Aşk-ı Sükun - Nuriye Çeleğen Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap

Aşk-ı Sükun kimin eseri? Aşk-ı Sükun kitabının yazarı kimdir? Aşk-ı Sükun konusu ve anafikri nedir? Aşk-ı Sükun kitabı ne anlatıyor? Aşk-ı Sükun PDF indirme linki var mı? Aşk-ı Sükun kitabının yazarı Nuriye Çeleğen kimdir? İşte Aşk-ı Sükun kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi

Yazar: Nuriye Çeleğen

Yayın Evi: Timaş Yayınları

İSBN: 9786050823424

Sayfa Sayısı: 216

Aşk-ı Sükun Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Her kadın Hacer'dir... 

Aşk-ı Sükûn alışılmışın dışında bir roman... Nuriye Çeleğen, bu kitapla çıktığı yolculukta, hakiki aşkın sırrını arıyor. Hepimizin az çok bildiği kıssa-yı İbrahim'den (a.s.) hareketle iki kadının gözlerinden aşkın tabiatını ve farklı kalplerdeki tecellilerini okumamızı teklif ediyor. Kur'an-ı Hakîm'den ve hadis kaynaklarından yararlanılarak ortaya çıkarılan bu eser, kıssanın kadınlara bakan cihetlerini anlatmasıyla da özgün bir boyut taşıyor. Peygamber annelerinin bu değerli hayat hikayesini, bizzat Hz. Hacer ve Hz. Sâre validemizin gözlerinden okumak isteyenler için, elinizdeki roman doğru bir seçim...

(Arka Kapak)

Aşk-ı Sükun Alıntıları - Sözleri

  • ... Sıkıntı ne kadar paylaşılmak istense de, ancak insanın kendi içinde erirdi. Her duygunun huzursuzluğu kendi halinde dinginligi bulunca giderdi...
  • Bir müddet için gitmeliydim. Adımlarım gitmek ile kalmak arasında mütereddit bekledi. İlk adımın acılığı yüreğimi kanatti. Sonrası geldi. Gittim...
  • " Nasıl ister! Onu ateşe atan Rabbi. Allah istemeden hiçbir şey gerçekleşmez. Allah dışındaki her şey sebep değil mi? Dostu onun ateşe atıldığını biliyor görüyor. Gerçek dostluk araya hiç bir dostluk koymamaktır. Gerçek dostluk, ne yaparsa yapsın hakkında su-i zanda bulunmamaktır. Gerçek dostluk, dostun sırrını hiçbir dosta paylasmamaktır. "
  • "Aşk gizlilikti. Aşk sırdı. Aşk saklamaktı. Aşk sakınmaktı. Sevdiğini tüm kem gözlerden, duygulardan, bilumum varlıklardan uzak kılmaktı."
  • Sabır tüm kapıların başıydı. Sabra yaslandım...
  • Yalnızlık fırtınasının savurmasıyla ulaştım tüm yokların "Var"ına...
  • “Cihanı hiçe saymanın adıdır aşk Varlığı bırakıp gitmenin adıdır aşk.”
  • ... Gündüz kesret, gece vahdetti aşk ehli için. Geceyle daha net hissettim tüm yoklarımı. Yokluğun bittiği noktada bildim varlığı...
  • "Maziye kaçmak insanı dinlendirirken, istikbal dalgalı bir denizde yüzmek gibi yorar, hırpalardı. Mazi hatıralara, istikbal hayallere taşırdı insanı."
  • “Bu âlem sanki ateşten bir denizdir. Ona kendini atmanın adıdır aşk...”
  • "Gerçek dostluk araya hiçbir vasıtayı koymamaktır. Gerçek dostluk, dost ne yaparsa yapsın hakkında su-i zanda bulunmamaktır. Gerçek dostluk, dostun sırrını hiçbir dostla paylaşmamaktır."
  • .... Say ettim ; tevekkülde, teslimiyette, rızadaa..
  • "Sevgisi kalbe ulaşıp aşk kimyasına erenlere bu dünyada hep ayrılık vardı."
  • "Kalp, mahremiyet ile sırrın, gizlilik ile bilinmezliğin, tutku ile aşkın çözülmez meydanı oldu."

Aşk-ı Sükun İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitap adeta maneviyatıma dokundu. Ürperdim. Hz. Hacer annemizle yürüdüm çöllerde, dağlarda, tepelerde... onunla beraber döktüm gözyaşlarımı vadide. Onunla beraber Hz. Ismail'e su bulamamanın telaşesini yaşadım. Onunla beraber safa ve merve arasında duruş tarzımla yürüdüm. Onunla beraber özledim İbrahimi. Onunla beraber taşladım şeytanı. Onunla yalnızlıkta yürüdüm, dua ettim, secde ettim, af diledim. Onunla beraber nefsimle konuştum, nefsimi yendim. Onunla beraber aşkı yaşadım. "Allah bana aşkı ihsan etti" dedim ve şükrettim. Çölde onunla beraber uzandım sıcak kumlara, yıldızları onunla seyrettim, onunla konuştum adeta, onunla yaşadım, onunla gördüm, özledim, hissettim... kitabı okurken ben Hacerleydim. Mim duruşunu öğrendim Annemizden. Sabrı, tevekkülü, inancı, takvayı... Bu kitabı mutlaka okumalısınız. Kitabı eğer arkadaşımdan almasaydım çöpe atacaktı. Düşünebiliyor musunuz? Bir kitap hiç çöpe atılır mı? Kitabı okurken şöyle dedim; Rabbim! Bizim nefsimizi de Hacer annemizin nefsi gibi mübarek kıl. Kitap öyle güzeldi ki... yazarın bile kitabı yazarken yaşadığına eminim. O nasıl bir hâkimiyettir nefsine kurduğu, o nasıl bir duruştur? Kitabı şimdiye kadar okumadığınıza pişman bile olabilirsiniz. Bence en yakın zamanda okuyun bu kitabı... (Ayten Düzgün)

Allah (cc) güzelliğin yarısını Hz Yusuf'a, diğer yarısını da tüm dünyaya vermiş. Ah Hacer! Yoksa sabır da ikiye bölündü de yarısı tüm dünyaya diğer yarısı da senin heybene mı düştü? Bu ne büyük sabır? Bu ne büyük teslimiyet! Peygamber kadınlardan seçilmedi, ama ilk Say' eden, ilk tavaf yapan bir kadındı. Hemde Hacer gibi bir kadın... Rabbinin verdiklerine de vermediklerine de razı olan bir kadın. Ve sonunda Rabbinde O' ndan razı olduğu bir kadın... Çölün ortasında yalnızlığa mahkum edilirken, biricik sevdiğin eşinden ayrı bırakılırken, evladının kurban edilişine seyre dururken, yüreğin nasıl dayandı? Îmanını gözyaşıyla sulayan kadın, Hacer.... (Merve Bozkaya)

Hz. Hacer'in aşkın sırrına erişini, yaşadığı acılarla bir bir nefsin mertebelerini aşışını anlatıyor. Diyaloglara ayetlerin de eklenmesi çok güzel bir yere götürmüş anlatımı. Bazı yerlerde tefekkür ettirerek yeni bir ufuk açıyor. Duyguyu çok iyi geçiriyor ve bununla beraber duyguyu iyi geçirebilmek için anlatımı şiirsel. Yazarın tarzı bu şekilde, takdir ediyorum. Bununla beraber bu şiirsel anlatım okurken beni yordu açıkçası. (Lerox)

Aşk-ı Sükun PDF indirme linki var mı?

Nuriye Çeleğen - Aşk-ı Sükun kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aşk-ı Sükun PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Nuriye Çeleğen Kimdir?

Yazar Nuriye Çeleğen, Kahramanmaraş ilinde dünyaya gelmiştir. Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türkoloji bölümünü başarı ile bitirmiştir. Daha sonra İslami Türk edebiyatı bölümünde master tahsilini yapan yazar Edebiyat öğretmenliği yapmaktadır. Yazarın yayımlanmış çok kitabı bulunmaktadır.

Nuriye Çeleğen Kitapları - Eserleri

  • Aşk-ı Sükun
  • İffet-i Kalp
  • Hay Sultan
  • Örtüde Yetmiş Esma
  • Babam Hazreti Muhammed (A.S.M.)
  • Aşk-ı Hüzün
  • Peygamberimiz Kadınlara Nasıl Davranırdı?
  • Peygamberimiz Çocuklara Nasıl Davranırdı?
  • Oğlum Hz. Muhammed
  • Dedem Hz. Muhammed (asm)
  • Peygamberimiz Nasıl Bir Babaydı?
  • Sünnet Pedagojisinde Ergenlik
  • Peygamberimiz Gençlere Nasıl Davranırdı
  • Neden Örtünüyorum?
  • Kadın Nasıl Mutlu Olur?
  • Alfya
  • Bir Ayrılık Bir Gurbet
  • Said Nursi'nin Gözüyle Kadın
  • Yürek Fısıltıları
  • Bediüzzamanı Gören Hanımlar
  • Hanımların Gözüyle Bediüzzaman
  • Bediüzzamanca Bakışlar
  • Peygamberimizin Gençlerle İletişimi

Nuriye Çeleğen Alıntıları - Sözleri

  • Rahatsız olmadan giydiğimiz,"Bu beni örtüyor mu ? yoksa "Gösteriyor mu?" diye sorgulamadığımız her kıyafet , SİZ şefkat sultanını ağlattığı gibi bizleri de çok ağlatacak. (Örtüde Yetmiş Esma)
  • Hz. Aişe, Peygamberimizle yeni evlenmişti. Eşinin kendisini sevip sevmediğini merak etmekteydi. Ya da kendisini ne kadar ve nasıl sevdiğini… Aişe bu düşüncesini peygamberle konuşmadan edemedi. “Ey Allah’ın Resulü, beni seviyor musun?” “Evet, ya Aişe tabii seviyorum!” Aişe dahasını da merak ediyordu. Acaba nasıl seviyordu? Hemen sordu. “Beni nasıl seviyorsun?” Peygamberimiz sevgi şeklini tanımladı eşine: “Kördüğüm gibi.” Bu cevap Hz. Aişe’yi çok sevindirdi. Çünkü kördüğüm açılmazdı. Açılmayan, bitmeyen sırlı bir sevgi demekti. Alacağı cevap onu çok mutlu ettiği için, Hz. Aişe kadınca bir ihtiyaçla sık sık sorardı: “Ey Allah’ın Resulü, kördüğüm ne âlemde?” Peygamberimiz, Aişe’yi memnun eden cevabı verdi her defasında: “İlk günkü gibi...” Sevmekte de eşsizdi O... (Peygamberimiz Kadınlara Nasıl Davranırdı?)
  • "Rabbim yetiş imdadıma. " diye yalvardım ta yüreğimden sökülüp gelen bir dua ile (Peygamberimiz Gençlere Nasıl Davranırdı)
  • Toprak, insandaki negatif enerjiyi çekerdi. Hele de ilkbaharda. Toprakta oyun, çocukların negatif enerjisini çekip, onların rahatlamasını sağlardı. Çocuk toprağa düşünce mevsim ilkbahar olurdu. (Peygamberimiz Çocuklara Nasıl Davranırdı?)
  • Ey Allah’ın Resûlü!  Kur’ân Sana indirildiği halde ben mi Sana okuyacağım?”  Peygamberimiz buyurdu: “Evet, başkasından dinlemek benim hoşuma gider. (Sünnet Pedagojisinde Ergenlik)
  • Benliğin bir özelliği de kendi ile zıtlașanı ve kendini eleştireni düşman görmesiydi. Kim olursa olsun düşman ilan ederdi. (Peygamberimiz Gençlere Nasıl Davranırdı)
  • Dünyayı empoze edip, gençleri krize sokmanın adına şimdi "ergenlik" diyoruz. (Peygamberimiz Gençlere Nasıl Davranırdı)
  • Göz, Arş’la bağını yaşla anlatır. (Babam Hazreti Muhammed (A.S.M.))
  • "Sevgisi kalbe ulaşıp aşk kimyasına erenlere bu dünyada hep ayrılık vardı." (Aşk-ı Sükun)
  • “Sen sabretsen de zaman sabretmez” İnsan da sabırsızlığı zamandan kapmıştı. (Oğlum Hz. Muhammed)
  • Dualar gözlerden yaş olup aktı damla damla... Umutlar tekrar gelebilmek için havalandı... (Alfya)
  • İnsan ne garip şeydi. Ceset anda kayıtlı iken o bir solukta maziye giderdi de hemen gerisin geriye dönerdi. (Aşk-ı Hüzün)
  • Her sabah, taze bir umudun kapısıdır. (Aşk-ı Hüzün)
  • Gözyaşı düşen bir âmine melekler âmin derdi. (Babam Hazreti Muhammed (A.S.M.))
  • Kadın; KALBİNDE yaşadığı kadar örtüsü MUHKEM, NEFSİNDE yaşadığı kadar da örtüsü YUFKA oluyor. (Neden Örtünüyorum?)
  • Ve dedi ki: “Canım kudret elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki; Allah Resulünün ocağında da üç gündür ateş yanmamıştır ey Fatıma! Gözümün nuru kızım, ben sana bir şeyler öğreteyim de sen onlara devam et. Bana da Cebrail öğretti. Ya Evveliyn! Ya Zel Kuvvetil Metin! Ya Erhamel Mesakiyn! Ya Erhamer Rahimiyn!” (Peygamberimiz Nasıl Bir Babaydı?)
  • "Emanet olarak verilen ve sırlanması istenen güzellik, ben güzelim edaları ile etrafa saçıldı." (Örtüde Yetmiş Esma)
  • Uhud savaşının o birinci panik anında Peygamberin koru- masında ilk başta yalnız bir kadın vardı. Peygamber, müşrikler karşısinda tek bir kadınla kalmıştı. Bu kadın Hz. Nesibe'ydi. (Peygamberimiz Kadınlara Nasıl Davranırdı?)
  • Peygamberimiz yaşa değil, gayrete önem verirdi. Kim daha çok çalışırsa, kim daha çok öğrenirse onu öne geçirirdi. Yaşlının yaşla olan imtiyazı saygı ve hürmet için geçerliydi; fakat görev almakta geçerli değildi. (Sünnet Pedagojisinde Ergenlik)
  • Gençlerin belki de en önemli yanları tepkiye direnmeleriydi. Evet, gençler kendileriyle zıtlaşılan bir davranışta, davranışın yanlışlığını bile bile direnirler. Çünkü gençler, gençliğin ilk dönemlerinde kendilerini etrafa kabul ettirme gayreti içinde olurlar. Bu da benliğin en güçlü direnç noktasıdır. Kendisiyle zıtlaşılan gençte benlik duygusu güçlenir. Böyle gençler güven duygusunu da kaybederler. Güven duygusunu kaybeden gençte karakter zayıflığı görülür. Karakter zayıflığı da günaha karşı gencin direnememesini netice verdiği için, kötü davranışlar da bu gençlerde daha çok görülür. (Peygamberimiz Gençlere Nasıl Davranırdı)