Kitap Künyesi
Yazar: Hekimoğlu İsmail
Yayın Evi: Timaş Yayınları
İSBN: 9789752639621
Sayfa Sayısı: 224
Allah’a Yaklaştıran Ameller Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Her işini hikmetle gören Rabbimizin, bu dünyayı insanın her türlü ihtiyacı için hazırlayıp onu belirli bir süre burada ikamet etmesi için gönderirken de “elbette” bir muradı var. Allah’ın muradı ile bizim bu dünyada bulunuşumuza yüklediğimiz mana örtüştüğü nispette kulluk tavrı takınıyoruz.
Kimisi, bu dünyaya müzisyen olmak için gönderildiğini düşünür; hatta “yine gelecek olsam yine müzisyen olurum,” diyerek devam ettirmek ister dünya ile bağını. Kimisi, “Ben bu dünyaya iyi bir anne olmak için gönderildim” der, ömrünü çocuklarına adayarak bir varlık tanımı yapar kendine. Kimisi işine, başarıya aşıktır. Dünya ile başarılara doymamak üzere bir bağ kurar. Daha iyi, daha başarılı, daha gözde olmak için çabalar durur ömrü boyunca. Kiminin dünyası paradır. Parası varsa kendini güçlü ve sarsılmaz hisseder; onu elde etmeye, elde ettikten sonra kaybetmemeye adar hayatını.
Peki gerçekten “hakiki maksat” bunlar mıdır?
Elbette müziğe kabiliyet verilmişse müzisyen oluruz. Evlat emanet edildiyse elimizden geldiğince emanete iyi bakmaya çalışırız. İhtiyaçlarımızı temin etmek için elbette çalışmaya ve para kazanmaya ihtiyaç duyarız. Yaptığımız işi en güzel şekilde yapmak için gayret ederiz. Buraya kadar sorun yok… Esas sorun evladımızla, işimizle, paramızla, başarılarımızla kısacası “dünya”yla kurduğumuz ilişki tarzında saklıdır.
“Niyet, mahiyet-i eşyayı tağyir eder” der Bediüzzaman. Eşyanın mahiyeti değişir niyetlerimizle. Oruç tutmaya niyet ederiz mesela; gün boyu yaşadığımız beyhude açlık, susuzluk değil, bizi Allah’a yaklaştıran amele dönüşür. Yaptığımız hataları fark edip özür dilemeye niyet ettiğimizde, hata hata olmaktan çıkar da bizi Allah’a yaklaştıran salih bir amele dönüşür; tövbe salih ameldir çünkü. Çocuğumuzun bakımı için cânı gönülden yaptığımız hizmetler, “Ben şimdi ona bakıyorum o da ben yaşlandığım zaman bana bakacak” sığlığından çıkıp şimdi Allah’ın emanetine vazifem olduğu için severek bakıyorum” düşüncesiyle bizi Allah’a yaklaştıran salih amellere dönüşür.
Rabbimizle nasıl ilişki kurabileceğimizi ise, tüm alemle ilişkisini Rabbine götüren bir vesile olarak kurabilen Efendimiz’den(sav) öğreniyoruz. Ancak o zaman ibadet, yalnızca “namaz, oruç, zekât, hac” olmaktan ve sadece ömrün belli zamanlarında yapılan bir fiil olmaktan öte, hayatımızı her an kuşatan ve Yaratıcımızla kurduğumuz muhabbetli bir ilişkiye dönüşüyor.
Oturarak su içişim, sağ yanıma dönerek uykuya dalışım; çiçeğimle, kuşumla, köpeğimle kurduğum ilişki, sıradan bir hareket olmanın ötesinde Peygambere ittiba etme niyetiyle yaptığımda, beni her an Allah’ın huzurunda olmaya götüren bilinçli bir ibadet tavrına dönüşüyor. Bu bakışla Hz. Peygamberin(sav), “ayakkabınızın bağı bile kopsa Allah’tan isteyin” hadisi hakikatiyle çok daha iyi anlaşılabiliyor.
Hakikat eksenli bu yolculuğu “Ubudiyet” olarak tanımlıyor Hekimoğlu İsmail, Allah’a Yaklaştıran Ameller’de.
“Bir insan namaz kılıyor, bu ibadet-i cüz’iyedir. Eğer namazda okuduğu ayetleri hayatına uygularsa külli ibadet olur.”
“Gözü yaratan her şeyi görür. Öyleyse bizim her yaptığımız işi Allah görüyor. Allah’tan utanıp haramlardan kaçarsak hareketlerimizin bütünü ibadet olur.”
“İbadet, dünyadan tamamen elini eteğini çekmek değildir. Mesela bazı arkadaşlara, “Füzeyi yaparız, gölgesinde namaz kılarız” demiştim. Dediler ki; “Bu ne demektir?” Dedim ki; “Fizik ve kimyadaki kanunların, denklemlerin ve formüllerin bütününü yaratan Allah’tır. Fizik, kimya, coğrafya, astronomi gibi pek çok ilim Allah’ın varlığını anlatır.”
Ve özetliyor Allah’a yaklaştıran amelleri;
“İslamiyet hayatımızın her ânında, her karesinde vardır; tuvaletten cami âdâbına, evlilikten çocuk terbiyesine kadar. İslamiyet hayatımızın ruhu ve esasıdır.”
Allah’a Yaklaştıran Ameller, “henüz yaşarken” hayat içinde Allah’la sımsıkı bir abd-mabud ilişkisine sokuyor okurlarını; ta ki her halimiz Allah’a yaklaştıran bir amele dönüşsün…
Nereye baksak O’dan haber getiren, neyi görsek O’nu hatırlatan bir âlem var ediliyor; farkında mıyız?
Allah’a Yaklaştıran Ameller Alıntıları - Sözleri
- Peygamber Efendimiz'in duası şöyledir: "Allah'ım, beni göz açıp kapayıncaya kadar bir an bile olsa nefsimle başbaşa bırakma..."
- Herkes alamadığı şeyin fakiri oluyor. Huzursuzluk artıyor.
- Necip Fazıl diyor ki, Şu geçeni durdursam çekip eteğinden Soruversem, haberin var mı öleceğinden?
- Bize gayret yakışır, merhamet Allah'ındır.
- Peygamber Efendimiz'in duası şöyledir: "Allah'ım, beni göz açıp kapayıncaya kadar bir an bile olsa nefsimle başbaşa bırakma..."
- Risale-i Nur'da da bulunulmuş ki ; "Hayatın zevkini ve lezzetini isterseniz; hayatınızı iman ile hayatlandırınız ve feraizle zinetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz."
- Halbuki günahı küçük görmek kalbin manen ölmesine , ruhun sönmesine yol açar ..Öyle ise başkalarına değil günahlarımıza ,kötü huylarımıza düşmanlık etmeliyiz .Onlara düşman olup onlardan kurtulmanın çaresini aramalıyız .Her günah insanı maddeten ve manen çürütür ."Evet , günah kalbe işleyip siyahlandıra siyahlandıra , tâ nûru imanı çıkarıncaya kadar katılaştırıyor .Her bir günah içinde küfre giden bir yol var. O günah , istifar ile çabuk imha edilmezse , kurt değil belki küçük bir manevi yılan olarak kalbi ısırıyor ..
- Gözümüzü , haram şeylere bakmakta değil, kitap okumak , ilim öğrenmek , kainattaki harika sanatlara bakıp tefekküre vesile kılmakta kullanırsak İslam'ın ahlakına uydurmuş oluruz..
- " Şu geçeni durdursam çekip de eteğinden Soruversem , haberin var mı öleceğinden ?"
- İnsan , kainatın en nazlı meyvesidir .
Allah’a Yaklaştıran Ameller İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"Şuurlu Müslüman, dünya işini ibadete çevirendir. Her hareketine ibadetin mührünü basandır. İslamiyeti öğrenen ve yaşayandır..." Kitap beş bölümden oluşuyor ve her bölüm çeşitli başlıklar altında ele alınıyor. Sohbet eder gibi yazmış Hekimoğlu İsmail. Dili anlaşılır. Genel anlamda bilgi verir nitelikte ama tecrübe ve gözlemlerine de yer vermiş. Tüm yazılanlara evet doğru veya evet böyle olmalı demekle birlikte ruhuma istediğim dozda dokunamadı. Uslüp son derece samimi ama sanırım ben tam olarak aradığımı bulamadım. Dikkatimi çeken bir bölüm vardı ; "Hacerü'l-Esved' i öpmek için birbirlerini itip kakıyorlar," diyor ve ekliyor "Hacerü'l-Esved' i öpmek sünnetse, Müslümana zarar vermemek farzdır." Umrede tam mana veremediğim bir savaştı o. Bu oluşturulmuş bir kültür müdür yoksa insanlar gerçekten o esnada aşkla hareket edip gözleri başka bir şey görmez hale mi gelir? O hengamenin içinde bulunmuş biri olarak acıdır ama ilk dediğimin doğru olduğunu düşünüyorum sanırım. (Kevser Aydemir)
Kitabın Yazarı Hekimoğlu İsmail Kimdir?
Hekimoğlu İsmail (d. 1932, Erzincan) astsubay (emekli), yazar, gazeteci, köşe yazarı. Asıl adı Ömer Okçu olup , yazılarında kullandığı "Hekimoğlu İsmail" müstearı dedesinin adıdır. 1932'de Erzincan'da doğup burada ilk ve orta öğrenimini bitirdikten sonra 1952'de Zırhlı Birlikler Okulundan mezun olmuştur. Daha sonra astsubay olarak göreve başladığı Türk Silahlı Kuvvetlerinden 1972'de emekli olmuştur. 2009 itibari ile 80 baskıyı geçen, bir dönem yasaklanıp daha sonra serbest bırakılan Minyeli Abdullah romanını 1967'te yazmış ve bu eser ile tanınmıştır. Gazeteciliğe haftalık İttihad gazetesi ile başlayıp 5 yıl Yeni Asya Gazetesinde köşe yazarlığı yapan ve 1975'te Sur Dergisini çıkaran Okçu, Türdav'ın ve Timaş'ın kurucuları arasındadır. Birçok dergi ve gazetede yazılar yazan Hekimoğlu'nun 40'tan fazla eseri olup yurt içi ve yurt dışında yüzlerce konferans vermiştir. Kendisine Harran Üniversitesi tarafından "Edebiyat Doktoru" ünvanı verilmiştir.rnrnYazıları sebebiyle 1950'den itibaren çeşitli zamanlarda hakkında davalar açılmış, gözaltına alınmış, birkaç kere DGM'ye çıkarılmış, 163. maddeden yargılanmış, 1992'de de Zamandaki "Demek ki öyle..." başlıklı yazısı sebebi ile TCK'nın 159. maddesini ihlal ettiği gerekçesi ile 1 sene mahkumiyet cezası alıp 72 gün hapis yatmıştır. Şubat 2002'de felç geçirmesi sonucu sol bacağını ve sol elini kullanmakta zorluk çekmektedir. Askerlik hayatında başladığı kep giyme alışkanlığını bırakmayarak çoğunlukla kepiyle görüntülenen Hekimoğlu, 1988'de başladığı Zaman Gazetesindeki köşe yazarlığını halen sürdürmektedir.
Hekimoğlu İsmail Kitapları - Eserleri
- Minyeli Abdullah
- Bir Deliyle Evlendim
- Derdimi Seviyorum
- Sibel
- Firavunun Öldüremediği Musa'dır
- Maznun
- Menan Cinleri
- Cumhuriyet Çocuğu
- İyiliğin Kaynağı
- Ölüm Yokluk Mudur?
- İyi Günde Kötü Günde Evlilik
- Bir Millet Uyanıyor
- Genç Arkadaşıma Mektuplar
- Düşünceler
- Allah Kullarıyla Nasıl Konuşur?
- Kalbin Ayağıyla Yürümek
- Neye Nasıl İnanırım
- Müslüman ve Para
- Tefekkür
- Yokuş
- Yüzyıllık Müjde
- Yapraklar
- İnsan Bu
- Sonsuza Yürüyüş
- Akıl ve Gerçek
- Allah’a Yaklaştıran Ameller
- Derdimi Seviyorum 2
- Hayata Düşülen Dipnotlar
- Mecnun Gezenin Leyla'sı
- Güneşi Arayan Adam
- Zamanın Efendisi
- Mum
- His ve Fikir
- İslâm Tarihi
- Derdimi Seviyorum 3
- İlimler Ve Yorumlar İlimlere Bir Başka Bakış
- Vecizeler
- 100 Soruda Bediüzzaman Said Nursi
- Müslüman Darbeci Olamaz
- Gökyüzü ve Ötesi
- Bitkilerin Renkli Dünyası
- Derdimi Seviyorum 4
- Rabbimin 99 İsmi
- Maznun
- Hayvanların Renkli Dünyası
- Su Altına Yolculuk
- Vücudumuz ve Biz
- Hizmet ve Şahsiyet
- Tabiat ve Teknoloji
- Yeryüzündeki Güzellikler
- Yeraltına Yolculuk
- Bir Işık Görüyorum
- Canım Allah’ım
- Kitaplara İman
- Bediüzzaman Said Nursi
- Mevsimler ve Dünyamız
- Derdimi Seviyorum 5
- Mukaddes Çile
- Canlılar ve Yetenekleri
- Mehmet Akif'e Göre Dün Bugün Yarın
- Nurdan Tacım Güzel Ahlakım
- Allah´a İman
- Ölüler Diriliyor
- İktisat Bilinci
- Kardeşim Ne Zaman Büyüyecek?
- Şükürler Olsun Allah’ım
- Kalbim Küçük Sevgim Büyük
- Biricik Allahım - Lailaheillallah
- Kadere İman
- Ahiret Gününe İman
- Peygamberlere İman
- Meleklere İman
- Davet
- Rüya ve Tabirleri
- Tefekkür ve Edebiyat
- Maddi Hastalıklara Manevi Reçete
- Tanrıların Arabaları Ne Demek?
- Dinozorlar Gerçekten Var Mıydı?
- Yücelerden Yüce Allah’ım
- Çığ
- Müslüman ve Para
- Canlılarda Harika Cihazlar
- Hücreden İnsana
- Rusya'daki Müslümanlar Komünistlerin Esaretine Nasıl Düştü?
- Suriye Bu Hale Nasıl Düştü?
- Kuşların Okulu Nerede?
- İnsan Bu
- Büyükler Her Şeyi Bilir mi?
- Karıncayı İncitmemek Ne Demek
Hekimoğlu İsmail Alıntıları - Sözleri
- "İnsanlığı basitten mürekkebe doğru giden standart bir merdivene benzettiğinden olacak ki, eski kalıntılardaki üstün sanat eserlerini ancak uzaylıların yapabileceğine delil gösterip en çok bu yolda tezini savunmaktır." (Tanrıların Arabaları Ne Demek?)
- hangi ilaç,ölüme çare olabilir? (Rabbimin 99 İsmi)
- Cemiyetin çöplük haline gelmesinden korkma, fikir tohumlarını ek, çöplükte gül de biter. (İnsan Bu)
- Peygamberimizle yaşıttır, asıl adı Amr'dır zengin ve bilgeli bir kimseydi amma hakla bâtılı karıştırdığından ona cehâletin babası mânâsına gelen Ebû Cehil dediler. (İslâm Tarihi)
- "Menfaati köle olma yerine Allah'a kul olmak ve kulluğu da itaat manasında ele almak... Müslüman Allah'ın askeridir. En büyük savaş müminin iç dünyasında başlar. Mümin, imanın atına biner, ibadet kılıcı ile günah ordularını mağlup eder." (Müslüman Darbeci Olamaz)
- Tabiat yaratıcı değil yaratıktır. Hiçbir şey kendi kendini yaratamaz. Yaratan sadece ve sadece Allah'tır. (Ölüm Yokluk Mudur?)
- "Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: Müftüler sana fetva verseler de sen kalbine danış." (Allah Kullarıyla Nasıl Konuşur?)
- " Çocuk,kalkmasını öğrenmek için düşer....?! " (Sonsuza Yürüyüş)
- Dünya 'döne döne başım döndü! Ben artık dönmiyecem' diyemez. Güneş 'yeter artık her gün doğmaktan bıktım, artık doğmayacağım.'diyemez. Ağaç' her sene kilolarca meyvemi yediniz. bu yıl size meyve yok. ' diyemez. (Rabbimin 99 İsmi)
- "Görülen kitaplar, gazeteler ve mecmualar fikrin laboratuvarını kurmak içindir." (Tanrıların Arabaları Ne Demek?)
- Her evde bir mutfak olduğu gibi bir kütüphane de olmalıdır. İnsanlar midelerine hizmet ettikleri kadar kafa ve kalplerine de hizmet ederlerse şüphesiz güzel günler gelecektir. (Genç Arkadaşıma Mektuplar)
- “Peygamber öldü” diyenlere Enes bin Nadr cevap veriyordu : “Peygamber öldüyse Allah Bâkidir, Allah için savaşacağız !” (İslâm Tarihi)
- Zalimi cehennemde görmek, mazluma mükafattır. (Yokuş)
- Damla damla yağdı ilim üzerimizden, Kimimiz gül olduk, kimimiz diken. (Mecnun Gezenin Leyla'sı)
- "Kanun çıktı; medreseler, türbeler, tarikatlar kapanacak; artık şeyh, mürit yok." (Cumhuriyet Çocuğu)
- Ebû Zerr : - Ya Resûlullah, beni vâli tâyin eder misin? Resûlüllah : -Ey Ebû Zerr, sen zayıf adamsın, kıyâmet gününde vâliler hüsrana düşecek, pişman olacaklar. Ancak vazifesini hakkıyla yapan kendini kurtarır. {Müslim} (İslâm Tarihi)
- Güzel yaşanmış hayat, en güzel romandan daha güzeldir, vesselam. (Genç Arkadaşıma Mektuplar)
- "Uslu dur ey derdim, daha sakin ol artık, Akşamı istiyordun, iniyor işte akşam, Siyah örtülere sardı şehri karanlık, Kimine huzur getirecek, kimine gam." -Baudelaire (Sibel)
- Bin sene evvelki köpeğin torunu bugün taksilerce, salonlarda yer bulup, kemik yerine et yese bile, yine köpekten başka bir şey değildir. (Yokuş)
- Gül fidanının dibine gübre döktüm ve su döktüm. O da yaprak yaprak, çiçek çiçek hayata gözlerini açtı. Bir gübreye baktım, birde güle... Gübrenin pisliğine, gülün temizliğine... Gübrenin pis kokusuna, gülün mis kokusuna... (Rabbimin 99 İsmi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin