Kitap Künyesi

Yazar: İmam-ı Rabbânî

Çevirmen: Necdet Tosun

Yayın Evi: Sufi Kitap

İSBN: 9799759161131

Sayfa Sayısı: 110

--reklam--

Ariflerin Halleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İmâm-ı Rabbânî Ahmed Sirhindî’nin (ö. 1034/1624) Ma‘ârif-i Ledünniyye isimli eseri, seyr u sülûk, tasavvufta mânevî mertebeler, varlık (vücûd), Allah’ın zâtı ve sıfatları gibi konuları ele alan Farsça bir eserdir. “Ma‘rife” başlığını taşıyan 41 parça yazıdan oluşur. Bu eserin hicrî 1015-1016 (1606-1607) yılları arasında yazıldığı söylenir.

İmâm-ı Rabbâni farklı zamanlarda yazdığı notlarını bir araya getirmek sûretiyle bu eseri oluşturmuş olmalıdır. Eser farklı zamanlarda yazıldığı için içinde konu bütünlüğü bulunmamaktadır. Bununla birlikte eserin ilk kısımları Allah’ın zâtı, sıfatları ve bunların dünyâ ile ilişkisi gibi hem kelâm, hem de felsefenin temel konuları hakkında yazarın tasavvufî yorumlarını ihtivâ eder. İmâm-ı Rabbânî bu eseri yazarken çoğunlukla kendisine gelen ilhâmları esas aldığı için esere Ma‘ârif-i Ledünniyye (Allah katından gelen bilgiler, ilhâmlar) adını vermiştir.

--reklam--

Ariflerin Halleri Alıntıları - Sözleri

  • Ey Dost! Seni her yerde arıyordum, Her ân senin haberini ondan bundan soruyordum.
  • Boynu ve başı dik olanların tevazu göstermesi güzeldir, Dilenci tevazu gösterse ne olur, bu zâten onun huyudur.
  • Bu hayâtın ve eğlencenin ardından, Yüz binlerce canı fedâ etmek gerekir.
  • “İyi bir sene, baharından belli olur”.
  • “Eşya, zıddı ile belli olur”.
  • Delil getirenlerin ayağı tahtadan yapılmıştır, Tahta ayak da çok dayanıksız olur.
  • Zerre (karınca) ister çok iyi isterse çok kötü olsun, Bir ömür koşuşturur, sonunda kendinde bulur.
  • Başta ve sonda hamd Allah'a mahsustur. Salât ve selâm da dâima elçisi Hz. Muhammed'e olsun. Doğru yola uyanlara selâm.
  • Peygamberler ve velîler, yok olmaksızın dâima Cennet'te bulunacaklardır.
  • Kıyamet korkusu, mahlûkâtın çoğunun dudağının kuruması ve susaması durumundan ibarettir.
  • “Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı” (en-Nahl, 16/33)
  • Allah'ın elçisi Hz. Muhammed Ademoğullarının efendisidir. Kıyamet günü tabileri (ümmeti) en çok olacak kişidir, önceki ve sonraki insanlar arasında Allah'ın en mükerrem kuludur, kabrinden ilk kalkacak olan da odur. İlk kez şefaatte bulunacak ve şefaati ilk kabul edilecek kişi odur. Cennet kapısını ilk çalacak olan ve kendisine kapının açılacağı ilk kişi odur. Livâü'l-hamd'ı (hamd bayrağını) kıyamette taşıyacak olan odur. Hz. Âdem ve diğerleri o bayrağın altında olacaktır.

--reklam--

Ariflerin Halleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Elfi sani el müceddid şeyh Ahmed Farukî Serhendî İmam-ı Rabbani Kuddisesiruh hazretlerinin böyle bir eseri yok... Ona isnat edilen ne idüğü belirsiz bir paçavra! giryan_i_mecruh (zaimoğlu mehmet)

--reklam--

Ariflerin Halleri PDF indirme linki var mı?

--reklam--

İmam-ı Rabbânî - Ariflerin Halleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ariflerin Halleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı İmam-ı Rabbânî Kimdir?

Ahmed Sirhindi, daha çok bilinen adıyla İmam-ı Rabbani veya İmam-ı Rabbani Ahmed el-Farukî El Serhendi, (d. 1564, Babür İmparatorluğu - ö. 1624), Hindistan'da yaşamış İslâm âlimi ve tasavvuf önderi.

1564 yılında, o zamanlar Babür İmparatorluğu egemenliği altındaki Hindistan'ın Serhend (Sirhind, Chandigarh) şehrinde doğdu. Ömer ibn Hattab'ın soyundan geldiği için 'el-Faruk' lakabını almıştır. 1624 yılında, 63 yaşındayken vefat etmiştir. Genel olarak Nakşibendi tarikatı mensubudur fakat Kadiriyye, Çeştiyye gibi diğer tarikatlar arasında da saygın bir yeri vardır. Nakşibendi tarikatının Müceddidiyye kolundandır.

Babası ve Baki Billah gibi alimlerden dersler alarak İslami konularda birikime sahip oldu. Temel düşüncesi tasavvuf merkezlidir. Fakat mektuplarında şeriatsız bir tasavvuf anlayışının olamayacağını dile getirerek, önce şeriat kurallarının yerine getirilmesini tavsiye ederdi. Yirmi yaşlarındayken Baki Billah'ın muridi oldu. Kendisine Baki Billah tarafından icazet ve halifelik verildi.

Ekber Şah'ın islama karşı tahrif ve yeni bir din oluşturma çabasına karşı mücadele vermiştir ve Ekber Şah'ı eleştirmiştir. Din-i İlahi adlı bu yeni oluşumun çok yaygınlaşmaması İmam-ı Rabbani'nin başarısı kabul edilir.

Ekber Şah'dan sonra, yerine geçen oğlu Cihangir Şah, ordu içinde mürit sayısı arttığı için vezirleri tarafından bir tehdit oluşturduğunun söylenmesi üzerine Rabbani'yi hapse attırmıştır. Cihangir Rabbani'yi bir sene sonra hapisten çıkararak sohbetine aldı.

Rabbani, onlarca mürşit yetiştirip Hindistan'ın değişik bölgelerine göndererek halkı irşat ettirdi. Ehl-i Sünnet inancıyla yaşayıp yeni kavramlarla tasavvuf ıstılahını genişletti. Mektuplarında, yaşadığı tecrübeleri anlatmasıyla sonraki sufilerin bir ıstılahî kaynağa sahip olmasını sağladı.

Rabbani bazı kesimlerce ikinci bin yılın müceddidi ve müctehid kabul edilir. İslam hükümleri ile tasavvufu birleştirmesinden dolayı 'Sıla' ismi de verilmiştir.

Rabbani insanı dünyada ve ahirette yükseltecek olan tevazunun ne olduğu ve kurtuluşun ancak Ehl-i Sünnet'e uymakla olduğu bildirmiştir. Talebelerine ilim tahsilini sıkı sıkı emretmiş, taassuba ve yobazlığa karşı mücadeleye çok önem vermiştir. Dini, cahillerden öğrenmeyi men etmiştir. Devamlı kitap okumalarını, ilim öğrenmelerini istemiş, önce itikadı düzeltmenin, sonra fıkıh bilgilerini öğrenmenin gerekliliğini anlatmıştır.

Eserlerinde, iman ve Kur'an ahlakı anlatılmakta, Allah'ın varlığını, birliğini, sıfatlarını, ihlası, ruhu, şeytanla ve nefsle olan cihadı ve Allah'a samimi olarak nasıl yakınlaşılabilineceğini, peygamberlere ve dört halifeye uymaya çalışmanın gerekliliğini anlatmaktadır. Müminlerin kendi içinde bölünmüş olduğunu, ancak sadece Ehl-i sünnete uyanların kurtulacağını söylemiştir. Birlik olunması ve Müslümanlığın yayılması gerekliliğini üzerinde çokça durmuştur.

Ehl-i Sünnet reyince ikinci bin yılın yenileyicisi (müceddid-i elf-i sâni) kabul edilmiştir. 63 yaşında doğduğu şehirde vefat eden Ahmed Sirhindi'nin türbesine bölgesinde Ravzayı Şerif denir.

--reklam--

İmam-ı Rabbânî Kitapları - Eserleri

  • Mektubat-ı Rabbani Cilt 1
  • Rabbânî Nasihatler
  • Mektûbât Tercemesi
  • Mektubat-ı Rabbâni
  • Mektubat-ı Rabbani Cilt 2
  • Eshâb-ı Kirâm
  • İmam-ı Rabbani Risaleleri
  • Rabbani İlhamlar - Mebde ve Mead
  • Ariflerin Halleri
  • Müjdeci Mektublar
  • Ehli Sünnetin Müdafaası
  • Mektubat-ı Rabbani'de Şeriat ve Tasavvuf
  • Mana Alemi
  • Manevi Yolculuğun Mertebeleri
  • Mektûbât-ı Rabbânî Cilt 1
  • Manevi İkramlar
  • Manevi Yolculuk
  • Manevi Yolun Başlangıcı ve Sonu
  • Müslümanın Edeb ve Ahlakı
  • İslam
  • Mektûbât-ı Rabbânî Cilt 3
  • Tasavvuf
  • Mektûbât-ı Rabbânî Cilt 2
  • Sırlar Alemi
  • Mektubat-ı Rabbani - 1.Cilt
  • Arapça Mektubat
  • İman
  • Mektubat-ı Rabbani Tercümesi 1. Cilt
  • Vücudi ve Şuhudi Tevhid
  • Manevi İlhamlar
  • Sosyal Yaşama Dair Mektubat'tan Öğütler
  • Mektubat-ı Rabbani - 3.Cilt
  • Mektûbât-ı Şerife Cilt 2-3
  • Mektûbât-ı Şerife 1. Cilt
  • Mektubat-ı Rabbani (iki cilt)
  • Mektubat-ı Rabbani - 8.Cilt
  • Mektubat-ı Rabbani - 7.Cilt
  • Mektubat-ı Rabbani - 6.Cilt
  • Mektubat-ı Rabbani - 5.Cilt
  • Mektubat-ı Rabbani - 4.Cilt
  • Mektubat-ı Rabbani - 2.Cilt
  • Mektûbât-ı Rabbani
  • Mektubat-ı Rabbani
  • Mektubat-ı İmam-ı Rabbani (5 Cilt) (Farsça)
  • Mektubat-ı Rabbani Tercümesi 2. Cilt
  • Mektubat-ı Rabbani Tercümesi 3. Cilt

--reklam--

İmam-ı Rabbânî Alıntıları - Sözleri

  • "Halbuki gidilse yol pek yakın..." (Mektubat-ı Rabbani Cilt 1)
  • O ki bulmaz fena, Mevlâsının sevgisinde; Nasipsizdir o kişi kibriyası izinde... (Mektubat-ı Rabbani Cilt 2)
  • Bazı zamanlar, şöyle düşünüyorum: Onların hepsi ayrılıp gidiyor, sonradan, bir başka,vakitte zuhur ediyor (Mana Alemi)
  • Bizim tarikatımız ashab-ı kiramin yoludur. (Ehli Sünnetin Müdafaası)
  • Yâ Rabbî! Bizlere, doğru yolu gösterdikden sonra, kalbimizi kaydırma! Sonsuz rahmetinden bizlere serp! İyilik yapan ancak sensin. Vesselâm. (Mektubat-ı Rabbani Cilt 2)
  • "Haller daima değişmektedir.." (Mektubat-ı Rabbani Cilt 1)
  • Şu manayı da dinle. Keşf olunan mana şu ki: Resulullah Efendimizin mahbubiyeti, yüce Allah'ın Zat-ı Baht'ine taalluk eden mahabbeti ile olmaktadır. Amma şuunların ve itâbarların mülahazası olmadan... Hazret-i Zat dahi, bu mahabbeti ile mahbub olmaktadır. Amma ondan başkasının mahbubiyeti böyle değildir. Allahu Teâlâ, ona salât ve selâm eylesin. Zira onların mahabbeti, şüuna ve itibarlara taalluk etmektedir. Esma ve sıfat libasına bürünmüştür. Yahut, esma ve sıfatın zilâline... Haliyle bu, onların değişik derecelerine göre olmaktadır. Bir şiir: Hiç de olmaz Resulullah'ın fazlına; Had, dille anlatan gider i'rabina... Ona ve resullerden, nebilerden, mukarrep meleklerden tüm kardeşlerine salât, selâm, bereketler. (Sırlar Alemi)
  • “İyi bir sene, baharından belli olur”. (Ariflerin Halleri)
  • Hep seni düşünürüm, Hacım ömrem sanadır. Herkes taş toprak düşünür, kalbim senden yanadır. (Mana Alemi)
  • Ben bir bahçe gibiyim, oraya bahar: Bulutlarından zülâl yağmurlar yağar. Bin tane dilim olsa senaya dursam; Ona infialden başka neyim artar?. (Mektubat-ı Rabbani Cilt 2)
  • Kıyamet günü insanlar içinde en çok azap çekecek olanı, ilminin kendisine fayda vermesini Allah'ın nasip etmediği alimlerdir. (Mektubat-ı Rabbani'de Şeriat ve Tasavvuf)
  • Hanudlardan ve mülhidlerden birçoklarını gördüm; keridilerinde cezbe vardı. Lâkin, Sahib-i Şeriat Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimize mütabaatle benzemediklerinden ötürü; kendilerine cezbenin suretinden başka nasip yoktur. Halleri dahi harap ve kesiktir. (Sırlar Alemi)
  • "Kırk sabah Allahü Teâlâ'ya karşı ihlas üzere olanın kalbinden diline hikmet pınarları akar gelir." Hâdis-i Şerif (Rabbani İlhamlar - Mebde ve Mead)
  • و كل لطيف الجسم يؤذيه كلما* يمر به كالورد يطرحهالصبا Latif cisimli herkesi elbet üzer her uğrayan, Güle vuran bâd’ı saba gibi, büzer onu her koparan! (Mektubat-ı Rabbani - 3.Cilt)
  • Perdenin ötesindeki sırrı, mest olmuş rindlerden sor, Çünkü yüksek makamlı (bile olsa) sûfi bu hâli bilemez. (İmam-ı Rabbani Risaleleri)
  • Evliyanın velayeti, Hakka yakınlığı taleptir. Enbiyanın velayeti ise, yüce Hakka yakınlığı gösterir. (Ehli Sünnetin Müdafaası)
  • Ancak bir şey kendi sınırını aştığı zaman , zıddına döner. (Manevi Yolculuğun Mertebeleri)
  • Hazret-i Âişe'den nakledilen bir rivayette, Resulullah efendimiz şöyle buyurdu: "Ümmetin şerlileri, ashabım aleyhinde bir cür'ette bulunanlardır." (Ehli Sünnetin Müdafaası)
  • “Hiç kuşkusuz Allah Teâlâ dünyayı ahiretin tarlası yapmıştır.” (Rabbânî Nasihatler)
  • "Bizim seçmiş olduğumuz tarikatta, yolculuk emir âlemine ait olan kalpten başlar. Kalpten sonra daha yukarıda olan ruh mertebelerinde yolculuk yapılır. Ruhtan sonra onun da üstünde olan sırda bu muamele devam eder. Hafî ve ahfâda da yolculuk aynı şekildedir. Bu beş latife katedilip, her birine ait ilimler ayrı ayrı elde edilir ve marifetler kazanılır." (Manevi İkramlar)