Kitap Künyesi
Yazar: Yaşar Kemal
Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları
İSBN: 9789750807343
Sayfa Sayısı: 223
Allahın Askerleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yaşar Kemal İstanbul'un çeşitli semtlerinde çocuklar arasında dolaşarak onların hikayelerini anlatır. Küçük yaştaki bu çocuklar, sokaklarda yatıp kalkıyor olmalarına, kimsesizliklerine, hor görülmelerine, açlığa rağmen hala hayatta, hala insan kalmışlardır. Allahın Askerleriyle yapılan röportaj zengin bir dille hüzünlü bir hikayeye dönüşür.
Allahın Askerleri Alıntıları - Sözleri
- Dünyayı öğretecekleri, insanı öğretecekleri yerde dünyayı ve insanı ezberletiyorlar.
- Bütün çocuklar olgun adamlardan daha olgun, daha insanca konuşurlar.
- İnsanlar bir düşük yanının farkına varmayagörsünler.
- “İnsanoğlu arkadaşlığın kıymetini bilmiş olsaydı, insanoğlu böyle eşek olur da birbirini yer miydi, her şeyin üstündedir arkadaşlık.”
- Zor oldu yaşam zor bu sıralar. Çooooook zor.
- Bu düzensiz toplum sömürüyor her şeyi kırıp geçiriyor. Örneğin bir tane balık tutuyorsa bin tane balığı öldürüyor. Küçücük bir toprak parçası için koskoca ormanı yakmaktan çekinmiyor.
- “Şu insan yüzü andan ana, koşuldan koşula ne de çabuk değişiyor.”
- "Bir evi olması bir insanın çok iyidir. Bir evi olması sırtını dayayacak bir çınarı olması demektir bir insanın."
- "İnsanlar bir düşük yanının farkına varmayagörsünler."
- “İnsanoğlu, insanoğlu, kendi kendine zulmeden insanoğlu.”
- İnsan her şeye, her gize hayınlık edebilir de, kendine özü gibi, yüreği gibi güvenmiş adama hayınlık edemez.
- Doyan insan hiç hırsızlık yapar mı, belkim de yapar ama onlara benim aklım ermez. Karnı doyup da hırsızlık yapmazlar. O hırsızlık yapanlar var ya, onlar zengin oğullarıdır, aç kalmadan hırsızlık yapanlar. Onların ahlakı bozulmuş.
- Şu insan yüzü andan ana, koşuldan koşula ne de çabuk değişiyor.
- “İnsandan her şey beklenir, iyilik de kötülük de, değil mi?”
- bu dünya çıkar dünyası. Ben para kazanıp da eve getirince önce anam beni öptü, sonra babam, sonra da ablam var ya, o her gün beni küçümseyen ablam var ya, o ablam işte beni öptü.
Allahın Askerleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sokak çocukları… Korktuğumuz, görmezden geldiğimiz, unuttuğumuz çocuklar. Zilolar, Oğuzlar, Kadirler, Kayalar, Metinler, Sabolarr….. Bir anda büyümüş, çocuk olamamış çocuklar. Üstelik kimsesiz değiller, annesi, babası ya da kardeşleri var ama evleri yok. Ya o evlerde istenmemişler ya da kendileri o evlerde kalamamış. Direk altlarında, sur diplerinde yatan, açıklıkla, soğukla boğuşan, yaşama tutunmaya çalışan Allah’ın askerleri çocuklar.. Kurgu değil hepsi gerçek. Ve onları gören bir adam. Yaşar Kemal… Sokak çocuklarının arasına girip, onlarla zaman geçirmiş, yemeğini paylaşmış, gece gündüz demeden onlarla konuşmuş,dertleşmiş . Abi olmuş, arkadaş olmuş onlara. Sorunlarını, hayallerini, hikayelerini dinlemiş. Neden sokaktalar anlamaya çalışmış. Onların kelimeleriyle, onların cümleleriyle anlatmış bize gerçeklerini. İnsanlara bu çocuklar varlar görün demiş. İçiniz acısın, sarsılın ve farkına varın demiş. Okuyun, okutun… (Nesrin)
Çok ilgi çekici isimli kitap. Allah'ın Askerleri diye görünce dini kitap mı yazmış Yaşar Kemal diye şaşırmıştım. En az ismi kadar konusu da ilgi çekici. Sokak çocuklarıyla yaptığı röportajları derlemiş Yaşar Kemal bu kitabında. Çocuklarla sohbeti, beraber geçirdikleri vakitten kesitler var. Allah'ın Askerleri; sokakta yaşayan kimsesiz ya da ailesi tarafından dışlanmış ya da evinden kaçmış çocuklar. İtilip kakılmış, dövülmüş, istismara, tecavüze, haksızlığa uğramış, üzerlerinden menfaat elde edilmiş çocukları, Allah'tan başka kimselerinin olmadığını bilen çocukları anlatıyor. Sekiz bölüm, sekiz çocuğun hikayesini anlatıyor. Kitap çocukların röportajlarından aktarma olduğu için, çocukların kullandığı kelimelerle, kurduğu cümlelerle yazılmış. Kimi başladığı cümleyi bitirememiş, diğeri hayal alemine öyle dalmış ki başta söylediği cümleden uzaklaşıp sonda bambaşka şeyler konuşmuş. Genel olarak dağınık ve kopuk. Anlaması bir parça zor ama okuması kesinlikle çok daha zor. Sirkeci, Beyoğlu, Florya'da kuş avlayan, hırsızlık yapan, Şehzadebaşı Çocuk Şube'sine alınmış herkesin ötelediği, yanlarından çekinerek geçtiğimiz çocukların hayat hikayeleriyle sarsıyor bizi Yaşar Kemal. Biri diğerinden daha acıklı ya da etkileyici değil. Sekiz çocuk da hayatta kendilerine yer edinebilme, o gün karınlarını doyurabilme derdinde. Kitabı okurken birçok kere ve bitirdikten sonra sayısız kere düzene lanet edip, sokakta karşılaştığımız çocuklara artık biraz daha farklı bakıp, elimizden hiçbir şeyin gelmiyor oluşuna üzülerek yine geçip gideceğiz yanlarından. (Ekin)
Kitabın teması sokak çocuklarının yaşantısı, gözlemcinin onlarla olan diyaloğu demek yerinde olur. Kitapta en çok, "O çocuklara dünyaları verseniz bir kere sokakta yaşamaya alışmışlarsa tekrar sokaklara dönmek için uğraş verirler." ibaresi dikkatimi çekti. Allah'in Askerleri denilmesinin sebebi yine bir sokak çocuğu hayatını anlatırken biz Allah'ın askerleriyiz demesinin üzerine olmuştur. (1DunyaKitap)
Kitabın Yazarı Yaşar Kemal Kimdir?
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır.
Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır.
Çocukluğu
Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde sadece Kürtçe köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı.
Sanat hayatı
1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi:
"Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum."
Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı.
Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi.
1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı.
Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi.
Siyaset
17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir:
"Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım."
TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir.
Temalar
« Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. »
Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.
Yaşar Kemal Kitapları - Eserleri
- Teneke
- Çakırcalı Efe
- İnce Memed 1
- İnce Memed 2
- İnce Memed 3
- İnce Memed 4
- Ağacın Çürüğü
- Ağıtlar
- Ağrıdağı Efsanesi
- Al Gözüm Seyreyle Salih
- Yılanı Öldürseler
- Çıplak Deniz Çıplak Ada
- Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana
- Karıncanın Su İçtiği
- Tanyeri Horozları
- Demirciler Çarşısı Cinayeti
- Yusufçuk Yusuf
- Allahın Askerleri
- Hüyükteki Nar Ağacı
- Zulmün Artsın
- Üç Anadolu Efsanesi
- Binboğalar Efsanesi
- Ortadirek
- Denizler Kurudu
- Kuşlar da Gitti
- Deniz Küstü
- Tek Kanatlı Bir Kuş
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca
- Yağmurcuk Kuşu
- Kale Kapısı
- Kanın Sesi
- Ölmez Otu
- Yer Demir Gök Bakır
- Gökyüzü Mavi Kaldı
- Sarı Sıcak
- Yanan Ormanlarda Elli Gün
- Nuhun Gemisi
- Peri Bacaları
- Bir Bulut Kaynıyor
- Neredesin Arkadaşım
- Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne
- Baldaki Tuz
- Bugünlerde Bahar İndi
- Yolda
- Yağmurla Gelen
- Binbir Çiçekli Bahçe
- Pis Hikaye
- Kalemler
- Ustadır Arı
- Bu Bir Çağrıdır
- Yüzler
- Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor
- Dağın Öte Yüzü
- Beyaz Pantolon
- Sarı Defterdekiler
- Don Quijote ve Roman Sanatı
- Bu Diyar Baştan Başa
- Röportaj Yazarlığında 60 Yıl
- Yeşil Kertenkele
- İnce Memed
- Taş Çatlasa
- Çukurova Yana Yana
- Teneke, Sarı Sıcak, Pis Hikaye ve Ötekiler
- Bütün Hikayeler
- Memed, mein Falke
- Van
Yaşar Kemal Alıntıları - Sözleri
- " Keşke zelzelede ölseydik de bu hallere düşmeseydik." (Nuhun Gemisi)
- İçinden her şeyi bırakıp kaçmak geldi. Yapamadı. (Beyaz Pantolon)
- Kaçamıyordu kimseden, kendini yitirip gitmişti. (Yılanı Öldürseler)
- Cehennem yerinde hiç ateş yoktur, herkes ateşini buradan götürür... (Kuşlar da Gitti)
- Ve sonra Sait Faik… Yeşil, çocuksu gözleri vardı. Onulmaz öfkesi vardı. Hikayeleri kadar da, kendi kişiliğinin tadı vardı. Küfürleri vardı. Ve İstanbul Sait Faiksiz edemezdi. (Peri Bacaları)
- "Oğlum, diyordu.Sen sen ol görünüşe aldanma. İnsanlar iki yüzlüdür..." (Teneke)
- Şu insanoğluna akıl ermez. (Ağrıdağı Efsanesi)
- Yeni yüzler, yeni dünyalar görmek onu kendine çekiyordu. Yeni yeni insanlara, yeni yeni şeyler söylemek. (Üç Anadolu Efsanesi)
- İnsana ne olursa olsun, başına ne gelirse gelsin, insan umudunu kesmemeli. Yalnız kalmış, umudunu yitirmiş insan yarı ölü bir insandır. Bana kalırsa insan yaratım gücünü hiçbir yerde yitirmemelidir. (Çıplak Deniz Çıplak Ada)
- Korku, insanın yerleşmiş, büyük duygularından bir tanesi… Bana göre, insanlar korkuyu inkar ettikçe korkuyorlar. (Ağacın Çürüğü)
- İnsan doğar, büyür ve ölür. Sınıf da doğar, büyür ve ölür. Ama büyük insanlık ölmez. Doğada da böyle bir oluşum var. Doğanın parçaları da doğar, büyür, ölürler. (Binbir Çiçekli Bahçe)
- Çöplükler, şehirlerin tıpa tıp aynasıdır. (Yolda)
- insanın katlandığına dağlar katlanmaz. (Bu Bir Çağrıdır)
- "Benim Ustam," dedi, "benim ustamda böyle yapardı.Emek varsa yemek vardır" (Yağmurla Gelen)
- “Bir insan ne kadar yürekliyse, o kadar korkaktır. Ya da bir insan ne kadar korkaksa o kadar yüreklidir. Bunun böyle olduğunu bir insan ancak seksenine gelince anlar.” (İnce Memed 2)
- "Bugünlerde öğretmenlik, doğru dürüst vicdanlı öğretmenlik bir kahramanlık değil mi, bu kadar kıyımdan, sürgünden, zulümden sonra… Ve aldıkları para ayın on beşine kadar yetmezken… Baskı, baskı, baskı… Bugünlerde öğretmenlik yapılır mı?" (Baldaki Tuz)
- Tanışmadan görüşmeden bir insan bir ıssız ada gibidir.. (Tek Kanatlı Bir Kuş)
- "Susmak sövmektir." (İnce Memed 4)
- Çok özlem çeken insanlardır çocuklar (Neredesin Arkadaşım)
- Umutsuzluk,kötülüğe karşı savasma gücünü yokeden, kıran en büyük silahtır. (Taş Çatlasa)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin