Kitap Künyesi
Yazar: Süleyman Bulut
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750718847
Sayfa Sayısı: 48
--reklam--
Anne Ben Yapabilirim Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Temel Çocuk Hakları
Çocukların hakları Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile güvence altında. Bu kitaptaki öyküde çocuğun temel yararları temel düşüncesi olan sözleşmenin üçüncü maddesi ele alınıyor.
--reklam--
Anne Ben Yapabilirim Alıntıları - Sözleri
- Anne Ben Yapabilirim öyküsü,çocukları özel olarak koruyup gözetelim,daha iyi koşullarda yetiştirelim derken istemeden de olsa,onların yeteneklerini geliştirmelerinin önüne nasıl set çekildiğinin öyküsüdür. Çok sevdikleri Biricik kıxlarını,haklı olarak her türlü olumsuzluklara karşı korumsk isteyen anne baba,abartılı korumacı tavırlarıyla çocuklarının özgür ve yeteneklerine uygun olarak gelişmesini engellemektedir.
- "Her çocuk biriciktir bizim için."
- "Anneni görmeden yazamaz mısın çocuğum?" "Yazabilirim ama annem kendisi yazmak ister öğretmenim." "Senin yazman gereken şeyi, niye annen yazmak istesin çocuğum?" "Annem benim yorulmamı istemez de onun için öğretmenim."
--reklam--
Anne Ben Yapabilirim İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap çok güzel kitabı çok beyendim. Çocuk her şeyini ailesine yaptırıyor. Aslında çok anlam verici bir kitap yazmışlar. Okumanızı tavsiye ederim. Gayet güzel bir kitap. Bu kitabı 1-2 günde okuyabilirsiniz. Az sayfalı bir kitap (Zeynep)
Yoksa Siz Bir Helikopter Ebeveyn misiniz?: "Bir ara, ayağı küçük bir taşa takılmış Biricik'in. Daha sendelemeden, babası davranıp yakalamış kolundan. Onun terlemiş olduğunu gören annesi de hemen, havluyu çıkarmış çantasından. Yüzünü, boynunu güzelce kurulamış Biricik'in. İşte o günden sonra, her şeyi ama her şeyi anne ve babasından bekler olmuş Biricik Çocuk. (s.29) Bu kitapta aşırı korumacı ebeveynlerin çocuğu ile kurduğu iletişim ve bu iletişimin yol açtığı sorunlar üzerinde durulmuştur. Çocuklarının görev ve sorumluluklarını üstlenerek onların gelişimlerini sekteye uğratan ebeveyn yaklaşımıyla sıkça karşılaşırız. Bu ebeveynlere "helikopter ebeveyn" denir. Başlıca özellikleri şunlardır: Çocuklarının "en" zeki, "en" başarılı, "en" güzel, "en" yakışıklı olduğunu düşünürler. Bu ailelerin çocukları asla ayakkabı bağcığını kendileri bağlamaz. Odalarını kendileri toplamaz. Hatta gelişimiyle çelişse bile uzun yıllar kişisel bakımlarını da ebeveynleri üstlenir. Peki bu durum okullara nasıl yansır? Helikopter ebeveyn her an çocuğun üzerinde dolanır. Çocuk birisiyle kavga mı etti helikopter ebeveyn hop okuldadır. Çocuk beklenen notu alamadı mı yine bizim helikopter ebeveyn iş başında: Öğretmene tak, tak, tak! Böyle birçok örneği sıralayabiliriz. Ancak ben bu aile tutumunun çocuğu nasıl etkilediği üzerinde durmak istiyorum. Helikopter ebeveynlerin çocukları güvensiz ve öz güvensiz olur. Bir iş yapmadan önce hep çevrelerine bakınırlar. O işi yıkacak birilerini bulup başından savmak için... Sorumluluk bilinci onlarda yoktur. Yetenekleri ya da istekleri doğrultusunda herhangi bir eyleme emek veremezler. Ailelerinin müdahalesi sonucu sosyal ilişkileri de sıkıntılıdır. Bu bütün yaşamlarını etkileyebilir. Çünkü karşılaşacakları kriz anlarının üstesinden gelemezler, çatışmaları yönetemezler. Bunun yerine kendilerini koruyacak helikopter ebeveyn işlevi görebilecek bir şemsiye ararlar. Sevgili, arkadaş, akraba, patron vs. Burada önemli olan çocuğa ne zaman destek verilmesi gerektiğidir. Sözgelimi çocuk okulda bir arkadaşıyla sorun yaşadı. Bu durumda ne yapmalıyız? Öncelikle sorun nedir? Bu sorun sürekli meydana geliyor mu? Yukarıdaki sorular çok önemlidir. Yanıtları akran zorbalığını gösteriyorsa, çocuğun psikolojik, fiziksel olarak sürekli saldırı altında olması, ebeveyn sessiz kalmamalıdır. Okula gelip öğretmenlerle durumu paylaşması ve çocuğuna atılganlık becerisi kazandırması gerekir. Okullarda bu velileri görmek umuduyla... NOT: Bir helikopter ebeveyn gördüğümüz zaman çaktırmadan bu kitabı okumalarına aracılık edebiliriz. ;) Öz eleştiri ve öz düzenleme becerisi varsa bir umut... :) NOT: Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi Çocuğun Temel Yararı İlkesi Madde 3: 1. Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir. Keyifli okumalar. (Gülbahar Aygün (İnsan))
--reklam--
Anne Ben Yapabilirim PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Süleyman Bulut - Anne Ben Yapabilirim kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Anne Ben Yapabilirim PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Süleyman Bulut Kimdir?
1954 yılında, Beyşehir Gölü kıyısında Tolca Köyü’nde doğdum. Nüfus kağıdımda, doğum günü olarak 10 Ocak tarihi yazılıdır ama; annem, afyonlar çiçek açtığı zaman (mayıs) doğduğumu söyler.
İlkokul dönemimde, ders kitaplarının dışında bir kitap görmedim; okumadım da ama masallar, Mevlâna öyküleri ve Nasreddin Hoca fıkraları dinleyerek büyüdüm.
Dinlediğim masalları, bir deftere, aklımda kaldığı kadarıyla yazmaya çalışarak, ilk yazma deneyimimi bu yıllarda yaptığımı söyleyebilirim. Yazar olacağım diye değil elbet! Dinlediğim masalları unutmayıp, ertesi gün arkadaşlarıma anlatarak, onlara “masal bilen çocuk” havası atmak için!İlkokul dönemimde… Türkçe ders kitaplarımı da anmalıyım mutlaka: Evet, bayram törenlerinde okumak için ezberlediğim şiirler dışında sevdiğim için ezberlediğim ilk şiirleri onların sayfalarında görüp, okudum… Ezberlediğim ilk şiiri bugün gibi hatırlıyorum: Kır Şarkısı ‘ydı, Behçet Necatigil’in. Otlatmak için atlarımızı kıra götürdüğümde, çayırların üstüne ya da ekinlerin arasına uzanır, bu şiiri okuyarak, parmaklarımın üzerinde yürüyen uç uç böcekleriyle konuşurdum…
--reklam--
Süleyman Bulut Kitapları - Eserleri
- Büyük Atatürk'ten Küçük Öyküler 1
- Büyük Atatürk'ten Küçük Öyküler 2
- 101 Deyim 101 Öykü
- 101 Atasözü 101 Öykü
- Büyük Atatürk'ten Küçük Öyküler 3
- Büyük Atatürk'ten Küçük Öyküler
- Seviyordum Hakim Bey
- Kar Tanesi
- Nüktedan
- Nüktedan
- Maviş
- Toparlacık Nokta ve Arkadaşları
- Kardeşlik Çemberi
- Anne Ben Yapabilirim
- Sihirli Çaydanlık
- İnsan Okur
- Penceredeki Kuş
- Mor Benekli
- Nüktedan
- Ormandaki Dev
- Hey Küçük!
- Atatürk Hangi Takımı Tutuyordu?
- Aslan Kral Kork
- Şaka, Alay ve Hazırcevaplarıyla Nüktedan Cemal Nadir
- Arkadaşım Nasreddin Hoca
- Pullarla Atatürk: Hayatı ve Mücadelesi (1881-1938)
- Binbir Gece Masalları - Gemici Sindbad
- Ben Buldum
- Sarıtay
- Şaka, Alay ve Hazır Cevaplarıyla Yahya Kemal
- Kız İşi Oğlan İşi
- Şaka, Yergi ve Hazırcevaplarıyla Nüktedan Neyzen Tevfik
- Kocaman Küçük Deniz
- 101 Yanıltmaca
- Şipşak Bilmeceler 1
- 101 Tekerleme
- Atatürk’ün Küçük Kulübesi
- Yergi, Taşlama ve Hazırcevaplarıyla Nüktedan Şair Eşref
- Su Kardeşler
- Palavracılar Kralı
- Oklu Kirpi İle Konaklı Kaplumbağ
- Şaka Yergi ve Hazırcevaplarıyla Nüktedan Süleyman Nazif
- Yeşil Yürek Kayabeyi
- Şaka, Alay ve Hazırcevaplarıyla Nüktedan Ahmet Rasim
- Çocukların Hakları Var
- Günaydın! Günaydın!
- 101 Ninni
- Şaka, Alkış ve Hazırcevaplarıyla Nüktedan Atatürk
- Bilenler Bilmeyenlere Anlatsın
- Ünlü Nükteler... Ünlü Nükteciler Nüktedan
- Yıldızlı Alfabe
- Şipşak Bilmeceler 2
- Uçankuş'tan Al Haberi
- Arkeolojiden Demirci Kawa'ya ışık
- Atatürk'lü Yıllar
- Bil Beni Bileyim Seni 1
- Şipşak Bilmeceler 3
- Arkadaşım Nasreddin Hoca
--reklam--
Süleyman Bulut Alıntıları - Sözleri
- Komutan Atatürk… Kurtarıcı Atatürk… Kurucu Atatürk… Dönüştürücü Atatürk… Öngörülü Atatürk… Devlet adamı Atatürk… Bir de insan Atatürk var: Nüktedan Atatürk! (Nüktedan)
- "Bu fikirlerinizin kaynağı kimdir?" diye sordu. Mustafa Kemal cevap verdi: "Etimin ve sinirlerimin babası Ali Rıza Efendi'dir. Hislerimin babası Namık Kemal; fikirlerimin babası Ziya Gökalp'tir. (Nüktedan)
- Köprüyü paralı yapıp , bütçe açıklarını köprü parasıyla azaltma fikri ilk ortaya atıldığında, Eşref tepkisini şu dizelerle dile getirir: Ahali köprüden on para vermezse geçirmezler, Ne feyz ummaktayız böyle dilenci hükumetten? (Yergi, Taşlama ve Hazırcevaplarıyla Nüktedan Şair Eşref)
- " Ben en iyisi, cümlenin ortasına doğru bir geziye çıkayım," (Toparlacık Nokta ve Arkadaşları)
- 27 Ocak'ta İzmir'e gelen Atatürk, annesinin mezarını ziyaret ettikten sonra, Belediye Başkanı Behçet Uz, Zübeyde Hanım için tasarlattığı anıt mezar çizimlerini Atatürk'e sundu. Atatürk, önüne konan tasarıma baktı... Dalgınlaştı. Bir süre öyle durarak baktı. Tasarımın beğenilmediğini düşünen Behçet Uz: " Paşam," dedi, "bir kusur mu var?" Düşünceli halinden yavaşça sıyrılan Atatürk: "Hayır," dedi, "aksine çok süslü ve lüks buluyorum ve de masraflı." Kısa bir sessizlikten sonra ekledi: "Siz oraya ağır bir kaya taşı getirtebilir misiniz?" diye sordu. "Elbette Paşam." "Onu getirtin... Üstünede 'Atatürk'ün annesi Bayan Zübeyde burada gömülüdür' yazdırın. Çevresini bir çocuk parkı ile süsleyin yeter..." "O, çocukları çok severdi." (Büyük Atatürk'ten Küçük Öyküler 3)
- Kazan taşınca kepçeye paha olmaz. Kartala bir ok değmiş, yine kendi teleğinden. Etten evvel çömleğe düşme. Bir dirhem bal için, bir çeki odun yenmez. Ata arpa, yiğide pilav. Altın yerde paslanmaz, taş yağmurda ıslanmaz. (101 Atasözü 101 Öykü)
- "Ben onu bunu bilmem, benim bildiğim kızlar için en iyi meslek öğretmenlik... Tatili de bol," (Hey Küçük!)
- Hiçbir iş yapmadan uzun yıllar devletten maaş alan yüksek bir memurun öldüğünü öğrenen Eşref, ''Oh be,'' der, '' nihayet öldü de , devlete millete bir hizmeti görüldü.'' (Yergi, Taşlama ve Hazırcevaplarıyla Nüktedan Şair Eşref)
- "Her şey bitmeden, hiçbir şey bitmiş sayılmaz." (101 Atasözü 101 Öykü)
- Taşa toprağa değil, insana değer verin! (Büyük Atatürk'ten Küçük Öyküler 2)
- Gazi Mustafa Kemal, tiyatronun ve sanatçıların önemi üzerine bir konuşma yaptıktan sonra, sözlerini şöyle tamamladı: "Efendiler... Hepiniz mebus olabilirsiniz, vekil olabilirsiniz, hatta reisicumhur olabilirsiniz; fakat sanatkar olamazsınız. Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim!" (Nüktedan)
- Bir sohbette konu kadılardan (hakim ve savcılar) açıldığı zaman dostlarından biri: - Hızır Bey, davacı ya da davıladan herhangi biri yüksek makamdan bir kimse olursa, kadı efendinin karar vermesi çok güç olur değil mi? Hızır Bey güldü: - O, o kadar zor değil; yüksek makamlıdan yana karar verirsin, olur biter, dedi. (101 Deyim 101 Öykü)
- “Türk milleti ne zaman kurtarıcı arama ihtiyacı duymayacak duruma gelirse o zaman kurtulmuş olur.” (Büyük Atatürk'ten Küçük Öyküler)
- Bir dirhem bal için bir çeki odun yenmez. (101 Atasözü 101 Öykü)
- Balıkesir çarşısında bir gün, büyük bir tartışma çıkmış. Bağrış çağrış derken aba giyimli biriyle, çuha şalvarlı biri arasındaki tartışma, kavgaya dönüşmüş. Yumruklar atılıp tekmeler savrulmaya başlanınca yakındaki esnaftan biri, ayırsınlar diye çıraklarını göndermiş. Çıraklar, bakmışlar ki kavgacıların arasına girmek mümkün değil. Kenardan, "Yapmayın, etmeyin," demeye çalışırken esnaf bağırmış oradan: "Ulan, seyre bakmayın, vurun, ayırın!" Çıraklar, sormuş: "Usta, hangisine vuralım?" Esnaf, kavga edenlere bakmış... Biri çuha şalvarlı, demek ki varlıklı... Öteki aba giyimli, demek ki yoksul... Başını belaya sokmamak için: "Vurun işte, abalıya vurun, abalıya!" diye seslenmiş. (101 Deyim 101 Öykü)
- "Türk milleti, ne zaman kendini kurtulmuş sayabilir?" diye bir soru attı ortaya. . .. Sıra Hasan Ali Yücel'e gelince, Yücel, "Paşam, Türk milleti ne zaman kurtarıcı arama ihtiyacını duymayacak duruma gelirse o zaman kurtulmuş olur." dedi. (Büyük Atatürk'ten Küçük Öyküler)
- Yüzüme gülüyordu; vermedi, öldürdüm. (Seviyordum Hakim Bey)
- Anı defterini, başkalarını yazıları ile doldurmaya heves etmektense, hayat defterini kendi faaliyet ve fazilet eserlerinle doldurmaya bak. (Büyük Atatürk'ten Küçük Öyküler 2)
- Ahlatın (Armut) iyisini, dağda ayılar yer. Güzel şeyler,iyi şeyler çoğu kez onu hak etmeyenlerin eline geçer. (101 Atasözü 101 Öykü)
- – Öldürmek için bahane çok yaşatmak için yok. – Beyin boşluğu, kalp fakirliği ve mide açlığı. Bizde cehalet diz boyu, bütün sıkıntılarımızın başında ortasında ve sonunda cehalet var. 34 – Her şeyden önce şu ölümlü dünyada insan olacaksın, en azından olmaya çalışacaksın. İnsanların gururu ve haysiyet ile oynamayacaksın, canlarını yakmayacaksın. Gün gelir senin de canın muhakkak birgün yanar. 35 – Ölmüş bir insanın ardından yapmamız gereken tek şey sağduyulu davranarak dua etmek. Kul hakkıyla sınandığımız her haksızlığın bedelini bugün yarın ya da bilmediğimiz bir zamanda ödeyeceğimizi unutmamak gerekir. 36 – Ne sevmesini ne de sevilmesini biliyoruz. – Ne yapıp edip şu insan görünümündeki canlılara insan olduklarını, içlerinde yürek diye bir şey taşıdıklarını öğretmeliyiz. Bunun da yolu eğitimdir, yani insanı insan yapan beyni, kalbi ve mideyi fıtrata uygun olarak doyurmak.. 45 – Her kadın çocuk doğurabilir ama her kadın anne olamaz. 51 – Boşanma kelimesinin tam olarak ne anlama geldiğini erkeklere öğretmek gerekiyor. 69 – Doğum kontrolü bu ülkede anneleri öldürerek yapılıyor.. – Hayvanlar bile eğitiliyor insanlar eğitilemiyor.. – Bence cezaevindekileri dışarı çıkarsınlar, çünkü yaşadığımız toplumda dışarıdakiler daha tehlikeli artık.. – Eğer becerebiliyorsanız bir insanı yaşatmayı deneyin, öldürmek acizliktir. 71 – Cehalet bataklıktır düşen kurtulamaz! – Her töre cinayetinin arkasında, kızların, kadınların, suçlanmasında, toplumun gözünden düşürülmesinde, ölüme doğru yürütülmelerinde, kendilerine erkek denilen vahşi insan türü vardır. 82 – Töre cinayeti ne itibarlı bir iş, üniversite mezunları bile işliyor.. – Sevmek sevene öldürme hakkı vermez. (Seviyordum Hakim Bey)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin