Kitap Künyesi
Yazar: Julianne MacLean
Çevirmen: Gökçe Çiçek Çetin
Orijinal Adı: My Own Private Hero
Yayın Evi: Ephesus Yayınları
İSBN: 9786055358532
Sayfa Sayısı: 352
--reklam--
Aşk Gelince Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Şu aşk denen şey, gerçekten bunca zahmete değer mi? Adele Wilson için bu sorunun cevabı gayet açıktı: Elbette hayır! Kız kardeşlerinin, hayallerini süsleyen kocaları bulmak için sürüsüyle skandal ve gönül yarasına katlandıklarına şahit olmuştu. Londra civarındaki onca balo da cabası. Kendisine talip olan ilk İngiliz lordunu kabul etmesinin nedeni buydu işte. Ayrıca, onunla neden evlenmeyecekti ki? Müstakbel eşi nazik biriydi, dürüsttü ve kesinlikle gereğinden fazla duygusal değildi. Ondan daha delişmen, daha uzun boylu, daha gizemli olan kuzeninin, yani Alcester Baronu Damien Renshaw'un tam aksiydi.
Damien, kuzeninin nişanlısını baştan çıkarmaya çalışacak türden bir adam olsaydı, Adele'in onu görmezden gelmesi çok daha kolay olurdu. Ancak Damien apaçık bir şekilde Adele'e karşı koymaya çalışıyor ve aniden gelişen bu usturuplu davranışları, son derece edepli bir mizacı olan genç kızı daha da kışkırtıyordu. Aslına bakılırsa Damien, Adele'in atak, neşeli ve ateşli bir yanını ortaya çıkarıyor gibiydi. Görünüşe göre kader, Adele'e tam da o aşk denen şeyin ne demek olduğunu öğretmek üzere ağlarını örmeye başlamıştı…
Damien, "Hiç yanlış olduğunu bildiğin bir şey yaptın mı?" diye sordu.
Adele bu soruyu dikkatlice düşündü. "Pek sayılmaz. Hatalarım olmuştur, elbette. Herkesin olur."
"Hiç yanlış bir şey yapmak istedin mi?"
Adele'in aklına, hatıralarındaki kırmızı baton şekerin görüntüsü üşüştü. Dokuz ya da on yaşlarındayken, Wisconsin'deki dükkânlardan birinde bu şekerlerden görmüştü, fakat o zamanlar hiç parası yoktu.
"Çocukken bir şey çalmak istemiştim," dedi. "Bir baton şeker."
"Ama çalmadın."
Adele başını iki yana salladı. "Hayır, çalmadım."
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Aşk Gelince Alıntıları - Sözleri
- Aşk için evlen , Damien . Bedeli ne olursa olsun ..
- Adele , " Lütfen kal Damien " dedi. "Yalnız kalmak istemiyorum .
- Kitapları bu kadar sevdiğin düşünülünce..diye devam etti. "İnsan aşk hakkında bir şeyler okumuş olduğunu zanneder."
- Hayranlık uyandırıcı bir ihtişamla gülümsedı ve bum ! Her şey bir anda oluvermişti işte.
- “bugün değilse, yarın, çünkü hayat böyle. her canlı sonunda ölmeye mahkumdur.”
- Sen herhangi birinin sahip olabileceği tüm iyiliklere sahipsin, çünkü hiç kimse mükemmel değildir. Mükemmellik gerçek dışıdır, ama sen, Adele, sen gerçeksin.
- Maceranın bir bedeli vardır.
- "İnsanlar bahse giriyorlar," dedi. Senin varlıklı bir varisle evlendikten sonra Frances'e geri döneceğini ya da başka bir kadına gideceğini düşünüyorlar. Bunu biliyor muydun?" Damien küçümseme dolu bir ifadeyle dudaklarını birbirine bastırdı. "İnsanlar kendi işlerine bakmalı. Sana, paranın peşinde olmadığıma dair söz verdim. Paranı umursamıyorum ve bunu sana kanıtlayacağım. Çeyizin olmadan da idare edebiliriz, Adele."
- "Hayatını başkalarını memnun etmeye adayamazsın, Adele. Kendini ve geleceğini düşünmelisin. Annem ve babam düğün töreninden sonra New York'a dönecek ve sen Londra'da tek başına kalacaksın; hem de itaatkâr bir evlat değil, evli bir kadın olarak. Kendi mutluluğundan kendin sorumlu olacak ve hayatın için yapacağın seçimlerde özgür kalacaksın. Kendi istediğin kişiyle evlenmesin."
--reklam--
Aşk Gelince İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Amerikalı varislerin en küçüğü Adele, ablaları Sophia ve Clara gibi macera peşinde koşan bir insan değildi. Hayatı hep annesiyle babasının en doğru çocuğu olarak geçmişti. Hep doğru kararları verir, mükemmel evlat o olurdu. Bu sebeple kendisine evlenme teklif eden ve annesi ile babasının onayladığı ilk İngiliz Lordu'nun teklifini kabul etmişti. Nazik, duygusal ve dürüst bir adam olan nişanlısı kesinlikle, Adele göreydi. Alcester Baronu Damien Renshaw, girdiği ortamda yaydığı cazibenin farkında olan yakışıklı bir adam. Çapkınlığı bütün İngiltere'nin dilinde olsa da Damien, evlenmek gibi bir niyette olan kadınlara asla bulaşmazdı. Kendi ailesinin başına gelenleri yaşamaya niyeti yoktu. Üstelik borçları hayatını yeterince dolduruyordu. Ancak bir gün çok sevdiği kuzeninin nişanlısı ile kesişen yolları, durumu içinden çıkılmaz bir hale getirdi. Kuzenine karşı duyduğu sevgi ile çelişen hisleri arasında kaldı. Aslında yasak aşk temasından yola çıkarak yasılmış bir kitap Aşk Gelince. Adele, yıllardır olduğunu düşündüğü 'mükemmel insan' olmadığını keşfederken, Damien kuzenine olan sadakati ile hissettiği hisler yüzünden bocalıyor. Okurken aklıma sık sık Aşk-ı Memnu'nun geldiği bir historical romancedı. Çok sevdiğimi de söyleyemem. Adele'i hiç sevmedim en başta. İlk zamanlar 'mükemmel' olma çabası sinirlerimi bozarken, ilerledikçe kendisini nişanlısını sevmeye zorlaması başımı ağrıttı. Hele ki son kısımdaki hareketi çok saçmaydı. Güya akıllı, mantıklı ve ailesinin istediğini yapan bir kız ancak nişanlısının kendisi için doğru insan olmadığını anlaması çok uzun sürdü. Tabii ki bulunduğu döneme bakarak yorum yapmaya çalışıyorum ancak o zamanlarda bile kur yapmanın olduğunu, evlenme ya da nişanlanma durumu olmadan önce bolalara katılıp, birbirlerini tanımaya çalıştıklarını biliyorum. Kaldı ki ailesi ne kadar kızlarının iyi bir evlilik yapmasını istese de Adele, sezona katılmak istese bu isteğe karşı gelmezdi. Ablasının sürekli uyarmalarına rağmen gereksiz yere inat etmesi çok sinir bozucuydu. Damien sevdim ama. Kendi değer yargılarıyla çelişirken bile her zaman Adele uyardı, seçenekler sundu. Kişiliği ve olduğu kişi hakkında yalan söylemedi. Üstelik Adele git dediğinde gitmeyi de bildi. Açıkçası Sophia ve Clara'nın kitabını düşündüğüm de Aşk Gelince sönük bir kitaptı. Yazar Violet ile ortama kötü bir karakter vermeye çalışmasına rağmen, bence asıl kötü olan Adele'di. Kitabın ana karakterini sevmediğim için de ne yazık ki kitabı sevemedim. (Ümmühan)
Birkaç bir şeyler yazdık bir bakın: #naçizaneyorumum Merhaba arkadaşlar veee iyi geceler. Bugün size okuduğum ilk tarihi romanla geldim. Evet birkaç defa başlayıp yarım bırakmıştım bu tarz kitapları ama ilk defa birinin sonuna geldim ve kitabı çok sevdim. Kitaptan bahsedecek olursak baş kahramanımız Adele aslında Amerika'da yaşayan bir kızdır. Babası bir anda Wall Street'de zengin olmuştur ki Adele bundan hiç mi hiç hoşlanmaz. Neden mi ? Çünkü Adele ormanda yürüyüş yapmayı, doğayı dinlemeyi, ata binmeyi çok seven bir yapıya sahiptir. Taşradan yeni malikanelerine gelmek onun için çok zor olmuştur bu yüzden. Adele böyle bir yapıya sahiptir bunun yanı sıra annesi ve babasının söylediklerinden asla çıkmayan da bir kızdır bu yüzden İngiltere'den gelen zengin, kimya meraklısı bir adam olan Harold ile evlenmesini isteyen annesine de hayır diyemez ve nişanlanırlar. Evlenmek için Londra'ya giderken kaçırılır Adele ve kimyaya aşırı merakı olan Harıld kendisi gitmek yerine kuzeni olan çapkın Damien'ı gönderir ki tüm olaylar Damien'ın Adele'i kurtarmasıyla başlar. Kaderden kaçılamayacağını anlamayan karakterlerimiz için bakalım bu kurtarmadan sonra neler olacak. Bu türe meraklı olanlar okusun kendileri görsün derim ve tavsiye de ederim. İyi geceler dilerim. (Hayriş)
--reklam--
Aşk Gelince PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Julianne MacLean - Aşk Gelince kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aşk Gelince PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Julianne MacLean Kimdir?
E.V. Mitchell ismiyle de roman yazmaktadır.
--reklam--
Julianne MacLean Kitapları - Eserleri
- Beni Aşka İnandır
- Yan Benimle
- Yeminimi Bozana Kadar
- Aşkın Kollarında
- Aşk Gelince
- Ben Sana Tutsak
- Portrait of lover
- Love According to Lily
--reklam--
Julianne MacLean Alıntıları - Sözleri
- Maceranın bir bedeli vardır. (Aşk Gelince)
- “Eğer onu gerçekten sevseydin ve değer verseydin, asla kaderini engellemeye çalışmazdın. Özgür bırakırdın.” (Yan Benimle)
- Clara boğazında bir yumru hissetti. Yutkunarak elini markinin bacağına yasladı. "Bunu duyduğuma çok üzüldüm." Marki başını çevirip pencereyi örten kırmızı kadife perdelere baktı. "Uzun zaman geçti üzerinden." "O zamandan beri hiç kimseyi önemsediniz mi?" Markinin bakışları Clara'nın kendisinin bacağında duran eline yöneldi ve sonra yukarı kalkıp Clara'nın gözlerini buldu. "Pek çok kişiyi önemsedim." Aniden gergin hisseden Clara ihtiyatla elini onun bacağından çekti. "Bunu yapmamıza gerek yok," dedi marki, onun eline uzanıp yavaşça demin durduğu yere koyarak. "İşler tam da ilginçleşmeye başlıyordu." Clara'nın kalbi çarpmaya başladı. "Yalnızca acınızı paylaşmak istemiştim, lordum." "Evet, biliyorum, bunda da gayet iyisiniz. Biraz daha fazla şey paylaşmak ister misiniz?" (Aşkın Kollarında)
- “Sana soruyorum, dünya nereye gidiyor?" (Aşkın Kollarında)
- İnsanın kendini sevmeme düşüncesi çok rahatsız ediciydi. Kendi ruhuna bu kadar uzak olmak çok ürkütücüydü. (Yan Benimle)
- Catherine bunları söylerken bir anda fark etti ki, anılar olmayınca pişmanlıklar da olmuyordu. Suçluluk duyacak hiçbir şey yoktu. Hatırlamamak, sürekli masum ve saf olmaktı. Kafasının içi bomboştu. (Yan Benimle)
- Aynada kendimi değil bir hayalet görüyorum... (Yan Benimle)
- Kitapları bu kadar sevdiğin düşünülünce..diye devam etti. "İnsan aşk hakkında bir şeyler okumuş olduğunu zanneder." (Aşk Gelince)
- Hayranlık uyandırıcı bir ihtişamla gülümsedı ve bum ! Her şey bir anda oluvermişti işte. (Aşk Gelince)
- “Aşkın sadece ihtimali yeterli olabilir miydi?” (Aşkın Kollarında)
- Tanıdığın düşman tanımadığın dosttan iyidir, dedi kendi kendine. (Ben Sana Tutsak)
- "Onu koruma endişesi sürekli içini kemiriyordu ve Angus için en büyük tehlike de buydu." (Yeminimi Bozana Kadar)
- Bir insanın ölümü dünya üzerinde dalga etkisi yaratırdı.Bazıları o kayıp sebebiyle acı acı çekip yas tutardı ya da sadece Tanrı'nın bilebileceği şekillerde etkilenirlerdi. (Ben Sana Tutsak)
- Ne kadar tuhaf değil mi? İnsanı yıpratıyorlar yıpratıyorlar, Tanınmayacak hale getirene kadar uğraşıyorlar, Sonra dönüp çok değiştin diyorlar..! (Yan Benimle)
- “bugün değilse, yarın, çünkü hayat böyle. her canlı sonunda ölmeye mahkumdur.” (Aşk Gelince)
- Kastettiğim şey şu ki,gerçek aşk ender bulunur ve zorlamayla olmaz.'İstenince verilen aşk en güzeldir,ancak kendiliğinden gelen aşk daha da güzeldir.' (Beni Aşka İnandır)
- Sen herhangi birinin sahip olabileceği tüm iyiliklere sahipsin, çünkü hiç kimse mükemmel değildir. Mükemmellik gerçek dışıdır, ama sen, Adele, sen gerçeksin. (Aşk Gelince)
- "Onu kaybetmek ruhunu kaybetmek gibiydi." (Yeminimi Bozana Kadar)
- "Hayatını başkalarını memnun etmeye adayamazsın, Adele. Kendini ve geleceğini düşünmelisin. Annem ve babam düğün töreninden sonra New York'a dönecek ve sen Londra'da tek başına kalacaksın; hem de itaatkâr bir evlat değil, evli bir kadın olarak. Kendi mutluluğundan kendin sorumlu olacak ve hayatın için yapacağın seçimlerde özgür kalacaksın. Kendi istediğin kişiyle evlenmesin." (Aşk Gelince)
- Ne var ki, şimdi onun gözlerine bakarken hissettiği bu mutluluk, için'de dalga dalga yayılıyor ve bu güç onu kollarında geçirdiği her geceyi onun varlığının tatlı sıcaklığıyla uyandığı bir sabaha bağlıyordu. Aşk mıydı bu.? (Beni Aşka İnandır)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin