Kitap Künyesi
Yazar: Allan Megill
Çevirmen: Tuncay Birkan
Orijinal Adı: Prophets of Extremity: Nietzsche, Heidegger, Foucault, Derrida
Yayın Evi: Say Yayınları
İSBN: 9786050201697
Sayfa Sayısı: 584
--reklam--
Aşırılığın Peygamberleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Aşırılığın peygamberleri, dünyamıza çarpıtıcı bir ayna tutarlar; ama gerektiği şekilde bakıldığında, bize bu dünya hakkında ve onu ya da kendimizi değiştirme imkânları hakkında bir şeyler söyleyebilecek olan bir aynadır bu.
Aşırılığın peygamberleri, her türlü nesnellik iddiasını, her türlü uzlaşımsal mantığı radikal bir biçimde sorgularlar. İrrasyonel düşünürler olmadıkları kesin olmakla birlikte, rasyonel düşünürler de değildirler.
Aşırılığın peygamberleri, kelimeye Rorty'nin verdiği anlamda, "terapik" düşünürlerdir. Bizi kendi varsayımlarımızı sorgulamaya zorlar ve böylece neye inanıp neye inanmadığımızı daha iyi anlamamıza yardımcı olurlar.
Bu kitapta dört düşünüre dair bir yorum sunuyorum: Nietzsche, Heidegger, Foucault ve Derrida. Bu düşünürleri daha geniş bir bağlama, 20. yüzyıl düşünce ve sanatının en özgün ve yaratıcı yönlerinin büyük kısmının kaynağı olmuş olan kriz-odaklı modernizm ve postmodernizm bağlamına yerleştirmeye çalışıyorum. Aslında, bunun her sayfada bariz bir biçimde görüldüğü söylenemeyecekse de, modernizm ve postmodernizm hakkında bir kitap bu.
Aşırılığın Peygamberleri Alıntıları - Sözleri
- "Ahlaki olgu diye bir şey yoktur, sadece olguların ahlaki yorumları vardır."
- ''Hakikatler, yanılsama oldukları unutulmuş olan yanılsamalardır."
- ''Eğer geri dönüşün keşfi gerçekten de felsefenin sonuysa, o zaman insanın sonu da felsefenin başlangıcının geri dönüşür.''
- Tanrı'ya ihtiyacım vardı, onu verdiler bana ve ben onu aradığımı kavrayamadan aldım; yüreğimde kök salamadığı için, bir süre bitkisel hayat yaşadı içimde ve sonra öldü. Bugün bana ondan söz edildiğinde, güzel bir eski sevgiliye rastlayan ihtiyar bir delikanlı gibi pişmanlıktan uzak bir neşeyle, "elli yıl önce, o yanlış anlama, o hata, bizi ayıran o rastlantı olmasaydı, aramızda bir şeyler olabilirdi."
- "Nietzsche dili bir 'sözde bilim' olarak niteler, çünkü insan onunla 'öbürünün' yanında kendine ait bir dünya yerleştirir; bu o kadar sabit addettiği bir mevkidir ki orada durarak diğer dünyayı menteşelerini söke söke kaldırıp kendini onun efendisi haline getirebileceğini zanneder."
- "Daha önce savunduğum bakış açısını, yerine bir başkasını koymak için değil, bu bakış açısı sadece bir yol üzerindeki bir uğrak yerinden ibaret olduğu için geride bıraktım. Düşüncedeki kalıcı unsur yoldur."
- ''Yazmak beni ancak kendini bir mücadelenin gerçekliği içine dahil ettiği ölçüde, bir taktik, bir aydınlanma aracı olarak ilgilendiriyor.''
- "Nietzsche'ye göre, sanat bir hakikat değil bir yanılsama aracıdır."
- Foucault’nun toplumsal teorisinde, iktidar klasik metafizik incelemelerinde töze ayrılan anonim yeri işgal etme eğilimindedir: Yeri, kimliği, sınırları yoktur, aynı anda her yerdedir hem de hiçbir yerde değildir.
- "İnsan dünyaya söylemmiş gibi bakarak, sonra da onun karşısına kendi rakip, sorgulayıcı, yıkıcı söylemini koyarak, dünyanın görünüşteki katılığını, onun içinde yer alıp da kendini bize bir veri olarak, kabul edilmesi gereken bir şey olarak dayatmaya çalışan her şeyi yıkar."
Aşırılığın Peygamberleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Felsefenin aşkınlık yönü ele alınarak, bu tarzın son temsilcileri olan Nietzsche, Heidegger, Foucault ve Derrida ile hem kriz, estetik kavramlarına yaklaşımları, etkileri hem de düşünürlerin birbirilerinden ne denli etkilendiklerini ele almış yazar Megill. Foucault ve Derrida'nın Nietzsche'den etkilendikleri konular ve Nietzsche'ye kadar gelen süreç içinde aşkın olmayan felsefeyi temsil eden isimlerin salt akıl ile elde edilen bilgi ve gerçeklere dayalı felsefelerine karşı çıkışları noktasında oldukça isabetli, bu noktada Heidegger'i de katabiliriz, ancak Heidegger'in felsefeye aşkınlık katmak yerine mevcut batı medeniyetini olumlayan politik, dini ve felsefi tavrı onun varoluşçuluk noktasında tezlerini de boşa çıkarmakta ve aşkınlığını yitirmesine neden olmaktaydı. Ancak yazar Heidegger'i de aşkın felsefeciler arasında göstermiş, Heidegger yerine Spinoza tercih edilerek gerçekçi bir aşırılık* ortaya konabilirdi. Bu noktada kitabı pek dolu bulmadığımı söylemem gerek. Aşkınlık felsefesinin doğası krizdir. Çünkü düzeni yıkar, sistematize edileni bozar, kuralları çürütür. Bu yıkıcılığının yanında yenisini ve daha iyisini kurar. Böylece düşünsel bir devrimin, dönüşümün mimarı olur. Kendisinden sonra gelen asla kendisinden önceki gibi kalamayacaktır. Dolayısıyla bugün postmodernist düşünce, sanat ve felsefe denildiğinde bunu ortaya çıkaranlar bu isimler olmuştur, felsefede kriz ortaya çıkardıkları için. Yapısökümcü düşünce tarzının ortaya çıkarak postmodenist felsefe, sanat ve kültüre etki etmesi tam da bu nedenle yaşanmış, Foucault ve Derrida bu tarzın doğal öncüleri olmuşlardır. Kitap, insanlık tarihine, bu değerli isimlerin vermiş oldukları katkıyı görmek açısında oldukça güzel. Ancak bir çok ufak tefek eksiklikler de var. Yine de okunması önemli kitaplardan diyebilirim. (Uğur De Molinari)
Kitap, var olan gerçeklik krizini ortaya atıp buna çözüm bulmaya çalışan dört düşünürü ( Nietzsche, Heidegger, Foucoult ve Derrida ) ele alıyor. Bu kriz sistemin bize gerçek olarak dayattıkları ve insan zihninin gerçek olduğunu iddia ettiklerinden oluşuyor. Nietzsche 'ye göre gerçeği elde etmek mümkün değildir ve gerçek olduğunu düşündüklerimiz birer yanılsamadır. Nietzsche sistem isteminin dürüstlük eksikliği olduğunu söyler . Foucoult kendi düşüncelerinin temelinin Nietzsche'ye dayandığını belirterek her türlü "sistem" kavramına düşman olduğunu ifade eder. Foucoult felsefeci , yapısalcı olduğunu söyleyenlere karşı sert bir üslup takınır çünkü kendisini kalıplara yerleştirmeye çalışılmasınıdan hoşlanmaz. Foucoult Heidegger ve Nietzsche'nin sentezi olarak görülüyor fakat Foucoult Nietzsche'de olduğundan farklı olarak Heidegger'in düşüncelerini olumsuz karşılar ve aynı görüşü belirtseler bile Heidegger'den bahsetmez. Heidegger'e göre krizin asıl nedeni bilimin özü olan grek kültüründen uzaklaşılmasıdır. Heidegger " dil olgusu" üzerine dururken Foucoult "söylem" üzerinde durmaktadır. Kitap çok fazla bilgi içerdiği için ağır geliyor ve kapsayıcı olduğu için bir çok konu üzerinde duruyor. Okumak zor olsa da çok şey katacaktır.Başarılı bir eser. (dicle)
Neredeyse başlayalı bir yıl olduğu halde elimde süründürdüğüm bu eser çok başarılıdır ve ortalamanın üstünde bir tarzda yazılmıştır. Eğer kitabın çokca faydasını görmek istiyorsanız yazarın tepkisel düşünürler olarak belirtip aşırılığın peygamberleri ilan ettiği dört felsefeciyi iyi bilmeniz gerekmektedir. Çünkü kitap bu kişilerin herkes tarafından bilinen yönlerine değil bilinmeyen taraflarını aydınlatma peşindedir. (Hikmet Zayi)
Aşırılığın Peygamberleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Allan Megill - Aşırılığın Peygamberleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aşırılığın Peygamberleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Allan Megill Kimdir?
Tarih öğrenimi gördüğü Saskatchewan Üniversitesi’nden 1969 yılında mezun olduktan sonra, sosyal bilimler alanındaki mastırını Toronto Üniversitesi’nde, felsefe alanındaki doktorasını ise Columbia Üniversitesi’nde tamamladı. 1974 yılında Iowa Üniversitesi’nde ders vermeye başlayan Megill 1990 yılında Virginia Üniversitesi’ne geçti ve halen bu üniversitede tarih profesörü olarak hizmet veriyor. Bilhassa Modern Avrupa düşünce tarihi, tarih kuramı ve tarih felsefesi konularında değerli çalışmalara imza atan ve 2005-2014 yılları arasında Journal of the History of Ideas adlı derginin yönetim kurulu başkanlığını yapan Megill’in yayımlanmış diğer kitapları şunlardır: Historical Knowledge, Historical Error: A Contemporary Guide to Practice (Tarihsel Bilgi, Tarihsel Hata: Güncel Bir Rehber; 2007) ve Karl Marx: The Burden of Reason (Karl Marx: Akıl Yükü; 2002).
--reklam--
Allan Megill Kitapları - Eserleri
- Aşırılığın Peygamberleri
--reklam--
Allan Megill Alıntıları - Sözleri
- ''Eğer geri dönüşün keşfi gerçekten de felsefenin sonuysa, o zaman insanın sonu da felsefenin başlangıcının geri dönüşür.'' (Aşırılığın Peygamberleri)
- "İnsan dünyaya söylemmiş gibi bakarak, sonra da onun karşısına kendi rakip, sorgulayıcı, yıkıcı söylemini koyarak, dünyanın görünüşteki katılığını, onun içinde yer alıp da kendini bize bir veri olarak, kabul edilmesi gereken bir şey olarak dayatmaya çalışan her şeyi yıkar." (Aşırılığın Peygamberleri)
- "Ahlaki olgu diye bir şey yoktur, sadece olguların ahlaki yorumları vardır." (Aşırılığın Peygamberleri)
- "Nietzsche dili bir 'sözde bilim' olarak niteler, çünkü insan onunla 'öbürünün' yanında kendine ait bir dünya yerleştirir; bu o kadar sabit addettiği bir mevkidir ki orada durarak diğer dünyayı menteşelerini söke söke kaldırıp kendini onun efendisi haline getirebileceğini zanneder." (Aşırılığın Peygamberleri)
- Tanrı'ya ihtiyacım vardı, onu verdiler bana ve ben onu aradığımı kavrayamadan aldım; yüreğimde kök salamadığı için, bir süre bitkisel hayat yaşadı içimde ve sonra öldü. Bugün bana ondan söz edildiğinde, güzel bir eski sevgiliye rastlayan ihtiyar bir delikanlı gibi pişmanlıktan uzak bir neşeyle, "elli yıl önce, o yanlış anlama, o hata, bizi ayıran o rastlantı olmasaydı, aramızda bir şeyler olabilirdi." (Aşırılığın Peygamberleri)
- ''Hakikatler, yanılsama oldukları unutulmuş olan yanılsamalardır." (Aşırılığın Peygamberleri)
- Foucault’nun toplumsal teorisinde, iktidar klasik metafizik incelemelerinde töze ayrılan anonim yeri işgal etme eğilimindedir: Yeri, kimliği, sınırları yoktur, aynı anda her yerdedir hem de hiçbir yerde değildir. (Aşırılığın Peygamberleri)
- "Daha önce savunduğum bakış açısını, yerine bir başkasını koymak için değil, bu bakış açısı sadece bir yol üzerindeki bir uğrak yerinden ibaret olduğu için geride bıraktım. Düşüncedeki kalıcı unsur yoldur." (Aşırılığın Peygamberleri)
- ''Yazmak beni ancak kendini bir mücadelenin gerçekliği içine dahil ettiği ölçüde, bir taktik, bir aydınlanma aracı olarak ilgilendiriyor.'' (Aşırılığın Peygamberleri)
- "Nietzsche'ye göre, sanat bir hakikat değil bir yanılsama aracıdır." (Aşırılığın Peygamberleri)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin