Kitap Künyesi

Yazar: Aykut Oğut

Yayın Evi: Doğan Novus

İSBN: 9786050930962

Sayfa Sayısı: 240

Artık Zenginim Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bu hayata ZENgin olmak,

ZENgin yaşamak için geldiniz!

İşte hayatın sırrı bu cümlede saklı!

2005 yılında ben bir garson, eşim Esra yoga hocasıydı. Los Angeles’ta 50 metrekare bir evde, ay sonunda kiramızı nasıl ödeyebileceğimizi düşünerek yaşıyorduk. Bu kitaba ilk başladığım günlerde ise, Hawaii’de DOKUZ AY SÜREN bir tatile çıkmıştık! Yani fakirlikten zenginliğe geçtik, hem de gayet

kısa bir süre içinde...

Bizim yaptığımız her hatayı, bizi fakirlikte tutan her şeyi; bilinç olarak zenginliğe nasıl açıldığımızı;yolculuğumuzda yaptığımız uygulamaları;

ve en önemlisi;“zenginlik” dediğimiz şeyin sadece paradan ibaret olmadığını bütün detaylarıyla bu kitapta okuyacaksınız.

YOKLUK bilincinden VARLIK BİLİNCİNE geçmek; ZENgin olmak sandığınızdan çok daha kolay!

Tek bir şartla: Bu kitaptaki uygulamaları yapacaksınız!

Keyifli okumalar dilemiyorum…

Keyifle okursunuz zaten, sorun değil...

Keyifli uygulamalar diliyorum…

ZENgin olunca bizi unutmayın da… ?

Artık Zenginim Alıntıları - Sözleri

  • Yoksa olacaģına inanmıyor musunuz ? İnanmadığınız bir şeyin gerçekleşmesi mümkün değil .
  • Çekim yasasına göre , hayatınızda bulunan HER TÜRLÜ olay TAMAMEN size aittir.İstisnasız.
  • Gücünüzün farkında olmamalısınız ki , rahat rahat kontrol edilebilin .
  • Parasına DEĞER veren, Parasına bir dostu gibi SAYGI DUYAN, Parasını SEVEN, Bolluk-bereket bilincinde, SADECE İSTEDİĞİ ZAMAN parasını PAYLAŞAN bir insanım. Param benim için o kadar değerli ki, ne zaman, kime, nasıl, neden, ne şekilde, ne kadar harcayacağıma BEN, sadece ben karar veririm. Bir başkası benim para ile olan ilişkimi dikte edemez. Tıpkı bir başkasının size, kocanızla, sevgilinizle, sandalyenizle, arabanızla nasıl yaşayacağınızı, ne zaman neyi alıp neyi vereceğinizi dikte edemediği gibi. Param benim için bir aile ferdi gibidir. Param benim için sevdiğim bir dostum gibidir. Çok zengin bir yatırımcı, parası ile olan ilişkisini o kadar güzel tanımlamıştı ki, ilk duyduğumda ağzım açık kalmıştı. Parası için, “Çocuklarım gibidirler. Benden uzaklaşınca babalarını özlüyorlar” demişti.
  • " Evren sizin isteklerinizi duyar, tamam AMA istekleriniz, bilinciniz- inancınız ile paralel olduğu zaman ANCAK istediklerinizi elde edebilirsiniz.."
  • “Öfke-korkunun maske takmış halidir.”
  • Paraya değer vermeye başlasanız çok iyi olur! Paraya tapmayın. Kölesi de olmayın. Para için prensiplerinizden de vazgeçmeyin AMA paraya değer verin!
  • Neyi alamadığınız, nereye harcayamadığınız, neye sahip olmadığınızı bırakın, VARLIK bilincine geçin, neye sahip olduğunuza odaklanın.
  • Akşamları elemanlarımın çalışmalarına izin VERMEM. İş bitti, artık dinleneceksin, gezeceksin, rakını içeceksin, sporunu yapacaksın, neyse sana keyif veren şey ONUNLA UĞRAŞACAKSIN. Yoksa yarın işe tazelenmiş, tam verim alabileceğin şekilde gelemezsin. Olur da çok acil bir şey varsa ve akşam benim birini aramam gerekiyorsa özür dilerim; ve ola ki bir saat çalışmak durumunda kaldıysa ertesi gün mutlaka bir saat geç başlamasını isterim.
  • Eğer şu an bolluk-bereket içinde değilseniz, parayla kötü bir ilişkiniz, paraya dair kötü bir inancınız, varoluş şekliniz olduğu içindir.
  • Gün içinde birlikte olduğunuz insanları çok iyi dinleyin. Cümleleri, davranışları, eylemleri, onların varoluş şekilleriyle ilgili bütün ipuçlarını size verecektir.
  • Bunları görmek bana o kadar iyi geliyor ki, bunun mümkün olduğunu görüyorum. Birileri yapmış, o zaman ben de yapabilirim.
  • Neyi yapamadığınızın pratiğini değil, neyi yapabildiğinizin pratiğini yapın.
  • Büyük hedefler koyma, her zaman, sizi kutunuzda tutmak için egonun oynadığı bir oyundur!
  • Artık var olmayana DEĞİL, Var olana odaklanmaya söz veriyorum. Biri beni kızdırırsa, Kalp atışlarım hızlanırsa, Kalbim attığı için teşekkür ediyorum. Kalbim attığı ve yaşadığım için teşekkür ediyorum.

Artık Zenginim İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Tavsiye Ederim: Kitabın ilk yayınlandığı dönemde yeni işi bırakmış ve maddi durumum pek iç acıcı değildi. Yazarı daha önce ki kitaplarını okuduğumdan dolayı direk aldım ve direk yazılanları hayatıma uygulamaya başladım. Bolluk ve bereket kapıları ardı arkası kesilmeden açıldı ve hala açılmaya devam ediyor. O günün şartlarında kabul edilmesi zor olan isteklerimin hepsi sırasıyla olmaya başladı ve devam ediyor. Severek okuduğum okurken eğlendiğim öğrendiğim kitaplardan :) (Betlgkdmr)

Genel olarak beynimizde var olan toplumsal olarak zihnimizde yer etmiş tabulardan bahsedilmiş ve gerçek zenginlikler aslinda var olduğunun farkında olmadıklarımızmış ve okurken çoğu yerde hak verdim ;keyifle okudum yaptığı tespitler güzel ama tam olarak aradığım bu değildi sanırım. Yani çoğu kitap engeli kendimiz olarak algılayıp onu aşmayı söylüyor tamam ama mesela kendi hayatım için söylüyorum saplantili bir insan yüzünden bir düzen bozulduğunda ilerleme kaydedememenin tek nedeni dış etken ise bundan nasıl kurtuluruz onunla ilgili bir kitap bulamadım bilen varsa yazsin cunku yasalar pek etkin değil bu konuda=))) (ş\meyye k[c)

Artık ZENgin’im, Aykut Oğut’un okuduğum ilk kitabı değil. Ancak, en son okuduğum Aynalı Kitap’tan beri bayağı zaman geçmiş. Yazarın yine samimi, akıcı ve rahat okunan bir dille kaleme aldığı bu son kitabını okurken; daha önceki kitaplarında olduğu gibi, yine kendimi iyi hissettim. Sanırım, ilk kitaplarına nazaran bu kitabından biraz daha istifade ettiğimi düşünüyorum. Bunun sebebi ise, ilk kitapları okurken ki, kişisel gelişime dair bilincimin şimdiki kadar olmaması diyebilirim. Kitap, başlıktan da anlaşıldığı üzere, zenginlik ve bolluk bilinci ve bunu nasıl kazanabileceğimiz üzerine. Ancak, ben okurken sadece maddi anlamda zenginlik kısmına odaklanmadım. Zaten kitapta da bolluk ve bereket bilincinin hayatın her alanını kapsadığının altı çiziliyor. Ben daha çok ‘insani ilişkiler ve kendi öz değerim açısından nasıl bolluk ve bereket enerjisini kendime çekerim’ e yoğunlaştım ve kitaptan bu yönde istifade ettim. Tabi, hayatımda henüz bir değişiklik olmadı zira önerilen egzersiz ve düşünce kalıplarını hayatıma yerleştiremedim. Ancak zamanla, düşünce biçimimi, bolluk ve bereket üzerinde odaklayarak tutmaya devam edersem, işe yarayan tavsiyelerle dolu olduğuna inandığım bir kitap. Gerçi, herkesin malumu üzerine, kişisel gelişim kitaplarının pek bir edebi değeri yok ve yazarlarının da zaten bu yönde bir iddiası yok. O yüzden genel olarak, birbirlerinin benzeri ve herkes tarafından anlaşılacak kolaylıkta yazıldıkları herkesçe malum. Ancak, şahsi düşüncem, bu durum bu kitapları daha az değerli kılmıyor. Aksine, ara ara insanın kendi ruhunu bu tarz kitaplarla yapılan hatırlamalarla tedavi etmesi gerekebiliyor. Joe Vitale’nin Ho'oponopono kitabını okuduğumda, orada yazar, insanın ruhunun da fiziksel sistemi gibi zaman zaman hastalandığını ve sürekli arınarak tedavi edilmesi gerektiğini söylüyordu. Bu benim şahsi olarak çok doğru bulduğum bir görüş ve bu nedenle kişisel gelişim kitaplarının bilmediğimiz ya da unuttuğumuz bazı noktaları tekrar hayatımıza sokup; kendimizi daha iyiye doğru yönlendirmede etkili olduğunu düşünüyorum. Her şeyden önce, okuduğunuz anda bile sizi içinde bulunduğunuz ruh halinden yukarı çekebilme özellikleri bile yeterli. Bu bağlamda, Aykut Oğut bence bu işi gerçekten çok iyi başaran yazarlardan bir tanesi. (Bilgehan Dedeoğlu)

Kitabın Yazarı Aykut Oğut Kimdir?

Merhabalar, ben Aykut Oğut ve evet farkındayım genelde kitaplarda bulunan “Yazar Hakkında” kısmı, sanki biri anlatıyormuş gibi yazılır. Ama ben sizinle sohbet ederek yazmayı tercih ettim.

Okumakta olduğunuz kitap ta, hayatımdan alınma birçok örneğe yer verdiğim için, yasam öykümü burada çok kısa anlatıp geçeceğim. 1971 yılında İstanbul’da doğdum. Öz babam, ben daha üç aylıkken öldüğü için, hiç tanışma fırsatım olmadı. Annem ben 14 yaşımda iken dünya tatlısı bir adamla tekrar evlendi ve bir üvey babam oldu. Ben lisedeyken son derece gereksiz bir şekilde Ankara’ya taşındık.

Lise sona gelince, hayalim olan mimarlık ya da elektronik mühendisliği için yeterince dershaneye gitmediğim ortaya çıktı. Beni aptal sanmalarını istemediğim için annemlere gerçeği söyledim. Yani üniversiteye hazırlık kursu paralarını özel bilardo derslerine verdiğimi

O noktada çok iyi bilardo oynuyor olmam, annemin sinirini azaltmadı, ama gerçekten çok iyi oynuyordum.

Sınavı kazanamayacağımı anlayınca, ani bir manevra yapıp konservatuvar tiyatro bölümüne girmek istedim. Bizimkiler, torpille Kıbrıs’taki bir okulda yer ayarlamaya çalışırken, ben tiyatro sınavlarına hazırlanmaya başladım. Çok iddialı girdim ve çok iddialı bir şekilde kazanamadım. Kazanamadığı m in ertesi günü, o zamanın bölüm başkanı olan sayın hocam Cüneyt Gökçer’in kapısını çaldım ve “Benim kadar yetenekli biri neden bu sınavı kazanamadı?” dedim. Kendisi de bana “Çok kilolusun canım ondan,” dedi. Bu arada söylemeyi unuttum, o sıralarda yaklaşık 150 kilo idim. O yaz, tam otuz kilo verdim ve kış vakti gelip de okul açıldığında tekrar Cüneyt hocamın kapısını çaldım “Hocam ben bütün bir yıl boyunca derslerinize girmek istiyorum,” dedim. O anki ifadesini görmeliydiniz. Cüneyt hocamın derslerine misafir öğrenci olarak girmeye başladım. Ardından bütün hocalarla tek tek konuştum ve hepsinin derslerine girmeye başladım. Bir süre sonra, o yıl sınavı kazanmış öğrencilerden daha fazla ders almaya başlamıştım bile. Neyse, zar zor geçen iki yıldan sonra 1990 yılında, Ankara üniversitesi’nin oyunculuk bölümüne kapağı attım.

Okulda öğrencilik yaparken, aynı anda piyasada kendime bir yer edinme çabası içinde seslendirme yapmaktan, dizilerde oynamaktan, okulu ancak yedi yılda bitirebildim. Bugün karşılaştığım oyuncuların büyük bir kısmına “O benim sınıf arkadaşım” dediğim zaman insanlar çok şaşırıyor. Ee kolay mı yedi senede 7 ayrı sınıf mezun ettim.

1995 yılında annemi kaybettim. Diyebilirim ki, annem benim hayattaki en yakın arkadaşımdı. En yakın arkadaşımı, dostumu, annemi aynı anda kaybetmek hiç de kolay olmadı. Annemin ölümünden sonra o zamanlar adını koyamadığım garip bir değişim başladı bende. Son derece rahat bir hayatım olmasına rağmen, bir şeyler beni rahatsız etmeye başladı. Bir anda, elimde var olan şeyler artık beni tatmin etmemeye başladı ve ani bir kararla beni bekleyen şeyleri, kariyer, evlilik, daha lüks bîr hayat vs. bırakıp, Amerikaya yerleşmeye karar verdim. Karar verdiğim günden Amerika’ya gitmek üzere uçağa binmem lam 13 ayım] aldı. Size bu yolculuğun hikâyesini bütün detayları ile kitabın içinde anlatacağım.

Şimdilik tek söyleyebileceğim şu: Ağustoslardan bir ağustos, arabamla sokaklarda “Ben Amerika’ya yerleşiyorum’ nidaları atarak dolaşırken, 3 Eylül günü Horida eyaletinin küçük bir kasabasında, Mobil benzin istasyonunda tuvaletleri temizlemek üzere işe başladım. Cebimde beş kuruş para yoktu ve ingilizce bilmiyordum.

Aykut Oğut Kitapları - Eserleri

  • Evrenden Torpilim Var
  • Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?
  • Aykut Oğut
  • Keşke Kadın Olsam
  • Artık Zenginim
  • Aşkbook

Aykut Oğut Alıntıları - Sözleri

  • Evren her istediğimizi gerçekleştirmek zorunda. Ona verilen görev bu. Hepimiz evrenden torpilliyiz. İstisnasız, yaptığımız her yayına uygun gerçekliği bize yaşatmak evrenin işi. (Evrenden Torpilim Var)
  • Gün içinde birlikte olduğunuz insanları çok iyi dinleyin. Cümleleri, davranışları, eylemleri, onların varoluş şekilleriyle ilgili bütün ipuçlarını size verecektir. (Artık Zenginim)
  • ... sevmek ile ilişkide olmanın aynı şeyler olmadığını anladım. Birini sevmeye, onunla ilişkide olmadan da devam edebilirsiniz. (Aykut Oğut)
  • Sizi pozitif tutan her anınızda, "ANDA'" yaşıyorsunuz. Geçmiş, gelecek, geniş zaman, sizin için negatif anlamını yitirdiğinde, sadece o AN var olanlarla tatmin olduğunuz, gülümsediğiniz, şükrettiğiniz her an, ANDA yaşıyorsunuz. (Evrenden Torpilim Var)
  • "Neşeli halini her daim koruyamazsın! Her zaman koruman doğal değil ve aslında her zaman koruyabilmen sana hizmet edecek bir alan bile değil. Şöyle açıklamaya çalışayım; Eğer korku hissetme kapasitemiz varsa, endişe, üzüntü, kırgınlık, acı çekme kapasitemiz varsa -ki var- bunlar içimize boşuna koyulmadı. Bunlar HATALI ya da DEFOLU olduğumuzun göstergesi değil." (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
  • Sakın unutmayın . Esas öğretmen kendiniz , esas öğreti sizsiniz ! (Evrenden Torpilim Var)
  • "Evrende hepimizin istediği gibi varolabilmesi için yeterli yer var. Evren bu, belediye otobüsü değil. Çakışan isteklerimiz evrenin bile genişlemesini sağlar." (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
  • Bana verilen en büyük hediye, kendim olabilme özgürlüğü. Bunu bile deneyimleyemeyeceksem, yaşamanın ne anlamı var? (Keşke Kadın Olsam)
  • Evrende hepimizin istediği gibi var olabilmesi için yeterli yer var. Evren bu,belediye otobüsü değil. (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
  • Endişe, negatif dua'dan başka hiçbir şey değildir. (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
  • Bir masalın kahramanlarıyız. Her sayfasını kendi yazdığımız bir masalın. (Aykut Oğut)
  • Çözüm: Gülümse, odaklan, değiştir. (Evrenden Torpilim Var)
  • Eğer şu an bolluk-bereket içinde değilseniz, parayla kötü bir ilişkiniz, paraya dair kötü bir inancınız, varoluş şekliniz olduğu içindir. (Artık Zenginim)
  • Değerini onun gözlerinde, Güzelliğini onun sözlerinde, Özgürlüğünü onun kurallarında, Varlığının anlamını, onun yaşamında arama.. (Keşke Kadın Olsam)
  • Kendinizi kare bir bahçenin içinde düşünün.4bir yanınız çiçeklerle çevrili.Tam ortada elinizde bir su hortumu ile duruyorsunuz.Hortumu sağa sola çeviremiyorsunuz.Siz ne tarafa dönerseniz hortum orayı suluyor.Bahçenin bir duvarında güller diğer duvarında limon ağaçları bir duvarında Karanfiller ve bir duvarında yabani otlar var.Şimdi siz bahçenizde yabani otları istemiyorsunuz diyelim ve habire otlara bakıp yani o tarafa dönüp "Of ya ne çirkin bu otlar bütün huzurumu kaçırıyorlar"deyip duruyorsunuz. Hatırlatmak isterim siz ne tarafa dönüyor sanız ucundan bol bol su akan hortum da o tarafa dönüyor.Ee şimdi bu durumda siz habire yabani otlara bakarsanız ne olacak?O tarafa döndüğünüz için bol bol su alacaklar ve gittikçe de büyüyecekler Halbuki siz sadece istediğiniz tarafa dönerseniz ve istemediğiniz tarafa hiç bakmazsanız bir süre sonra o yabani otlar ne olacak çürüyüp gidecek... (Aykut Oğut)
  • Sürekli kötü hikayeleri kendimize davet edip, bir de içimizde pekiştiriyorsak hayatımızın pekde istediğimiz gibi gitmemesi son derece doğal. İstediğimiz gibi gitmemesinin de sorumlusu biziz. Hayatımızın nereye gitmesi gerektiğine, nasıl olması gerektiğine, neyin doğru, neyin yanlış olduğuna kimse karar veremez. Hocamız Abraham'dan çok güzel bir cümle ile bitirmek istiyorum " O kadar özgür varlıklarsınız ki, kendinizi zincirlemeyi dahi seçebilirsiniz." (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
  • Hayalperest: İç dünyası, hissettikleri, inandıkları, dış dünyasına yansıttıkları ile AYNI OLMAYANdır. (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
  • İçinde bulunduğumuz duruma gülümseyebilmeniz lazım. "Gülümseyebilmenin" gerçek anlamı, içinde bulunduğunuz durumla barışık olmanız demektir. (Evrenden Torpilim Var)
  • “Öfke-korkunun maske takmış halidir.” (Artık Zenginim)
  • Tıp ile ilgili kitap okumak sizi doktor yapmaz. Kanunlarla ilgili kitap okumak sizi avukat yapmaz. Yemek kitabı okumak sizi aşçı yapmaz. Kişisel gelişim kitabı okumak sizin hayatınızı değiştirmez. Sadece,KENDİ değişiminiz sırasında yanınıza yol arkadaşı olur. (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)