. Yazarımız Katolik inancına bağlıdır. Eserde Tanrıya bağlılık, ilahı aşk ile ilgili bahsedilenler bizim inancımıza yakın olduğu için isminin böyle çevrilmesini daha uygun görüldüğü yazıyor önsözde. Kitabın içeriğinde de bunu görüyoruz.      Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm kitap ile aynı ismi taşıyan Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler, ikinci bölüm Joe Basquet'ye Mektup, üçüncü bölüm ise Allah Aşkı ve Mutsuzluk.      50 sayfalık bir kitap,çabuk okunabilir gibi görünüyor ama dili biraz ağır olduğu için tek seferde bitiremedim.Ana fikri etkileyici bir dille aktaran eserdi.    İyi okumalar.. (Beyza)

Çok düzensiz olmuş bu düşünceler.: Nereden başlayacağım bilemiyorum. Lakin ilk defa bir kitaba verdiğim paraya yazık oldu dedim. 50 sayfalık bir içerik için 13 tl etiket fiyatı abartı değil Faiş ötesidir.( He birde ne dinen ne de ahlaken uygun olmayan şekilde 10 Tl üzerini kapatarak yeni etiket vurmuşlar 13tl diye. Sen önceden mal ettiğin bir ürüne niye zam atıyorsun ? Mal kar dengen zaten 10 tl. Yeni fiyatlara göre zam dinen de uygun değil. Mal aynı mal. Stokçuluğa benziyor bu olay. Yeni basarsın ona 13 tl yazarsın sıkıntı yok lakin eski basım kitaba bunu yapmak uygun değil!) İçerik olarakta 3 bölüme ayrılmış bir kitabımsı deneme diyebilirim. Çünkü kitap demeye dilim varmıyor. Eksikleri var. Konu bütünlüğü yerine konudan konuya hızlıca geçiş ve anlamsız metaforlar ve ağır bir dili var. Çok daha iyi metaforlarla konular toparlanabilirdi. (Ey oğul- imam gazali okuyun ) Bu arada Kitabın kapağına Allah yazmak tabii ki bir satış politikasından başka bir şey değil. Çünkü içerik Hristiyan ve Tanrı olarak adlandırılıyor. Çoğu zaman bizim kafamıza uygun cümleler kurması hoşumuza gitse de İncil'in yanlış tasvirleri üzerine yoğunlaşması can sıkıyor. İlk bölüm yine idare ederken. ikinci ve özellikle üçüncü bölüm can sıkıyor. NEden mi mutsuz olamazsın kafasında cümleler var. Arkadaşım Mutsuz olamazsan zaten asıl mutluluğu keşfetmen mümkün değil. Evet, mutsuzluk ve umutsuzluğa kapılmamak gerek Rabbimizin olduğu yerde. lakin her daim mutlu olunacak diye bir şey asla söz konusu olamaz bu dünya için :) 10Yıl üst üste kupayı kazanan bir takımla , 10 yıldır dişini tırnağına takıp sürekli kendini geliştiren ve kaybeden 10 yılın sonunda şampiyonluğu kazanan bir takım arasındaki mutluluk farkının düşünün en basitinden. İlk bölümde bir kaç katıldığım nokta ( insanın nefsi duygular için kendi benliğini ve mutluluğunu öldürmesi, Asıl aşkın Allah'a olması gerektiği vb konusunda) dışında kitap vasattı. Hele bu fiyatına göre çok çok vasat 50 sayfa 13 tl etiket fiyatı =?? Ketebe yayınların burada amacı para kazanmak insanlara bir şey vermek değil. Kapak resmi bile siyah beyaz, içerikte ekstra hiç bir şey yok neyse... (Levent Günaydın)

--reklam--

Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Simone Weil - Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Simone Weil Kimdir?

Hayatı

Weil, 1909'da ataları Musevi olmakla birlikte kendisini ve büyük erkek kardeşini agnostik olarak büyüten bir ailenin çocuğu olarak Paris'te dünyaya geldi. Hayatı boyunca başağrıları ve sinizütten dolayı acı çekti.

Weil'in oniki yaşında Antik Yunanca öğrenerek ileri düzeyde kitapları okuyabilmesi ileride sergileyecek yeteneklerinin bir ön habercisiydi. École Normale Supérieure'deki sınıfının ikincisi olmuştu.

1919'da on yaşındayken Bolşevik olduğunu ilan etti. Gençliğinde işçi hareketine katıldı. Politik yazılar kaleme aldı, gösterilerde yürüdü ve işçi haklarını savundu.

1931'de öğretmenlik diplomasını alarak Le Puy adlı kız okulunda felsefe öğretmeni oldu. Öğretmenliğinin yanı sıra tüm eleştirilere rağmen marksizme inanan bir kişi olarak işsiz ve grevdeki işçiler arasına girerek yerel politik eylemlere katıldı. Sonraları Marksist görüşlerinden vazgeçmesine rağmen demokratik ve kapitalist toplumlara ilişkin görüşlerini yazmaya devam etti. Weil kapitalizm ve sosyalizmin sınırları hakkında kötümser bir görüşe sahipti. 1934'de sıradışı metotları sebebiyle öğretmenliği bırakmaya zorlandı ve Paris fabrikasında çalışmaya başladı. Kötü sağlığı ve eksik fiziksel gücü sebebiyle fabrikada fazla çalışamadı.

1936'da öğretmenliğe geri dönmüş ancak artık tüm şevkini kaybetmişti. Aynı yıl İspanya'ya gider ve İspanya İç Savaşı'nda anarşist cepheye katılır. Silah kullanmaz ancak cephe gerisinde çalışır. Kaynar suyla yaralanır ve Fransa'ya geri döner.

Savaşdan sonra Weil ilgisini dine yöneltir. Tanrı ve onun kendi yaşamı ile ilgili iradesi hakkında daha fazla şey keşfetmenin peşine düşmüştür. İlk mistik deneyimini Solesmes Manastırında keşişlerin söyledikleri ilahileri dinlerken yaşar. Bu deneyiminden sonra hayatının geri kalanını Tanrı'nın kendi yaşamıyla ilgili iradesini keşfetmeye ve deneyimlerinin entelektüel sonuçlarını ifade etmeye adamıştır.

Weil'e 1943'de tüberküloz teşhisi konmuştur. Doktorları tarafından dinlenmesi ve iyi bir diyet programı takip etmesi istendi ancak o, politik eylemlere katılmaya, ülkesindeki direniş sebebiyle duyduğu üzüntüyle yiyeceğini ülkesindeki insanlarının yiyeceği oranında kısıtlar ve çoğu kez çok az yiyecekle yetinir. Paraya önem vermeyişi özel bir tedavi kabul etmesine izin vermez. Sağlığı gittikçe kötüleştiğinden İngiltere'de Ashford'da bir senatoryum'da yatmak zorunda kalır.

Kimilerince 20.yüzyılın en ilginç filozoflarından kabul edilen Simone Weil, 1943 yılının Ağustos ayında 34 yaşındayken kalp yetmezliğinden dünyaya gözlerini kapar. Ölüm raporunda şu ifadeler yer alır; "Merhume zihin dengesini yitirerek yemek yemeği reddedip kendini öldürdü."

Çoğu eseri ölümünden sonra yayınlanmıştır.

--reklam--

Simone Weil Kitapları - Eserleri

  • Yerçekimi ve Tanrı'nın Lütfu
  • Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler
  • Kişi ve Kutsal
  • Yerçekimi ve İnayet
  • Felsefe Dersleri
  • The Notebooks of Simone Weil
  • The Need for Roots
  • Some Thoughts on the Epic
  • Destan Üzerine Bazı Düşünceler
  • Tanrı’yı Beklerken
  • Kökler
  • Waiting for God
  • Baskı ve Özgürlük
  • Tanrı Sevgisinin Örtük Biçimleri

--reklam--

Simone Weil Alıntıları - Sözleri

  • Madde, fabrikadan değeri artarak; işçi ise değeri düşük çıkar. (Kökler)
  • ''Benim işim kendimi düşünmek değil, benim işim Tanrı’yı düşünmek ve beni düşünmek de Tanrı'nın işi.'' (Tanrı’yı Beklerken)
  • . Kendine yönelik şefkat, gerçek alçakgönüllülüktür. ... (The Notebooks of Simone Weil)
  • Bağlanma yanılsamalar üretir ve her kim gerçeği istiyorsa bunlardan kopmak zorundadır. (Yerçekimi ve İnayet)
  • Bir iktidar ne kadar kalıcı olursa o kadar zalimleşir. (Felsefe Dersleri)
  • . İyilik arzusunun her zaman yerine getirildiğine inanmak , bu inançtır ve kimde varsa ateist değildir. ... (The Notebooks of Simone Weil)
  • Dünyanın gerçekliği bizim tarafımızdan, bağlılığımızla oluşmuştur. Bu, ben'in bizim tarafımızdan şeylere aktarılan gerçekliğidir. Bu hiçbir şekilde dışsal gerçek değildir. Bu dışsal gerçeklik ancak tam bir kopuşla algılanabilir. Yalnızca bir iplik bile kalsa, hâlâ bağlantı var demektir. (Yerçekimi ve Tanrı'nın Lütfu)
  • I only read what I am hungry for at the moment when I have an appetite for it, and then I do not read, I eat. (Waiting for God)
  • Hareketsiz kalmalı ve arzuladığımız ve yaklaşamadığımız şeyle birleşmeliyiz. Tanrı'yla da böyle birleşilir:ona yaklaşılmaz. Mesafe güzelliğin ruhudur... (Yerçekimi ve İnayet)
  • “(...) kimseye hesap verebilirliği olmayan, egemen bir hükümdar tarafından yönetilen her toplum, hasta bir kişinin ellerindedir.” (Kökler)
  • Köklenmek, belki de insan ruhunun en önemli ve en az bilinen ihtiyacıdır. (The Need for Roots)
  • Bir devletin vatandaşlarından gizlediği kötü planları olacağına düşmanlarının bildiği iyi planları olsun. (Felsefe Dersleri)
  • Takdir-i ilahinin ebedi tasarrufuyla, adalet ve hakikatin ruhu bir insana hükmettiğinde bu kişinin yaptığı her şey güzellikle bezenir. Güzellik bu dünyanın en yüce sırrıdır. (Kişi ve Kutsal)
  • Tanrı hakkında yalnızca bir şey bilebiliriz:O, bizim olmadığımız şeydir... (Yerçekimi ve İnayet)
  • "Erdem, kişinin kendi hatalarının farkındalığıdır." (Felsefe Dersleri)
  • İnsanlarla değil, doğa ile doğrudan yüzleşmek tek disiplindir. Başkasının iradesine bağımlı olmak bir köle olmaktır ve bu tüm insanların kaderi. (The Notebooks of Simone Weil)
  • Just punishment, like just almsgiving, enshrines the real presence of God and constitutes something in the nature of a sacrament. That also is made quite clear in the Gospel. It is expressed by the words: "He that is without sin among you let him first cast a stone." Christ alone is without sin. (Waiting for God)
  • . İyilik arzusunun her zaman yerine getirildiğine inanmak bu inançtır ve kimde varsa ateist değildir. ... (The Notebooks of Simone Weil)
  • Doğal yetilerle kavranan her şey varsayımsaldır. Yalnızca doğaüstü sevgi bir şey ortaya çıkarır. Bu şekilde biz de ortak yaratıcılarız.Kendimizi yaratmayı feshederek dünyanın yaratılışına katılıyoruz.... (Yerçekimi ve İnayet)
  • Dünya üstünde, çeşitli kılıklar içerisinde gördüğümüz kötülük, Tanrı'dan uzak oluşumuzun bir işaretidir. Lakin mesafenin kendisi aşktır ve aşka âşık olunmalıdır. Kötülüğe âşık olamayız ama Tanrı, işte bu kötülükler arasından geçilerek sevilir. Bir çocuk, değerli bir vazoyu kırdığında, annesi bu vakadan hoşnut olmaz. Gelgelelim bir zaman sonra, çocuk uzaklara gittiğinde yahut öldüğünde, anne bu vakayı şefkat ile anımsar. Zira bu anıya artık çocuğunun varlığı sinmiştir. İşte bu sebeple, iyi ve kötü olan tüm şeylerin arasında, ayrım gözetmeksizin Tanrı’yı sevmeliyiz. Yalnızca iyilik etrafında bir aşk kurarsak sevdiğimiz şey Tanrı’nın kendisi olmaz, adına Tanrı dediğimiz bir dünyeviliği sevmiş oluruz. (Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler)