Kitap Künyesi

Yazar: Neil Gaiman

Çevirmen: Murat Özbank

Orijinal Adı: Anansi Boys

Yayın Evi: İthaki Yayınları

İSBN: 9786053752981

Sayfa Sayısı: 384

--reklam--

Anansi Çocukları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Karanlık, korkutucu ve büyülü dünyalara eğlence, mizah ve samimiyetle bambaşka bir tat kazandıran Neil Gaiman, bu kez okurunu, yeryüzü üzerinde söylenegelen tüm öykülerin sahibi örümcek-tanrı Anansi'nin ve çocuklarının macerasına kulak vermeye çağırıyor.

Her şey Şişko Charlie'nin, ölen babasının aslında bir tanrı olduğunu öğrenmesiyle başlar. Bu yetmezmiş gibi Şişko Charlie, Örümcek adında gizemli bir kardeşi olduğunu da öğrenir. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır; insanlar için de, tanrılar için de...

Neil Gaiman, 1960 yılında İngiltere'de doğdu. Bugüne kadar pek çok fantazya romanı ve çizgi roman yazmıştır. Sandman serisi, Yıldız Tozu, Amerikan Tanrıları, Kıyamet Gösterisi, Yokyer ve Koralin ve Gizli Dünya yazarın öne çıkan eserlerinden başlıcalarıdır. Hugo, Nebula, Bram Stoker ve Newbery Medal gibi pek çok ödül kazanan yazar, hayranları tarafından edebiyat dünyasının 'rock yıldızı' olarak görülmektedir. (Hâlâ 1.80 boyundadır ve siyah tişörtler giymektedir.)

Neil Gaiman'ın Anansi Çocukları romanı, British Fantasy Society'nin verdiği En İyi Roman ödülüyle Locus dergisinin verdiği En İyi Fantazi Romanı ödülüne değer bulundu.

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Anansi Çocukları Alıntıları - Sözleri

  • İnsanın doğumdan ölüme kadar sürdürdüğü yaşam dışında hiçbir şey yoktu.
  • Hiçbir şey olmadı. Hiçbir şey olmamayı sürdürdü. Biraz daha hiçbir şey. Hiçbir şeyin geri dönüşü. Hiçbir şeyin oğlu. Hiçbir şey görev başında. Hiçbir şey ve Abbott ve Costello kurt adama karşı...
  • Elbette herkes anasından, babasından utanır, işin olmazsa olmazıdır bu. Ana-baba olmanın doğasında, sadece var olarak utanç vermek vardır; aynı şekilde, belli yaştaki çocuklar da doğaları gereği, ana babalan sokakta onlarla konuşmaya yeltense bile utançtan yerin dibine geçerler.
  • Çoğu şeyin başladığı gibi,bu da bir şarkıyla başlar.
  • "Her yaşama, bazen gölge düşer,"
  • Bir teoriye göre, dünyada yaşayan beş yüz gerçek insan vardır ve hepsi birbirini tanır. Bu teoriye göre, bu beşyüz kişi,bir anlamda başrol oyuncularıdır,diğer insanlarsa figüranlar. Ve bu doğrudur, ya da olduğu kadarıyla doğrudur. Gerçekteyse dünya binlerce beş yüz kişilik insan grubundan müteşekkildir ve bunların hepsi ya hep birbiriyle karşılasır ya da birbirlerinden kaçmaya çalışırken, aynı anda  Vancouver'daki alakasız bir çay evinde buluşmuş olduklarını görüp, şaşırırlar. Bu bir tesadüf değildir. Bu süreçte bir kaçınılmazlık söz konusudur. Dünya,  bireyleri ve nezaket kurallarını hiç takmadan böyle işler.
  • Şarkıların anlattıkları olaylar ve insanlar,toprağa,düşe ve yokluğa karıştıktan çok sonra bile yaşamaya devam ederler. Şarkıların gücü budur.
  • Ne de olsa önce söz vardı ve söz dediğinizin bir melodisi olurdu. Dünya bu şekilde yaratıldı, boşluk bu şekilde bölümlere ayrıldı, topraklar ve yıldızlar ve düşler ve küçük tanrılar ve hayvanlar bu şekilde dünyaya geldi.
  • Öyküler de ağlar gibidir,her bir iplik diğerine  bağlanır ve siz öyküleri takip ede ede merkeze ulaşırsınız. Çünkü merkez sondur. Her insan bir öyküdeki ipliktir.
  • "Siz gençlerin derdi bu işte," dedi. "Dünyada çok uzun zaman geçirmemiş olduğunuz için her şeyi bildiğinizi sanıyorsunuz. Oysa senin hayatın boyunca öğrenmiş olduğundan daha fazlasını unuttum ben."
  • Yeter ki sen iste herşey mümkün. Değil mi?
  • Dünya hep aynı dünya olabilir, ama duvar kağıdı değişir.
  • Literatürde tabutlar hakkında hiç anltılmayan şeylerse, ne kadar rahat olduklarıdır.

--reklam--

Anansi Çocukları İncelemesi - Şahsi Yorumlar

5/5 Stars (%94/100) This is one of the books that I am writing my thesis on, the other being American Gods by Gaiman again. I've read the book before (in Turkish) but I decided to read it to understand it. It is much better in the original language this is not even a debate. I tried to read as slowly as possible but in the last two days I think I've read more than 200 pages because 1) it was super fun and interesting 2) I am going to have to read it later anyway so there is no need for me to read it slowly anymore. Compared to American Gods, this is shorter and easier to understand. Yet, the characters are still brilliant. I have to say I like Fat Charlie more than Shadow (from American Gods) himself. There is this mysterious charisma he has just like Spider and Anansi. Since I am also a huge fan of trickster gods, this book is simply brilliant. I am glad that I chose this book for my thesis because I will never get tired of it even if I have to read it 20 times, something I will probably do while writing it. In short, the characters are written beautifully, the story is interesting, the language and tone are great, and finally if you like Gaiman's works especially American Gods, you'll love this book. (Mert Öncel)

Örümcek Tanrı’nın Evlatları: Anansi Çocukları: “Dünya hep aynı dünya olabilir, ama duvar kâğıdı değişir. Öyle değil mi? İnsanların öyküsü hala aynıdır; doğarlar, bir şeyler yaparlar ve ölürler, ama artık öykünün eskisinden farklı bir anlamı vardır.’’ – yazar/neil-gaiman Bram Stoker, Nebula, Hugo ve Locus başta olmak üzere daha birçok ödüle layık görülen bir yazar Gaiman. Çevrildiği her dilde kitapları büyük bir ilgi görüyor. İnsanın hayal gücüyle neler başarabileceğinin en büyük kanıtlarından biridir aslında bu sıra dışı adam. Anansi Çocukları, Gaiman’ın 2005’te yazdığı, tüm karakterlerinin yetişkinlerden oluştuğu, efsanevi mitolojilerde sıkça karşılaştığımız bir konu üzerine, tanrılar ve insanlara dair oldukça başarılı bir fantezi romanı. Aklınıza hemen Zeus, Poseidon, Thor gibi tanrılar gelmesin. Gaiman’ın tanrıları birçok yönden farklılık gösteriyor. Çünkü Gaiman tanrılarını kendisi yaratıyor. Bugüne kadar okuduğunuz birçok kitapta ithaf sayfası vardır ve bu artık klasikleşmiş bir durumdur. Kitabın yazarı, annesi, babası, eşi, çocuğu veya kısaca sevdiği bir insana o kitabı ithaf eder. Bu şekilde belli eder birçok yazar sevgisini. Peki hiç kendinize ithaf edilen bir kitap okumuş muydunuz? Cevabınız hayır ise buna Gaiman’ın Anansi Çocukları’nı okuyarak son verebilirsiniz. Niye diyecek olursanız, Gaiman kitabı okurlarına armağan ediyor. Kişisel fikrim bugüne dek okuduğum en güzel ithaf olduğu yönünde: “Nasıl olduğunu bilirsin. Kitabı alırsın, ithaf sayfasını açarsın, bir de bakarsın ki yazar, kitabı, yine sana değil bir başkasına ithaf etmiş. Bu kez değil ama. Çünkü henüz tanışmadık / birbirimizi uzaktan tanıyoruz / birbirimize deli oluyoruz / uzun zamandır görüşmedik / bir şekilde dostuz / hiç tanışmayacağız, ama eminim ki buna rağmen birbirimizi hep çok seveceğiz… Bu kitabı sana ithaf ediyorum. Nedenini ve sana ne dilediğimi en iyi sen bilirsin.” İşte böyle. Neil Gaiman daha ilk sayfadan okurlarına bir sürpriz yapıyor. E tabii ki size ithaf edilen bir kitabı okumanın keyfi de bir başka oluyor. Anansi Çocukları, Örümcek Tanrı Anansi’nin başrolde olduğu bir roman. Nasıl bir tanrı peki bu Anansi? Kendisi Batı Afrika ve Karayipler’in Örümcek Tanrı’sı. Dünyamızdaki görünümü kanlı canlı bir insan. Kafasında yeşil renkli fötr bir şapka ve güneş gözlükleriyle oldukça da modern. Kitapta yüzeysel olarak bahsedilen diğer tanrılar ve onların bulundukları yer ise dünyanın başlangıcındaki (son değil, başlangıç) dağlarda yer alan mağaralar. Kitap hakkında fazla bilgisi olmayan kişiler arasında bu kitabın tanrıları anlattığını düşünenler olacaktır elbette. Ama hayır efendim, isimden de anlaşılacağı üzere konumuz Örümcek Tanrı Anansi’nin çocukları: Şişko Charlie ve Örümcek. Yaşanan olayların başrolünde bu ikili var. Şişko Charlie ile kardeşi Örümcek’in komik, eğlenceli ve okuması keyifli öyküsünü anlatıyor bizlere Gaiman, o kendine has üslubuyla hem de. Bu kez mizah dozu yüksek üstelik. Buraya kadar anlattıklarım size bir örümcek ağı kıvamında yani karman çorman gelmiş olabilir. Haklısınız da. O halde başa dönüp biraz daha detaylı bilgi vermekte yarar var. Annesinin ölümünden sonra İngiltere’ye taşınan Şişko Charlie’nin sıradan hayatı ve bir de yakın bir tarihte evleneceği bir sevgilisi vardır. Fakat günün birinde hayatının alt üst olmasında başrol oynayan bir olay gerçekleşir. Şişko Charlie’nin babası ölür! Yaşanan bu trajikomik ölümden sonra -neden trajikomik dediğimi Örümcek Tanrı Anansi’nin ölüm sahnesini okuduktan sonra anlayacaksınız- hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. “Eğer harika ama utanç verici bir babam ve harika ama benden utanan çocuklarım olmasaydı, Şişko Charlie’yi yazamazdım. Yaşasın aileler.” -Neil Gaiman Şişko Charlie’nin, babasının ölüm haberini almasıyla başlayan roman, onun cenazesi için Florida’ya gitmesi, Örümcek adında bir kardeşinin olduğunu öğrenmesi ve onunla yaşadıkları üzerinden devam ediyor. Florida’ya giden Charlie’yi orada bir dolu sürpriz beklemektedir. Kelimenin tam anlamıyla dört tane “çatlak” yaşlı kadının arasında bulur kendini. İçlerinden Bayan Higgler, ona bir kardeşinin olduğunu söyler. Şişko Charlie bu duruma şaşıracak zaman dahi bulamadan Bayan Higgler tarafından bir şoka daha uğratılır: Kardeşini çağırması için bir örümceğe fısıldaması yeterlidir. Bu da yetmez. Ona babasının aslında bir tanrı olduğunu söyler. Artık bu kadarı fazladır, Şişko Charlie kadının aklını kaçırdığını düşünür. Acı gerçekler ise bir süre sonra ortaya çıkacaktır. Elbette bu yaşananların hiçbiri normal değildir. Örümcek, Charlie’nin hayatına girdiğinde Charlie birçok şey kaybeder. Önce eşini sonra işini. Üstelik Örümcek, Charlie gibi değildir. Yetenekli, yakışıklı ve sempatik biridir. Tanrı Anansi’nin tüm özellikleri Örümcek’e geçmiştir ve bu durum Charlie’yi daha da çileden çıkarır. “Şarkılar kalıcıdır. Şarkılar süreklidir. Bir şarkı doğru söylendiğinde, imparatorları maskara eder, hanedanları devirir. Şarkıların anlattıkları olaylar ve insanlar, toprağa ve düşe ve yokluğa karıştıktan çok sonra bile yaşamaya devam ederler. Şarkıların gücü budur.” -Neil Gaiman Bir ilginç detay da Şişko Charlie’nin aslında şişko olmamasıdır. Küçükken babası ona bir kez böyle hitap etmiştir ve o günden sonra bu sıfat üzerine yapışıp kalmıştır. Babasının yüzlerce kez kandırdığı Kaplan’la da mücadele etmek zorunda kalır Charlie. Ayrıca Kuş Kadın’la, Örümcek’in hayatından çekip gitmesi üzerine de bir anlaşma yapar. Ancak daha sonra öğreneceği üzere anlaşma kendisini de etkilemektedir. Örümcek’in sevgilisini kapmış olması sonucunda artık eski hayatına dönemeyecek olan Charlie, en azından Örümcek’i kurtarmak için girişimde bulunur. Hem artık Roose’u değil Örümcek sayesinde tanıştığı Daisy’i sevmeye başlamıştır Charlie. Ayrıca patronu Grahame Coats yaptığı tüm yolsuzlukları Charlie’nin üzerine yıkmıştır. Yani Charlie’nin artık döneceği bir işi de yoktur. Kısacası her şey arapsaçına dönmüştür. Buradan sonra olayların temposu artıyor ve kitap çok daha eğlenceli bir hale geliyor. “Eğer okurken korkmuyorsanız, işe yaramaz. Eğer okurken gülmüyorsanız yine işe yaramaz” diyor Gaiman ve ekliyor: Yemek pişirdiğim gibi yazıyorum. Kim bir yemeğe bir malzemeyi ekleyemeyeceğinizi söyleyebilir ki? Tarzları, ana yemeği zenginleştirecek bir baharat olarak kullanıyorum. Anansi Çocukları gerilim ve mizah ile tatlandırılmış, dedektiflerin, mitlerin olduğu bir roman. Ama aslında insanlar üzerine bir roman. Aileler ve aile ilişkileri üzerine yazıyorum. Realistik bir roman olarak anlatsam, belki yazdıklarımı kimse okumaz. Okurun daha önce hiç görmediği bir açıdan bazı şeyleri gösterdiğim için rahatça hikâyenin içine girebiliyorlar.” Gaiman’ın tarzı kısaca budur. Küçüklükten beri izlediği bir yolu vardır ve o yoldan asla şaşmaz Gaiman. İçinden geldiği şekilde yazar. Salt hayal gücüdür onun yazdıkları. Anansi Çocukları romanını 1996 yılında senaryo olarak yazmaya başlamış, üç bölümün ardından hikâyenin pek de canlı olmadığına karar verip başka romanlara yönelmiş. “Yazdığım bölümler içinde en ilginç karakter aslında Örümcek Tanrı Anansi olan Bay Charlie Nancy idi ve o da hikâyenin başında ölüyordu,” diyor Gaiman. Yıllar sonra bu projesine dönüp tekrar yazmaya koyuluyor ve biz okurlarının karşısına tanrıların ve doğaüstü olayların komik, korkunç, gerilim dolu ve romantik komedi tadındaki hikâyesini çıkarıyor. Umarız Neil Gaiman da tıpkı yazar/robert-jordan gibi tabutunun çivileri çakılana dek yazmaya devam eder. Keyifli okumalar dilerim. Öyküler de ağlar gibidir, her bir iplik diğerine bağlanır ve siz öyküleri takip ede ede merkeze ulaşırsınız. Çünkü merkez sondur. Her insan bir öyküdeki ipliktir.” -Neil Gaiman Not: Bu yazı daha önce Kayıp Rıhtım'da yayımlanmıştır: https://kayiprihtim.com/inceleme/anansi-cocuklari-orumcek-tanrinin-evlatlari/ (Bahri Doğukan Şahin)

slında bir gün de bitirilebilecek akıcılıkta olmasına rağmen çeşitli aksaklıklar nedeniyle 3 güne yayarak okumak zorunda kaldım. Yazarın bu kitaptan öce 1 öyküsünü ve Ara Dünya kitabını okumuştum.Favori yazararım arasına giremediği halde yine de okumak istediğim yazarlar arasında iken bu kitabın henüz yarısını okumuşken yazar favori yazarlarım arasında kendine eşsiz bir yer edindi. Kitaba gelecek olursam kitabın hemen hemen her sayfasını sırıtarak okudum sırıtmadığım yerlerde ise kahkaha atmakla meşguldüm.Bu kadar komik olacağını beklemiyordum açıkçası.Mr.Nancy Amerikan Tanrıları'da da yer alıyormuş o yüzden o nu da okuyacağım. (Kadir Kılıç)

--reklam--

Anansi Çocukları PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Neil Gaiman - Anansi Çocukları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Anansi Çocukları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Neil Gaiman Kimdir?

Sandman, Coralin, Stardust gibi modern fantastik kurgu edebiyatında iz bırakmış olan roman ve çizgiromanların yazarı. Fantastik kurgudan bilim kurguya, grafik romanlardan filmlere kadar geniş bir alanda ürün vermiş olan Gaiman; Hugo, Nebula, Bram Stoker gibi kurgu edebiyatının en prestijli ödüllerinin sahibidir.

Neil Gaiman, Polonyalı Musevi bir ailenin çocuğu olarak, 10 Kasım 1960 tarihinde, Portchester, Hampshire, İngiltere’de dünyaya geldi ve Fonthill, Ardingly ve Whiftgift’in de arasında bulunduğu bir dizi Church of England okulunda eğitim gördü.

Gençlik yıllarında, J.R.R. Tolkien, Edgar Allan Poe, Ursula Le Guin gibi fantastik kurgunun ve Roger Zelazny, Robert A. Heinlein gibi bilim kurgunun büyük ustalarının eserlerini takip etti. 80’li yılların başlarında gazeteci olarak çalışmaya başlayan Gaiman, bu sayede ileride kitaplarını basacaklarını umduğu basın dünyasının önemli isimleri ile tanıştı.

İlk yayınlanan kitabı, Duran Duran adlı müzik grubunun biyografisiydi. Bir yandan farklı İngiliz dergilerinde makaleleri yayınlanırken, bir yandan da British Fantasy Society’ye yazdıklarını gönderiyordu.

Kendisi gibi İngiliz olan grafik roman yazarı Alan Moore’dan etkilenek, grafik romanlar için senaryo yazmaya başladı. İlk olarak Moore’un yarım bırakmasının ardından Marvelman’i tamamlayan Gaiman, bu yapıttan sonra, Future Shock, Violent Cases, Black Orchield gibi erken dönem eserlerine imza attı.

1989 yılında, kendisine büyük ün ve servet kazandıracak olan Sandman’i çıkarttı. Dream karakterinin baş rolünde yer aldığı çizgiroman serisi, 1989-1996 yılları arasında 75 fasikül olarak piyasaya çıktı ve daha sonra yapılan eklemelerle birlikte 11 cilt olarak kitaplaştırıldı.

Sandman sonrasında farklı çizgiroman firmaları için Elric, Lady Justice, Shadow Death gibi eserleri kaleme alan Gaiman, 2009 yılında, Batman R.I.P. serisi için yazdığı “Whatever Happened to the Caped Crusader” adlı çizgiroman senaryosu ile grafik roman piyayasındaki uzun süreli sessizliğini bozdu.

Grafik romanların dışında uzun romanlar ve kısa hikayelerle düz yazı alanında önemli eserler veren yazar, Diskdünya’nın yazarı Terry Pratchett ile beraber yazdığı Good Omens ile dünya çapında üne kavuştu. 1990 yılında çıkan romanı, 1996 yılında Neverwhere, 1999 yılında, daha sonra sinemaya da uyarlanan Stardust ve 2001 yılında, en iyi eseri olarak bilinen Amerikan Tanrıları takip etti.

Amerikan Tanrıları’nın başarısı üzerine, romanda ek bir karakter olan Anansi’nin adı altında, yeni bir roman kaleme alan Gaiman, Anansi Boys adlı bu roman sayesinde New York Times Best Seller listesinde bir numaraya kadar yükseldi. Yazarın son romanı, 2008 yılında yazdığı ve çocuklara yönelik olan The Graveyard Book (Mezarlık Kitabı) oldu. Gaiman’ın Anansi Boys dışındaki kitapları Türkçe’ye çevrildi.

Amerikan Tanrıları adlı kitabının yazımı sırasında kendisine bir web blog’u açan Gaiman, eserlerinin yapım aşamasını ve hayatından kesintileri yansıttığı ve http://journal.neilgaiman.com adresinde bulunan blogunu açıldığı tarihten beri aktif tutmakta ve yazılarını haftalık olarak sürdürmekte.

Minneapolis, Minesota, A.B.D’de, Addams Family House adını verdiği bir evde yaşayan yazar, eski karısı Mary McGrath’la olan evliliğinden Michael, Holly ve Madeleine adlı üç çocuğa sahip ve 2009 başından bu yana, şarkı sözü yazarı Amanda Palmer ile uzun dönemli bir ilişkisi var.

--reklam--

Neil Gaiman Kitapları - Eserleri

  • İskandinav Mitolojisi
  • Koralin
  • Yolun Sonundaki Okyanus
  • Mezarlık Kitabı
  • Amerikan Tanrıları
  • Yokyer
  • Prelüdler & Noktürnler - Sandman 1. cilt
  • Yıldız Tozu
  • Sandman 2 - Bebek Evi
  • Odd ve Ayaz Devleri
  • Kıyamet Gösterisi
  • Sandman 3
  • Anansi Çocukları
  • Sandman 4 - Sisler Mevsimi
  • Sen Oyunu - Sandman 5
  • Ara Dünya
  • Sandman 6
  • Sandman 7 - Kısa Yaşamlar
  • Sandman 8 - Dünyaların Sonu
  • Siyah Orkide
  • Sandman 9 - Merhametliler
  • Babam Süt Peşinde
  • Vadinin Hükümdarı
  • Sandman 10 - Uyanış
  • Kırılgan Şeyler
  • Batman: Pelerinli Süvariye Ne Oldu?
  • Mezarlık Kitabı Cilt 1
  • 1602
  • Sandman 11 - Ebedi Geceler
  • Cinayet Sırları
  • Talimatlar
  • Gümüş Hayal
  • Kayıp Bayan Finch Vakasının Ardındaki Gerçekler
  • Sonsuzluk Çarkı
  • Gecenin Yaratıkları
  • Soytarı Aşık
  • Paniğe Kapılma!
  • Duvarların İçindeki Kurtlar
  • Çılgın Saç
  • Spawn: Klasik Seri Cilt 2
  • Eternals
  • Yaşamanın Ağır Bedeli
  • Babamı İki Japon Balığı ile Değiş Tokuş Ettiğim Gün
  • Çu'nun Bir Günü
  • Art Matters
  • The Books of Magic
  • A Death Gallery
  • Cinnamon
  • Çu'nun Plajdaki Bir Günü
  • Trigger Warning: Short Fictions and Disturbances
  • The Sandman Vol. 2: The Doll's House 30th Anniversary Edition
  • The Sleeper and the Spindle
  • The Sandman
  • The Absolute Sandman, Vol. 1
  • American Gods, Vol. 1: Shadows
  • The Sandman: Act II
  • The Neil Gaiman at the End of the Universe
  • The Sandman - Vol. 4
  • The Neil Gaiman Audio Collection
  • Snow Glass Apples
  • Çu'nun Okuldaki İlk Günü
  • Neil Gaiman's Troll Bridge
  • The Graveyard Book, Volume 2
  • Unnatural Creatures: Stories Selected by Neil Gaiman

--reklam--

Neil Gaiman Alıntıları - Sözleri

  • Libraries are the gates of future... (Art Matters)
  • Niyetler ve neticeler, birbirine nadiren denk düşer. (Sandman 9 - Merhametliler)
  • "ama biraz daha sessizce rüya görebilir misin acaba? Rüyaların benim rüyalarımın içine akıyor ve asla ilgilenmediğim bir şey varsa o da tarihlerdir (Yıldız Tozu)
  • -İsimlerinizi alabilir miyim? - İnan bana benimkini istemezsin. Cidden bak. Bazen ben bile istemiyorum kendi ismimi, üstelik alıştım artık. Ama seni dağıtır yani bu isim. (Sandman 7 - Kısa Yaşamlar)
  • İçimden bir his bir arada olmamız gerektiğini söylüyor. (Kırılgan Şeyler)
  • Puştun tekidir. Her zaman puştun tekiydi. Her zaman puştun teki olacak. Bazı insanlar puşttur, o kadar. (Amerikan Tanrıları)
  • “Düş kurmayan kimse var mı acaba dünyada?” (Sandman 8 - Dünyaların Sonu)
  • Çok da var olduğun söylenemez zaten. İhtimal, varlığa hiç gelmemiş birinin anısının hayaletinin rüyasısın sen. Ölümün gerçek bir ölüm sayılmayacaktır. Hem Morpheus ölünceye dek hiçbiriniz gerçekten ölemezsiniz, değil m? Üstelik bu ilk ölümün de olmayacak, öyle değil mi? (Sandman 9 - Merhametliler)
  • Umudunu kaybetme; aradığın neyse bulunacak. (Talimatlar)
  • Özür dilemek için, her zaman, çok geçtir... (Yolun Sonundaki Okyanus)
  • Things need not have happened to be true. Tales and dreams are the shadow-truths that will endure when mere facts are dust and ashes, and forgot. (The Sandman)
  • She cursed the babe at birth, such that when the girl was eighteen she would prick her finger and sleep forever. (The Sleeper and the Spindle)
  • Aptallık bu... Neden böyle acıyor canım? Onu doğru dürüst tanımıyordum bile. Üç beş ay, az daha fazlası... Ona dünyalar verebilirdim, kendi dünyaları olabilirdi ipekten ipe dizili safirlerle zümrütler gibi... (Sandman 7 - Kısa Yaşamlar)
  • "Çünkü," dedi Koralin, "Bir şeyi korkmana rağmen yapıyorsan, bu cesurcadır." (Koralin)
  • "Bir şeyi korkmana rağmen yapıyorsan, bu, cesurcadır." (Koralin)
  • Bir melek olmak istiyorsan, cömert ol. (Cinayet Sırları)
  • Kader, Sonsuzların en büyüğüdür. Başlangıçta Söz vardı ve Söz yüksek sesle söylenmeden evvel, Kader'in kitabının ilk sayfasına elle yazılmıştı. (Sandman 4 - Sisler Mevsimi)
  • Rüya sana verebileceğim hiçbir şey yok, şu tavsiye hariç: Ne yaptığımı hatırla. Bıraktığımı hatırla. Bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu hatırla ve unutma: Bu senin suçun değildi. (Sandman 7 - Kısa Yaşamlar)
  • Şehir boyunca rüyalar birbirine katılıp karışıyor, karışırken sonsuza denk değiştiriyor rüyakârları... (Sandman 2 - Bebek Evi)
  • İnanman gerek. Yoksa asla gerçek olmaz. (Yıldız Tozu)