Kitap Künyesi
Yazar: Salâh Birsel
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755708812
Sayfa Sayısı: 157
--reklam--
Amerikalı Tolstoy Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Aslan denemeci”lerden Salâh Birsel, 1001 Gece Denemeleri’nin bu kitabında da yine uçsuz bucaksız söz denizlerinde pupa yelken seyrediyor, İstanbul’un sonbahar ağaçlarından Yüksekkaldırım’ın sokaklarına, gençliğin ne ince bilim olduğunu çakmış yazarlardan sezarların, çarların, sultanların hafiyelerine
varıncaya dek yedi düvelden yedi bin konu üzerine kafa yoruyor.
İnce kıyım bir deneme dersi de cabası: “Bir denemecinin işi kitaplarda, doğada ve de yaşamın içinde tık eden altını bulup çıkarmak, okurların gönlünde bir düşünce
uyandırmaktır. Bunu yaparken, üstünü başını altın tozuna bular, kalemini de yaldız çanağının içine düşürürse oh, gel keyfim gel.”
Yine kafamız karışacak ama ne gam! Ne de olsa “denemenin bir tanımı da çetrefil olmayan şeyleri çetrefil yapma sanatıdır.”
--reklam--
Amerikalı Tolstoy Alıntıları - Sözleri
- Yaşam denilen bir torba kemik
- Kadıköy’den Bostancı’ya akar ya da Taksim’den Şişli’ye ayak ayak yürürseniz dikkatli olun. Bir ağacın altında kıpırdamadan duran bir gölge varsa o, belki benim.
- Zihnimi aynı anda, birbirinden ayrı yirmi yol üzerinde koşturuyorum... Sinirlerim yorgun mu yorgun.
- Geçmiş, şimdiki zamanın içindedir.
- Gizli değildir ki, sonbahar vurgununu yiyen ağaçlar içinde en görkemlisi çınarlardır. Yerin, göğün sultanıdır onlar.
- Ağaçlar ayakta ölür.
--reklam--
Amerikalı Tolstoy İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Denemenin Babalarından Birinden...: Bu kitabı günlerce elimden bırakamadım. Neden? Çünkü kitabın her bir denemesinde Salah Birsel, yepyeni bir dünyanın yol haritasını çıkarıyor. Mizahi dilini de kullanarak altını çizdiği her bir yazar, şair, fikir merak uyandırıyor ve gidip o kişileri inceleme isteğine boğuyor insanı. Kitabın tek seferde okunup kitaplığın bir daha dönülmeyecek kitaplar bölümüne kaldırılması mümkün değil. Zaman zaman tekrar başvurularak okuma yolculuğunda rehber etkisine başvurulası bir kitap. Salah Birsel'in zaman zaman sivri zaman zaman hayranlığını ifade eden dili, en özgürlükçü yazı türü olan denemede kendini göstermekte. Genel kültürünün zenginliği ile insanı hayran bırakıyor kendisine. Yerlisinden yabancısına dek öyle engin ve objektif yargılara sahip ki okurunu etkisi altına alması kaçınılmaz. 1001 gece denemelerinin altıncısı olan bu kitaptan başlamak yanlış mıydı? Hayır ama keşke daha önce araştırıp okusaymışım diye de hayıflanmıyor değilim. Keyifli okumalar:) (Özlem)
Bir denemecinin işi kitaplarda, doğada ve de yaşamın içinde tık eden altını bulup çıkarmak, okurların gönlünde bir düşünce uyandırmaktır.” (syf 53) diyen Salâh Birsel’in her kitabından sonra zenginleşiyorum. Salâh Birsel ile Kadıköy-Bostancı arası sokaklarda gezerken japon elması, gülibrişim , mavi ladin, karadeniz ladini, mavi köknar, sedir ağacı, kurtbağrını gibi sık sık gördüğüm ama adını bilmediğim bitkileri tanıdım. Beyoğlu’nda Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde “Doğunun En Büyük Elbise Mağazası” olarak bilinen Viyanalı Mösyö Tiring’in kendi adını taşıyan mağazasından haberdar oldum. Sokak adlarının şiirselliğine dikkat kesildim.Beyoğlu’nda Tomtomkaptan, Kazeviçe, Havahoş, Kasımpaşa’da Babahindi, Emekyemez, Masrafnazırı... Üsküdar’da Kargazarife, Lamekânihüseyin Çehov ve Tolstoy dostluğunu,Cemal Süreya’nın Apollinaire sevgisini öğrendim. Paris sokakların keşkekçibaşısı Zola’nın Rougon Macquart’ların üstünden Paris’i nasıl anlattığını gördüm. İlk tiyatro yapıtları başarısızlığa uğramış, Flaubert, Turgenyev, Goncourt, Daudet, Zola’nın birer “yuhalanmış yazar” olduğunu gördüm. Anlıyacağınız, çok şey öğrendim yine Salâh Birsel’den. (Özlem Akbaş)
Siz bakmayın kitabın Amerikalı olmasına. İstanbul'dan, Kadıköy'den bir giriş yaptık ki... Ah, nasıl da özlemişim oraları. Herkesin gelip geçtiği, biraz oturup dinlendiği ya da kendine güzergah yaptığı yerde yıllarca yaşayıp oralara, gerçek güzelliğine aşık olduktan sonra oralardan ayrı kalmak ve şimdi oraları bir de mükemmel bir betimle okuyor olmak. Ah, be yar; dalıma bindi yokluğun... Sözü çok uzatmak istemiyorum. Aslında aklımda bir soru da vardı ama sonraya kaldı. Kendinize iyi bakın, keyifle okuyun.. (Sadık Kocak)
--reklam--
Amerikalı Tolstoy PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Salâh Birsel - Amerikalı Tolstoy kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Amerikalı Tolstoy PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Salâh Birsel Kimdir?
Salâh Birsel, 1919'da Balıkesir'de doğdu. İlk şiiri 1937'de Gündüz dergisinde çıktı. Günlüklerini 1950'de Beş Sanat dergisinde yayımlamaya başladı. Türk şiirinde özgün bir yer edinen Birsel daha çok aklın ve zekânın egemenliğini ön planda tutan, şairanelikten uzak, yergici şiirlere ağırlık verdi. Asıl ününü 1970'den sonra yayımladığı 1001 Gece Denemeleri ve Salâh Bey Tarihi olarak adlandırdığı dizi kitapları ve günlükleriyle elde etti. Şair ve deneme yazarı Salâh Birsel 1999'da vefat etmiştir.
--reklam--
Salâh Birsel Kitapları - Eserleri
- Dört Köşeli Üçgen
- Kurutulmuş Felsefe Bahçesi
- Boğaziçi Şıngır Mıngır
- Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu
- Paf ve Puf
- Kahveler Kitabı
- Varduman
- Nezleli Karga
- Şiir ve Cinayet
- Rüştü Onur
- Köçekçeler
- Bir Zavallı Sarı At
- Seçme Şiirler
- Şişedeki Zenci
- Amerikalı Tolstoy
- Gandhi ya da Hint Kirazının Gölgesinde
- Yaşlılık Günlüğü
- Hafiyeler Önde Gider
- Şiirin İlkeleri
- Kediler
- Yapıştırma Bıyık
- Halley Kimi Kurtarır
- Kendimle Konuşmalar
- Aynalar Günlüğü
- Yalnızlığın Fırınlanmış Kokusu
- Hacivat Günlüğü
- Asansör
- İstanbul - Paris
- Geceyarısı Mektupları
- Bay Sessizlik
- Sergüzeşt-i Nono Bey ve Elmas Boğaziçi
- Sen Beni Sev
- Günlük
- Papağanname
- Haydar Haydar
- Gece Mavisi
- Çarleston
- Yaşama Sevinci
- Sevdim Seni Ey İnsan
- Yanlış Parmak
- Goethe: Işık... Biraz Daha Işık
- Ases
- Rumba Da Rumba
- Seyirci Sahneye Çıkıyor
- Baş ve Ayak
- Beyoğlu'nda Büyülü Geceler
- Fransız Resminde İzlenimcilik
- Hacivatın Karısı
- Kuşları Örtünmek
- Nardenk
- İnce Donanma
--reklam--
Salâh Birsel Alıntıları - Sözleri
- Doğrusu, bilinçaltı denilen o zirzop bilgisayar, insana öyle oyunlar oynar ki, aklı keskinler bile işin içinden kolay kolay sıyrılamaz. (Boğaziçi Şıngır Mıngır)
- Goethe, “ okumayan insanlar, onun ne kadar çabaya, ne kadar zamana mal olduğunu bilemez. Ben okumayı öğrenmek için seksen yılımı verdim. Yine de öğrendim diyemem,” der. (Hafiyeler Önde Gider)
- Ahmet Refik, Sokullu adlı kitabında Kanuni çağında İbrahim Paşa'nın adamlarından Venedik Balyosu (elçi, temsilci) Alvario Griti'nin de Taksim'de büyük bir konağı olduğunu söyler. Balyos “Beyoğlu” adıyla anılır ki Beyoğlu adının buradan geldiği düşünülebilir. (Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu)
- Yaşasın Hürriyet! Yaşasın Vatan! (Sergüzeşt-i Nono Bey ve Elmas Boğaziçi)
- Kaçın kaçın karayelden Sıkıntıdan bulanımdan Bağlanmayın güzelliklere Mutluluğun berisinde durun (Çarleston)
- Dünyada onlardan güzel şey var mı? Kadınlara düşen şey sevilerek ve de onurlandırarak yaşamaktır. (Gece Mavisi)
- Demokrasinin hayran olunacak bir özelliği de yurttaşlara protesto hakkı tanımasıdır. (Şişedeki Zenci)
- Gülücüklerinizi çoğaltıyoruz (Köçekçeler)
- Ölümünden birkaç ay önce 15 ciltlik romanın sonuna ‘Bitti’ sözcüğünü oturttuktan sonra rahatlar ancak. O vakit hizmetçisine şöyle diyecektir: - Romanım bitti. Artık ölebilirim Celeste. (Kurutulmuş Felsefe Bahçesi)
- Şair, almadan verendir. Şairin Tanrı'ya benzetilmesi de bundan, bu almadan verme yüzündendir. (Hacivat Günlüğü)
- Çay içen limon istedi mi Hacı kendisine hakaret edilmiş sayar. (Kahveler Kitabı)
- Kötü damgası vurulan şeyleri aynen kabul etmek insanların hamurunda vardır. İnsanlar bir şeye güzel dendi mi ayaklanırlar. Kötü dendi mi ses çıkarmazlar. (Sen Beni Sev)
- ...Yağmacılık adam başı Adalet sevenler nerde Eşekleri yolda bekler Açıkgözler hazırolda Yalan üretilir yok yere Yaşa ahlaksız ahlak Herkes suçla uğraşır Suçluları soran nerde... (Seçme Şiirler)
- Uyu bir tanem uyu ... Seni şiir uyandıracaktır (Baş ve Ayak)
- Kapıyı örttükten sonra kendimi yokladım. Neşe diye bir şey kalmamıştı. (Hacivat Günlüğü)
- Bir karanlık kutudur İnsanlık bahçesi Kim kime dosttur anlaşılmaz Kim kime gölge verir (Yaşama Sevinci)
- Bir romanı elli kez okumak! Bu, birçoklarına gülünç gelebilir. Ama tekrar tekrar okumadan bir kitabın iyice anlaşılabileceği düşünülmemelidir. Jean Cocteau, bu konuda şöyle der: “Okumak başka bir iştir. Okuyorum. Okuduğumu sanıyorum. Bir kitabı yeniden okuduğum vakit de, onu daha önce okumadığımı sezinliyorum.” (Kendimle Konuşmalar)
- Bir avuç çılgınlık dönenir içimde. (Bay Sessizlik)
- ...burada 1de Anatole France’nin 1sözüne perende attıralım: — Yazı yazmadan mutlu yıllar yaşamıştım... (Yapıştırma Bıyık)
- Ne olursa olsun ikinci okumalardan alınan tad, birincisinden damıtılan tad değildir. Ondan daha başka şeyler, daha başka büyüler taşır. (Asansör)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin