Kitap Künyesi

Yazar: Banu Yaşar

Yayın Evi: Zafer Yayınları

İSBN: 9789752611900

Sayfa Sayısı: 222

--reklam--

Anneme Soramadığım Sorular Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

ÇOCUKLAR daha anne karnındayken bile, hissetmeye ve algılamaya başlarlar. Annenin ruh hali, üzüntüsü, sıkıntısı ve mutluluğu ona yansır. Onun davranışlarına ve hareketlerine etki eder. Anne huzursuzken bebek daha hareketli olabilir, bu esnada kasılmalar, sancılar oluşabilir. Doğduktan sonraki ilk yıllarda yanındaki kişi özellikle de annesi ağlasa, hüzünlense onun yüzüne bakıp o da ağlamaya başlar.

Çocuklar hisseder, tam olarak adını koyamasa da, anlayamasa da yoğun bir şekilde hissederler. Yaşanan şeyin iyi mi kötü mü olduğunu duyguları ve hisleriyle anlamaya çalışırlar.

Yaşları büyüdükçe etraflarında olan biteni daha çok fark ederler. Anne ve babaları ona nasıl davranıyor, kendi aralarında neler yaşıyorlar, ona belli etmemeye çalışsalar da yaşanan olayların ve duyguların farkına varırlar.

"Çocuklar her şeyi duyar' fakat ifade etmekte zorluk yaşarlar. Yetişkinler bile duygularını dile getirmekte, uygun kelimeler bulup yüreğindekileri söylemekte zorlanırken, küçük yürekler bu konuda daha da zorlanır. Sözle ifade edemediklerini davranışla göstermeye çalışırlar. Daha çok ağlar, daha çok tutturur, hırçınlaşır, altını ıslatmaya, parmak emmeye ya da tırnak yemeye başlarlar. Ders notlarında düşüşler yaşar, ilgisi ve dikkatleri dağılabilir. Bu tip davranış sorunlarıyla yaşadığı sıkıntı ya da kaygıyı çevresindekilere, özellikle de anne babasına ifade etmeye çalışırlar.

Kardeşi olan bir çocuk kardeşini değil anne babasının ilgisini ve zamanını kıskanır. Bunu dile getiremediği için hırçınlaşır, kardeşine zarar vermeye çalışabilir. Anne babası tarafından kardeşini kıskanmakla suçlanır, aslında onun derdi başkadır. Beni de eskisi kadar sevin, bana yine eskisi gibi zaman ayırın, benimle yine oyun oynayın, hemen büyüdüğümü düşünüp fazlasıyla uyarmayın, birden büyümemi beklemeyin demek istemektedir.

Bu sebeple anne babalar özellikle çocuğun davranışlarını doğru okumaya, onun soramadığı soruları davranışlarından anlamaya çalışmalıdır. Sorunlu davranışa odaklanmak yerine arkasındaki mesajı okumalıdırlar. Çocuklar soramadıkları sorularını ve söyleyemediklerini davranışlarıyla, resimleriyle, oyunlarıyla ortaya koyarlar. Resimlerinde aile içinde kendilerini nerede ve nasıl algıladıklarını, oyunlarında çevreleriyle ilişki ve iletişimlerini yansıtırlar. Anne babalar onları sürekli uyarmak ve tehdit etmek yerine anlatmak istediğine ve davranışın altındaki mesaja odaklanmalıdır.

Küçük yaşlarda cevapsız kalan, sorulamayan sorular büyüyünce tekrar tekrar sorulur. Özellikle orta yaşlarda kendinle hesaplaştığın ve çocukluğunu daha çok anımsadığın zamanlarda bu sorular bazen öfkeyle bazen de hüzünle ve acıyla sorulur. Çünkü çocuklukta yaşanan birçok olay ve yaşanmışlığın etkisi bu yaşlarda daha çok farkedilmeye, anlaşılmaya başlar. İnsanın kendisiyle en çok hesaplaştığı, kendini en çok sorguladığı bu dönemde geçmişte anne babayla yaşananlar da önem kazanır.

Çocuklarınızın size soramadığı sadece davranışlarıyla anlatmaya çalıştığı sorularını duymak ister misiniz? Hem de onların dilinden...

 

Neden sürekli kavga ediyorsunuz?

Beni neden dövüyorsun anne?

Neden altımı ıslattığımı biliyor musun?

Beni istemedin mi gerçekten?

Neden beni hep babanneme benzetiyorsun?

Bir sarılsan bana ne olur anne?

Ben erkek değil miyim?

Beni de kardeşim kadar sevebilseydin keşke?

Bu evin günah keçisi ben miyim?

Benimle gurur duymanı ne çok isterdim biliyor musun?

Babamla boşanırken beni neden almak istemedin?

Her zaman en iyisi olunabilir mi anne?

Bana neler oluyor anne?

Aşık oldum ne yapacağım anne? 

Keşke beni babama şikâyet etmeseydi?

Bütün erkekler babam gibi mi?

Benim pabucumu kim dama attı?

Neden bu kadar meşgulsün anne?

Büyüdüğümü farketmiyor musun?

Onun beni taciz ettiğini biliyor musun anne?

Babam nasıl bir adamdı?

Okula gitmek zorunda mıyım?

Televizyon yok, bilgisayar yok! Peki, Ne Var?

Bunları senden başka kime sorabilirim?

--reklam--

Anneme Soramadığım Sorular Alıntıları - Sözleri

  • Çünkü insanın en zor tanistigi yine kendisidir...
  • Anne ne kadar kolay öfkeleniyorsun farkında mısın? Hemen bağırmaya ve vurmaya başlıyorsun, yaptığım şeyin cezası bu kadar ağır mı olmalıydı? Ne zaman kızsan dövüyorsun beni... Dayağın sanki hiç sonu gelmeyecek gibi oluyor. Benden bu kadar mı nefret ediyorsun? Öfken bana olan sevginden daha mı çok? Vurduğun zamanlarda da beni hala seviyor musun anne? Biliyorum ben uyuduğum zaman başucumda ağlıyorsun, pişman oluyorsun. Sen benim uyuduğumu sanıyorsun ama ben seni duyuyorum. Pişman oluyorsun ama ertesi gün yine dövüyorsun. Bana vururken "Bu sana ders olsun!" diye bağırıyorsun ama bana hiç ders olmuyor. Beni daha çok öfkelendiriyor, kızgınlığımı, inadımı artırıyor... Keşke bana vurmasan anne.
  • Yıllardır sizin kavgalarınıza şahit oluyorum. Benim gözümün önünde sürekli tartışıyor, hatta bunu başkalarının önünde bile yapıyorsunuz. Benim görüyor olmam sizi durdurmuyor bile... Küçük olduğumu ve çabucak unutacağımı sanıyorsunuz. Oysa bu durum beni çok korkutuyor, kendimi güvende hissedemiyorum, bazen soruyorum kendi kendime; “Bunun suçlusu ben miyim? Benim yüzümden mi kavga ediyorlar?” Siz birbirinize bağırırken, ben boşanacağınızdan ve yalnız kalacağımdan korkuyorum. O zaman bana kim bakacak, kiminle kalacağım? Neden böyle oluyor anne, bunları yaşayarak mı büyümek zorundayım? Benim için anlaşmayı deneyemez miydiniz?
  • Bir gün arkadaşın bize gelmişti. Onunla konuşurken bana istemeden hamile kaldığını anlatıyordun. Hamile olduğunu öğrenince çok mutsuz olmuşsun, çok üzülmüşsün. Sen benim duymadığımı zannettin ama ben hepsini duydum anne... Gerçekten beni istemedin mi? O yüzden mi bazen bana bu kadar çok bağırıyorsun?
  • Çocuğa boşanmanın ne anlama geldiğini doğru anlatabilmek çok önemlidir.
  • Çocuğa karşı işlenen cinsel suçların en sık görüldüğü durumlar genellikle aile içi ve akrabalar arasında oluyor. Dışarıdan yabancı biri tarafından yapılan taciz olayları aile içinde yaşananlara oranla istatistiki olarak daha az.

--reklam--

Anneme Soramadığım Sorular İncelemesi - Şahsi Yorumlar

--reklam--

Anneme Soramadığım Sorular PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Banu Yaşar - Anneme Soramadığım Sorular kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Anneme Soramadığım Sorular PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Banu Yaşar Kimdir?

1972 yılında Amasya’da doğdu. İlkokulu Samsun’da, ortaokul ve liseyi İstanbul’da bitirdi. 1990’da İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümüne girdi. Okuldayken ağırlıklı olarak klinik psikoloji üzerine dersler aldı. Stajlarını klinik psikoloji ve psikoterapi üzerine yaptı. Çocuk psikolojisi, bireysel psikoterapi, evlilik danışmanlığı, kognitif terapi, psikolojik test ve teknikler konusunda süpervizyonlar aldı. 1994 yılında mezun olduktan sonra özel bir kolejde psikolojik danışmanlık yaptı. Bu süreçte çeşitli kurum ve kuruluşlarda aile içi iletişim ve çocuk psikolojisine yönelik seminerler vermeye başladı.

Dikkat ve konsantrasyon güçlüğü çeken çocuklarla dikkat eğitimi üzerine çalışmalar yaptı. 2002 yılından beri özel okul öncesi kurumlarda psikolog olarak görev yapmanın yanında aile danışmanlığı, evlilik terapisi, bireysel psikoterapi ve çocuk ruh sağlığı üzerinde de çalışmalarını sürdürmektedir. Mesleki konuların ele alındığı radyo programları hazırlayıp sunmaktadır. Ulusal ve yerel olmak üzere çeşitli gazete ve dergilerde yazı çalışmalarına düzenli olarak devam etmektedir.

Duygu Keşifleri, Aşk Biter, İnsan Yorulur ve Anne Saati Geldi mi? ismiyle yayınlanmış kitaplarının yanı sıra yeni kitap çalışmaları da devam etmektedir. Evli ve bir kız annesidir.

--reklam--

Banu Yaşar Kitapları - Eserleri

  • Benim Sessiz Arkadaşım
  • Duygu Keşifleri
  • Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek
  • Aşk Biter İnsan Yorulur
  • Anneme Soramadığım Sorular
  • Anne Saati Geldi mi?

--reklam--

Banu Yaşar Alıntıları - Sözleri

  • Sevgiye, sevginin kalıcılığına ve verdiği güvene olan inancımız gitgide azaldı. İnsan, sahip olduklarına rağmen, daha da yalnızlaştı. Ne kadar isterdi hiç değişmeden onu seven, onu bekleyen birilerinin olmasını... (Duygu Keşifleri)
  • Çocuğa karşı işlenen cinsel suçların en sık görüldüğü durumlar genellikle aile içi ve akrabalar arasında oluyor. Dışarıdan yabancı biri tarafından yapılan taciz olayları aile içinde yaşananlara oranla istatistiki olarak daha az. (Anneme Soramadığım Sorular)
  • "Sıkıntı ve sızlanma ile başlamak işi zorlaştırır." (Aşk Biter İnsan Yorulur)
  • Her şeyi genetiğe bağlama çabası, insanı sorumluluk alan ve davranışlarının sorumluluğunu taşıyan bir varlık olma boyutundan çıkarmaktadır. (Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek)
  • Dayağın öğretici bir yanı yoktur. Cezanı ödersin ve biter. (Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek)
  • "İnsan tüketmeden sevgiyi üretebilmeyi öğrendiğinde, dünyayı değiştirmeyi de başaracaktır" (Aşk Biter İnsan Yorulur)
  • Karşımızdaki ister çocuk, ister eş ya da arkadaş olsun, kullandığımız dil ve nasıl söylediğimiz çok önemlidir. Ne söylediğimizden çok, onu nasıl ve hangi kelimelerle söylediğimiz daha önemlidir. (Anne Saati Geldi mi?)
  • Kız çocuğu için baba, bir dağın eteğinde özgürce oynamak gibidir. (Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek)
  • “Çocuk anne ya da babasıyla özdeşim kurarak onlara benzemeye çalışır. Bilinç dışı yapılan bu özenme ve taklitler sayesinde çocuğun cinsel kimliği olgunlaşır. Erkek çocuk babasına, kız çocuk annesine benzemek için çaba sarf eder.” (Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek)
  • Çocuk bir yaramazlık yapar, annesi ya da babası, “Sen ne yaramaz bir çocuksun, ne kadar sorumsuzsun! Senden adam olmaz, ne zaman akıllı bir çocuk olacaksın...” diye söylenmeye başlar. Bu şekilde yetiştirilen bir çocuk ciddi özgüven sorunları yaşar ya da vurdumduymaz bir kişilik yapısı geliştirir. Sürekli eleştirilen, kişiliği aşağılanarak büyütülen çocuklar küçücük yüreklerinde öfke büyütürler. (Anne Saati Geldi mi?)
  • Çoğu zaman, niye ben bunu yaşadım ki diye sorarız ve anlayamayız neler olduğunu. Bize kalan, onları nasıl karşıladığımızdır ve nasıl uğurladığımızdır aslında. Her gelen, bir misafir niyetiyle gelir, görevini yapar ve gider. Aşırı sahiplenmek, tutkuyla bağlanmak, onsuz yaşayamayacağımızı düşünmek, hayatı zorlaştırır yüreğimize. Sürekli şikayet etmek ve sızlanmak da sadece zaman kaybettirir insana. (Duygu Keşifleri)
  • İnsanlığın karşı karşıya bulunduğu sorunların kaynağında; emperyalizmin ekonomik, siyasal ve varoluşsal boyutlarında sömürüsü bulunmaktadır. Sömürü dengesizliklere neden olmakta, yabancılaşma sorununu beslemekte, yabancılaşma insanı insan olarak tanımlayan alt argümanlarda tahribatlara yol açmakta, bencil ve hırslı insan tipini ön plana çıkartmaktadır. (Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek)
  • Bağlanalım sevdiğimiz insanlara, ama onlara bağımlı olmayalım, her duygumuzu onlara endekslemeyelim. (Gerçek özgürlük, kaybetme korkusuna rağmen, sevmeye devam edebilmektir.) (Duygu Keşifleri)
  • Ümit etmek güzel şey. En kötüsü ümit edecek bir şey bulamamak sanırım. (Benim Sessiz Arkadaşım)
  • Bitse de bir gün, yine de yaşamak isterdim,gelen ve gelecek olan,biten ve bitecek olan her şeyi.Görmek isterdim tüm gördüklerimi ve göreceklerimi,yine sevmek isterdim,tüm sevdiklerimi... (Duygu Keşifleri)
  • "Nefsini bilen, kendini bilir, kendini bilen, haddini bilir, haddini bilen Rabbini bilir, Rabbini bilen huzuru ve emniyeti yaşar." (Aşk Biter İnsan Yorulur)
  • Anne ne kadar kolay öfkeleniyorsun farkında mısın? Hemen bağırmaya ve vurmaya başlıyorsun, yaptığım şeyin cezası bu kadar ağır mı olmalıydı? Ne zaman kızsan dövüyorsun beni... Dayağın sanki hiç sonu gelmeyecek gibi oluyor. Benden bu kadar mı nefret ediyorsun? Öfken bana olan sevginden daha mı çok? Vurduğun zamanlarda da beni hala seviyor musun anne? Biliyorum ben uyuduğum zaman başucumda ağlıyorsun, pişman oluyorsun. Sen benim uyuduğumu sanıyorsun ama ben seni duyuyorum. Pişman oluyorsun ama ertesi gün yine dövüyorsun. Bana vururken "Bu sana ders olsun!" diye bağırıyorsun ama bana hiç ders olmuyor. Beni daha çok öfkelendiriyor, kızgınlığımı, inadımı artırıyor... Keşke bana vurmasan anne. (Anneme Soramadığım Sorular)
  • Hayatı iyi niyet ve hevesle okumak, parçaları eksiksiz olduğuna inanarak aramak ve bulmak duasıyla... (Aşk Biter İnsan Yorulur)
  • Bir gün arkadaşın bize gelmişti. Onunla konuşurken bana istemeden hamile kaldığını anlatıyordun. Hamile olduğunu öğrenince çok mutsuz olmuşsun, çok üzülmüşsün. Sen benim duymadığımı zannettin ama ben hepsini duydum anne... Gerçekten beni istemedin mi? O yüzden mi bazen bana bu kadar çok bağırıyorsun? (Anneme Soramadığım Sorular)
  • İnsan oğlu çoğunlukla sevgi konusunda bencildir. Olduğu gibi sevmek istemez. İstediğim, hayal ettiğim gibi olursan severim, şartlı refleksini dayatır karşısındakine. Bana benim istediğim gibi davranırsan ve istediğimi verirsen seni severim, şeklinde bir sevmektir bu. Sen olduğun, öyle olduğun için değil... (Duygu Keşifleri)