Kitap Künyesi
Yazar: Zekeriya Efiloğlu
Yayın Evi: Hayat Yayınları
İSBN: 9786051512839
Sayfa Sayısı: 184
--reklam--
Annemi Beklerken Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Hüzünlü olduğu kadar da gerçek bir yaşam öyküsü…”
Daha dört günlükken ölüme terk edilen masum bir çocuğun yaşama tutunmak için tek başına vermiş olduğu mücadele… Anne özlemiyle yanıp tutuşan bir yüreğin yaşadıkları…
Leyla hiç tanımadığı annesine kavuşabilecek miydi?
Gördüğü rüyaların anlamı neydi?
Neden terk edilmiş, neden hiç aranmamıştı?
Bütün bu soruların cevabını ve yetimhanede filizlenen bir yüreğin dokunaklı yaşamını okumaya hazır mısınız?
Bu gerçek yaşam öyküsünü okurken; aslında unuttuğumuz birçok değeri hatırlayacak, sahip olduğumuz en değerli varlığın aile olduğunu bir kez daha anlayacağız.
--reklam--
Annemi Beklerken Alıntıları - Sözleri
- Kendini kimseye onaylatmana gerek yok
- Vuruldum ben anne Sen yokken sahipsiz bir kurşuna, İzler bırakarak kandım yıllarca...
- Nasip babaya baktığım zaman, keşke babam olsaydı diyordum. Çoğu zaman ona hayran hayran bakar kalırdım. ‘Deli kız, daldın yine. Yüzme biliyor musun?’ diye takılır, ardından nasihatlerini sıralardı. ‘Kimseyi kırmaya gerek yok, geçip gidiyor zaman dediğin. En sonunda pişman olup geçmişe özlem duyuyorsun. Yanımızdayken sevelim, hatası varsa affedelim, küçük kusurları görmezden gelelim, sevgiyi, saygıyı büyütelim. İçimize atıp kocaman bir dağ haline getirip hasta olacağımıza bakış açımızı değiştirerek içimizden atalım ve rahatlayalım. Hayat iyi insanlar için samimiyet, muhabbet, fedakârlık ve iyi niyet biriktirmekten başka nedir ki kızım?’
- İşlerine gelmediğinde herkese bir kulp takan, tam ihtiyacımız olduğu zamanda yarı yolda bırakan, yerli yersiz her işimize burnunu sokan, haklı haksız zeytinyağı gibi suyun üzerine çıkan, en ufak bir sıkıntıda tüm iletişim köprüsünü yıkan asalakları hayatınızdan temizleyemedikten sonra birçok şey boş aslında. Çünkü içime attıklarımı içimden atmazsam mutluluğu yakalayamazdım farkındayım. Belki de en çok bu yüzden konuşmalıyım. Ama korkuyorum, üzülüyorum ve her gece derin acılar çekiyorum.Kim ister ki benim yaşadığım gibi bir hayatı? Kim katlanabilir ki bu kadar büyük yalnızlığa???
- Her sabah kalktığında ne kadar güzel bir güne uyandım de, asma yüzünü. Derin bir nefes al, hava ciğerlerine dolarken yaşadığını hisset. İnsanlara tebessümle bak ve selam ver. Olumsuz bir olayla karşılaştığını zaman, vardır bir hayır de. Üzülsen bile üzme, kırıldıysan kırma ama yaptıkları yanlışı onlara söyle ve yüreğinde insanlara ait bir ağırlık taşıma.Hayat verdiklerinin karşılığını öteki alemde amel defterine göreceğin bir sahne. Çık rolünü en güzel şekliyle oyna, hiç kimseden bir şey bekleme. Oyun bittiği zaman melekler seni avuçları patlayıncaya kadar alkışlayscaklar unutma.
- Mutluluk çoğu zaman seferi ertelenmiş tren gibi hep geç gelir "Öf" deme sabret ve bekle. Bulduğunda da asla bırakma.
- Her Aldığın nefesi keyifle her yaşadığın anı neşeyle geçir geçmişin acılarına, geleceğin hayallerine takılma...
- Yüreğinin gücünün aklının muazzamlığının ve gönlünün enginliğinin farkına var hayatı başkalarının insafına bırakma.
- Anne Toprak kokar mıydı ellerin Işıklar sönüyor sensizlikten Sesler azalıyor, unutuluyor caddeler Seni fısıldıyor zaman en olmaz yerde...
- Yalnızlığın kırbaç izi var ruhumun aynasında Yok olmuş uygarlıkların haritasını çiziyorum...
- ' Başkasının acılarına gülme. Gün gelir sen de düşersin, kaldıran olmaz. Başkasının eksiği ile dalga geçme. Gün gelir sen de aynısını yaşarsın, söyleyenler utanmaz . Başkasının derdine kayıtsız kalma. Gün gelir uzanacak bir dal ararsın, bir tek dostun kalmaz. Başkasının aleyhinde atıp tutma. Gün gelir sen de açıkta kalırsın, teselli eden bulunmaz. '
- Asla ama asla unutmamalıydım. Yapacağım bir tek şey vardı hayatta. Sağlıklı yaşamak istiyorsam tembellikten, mutlu olmak istiyorsam beklentilerden, başarılarla dolmak istiyorsam pes etmekten vazgeçecek ve aşk istiyorsam kendimden geçecektim...
- "Hayatımızı çöplük haline getirenlere verilecek en güzel cevap, onları sonsuza dek unutmaktır."
--reklam--
Annemi Beklerken İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Neredesin Anne?: Bu kitap, yağmurlu bir günde , daha dört günlükken bir ekmek fabrikasının bahçesine terk edilmiş masum bir çocuk olan Leyla'nın gerçek hikayesini anlatıyor bizlere. Öncelikle gerçek hayat hikayeleri beni hep çok etkilemiştir. Bizim sıradan hayatlarımızın yanında böyle yaşantıların da var olduğunu görmek insanı gerçekten etkiliyor. İşte Leyla ablamız da dünyanın karanlık tarafına doğan sayısız insandan sadece bir tanesi. Daha dünyaya gözünü açar açmaz kendisini yetimhanede bulmuş, sayısını unutacak kadar dayak yemiş, hayatı boyunca küçük de olsa hep sevgi aramış. Dünyaya gelişinden beri hiç sevgi göremediğinden, kendisine az da olsa ilgi gösteren herkese kendini kaptırmış ve sorgulamadan, her şeye rağmen güvenmiş. Önünde sonunda sırtından bıçaklanan taraf hep o olmuş. İşin en kötü yanı ise, bu günlerde arkasında duracak kimseyi bulamamış. Tüm bunlar sonucunda ise kendini sadece annesini bulmaya adamış bir insanın hikayesini okuyoruz bu kitapta. Bu kitap aslında insana çok şeyler anlatıyor. En önemlisi de birçok gencin beğenmediği ebeveynlerinin yokluğunun insanda nasıl derin izlere yol açabileceği. Bu ülkede sayılamayacak kadar çok Leyla var. Bu yüzden bir yetim gördüğümüzde en azından onu anlamaya çalışalım, ona sevgi gösterelim. Zira onlar için bu dünyada sevgiden daha kıymetli hiçbir şey yoktur. "Hayatta bir çocuğun gülüşünden, bir de annenin sevişinden daha sahici bir şey yoktur." (FATİH)
Esra ablayı Antakya'da yapılan ilk kitap fuarında tanımak kısmet olmuştu.Esra abla çok enerjik ve güleryüzlü birisi. Hayatı fırtınalarla dolu geçmiş ve yaşadığı herşeye rağmen hayata küsmedi ve dimdik durarak yaşamaya gayret etti.Tek çabası annesine sarılmak onu dünya gözüyle görebilmek. Hikâyenin sonunda Esra abla annesine kavuşuyor.Insallah bu kavuşma gerçek hayatta da olur ve onun yeşil gözleri mutlulukla dolu olur. Zekeriya EFİLOĞLU beyin kaleme aldığı Esra ablanın hikayesini okuyun derim... (Mehmet YETEK)
Leyla... Hayat denizindeki girdapta kaybolmuş, gözlerinin mavisinde derin acılar Taşıyan genç kadın. Leyla dört günlükken masum bir bebek,altı yaşında kanatsız bir melek, 24'ünde Yorgun Savaşçı, 43 ünde hayatın sırrına ulaşmış bir bilge... Sahi neydi gerçek sevgi? Kimsesi olmayan, yetiştirme yurdunda büyümüş, daha doğrusu kendi kendini büyütmüş biri için çok zor bir kavramdı bu. Gerçek sevgiyi aradı Leyla. Fakat bulduğu tek şey sevgisizlikti...Peki sevgisizlik neler yaptırır insana? Çok görmemek gerek Leyla'nın yaptıklarını da. Kitabı okurken Leyla'yı hiç yargılamadım.Buna hakkım da yoktu biliyordum. Sadece sevgiye ve sıcak bir yuvaya ihtiyacı vardı Leyla'nın. Bunun için mücadele ile geçmiş bir hayattı onunkisi. Annesizlik, sevgisizlik ve tüm benliğini saran belirsizlik. Belki de o yüzden çok istemişti bir yuva kurmayı. Belki de anne olup, annesizliğini unutmayı... Kitabı okurken kızmayın lütfen Leyla ya. Tabii ki hata yapmış. Ama kendince hepsinin var bir açıklaması. (Yanlış da olsa) Özellikle beylere sesleniyorum bu noktada." O da neler yapmış?" demeyin lütfen. Umut tacirliği yapan, maddi manevi Leyla'yı kandıran hemcinslerinizin hiç mi suçu yok? Zekeriya Efiloğlu 'nun kaleminden yine muhteşem bir eser. Kitabın dili oldukça akıcı. Tek solukta bitirilebilecek bir kitap. Ayrıca Leyla'nın iç dünyasının karmaşıklığı çok iyi yansıtılmış. Yazarımızın kalemine, yüreğine sağlık. Kitapla kalın (Şeyda Aksel)
--reklam--
Annemi Beklerken PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Zekeriya Efiloğlu - Annemi Beklerken kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Annemi Beklerken PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Zekeriya Efiloğlu Kimdir?
28.03.1972 tarihinde Ordu ilinin Akkuş ilçesinde doğdu. Gaziantep’ten evli ve 21 yıldan beri Gaziantep’te ikamet etmektedir. İlkokulu Ünye Anafartalar İlkokulu’nda; ortaokul ve liseyi yatılı olarak Samsun Lâdik Akpınar Öğretmen Lisesi’nde bitirdi. Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesi’nden 1993 yılında mezun oldu. Aynı yıl, Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesindeki Hilalli İlköğretim Okulu’nda öğretmenlik hayatına başladı. Daha sonra görevine Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde Yunus Emre İlkokulu ve 100.Yıl İlkokulu’nda devam etti. Gaziantep’te Şehit Karayılan İlköğretim Okulu’nda öğretmenlik, Fatih Sultan Mehmet İlköğretim Okulu ve Gaziantep Öğretmenevi ve ASO’nda Müdürlük yaptı. Ahmet Yesevi Üniversitesi Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında Yüksek Lisans yapan Efiloğlu halen Gaziantep Şahinbey ilçesi Gülşen Batar Anadolu Lisesi’nde müdür olarak görev yapmaktadır. Yerel Gaziantep Metropol Gazetesinde bir süre köşe yazarlığı ve bazı kamu sitelerinde köşe yazarlığı da yapan Efiloğlu, Gaziantep27 Gazetesinde köşe yazarlığı yapmakta ve Bahar TV’de kendi hazırlayıp sunduğu Dönemeç Programı’nı sunmaktadır. Türkiye Yazarlar Birliği Gaziantep Kurucu Başkanlığı Eğitim Bir Sen Gaziantep Şube Başkanlığı görevinde 8 yıl bulunan Efiloğlu, Gaziantep Öğretmenevi ve ASO Müdürü iken düzenlemiş olduğu üç tane yarışmayı da kitap haline getirmiştir. Bunlar; Yapraktaki Damlalar, Bir Şiirdir Öğretmen ve Sana Emanet adlı kitaplardır. www.sendeyaz.net sitesinin Antoloji 1, 2 ve 3 kitaplarını çıkarmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.
--reklam--
Zekeriya Efiloğlu Kitapları - Eserleri
- Aşkın Peşinde
- Bana Aşkımızı Anlat
- Mandalina Çekirdeği
- İkimiz İçin
- Kendine Bir İyilik Yap
- Annemi Beklerken
- Kalbime Yazdım Seni
- Olduğum Gibi Sev Beni
- Eşim İsterse Olur
- Sen Çok Özelsin
- Can Tanem
- Aşkın Eşiğinde Ölüme Uyanmak
- Yüreğim Toroslarda Kaldı
- Eğitim Her Kapıyı Açar
- İkimiz İçin
- Dipnot Düştüm Sadece
- Yosun Gözlüm
- İçimizdeki Hayat
- Sana Yazdım
- Aşkla Yürümek
- Sustunuz
--reklam--
Zekeriya Efiloğlu Alıntıları - Sözleri
- Dile gayret deyip aşka gelerek, Acıyı yaşanan hayat bilerek,Sözleri kalbinden kati silerek,Kurşunu sineme sıktı gozlerin (Can Tanem)
- Mükemmel veya noksansız hiç kimse yoktur hayatta. Seni her halinle seviyorum diye yiğitçe bir söz vardır mesela. (Eşim İsterse Olur)
- “ Ayrılalım....” İnsanın ağzından ne kadar da kolay çıkıyordu bu zalim söz. Ya yaşanmışlıklar, ya fedakârlıklar... (İkimiz İçin)
- "Eğer yapamayacağınızı düşünüyorsanız, haklısınız, yapamazsınız." (Kendine Bir İyilik Yap)
- >Yüreğinde hangi dağın karını taşıyorsan onun baharını yaşarsın.< Büyük İskender bir gün Korinthos'da o garip filozofu ziyarete gelir. Sokakta güneşlenen Diyojen kalabalığı görünce biraz doğrulur. İskender:"Ben büyük kral İskender'im." "Ben de köpek Diyojen'im." Büyük kral, kendisinden isteği olup olmadığını samimiyetle sorar. Diyojen istifini bozmadan "Evet, gölge etme yeter." der. Bu tarihî ayar sonrası İskender, kıkırdayan adamlarına "Eğer İskender olmasaydım, Diyojen olurdum." der. (Belki de hiç yaşanmadı ama yine de efsane..) (Kendine Bir İyilik Yap)
- "İnsan bir gülü koklar, sonra da bütün güllerde o kokuyu ararmış." (Mandalina Çekirdeği)
- Gerçek dostlar, feneri önünüze tutup yolunuzu aydınlatırlar; gözünüze tutup dünyanızı karartmazlardı. (İkimiz İçin)
- Gel ve sevindir saklambaçta kaybolmuş yüreğimi. Kumdan kalelerim için sevda duvarıma vuran dalgalarım ol. Gel ve sevinsin yüzyıllık bir acının ardına saklanan bedenim. Gel, bir mayıs sancısı kadar acı, nisan yağmuru kadar sebepsizim. Gel ve kucakla ruhumu sözcüklerinle. Ben, okyanusunu kaybetmiş kum tanesiyim. (Kalbime Yazdım Seni)
- Sevsevdin eğer ,idam fermanım asılınca göğüs kafesime,başımı giyotine teklifsiz uzatacaktım... (Olduğum Gibi Sev Beni)
- Bir kenara yığılmış keder çığlık çığlığa.. Uçuruma düşen kelimeler , yanan cümleler Rüzgarda uçuşan sesler, yüreği okşuyan imgeler Örselenmiş bir hayat. .. Yığılmış dağ gibi Dipsiz bir karanlığa... (Dipnot Düştüm Sadece)
- "Birbirimizin canına okumaktan kitap okumaya fırsat bulamıyoruz" (Kendine Bir İyilik Yap)
- 'Menfaatleri bitene kadar değil; yürekleri yetene kadar sizi terk etmeyenler,gerçek dostlardır.' (İkimiz İçin)
- ~ Küçük yüreklerin ne kadar da büyük umutları vardı. (Mandalina Çekirdeği)
- O arkasını dönüp gidenler var ya;bir zamanlar deliler gibi sevdiğini söyleyenlerdi.O bütün kapıları yüzümüze kapatanlar var ya;sabah olsun diye geceyi dar eyleyenlerdi.Hani o seninle ilgili hiçbir şey hatırlamayanlar var ya;her anı yüreğine resmeyleyenlerdi.. (İkimiz İçin)
- "Herkes insan olur ama herkes adam olamaz." (Mandalina Çekirdeği)
- Vefasizlara seslenip durma,onlar seni duymazlar. Çünkü yürekleri çöle dönenlerin kulakları sağır olur. (Eşim İsterse Olur)
- “ İnsanlar aşka değil; kadına, cinselliğe, şehvete ve güzelliğe talip oluyorlar. Oysa en önce talip olunması gereken saygı, güven ve yürek olmalıyken hep erteliyorlar...” (Olduğum Gibi Sev Beni)
- İnleyen kütük olaydım dizinde Bekleyen Kıtmir olaydım peşinde Gözyaşın toprağa her değdiğinde Selamlar sanadır canım Efendim... Seni anlatmaya yetmez ki heceler Salatın sesiyle dolsun geceler Varsın anlamasın fikren cüceler Yolumuzu O'na açtın Efendim... (Aşkla Yürümek)
- "İnsan tanıdıkça âşık olmalı, insan tanıdıkça sahip olmak değil de ait olmak duygusuyla sevdiğine sarılmalıydı." (İkimiz İçin)
- "Allah'ım, hayat yoruyor bizi, insanlar canımızı acıtıyor ama büyün bunların üstesinden tebessümle gelebilecek mangal gibi bir yürek ver." (İkimiz İçin)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin