Kitap Künyesi
Yazar: Necmettin Erbakan
Yayın Evi: MGV Yayınları
İSBN: 978605500079
Sayfa Sayısı: 240
--reklam--
Arkasındakilerle ve Türkiye'nin Kayıplarıyla Darbe Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Şimdi yukarıdan bir bakış yaptığımız zaman ne görüyoruz? 69’da Milli Görüş çıkmış, parlayan yıldız olarak iktidar olmuş. Ne yapmış Siyonizm bunun karşısında? Türkiye rastgele bir ülke değil dünyanın kutbu. Clifford’u göndermiş. Clifford, ABD, CIA Başkanı. Sabah kahvaltısını Demirel’le, öğle yemeğini Ecevit’le beraber yapıyor. Biz hükümetteyiz, ağır sanayi hamlesini yapıyoruz.
Bunu karşılığında “…efendim seçimler hazirana alındı, MSP’siz seçim yapılacak, hükümet kurulacak…” diye bize sormadan ilan ettiler, birleştiler.
Buna mukabil biz Allah’ın lütfuyla eskisinden daha fazla oy aldık yeninden hükümet olduk. Yeniden iş başına geldik. Bunun üzerine Güneş Motel oyunu oynandı. Ecevit de seçimleri kaybedince Demirel’e geçti. Ama buna rağmen Dışişleri Bakanını düşürdük. 24 kişiyle Meclis’e hâkim olduk.
Baktılar ki bizi hükümetten uzaklaştırmaları yetmiyor, Meclis’ten uzaklaştırmak lazım. Öyleyse “İhtilal yapalım.” dediler. 12 Eylül İhtilali yapıldı.
12 Eylül İhtilali’nden sonra Milli Görüşçüler çalıştılar. 1996 Seçimleri’nde en büyük parti oldular. 54. Hükümet’i kurdular.
Türkiye “Yeniden Büyük Türkiye” yolunda mesafe kat etti. 54. Hükümet’te yukarıda bahsettiğim muazzam hizmetler yapılmıştı.
Önce bırakalım başarısız olsun dediler. Sonra baktılar ki bunlar “Yeni Bir Dünya”yı kuruyorlar. Öyleyse ne yapıp edip engellememiz lazım dediler. Sonra hükümetimize 28 Şubat’ı yaptılar.
28 Şubat, dış güçlerin bir tertibidir. 28 Şubat’ta MGK’da geldiler, Makovsky’nin planını Hükümet’e tavsiyemiz diye okudular.
Biz yükseliyoruz onlar hile yapıyorlar. Biz demokratik olarak yükseliyoruz onlar hile yapıyor. Peki efendim tekrar işbaşına geldiğiniz zaman tekrar size müsade etmezlerse ne yapacaksınız? Askerimizi eğiteceğiz. Askerlerimiz de bu vatının evladı, olan biteni gözleriyle görüyor. Bu sebepten kendilerine Milli Görüş’ü anlatacağız. Kurutuluşun Milli Görüş’te olduğunu ne yapıp yapıp tanıtacağız.
28 Şubat 2010
Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN
--reklam--
Arkasındakilerle ve Türkiye'nin Kayıplarıyla Darbe Alıntıları - Sözleri
- Bir çiçekle bahar olmaz Ama her bahar bir çiçekle başlar! | Prof. Dr. Necmettin Erbakan
- Kudüs coğrafi bir mesele degil, imani meseledir.." |Prof.Dr. NecmettinErbakan
- Bu ülkeye yapılacak en büyük iyilik evlatlarımızı milli ve manevi değerlere bağlı olarak yetiştirmektir.
- "İçinde bulunduğumuz dünyadaki çarpıklıklar, mevcut global sömürü sisteminin iflas ettiğinin göstergesidir"
- İste Birleşmiş Milletler'in çarpıcı raporu: Mustazaflar: Bugün dünya nüfusunun neredeyse üçte biri, 2 milyar insan sefalet (açlık, hastalıklar, kötü beslenme) içerisinde yaşıyor. Her gün 150,000 insan ölüyor. Bunların 40,000'i çocuk. Yaklaşık 800 milyon insan her gün aç yatıyor ve yaklaşık 500 milyon insan kronik olarak kötü beslenmeden dolayı hasta. Ancak diğer yandan, 1,7 milyar insanın en az 15 kilo vermesi gerekiyor! Endüstriyel ülkelerde bile 100 milyondan daha fazla insan yoksulluk sınırının çok çok altında yaşıyor. 1.5 milyar insan içilebilecek derecede temiz suya sahip değil. 2.4 milyar insan doğru düzgün bir sağlık kontrolüne sahip değil ve tedaviye ulaşamıyor. Her gün ortalama 30,000 çocuk tamamen önlenebilir hastalıklardan ölüyor. 1990'lı yıllarda toplam 13 milyon çocuk çatışmalarda arada kalarak can verdi. Bu rakam I. Dünya Savaşı'ndan bu yana yapılan çatışmalarda ölen insan sayısından çok daha fazladır. Gelişmiş ülkelerde okul çağına gelmiş 160 milyon çocuk çelimsiz ve yanlış beslenmiş. 840 milyon yetişkin çocuk okuma yazma bilmiyor. Bunların 538 milyonu ise kadın. 1990'lı yıllarda 54 ülkenin kişi başına düşen milli gelirinde azalma oldu. Son on yılda, 21 ülke, yaşam beklentisi ve okuma yazma açısından incelendiğinde geri gitti. Örneğin Zimbabwe'de ortalama yaşam beklenti- si 1970'li yılların başında 56 iken bu rakam 1990'lı yıllarda 23,1'e kadar düşmüştür. Bu rakamı İngiltere için kıyasladığımızda 72'den 78,2'ye ulaşmıştır.
- Biz, laikliğin din düşmanlığı olarak gösterilmesine karşıyız ve laikliğin her fırsatta inançlı insanlara karşı kullanılmasından rahatsızlık duyuyoruz. Ancak Türkiye'de laiklik bazı çevreler tarafından din düşmanlığı şeklinde anlaşılıyor. Laiklik, din düşmanlığı olarak algılanmamalıdır. Biz Avrupa ve Amerika'daki laiklik uygulaması ne ise, ülkemizde de aynen öyle olmasını istiyoruz. Buna karşılık dindarlık da laiklik karşıtı olmak demek değildir.
- "Doğu da bizim, Batı da Bizim, Kudüs te bizim, Zafer de bizim." Zalimler için yaşasın cehennem.
- Türkiye'yi harple yenmek mümkün değildir. İçinden yıkacağız diyor. Lozan'la 7 madde uygulayacağız: aç bırakacağız, fakir bırakacağız, işsiz bırakacağız, Tükiye'yi borca esir edeceğiz, dinini değiştireceğiz, böleceğiz birbirine çarpıştıracağız.
--reklam--
Arkasındakilerle ve Türkiye'nin Kayıplarıyla Darbe İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Rahmetli Erbakan hocanın Türkiye'de yeteri oranda anlaşılmsdığını düşünüyorum... Şundan eminim ki eğer Necmettin Erbakan 10 yıl iktidarda kalsaydı bugün çok daha farklı şeyler konuşuyor olacaktık. Bundan eminim... Okunması gereken bir kitap... (Halil Karakuş)
Darbe - Prof. Dr. Necmettin Erbakan: Rahmetli Erbakan döneminde yapılan politika- icraatlerin derlenmesinden oluşan bir kitap. Bu kitabın tamamını Erbakan hoca yazmamıştır. Onun Milli Görüş davasına gönül veren bir gurup araştırmacı kaleme almıştır. Kitabın önemli bir kusuru zamirlerin karışması: kimi yerde araştırmacı konuşuyor, kimi yerde Erbakan hoca.. Metinlerde konuşanı ayırt etmek zor oldu yani. Erbakan hoca ve ekibinin ürettiği "politikaların savunulduğu tek taraflı bir tez" niteliğindeki bir kitaptır. Eserin kusuru, objektifliğin biraz zedelenmesidir; zira, karşı tarafın argümanları kitapta yer almamıştır. Bundan dolayı bir puan kırıyorum. Bir başka kusuru da kaynakçanın ciddi şekilde düzenlenmemesidir. Buna da bir puan kırıyorum. Öte yandan, kitabın güzel yanları da vardır: tablo, grafik ve istatistiksel verilerle beraber gazete manşetlerinin yer alması, okuyucuya analiz yapabilme imkanı vermektedir. Ayrıca, Erbakan hocanın başarıları da verildiğinden Erbakan hocanın güzel hizmetlerini de görmüş olduk: denk bütçe, faizlerin düşürülmesi, oto yol hizmetleri, enflasyonun düşürülmesi, ağır sanayi hamleleri gibi başarılar nicel olarak okuyucuya sunulmuştur. Özetle, kitaba 8/10 veriyorum. Siyasete ilgisi olanların okumasını da tavsiye ederim. (Cemil Meriç)
Kaynak kitap niteliğinde olmasa da faydalı bir derleme olmuş.Kitabın ilk bölümü 12 Eylül'e ayrılmış. Daha çok Kenan Evren'in kaleme aldığı Anılarım kitabında yer alan ifadelere Erbakan'ın deyimiyle yanılgılara değinilmiş. İkinci bölümde "28 Şubat ve Ticari Hayata Etkileri" konulu Erbakan'ın 2010 yılında Ankara'da yapılan bir konferans metnine yer verilmiş. Üçüncü bölümde de Şevket Kazan'ın (dönemin Adalet Bakanı) ağzından 28 Şubat'ı okuyoruz. Kitabın son bölümü yine 2010 yılında Erbakan'ın Haber Türk televizyonuna yaptığı röportaja ayrılmış (dinlemek isterseniz de youtubeda bir kaç bölüm halinde mevcut). Bunlardan başka dönemin yerli yabancı gazete manşetlerine, istatistiklere, grafiklere ve listelere de yer verilmiş. (Kevser)
--reklam--
Arkasındakilerle ve Türkiye'nin Kayıplarıyla Darbe PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Necmettin Erbakan - Arkasındakilerle ve Türkiye'nin Kayıplarıyla Darbe kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Arkasındakilerle ve Türkiye'nin Kayıplarıyla Darbe PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Necmettin Erbakan Kimdir?
Necmettin Erbakan 29 Ekim 1926 tarihinde Sinop Kadı Vekili Mehmet Sabri ile Kamer Hanım'ın oğlu olarak Sinop'ta dünyaya geldi. Babası Mehmet Sabri Bey, Adana'nın Kozan ve Saimbeyli bölgesinde uzun süre hüküm sürmüş olan Selçuklu Türklerinin Kozanoğulları soyundan; Annesi ise Sinop' un ileri gelen ailelerindendi. İlkokula Kayseri'de başlayan Erbakan, babasının tayininden sonra ilkokul öğrenimini Trabzon'da tamamladı. 1943 Yılında İstanbul Erkek Lisesi'ni birincilikle bitirdi. Üniversiteye sınavsız giriş hakkı kazanmasına rağmen kendisi sınava girmeyi tercih etti ve bu sınavı üstün başarıyla vererek üniversite öğrenimine ikinci sınıftan başladı. 1948 yılı yaz döneminde, İTÜ Makine Fakültesinden üstün başarı ile mezun olan Erbakan, aynı yılın 1 Temmuzunda Makine Fakültesi Motorlar Kürsüsünde asistan olarak göreve başladı. 1948 ile 1951 yılları arasında yeterlilik tezini hazırladı. Bu süreçte ders verme yetkisi sadece doçent ve profesörlere ait olmasına karşın, kendisine özel bir izin çıkarılması üzerine daha asistan iken Makine Fakültesinde ders vermeye başladı. İTÜ Erbakan'ı 1951 yılında Aachen Teknik Üniversitesinde ilmi araştırmalar yapmak, bilgi ve tecrübesini artırmak üzere Almanya'ya gönderdi. Almanya'da bulunduğu süre içerisinde Alman ordusu için araştırma yapan DVL araştırma merkezinde Profesör Schimit ile birlikte çalışmalar gerçekleştirdi ve hazırlamış olduğu doktora tezi ile Alman üniversitelerinde Doktor unvanını kullanmaya hak kazandı.
Alman Ekonomi Bakanlığı için motorların daha az yakıt kullanımı konusunda araştırmalar yapan ve bu konuda ilgili bakanlığa bir rapor sunan Erbakan'ın bu dönemde yazdığı dizel motorlarda püskürtülen yakıtın nasıl tutuştuğunu matematiksel olarak izah eden doçentlik tezi Alman ilim çevrelerinde büyük ilgi gördü. Tezin akademik dergilerde yayınlanmasının ardından, o tarihlerde Almanya'nın en büyük motor fabrikası olan DEUTZ motor fabrikalarının genel müdürü Prof. Dr. Flats tarafından Leopar tanklarının motorları ile ilgili araştırmalar yapmak üzere bu fabrikaya davet edildi. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Alman üniversitelerinde ilk Türk ilim adamı olan Erbakan, 1953'te doçentlik sınavını vermek üzere Türkiye'ye döndü ve bu sınavı başarıyla vererek henüz 27 yaşındayken Türkiye'nin en genç doçenti oldu. Araştırmalar yapmak üzere tekrar Almanya'ya giden Erbakan, burada yaklaşık 6 ay motor araştırmaları başmühendisi olarak görev yaptı. 1954-1955 yılları arasında askerlik görevini yerine getirdi.
1956 yılında Gümüş Motor A.Ş' yi kurarak burada Türkiye'nin ilk yerli motorunu üretti. 1960 yılında Ankara'da yapılan Sanayi Kongresinde Gümüş Motorun yaptığı imalatları sunan Erbakan, Türkiye'de otomobil yapımı fikrini ortaya attı ve bu fikrin o zamanın yönetimince revaç görmesi üzerine Eskişehir Demiryolları CER atölyesinde "Devrim Otomobili" adıyla ilk yerli otomobili imal etti. 1965 yılında profesör oldu. 1967 yılında Nermin Erbakan ile evlendi ve aynı yıl Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genel Sekreterliğine seçildi.
1969 yılında TOBB başkanlığına seçilen Erbakan, hükümetin seçimleri iptal etmesi nedeniyle başkanlıktan ayrılmak zorunda kaldı. Aynı yıl içinde Konya'dan bağımsız milletvekili olarak seçilerek siyasete girdi. 17 Ocak 1970'te Milli Nizam Partisini (MNP) kurdu. MNP 1971 darbesi döneminde Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılınca Erbakan 1972 yılında aynı kadroyla Milli Selamet Partisini (MSP) kurdu ve 1973 seçimlerinden %12 oy alarak 48 milletvekili ve 3 senatörle meclise girdi. 1973 seçimlerinden sonra Bülent Ecevit'in liderliğindeki CHP ile MSP hükümet ortağı oldu ve Erbakan bu hükümette devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olarak görev yaptı. Bu dönemde Kıbrıs Harekatı'nın yapılmasını savunan Erbakan'ın harekat sonrası adanın tamamının alınması konusunda ısrarcı olması sonucu Erbakan ile Bülent Ecevit arasında görüş ayrılığı yaşandı ve 17 Kasım 1974'te CHP-MSP koalisyon hükümeti dağıldı. CHP-MSP koalisyonunun bozulmasından sonra kurulan dörtlü koalisyonda yine Başbakan yardımcılığı ve Ekonomik Kurul Başkanlığı görevlerinde bulunan Erbakan, aynı görevini 5 Haziran 1977 seçimlerinden sonra kurulan üçlü koalisyonda da devam ettirdi. 12 Eylül'de askerlerin yönetime el koyması ile bir süre İzmir Uzunada'da gözaltında tutuldu. 1982 anayasası gereğince kendisine on yıl siyaset yapma yasağı getirildi. 6 Eylül 1987'de yapılan halk oylaması neticesinde yeniden siyasete döndü ve 1983 yılında kurulmuş olan Refah Partisinin 11 Ekim 1987'de yapılan kongresinde oy birliği ile partinin genel başkanlığına getirildi. 20 Ekim 1991 seçimlerinde tekrar Konya'dan milletvekili seçildi. Erbakan siyasi hayatındaki en büyük seçim başarısını Refah Partisi başkanı olarak girdiği 1995 seçimlerinde gösterdi. Bu seçimlerde % 21.37 oy alan Refah Partisi 158 milletvekili ile birinci parti oldu. Bu seçimlerden sonra DYP ile kurduğu Refahyol hükümetinde 28 Haziran 1996'da başbakan olarak göreve başladı. 1996-1997 yılları arasındaki Başbakanlık dönemi, 28 Şubat dönemi ve post-modern müdahale olarak nitelenen süreç ile son buldu. 1998 yılında Refah Partisi'nin kapanmasıyla birlikte beş yıl siyasi yasaklı olan Erbakan, 2003 yılında bu yasağının bitmesiyle Recai Kutan başkanlığında kurulan Saadet Partisinin Genel Başkanlığına seçildi. 2004' ten sonra bir süreliğine ara verdiği bu görevine 17 Ekim 2010 tarihinde geri döndü.
Yaşının ilerlemesi ile birlikte sağlık durumu giderek kötüleşen Erbakan, tedavi gördüğü hastanede kalp yetmezliği nedeniyle 27 Şubat 2011 günü vefat etti. Türk akademik hayatında bilimsel çalışmaları ve siyaset dünyasında Milli görüş çizgisi ile iz bırakan Erbakan 3 çocuk babası idi.
--reklam--
Necmettin Erbakan Kitapları - Eserleri
- Davam
- İslam ve İlim
- Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen
- Arkasındakilerle ve Türkiye'nin Kayıplarıyla Darbe
- İslam Birliği
- Adil Ekonomik Düzen
- Milli Görüş İktidarı: Niçin ve Nasıl
- Erbakan Açıklıyor: Kenan Evren'in Anılarındaki Yanılgılar
- Müsbet İlim ve İslam
- Türkiye'nin Temel Meseleleri
- Körfez Krizi, Emperyalizm ve Petrol
- Milli Görüş
- Türkiye ve Ekonomi
- Doğu'da Batı'da İslamda Kadın
- Prof. Dr. Necmettin Erbakan Külliyatı
- Doğu'da, Batı'da ve İslam'da Kadın
--reklam--
Necmettin Erbakan Alıntıları - Sözleri
- Bu büyük milletin Çanakkale'de bütün dünyanın birleşerek geldiği ordularına karşı kazanmış olduğu zaferi; Bizim gemilerimiz daha çok olduğu için mi kazandık? Bizim topumuz daha kuvvetli olduğu için mi kazandık? Çanakkale Zaferi'nin ne ile kazandık? Çanakkale Zaferini Seyit Çavuş'un imanı ile kazandık! (Prof. Dr. Necmettin Erbakan Külliyatı)
- Kapitalizm beşeriyetin büyük bir bölümünü sefalete mahkum etmiştir! (Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen)
- 54. Hükümet nasıl oldu da 100 alan memura 250 verdi? Borçla mı verdi? Zamla mı verdi? Vergi ile mi verdi? Ne bir kuruş vergi koyduk, ne bir kuruş zam yaptık, ne bir kuruş borç aldık. Tam tersine bütün borçların hepsini kestik. Havuz sistemini kurduk. Denk bütçe yaptık ve milletin parasını milletin kendisine verdik... (Prof. Dr. Necmettin Erbakan Külliyatı)
- Devlet ve fert harcamalarında milli servetin heder olmasına sebep olan her türlü israfın kaldırılması için ciddi tedbirler alınmasına taraftarız (Prof. Dr. Necmettin Erbakan Külliyatı)
- "Müminin ferasetinden korkun. Onlar Allah'ın nuruyla bakarlar."(Tirmizî, Tefsîru"l-Kur"ân, 15) Bu bakış sadece manevi sahada olmamıştır, maddi sahada da olmuştur, İslam alimlerinin ilimlere getirdikleri disiplinleri incelediğimiz zaman aklımız durur. (İslam ve İlim)
- Milli Görüş, Anadolu kapılarını açan Sultan Alparslan'ın, İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet Han'ın görüşüdür. (Milli Görüş İktidarı: Niçin ve Nasıl)
- Müslümanlığın özü iki cümledir: "Halik'i tazim ve mahluka şefkat." (İslam Birliği)
- 300'ler kulübüne mensup olan dünyanın en zengin 300 Siyonisti, her gün kendi aralarında internet yoluyla şifreli konferans yapıyorlar ve bütün dünyayı tanzim ediyorlar. Söz gelimi Türkiye'nin başbakanı Sayın Tayyip Bey daha ne kadar süre başbakan olarak görevinde kalmalıdır? Bu gibi hususlarla ilgili kararları 300'Ier Meclisi verir. Böyle bir düzeni kurmuşlar. Pakistan'da seçim yapılsın mı, yapılmasın mı? Yapılan seçimi iptal edelim mi, etmeyelim mi? Bu 300'ler Meclisi bunu inceler ve karar verir. (Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen)
- Kudüs coğrafi bir mesele degil, imani meseledir.." |Prof.Dr. NecmettinErbakan (Arkasındakilerle ve Türkiye'nin Kayıplarıyla Darbe)
- Biz çalışmalıyız, gerçekleri milletimize ve insanlığa anlatmalıyız. Gayret ve çalışmak bizden, nusret ve zafer Allah'tandır. (Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen)
- Müslümanlık dışında bir hakikat kaynağı olamaz. (İslam ve İlim)
- Bu memleketlerde işveren ve devlet aynı kimsedir, işçinin kendisine tatbik edilen ücret sistemine itiraz merciî yoktur, işveren ve devlet aynı kimse olduğu için bütün sınıfsızlık iddialarına rağmen bu rejimdeki insanlarda yine bir idare eden ve idare edilenlerin zümresi tabiî olarak teşekkül etmiştir. (Doğu'da Batı'da İslamda Kadın)
- İnsanlığa elbette saadeti getiren Müslümanlar olmuştur.Dolayısıyla her şeylerinin sahibi Müslümanlar olduğu halde Müslümanlığı bir gerilikmiş gibi göstermek ancak büyük bir cahilliğin ifadesi olabilir. (İslam Birliği)
- Ne kuvvet, ne çoğunluk, ne imtiyaz, ne de çıkar hak sebebi olamaz. (Adil Ekonomik Düzen)
- Bir insan kelime-i tevhidi söylediği zamanb Yarabbi! Ben senin bildirdiğin hak ve adalet ölçülerinin yeryüzünde hakim olması için bütün gücümle çalışacağım demiş olur... (Prof. Dr. Necmettin Erbakan Külliyatı)
- Efendim: "Talebeleriniz vazifelerini iyi yapıyorlar." deyin. Nasıl derim? Sonra ahirette bunun hesabını nasıl veririm? (Milli Görüş İktidarı: Niçin ve Nasıl)
- Cumhuriyet Tarihinin en büyük hamlesi Bizde başlattığımız hamle devam etseydi milyonlarca evladımız bugün kahvede oturacağına veya yaşadıkları illerden göç edeceğine kendi illerindeki fabrikalarda çalışma imkanı bulacaklardi... (Erbakan Açıklıyor: Kenan Evren'in Anılarındaki Yanılgılar)
- Müslümanlık iktisadî maddiyatın yanında mutlaka maneviyatı da beraber yürütmüştür. Bu, ne Doğu'nun, ne de Batı'nın erişemeyeceği ulvî bir neticedir. (Doğu'da Batı'da İslamda Kadın)
- Bugün vergilerin çoğu haksız bir şekilde fakir fukaraya ödettiriliyor. (Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen)
- Biz 21 yıldan beri Türkiye'mizin ağır sanayiye sahip olması için bütün gücümüzle çalışıyoruz.Çünkü, ağır sanayiye sahip olmadan bağımsız olmak, emperyalizmin sömürüsünden kurtulmak mümkün değildir. (Erbakan Açıklıyor: Kenan Evren'in Anılarındaki Yanılgılar)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin