Kitap Künyesi
Yazar: Nora Roberts (J.D. Robb)
Çevirmen: Feride Kurtulmuş
Editör: Tanju Anapa
Orijinal Adı: Homeport
Yayın Evi: Epsilon Yayınları
İSBN: 9789753312479
Sayfa Sayısı: 512
--reklam--
Aşk Sığınağı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir sanat enstitüsü ile bir sanat galerisini yönetmekte olan Jones ailesi sanat alanında çok saygın bir üne sahip olduğu halde, aile içindeki iletişimsizlik her birini donuk ve yalnız kişiler haline getirmiştir. Bir konferans ertesi, buz gibi bir havada, kardeşiyle birlikte yaşadığı Maine’deki evine dönen Dr. Miranda Jones, içeri gitmek üzereyken saldırıya uğrar. Yüzünü göremediği saldırgan, genç kızın boğazına bıçak dayayarak çantasını kapar, arabasının lastiklerini kestikten sonra kaçar. Bunu adi bir hırsızlık kabul eden Miranda yaşadığı dehşeti unutmaya çalışır. Ailenin bir kısmı Maine’de bir kısmı Floransa’da yaşamaktadır. Uğradığı saldırıdan sonra annesi, konunun uzmanı olan Miranda’yı, Rönesans Dönemi’nde yapılmış olduğu tahmin edilen Kara Leydi isimli bronz heykeli bilimsel olarak tanımlamak üzere Floransa’ya çağırır. Genç kız bronzu inceler ve bunun gerçek bir Rönesans parçası olduğunu ilan eder. Ancak birkaç gün içinde yapılan ikinci bir inceleme heykelin sahte olduğunu gösterir. Bir uzman olarak hem kendi saygınlığını hem de sahip oldukları kurumun saygınlığını tehlikeye atmakla suçlanan Miranda, korkunç bir kaosun içine düşer. Hata yapmadığından emindir, ama derdini kimseye anlatamaz. Annesi söylediklerini dinlemek bile istemez; babası ise her zamanki gibi sadece enstitüyü düşünmektedir. Kardeşi Andrew’nun kendi sorunları vardır. Ona inanıp güvenen tek kişi, sanat eserleri hırsızı Ryan Boldari olur. İtalyan - İrlandalı kanı taşıyan Boldari, Miranda’ya inanmakla kalmaz, onu içinde sakladığı kabuktan çıkarmayı, aşk ve tutkuyla tanıştırmayı da başarır. İki sevgili gerçeği aydınlatmaya çabalarken, cinayetler işlenmeye başlar. Artık ikisinin hayatı da ciddi bir şekilde tehlike altındadır.
--reklam--
Aşk Sığınağı Alıntıları - Sözleri
- Huzursuz ruhlar, huzursuz ruhlara doğru çekilirler.
- "Eğer nefes alıyorsan, stres sahibisin demektir."
- "Cinayetle ilgili ne derler bilir mısın? Birincisi zordur. Ama sonrası sadece iştir. "
- "Öfke zalimdir ve hiddet korkunçtur; fakat kıskançlığın önünde kim durabilir ?" (Atasözü)
--reklam--
Aşk Sığınağı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yine harika bir kitap ortaya çıkarmış, çok keyifle okudum. Düşündüğüm anlamda polisiye ağırlıklı değildi. Bu kısmı Miranda ve Ryan üstlendiler. İşlenen cinayetler, ailenin gizemi, kayıp parçalar kısaca akıcı ve merak uyandıran, tavsiye edeceğim kitaplardan biri. Nora Roberts bu türe hakim ve ne yazsa harika oluyor ve merakla okutuyor. (Sadeceokurum)
kardeşi Andrew ile yaşadıgı sekiz yıl önce ölen Miranda ‘nın ailesinde en çok sevdigi büyük annesinden Miranda’ya miras kalmış eve geldiginde arabasından indigi anda yüzü maskeli iri yarı bir adam tarafından boynuna bıçak dayanıp tartaklanır ve içinde pasaportu ve kimlik kartları olan çantası maskeli saldırgan adam tarafından çalınır.Miranda olayın şokunu atlatamadan Floransa ‘da aileye ait bir sanat galerisi kurucusu ve yöneticisi olan annesi Elizabeth arar Miranda Floransa’daki aile galerisinde tesisatçı bir adam tarafından bulunan Rönesans Döneminde yapıldığı tahmin edilen Kara Leydi isimli bronz heykeli bilimsel olarak araştırp testlerle bronz heykelin gerçekligini kanıtlamak için galeriye çagrılmıştır.Miranda annesine kimlik ve pasaportunu çaldırdığını söyler birkaç gün geçikmeli gelmek zorunda olduğunu anlatır.Annesi bu duruma hiç anlayışla yaklaşmaz ama yapacağı birşey yoktur Miranda işinin en iyisidir.Elizabeth tüm hayatını kurucusu olduğu kendi soy adını taşıyan galeriye adamış yirmi yılldır ayrı hayatlar yaşadığı kocası ve iki çocuğu herzaman önemsiz olmuş hırsları ve kariyeriyle yaşamış bir kadındır.Miranda bir kaç gün sonra Floransa’ya galeriye gider ve ekibini oluşturup Kara Leydi isimli bronz heykele testler araştırmalar uygular bir kaç gün sürecektir bu işlemler buarada bronz heykelin ortaya çıkması bulunmuş olması gizli tutulmaktadır gerçekliği kanıtlanana kadar heykelin varlığından çok az kişi haberdardır gece yarısı Miranda’nın telefonu çalar ve arayan annesidir hemen kendisine buluşmak içn evine gelmesini söyler.Miranda annesinin evine gider annesi bir gazetecinin Kara Leydi heykelinden haberdar olduğunu ve bunu kimin o gazeteciye söylediğini araştırdığını söyler gibi konuşsada aslında gazeteciye bilğiyi sızdıranın Miranda olduğuna inandığnı sonra açıkca söyler.Miranda annesinin bu sözlerine şaşırmaz bile çünkü Miranda annesinin onu hiç sevmediğini kendisine sırf işinin en iyisi ve aynı soy adını taşıdığı için katlandığını ailedeki sevgisizliği iletişimsizliği çok uzun zaman önce anlamıştır.Miranda bir an önce Kara Leydi’yi testlerle gerçekliğini kanıtlayıp Floransa’dan gitmek için ugraş verir ve testleri tamamlar.Kara Leydi ‘yi aslında görür görmez zaten onun orjinal olduğunu anlamıştır ama testlerle gerçekliği bilimsel olarakta kanıtlar ve evine döner. Ryan Boldari ülkenin iki büyük şehrinde soyadını taşıyan iki ünlü galeriye sahip çok yakışıklı bir adamdır.Dışarıdan bakıldığında pahalı takım elbisesi konuşma ve davranışlarıyla tam bir iş adamı gibi gözüksede işin aslı Ryan en iyi sanat hırsızı bu işin en iyisidir.Servetini hırsızlıkla edinmiş bütün ailesinin hırsızlık yaparak geçindirmiş kardeşlerine kariyerler saglamış bir adamdır.Ryan en nadide pahalı sanat eserlerini araştırıp özel alıcılar numara kariyerini böyle ilerletmiştir.Kendinin değimiyle hırsız doganlardandır.Ryan şeytana papucunu ters giydiren önce senden çalıp sonra senden çaldığını sana tekrar geri satabilecek bir adamdır zekası yıllara dayanayan tecrübesi sayesinde işindede bir numara olmuştur.Ama Ryan artık hırsızlık kariyerini bitirmeye karar verir ve son işini zengin bir adamın istediği üç küçük heykeli çalıp bitirmeye karar verir araştırmalar yapar planını hazırlar üç heykelden iki tanesini kolaylıkla çalar geriye kalan küçük heykel en nadide ve en güzelidir son kalan heykelide çalmak için araştırmalrını yapar ve soluğu Jones enstitüsünde alır çünkü son heykel ordadır plan şöyledir enstitüye gidip Miranda’nın kardeşi Anderew’a bir anlaşma önerir anlaşma onlara ait bir tarihi esere karşılık kendi galerisine ait olan üç tarihi eseri bir aylığına değiş tokuş yapmak istediğini söyler böylece Ryan Jones enstitüsüne istediği gibi gidip araştırmalar yapacak en uygun zamanda müşterisinin istedigi heykeli çalabilecektir. Enstitüye gittiğinde yaptığı araştırmalar sırasında ilgisini çekmiş olan heykelide testlerle kanıtlayan Dr Miranda Jones’le tanışmak için uğraş verir ve tanışır.Miranda karşısındaki muhteşem yakışıklı adamı görünce otuz yıldır sahip olduğunu sandığı soguk kanlılığını kaybeder adam ona karşı çok ilğili davranmaktadır çünkü.Ryan gibi bir adam kendisi gibi gözlüklü şişman bütün yaşamını kitaplarla araştırmalar yapan bir kadından ne isteyebileceğini düşünür şüpeler duyar.Ama Ryan işinin ustası bir adamdır Mirandayı kandırmayı başarır kendisi nasl istiyorsa öyle davranmasını sağlar Miranda’nın. Bir kaç hafta sonra gece yarısı Ryan enstitüye gider istediği küçük heykeli büyük bir ustalıkla ardında iz bırakmadan çalar.Bu arada Miranda Floransa’daki ekibinde de yer almış olan bir dostu arar ve Miranda’ya Kara Leydi bronzunun başka bir uzman tarafından uygulanan testler sonrası sahte oldugu ortaya çıktıgını söyler.Rönesans Dönemi bronzlarında en iyi kariyeri sahip olan Dr Miran Jonesin yaptıgı çalışmalar testler yanlış olduğu idda edilir bu olaylar gazetelerde de yer alır.Miranda’nın bütün kariyeri ve araştırmaları zan altında kalmıştır.Hiç kimse Miranda’ya inanmaz en baştada annesi ve bu hatasını bagışlamaz Miranda’nın.Kendisi bile bu olanlara inanamaz bir an kendi bile kendi bilgisinden şüpe eder ama hemen sonra her şeyi dogru yaptıgını ve Kara Leydi bronzunun gerçek oldugunu çok iyi bilmektedir.Miranda bu olayın peşini bırakmayı hiç düşünmez araştırıp bu olayı çözmeyi düşünür üstünden bu iftirayı atmak için her şeyi yapmaya kararlıdır.Miranda’yı bir sorun daha beklemektir Kardeşi Andrew arar ve ikisinin yönettigi enstitü deki bir heykelin çalındıgını söyler bu olayında ortaya çıkmasıyla Miranda’nın annesi Miranda’nın enstitü deki bütün yetkilerini elinden alır ve ona zorunlu izine çıkmasını saglar.Miranda ne yapacagını bilmez bir haldeyken en büyük şoku yaşar.Gece yarısı siyahlar içinde bir adam boynuna bıcak dayamıştır kendi evinde kendi yatak odasında ne oldugunu anlamaya çalışırken karşısındaki adamın Ryan oldugunu anlar.Ryan çok kızgındır çünkü Jones enstitüsünden çaldıgı küçük heykel sahte çıkmıştır.Yüzsüz hırsız utanmadan bir de Miranda’ya hesap sormaya gelmiştir.Miranda heykeli çalanın Ryan olmasından çok heykelin sahteolmasına şaşırır çünkü bu imkansızdır.Önce Kara Leydi bronzu şimdide bu Ryan’a heykelin gerçek oldugunu kendi elleriyle testleri yaptıgını anlatır.Ryan Miranda’ya inanır hiç kimse inanmazken Ryan Miranda’ya inanır ve Miranda’ya bu iki olayın tesadüf olmadıgını birbiriyle baglantı oldugunu anlatır.Miranda da Ryan’nın haklı oldugunu düşünür ve ikisi bir anlaşma yapar.Birlikte çalışıp bu işi çözüme ulaştırmak için işe başlarlar gün geçtikce aralarındaki duygular degişmeye başlar iki sevgili olmuşlardır.Miranda Ryan’a aşıkoldugunu anlar ama yapacagı bir şey yoktur.Ryan’ı çok iyi tanımıştır biliyordur ki Ryan’ın istedikleri Kara Leydi küçük heykel ve sekteye ugrayan hırsızlık kariyerini düzelte bilmektir.Ryan araştırmalar yapar ipuclarını toplar ve bir plan oluşturmaya başlar ve Miranda’ya olan duygularını görmezden gelmeye çalışır.Dr Miranda Jones ona göre degildir kendisi hırsız o ise mükemmel bir kadındır.İşini yapacak Miranda’nın kariyerine atılmış bu iftirayı temizleyip küçük heykeline kavuşup ve bukadar emek verdikden sonrada Kara Leydi’yi kendi için çalacak ve sonra kendi hayatına geri dönecek bunun içide bir an önce butarihi eserlerinin gerçeklerini alıp sahtelerini yerine koyanı bulması gerekmektedir.Miranda ve Ryan Floransa’ya gizlice gider orda araştırmalarına devam eder ve ipuclarını toplamaya devam ederler ve sahte Kara Leydi’yi elinde tutan galeriye gidip onu çalarlar Miranda bronzu test etmesi için yakın dostu olan arkadaşından yardım ister ve o arkadaşı öldürülür.Miranda kendini suçlar bu durum için arkadaşı onun yüzünden öldürülmüştür.Ve ölümler devam eder önce Miranda’nın arkadaşı sonra Ryan’nın çaldıgı küçük heykeli yapan kişi sonra da Kara Leydi heykelini bulan Tesisatcı.Ölümler olurkende Miranda’ya tehdit mesajları gelmeyede devam ediyordur.Ryan planın son bölümü için Miranda’nın annesini arar ve o’na En başta Andrew’a bahsettigi tarihi eser degiş tokuşundan bahseder Elizabeth buna çok sevinir hemen kabul eder ama Ryan bir şart koşar işin başında Dr Miranda olacakdır Elizabeth istemesede kabul eder.Miranda sergi için çalışmaya başlar Ryan sergiyle birlikde ilk akşam yapılacak galayı Floransa’da öldürülen Jones galerisinde çalışan Miranda’nın dostu olan Doktor için anma geçesi olarakda ayarlamasını söyler Miranda’ya ve bütün çalışanları böylece davet edip onlar hakkında yakından araştırmalar yapabilecekdir Ryan.Gala gününe bir gün kala herkes gelmeye başlar otellerine yerleşirler ve Ryan buldugu uygun zamanlarda onların kaldıgı odalara gizlice girip ip ucu araştırır.Herkesin odasına girer ve ilginç şeylerle karşılaşır sırada Miranda’nın annesi Elizabeth’in kaldıgı odaya gelmiştir Elizabeth odasını oglu Andrew’la kısa bir süre evli kalmış sonra oglundan ayrılmış bu yüzden oglu Andrew bir alkolik olmuş eski gelini kendinin sag kolu asistanı Elise ile paylaşmakdadır.Ryan Elizabeth’in odasında bazı ip ucları bulur ama bunlar başka bir konuyla ilgilidir ama bunu o an anlamaz ve Miranda’ya anlatır Miranda annesinin bütün bunları kendisine yapmayacagını o kadar kötü biri olmadıgını söyler ve annesiyle acıkca konuşmaya gider ve Miranda annesine kendisine böyle ölesiye düşman olmuş bu ugurda dört cinayet işlemiş kişinin kendisimi oldugunu sorar ve bir başka gerçekle karşılaşır otuz yıldır anne olarak bildigi Elizabeth’in annesi olmadıgını babasının maceralarından dolayı dünyaya gelmiş ve aile adına gölge düşmesin diye şimdiye kadar gizlenmiş bu olayı ögrenir ve Elizabet bunca yıldır içinde biriktirdigi kini nefreti ona kusar Miranda yıllardır içinde oldugu bu boşlugun sevgisizligin nedenini artık biliyordur ve bu artık o nun umrunda degildir artık hiç birşey umrunda degildir ne kariyeri ne enstitü nede Kara Leydi sadece istedigi bu olaylar yüzünden ölen kişilerin adeletidir ve en önemlisi ise Ryan’dır Miranda için.Gala gecesi bütün olaylar birbirine girer bir cinayet daha işlenmiş ve eski gelin Elise citti şekilde yaralanır gala gecesi ellerine hiç bir şey geçmemiştir Miranda ve Ryan’nın.Olaylar iyice karışır Miranda artık umudunu kaybetmiştir ama Ryan işin peşini asla bırakmaz hala araştırıyordur ve ip ucları Ryan’ı bütün bu olayların başında olan kişiye yönlendirir ve hemen o kişinin peşine düşer ama asla gitmesini istemedigi yere gitmiştir o katil Miranda’nın yanına ve Ryan hemen Mirandaya koşar…..(Katilin kim oldugunu yazmıyorum ip ucuda vermedim cinayet romanlarında katili bilerek okumanın anlamı olmadıgını düşünerek katili kendime ve bu kitabı okumuşlara saklıyorum inanın nerdeyse beşyüz sayfadan fazla asla şüphelenmedigim biri çıktı çook şaşırdım ben. Ama kitabın sonunu biraz yazıyorum kitabın son sayfalarınından birebir şekilde hemde) Kitaptan Alıntı Sonsöz ”Bir süre daha kal.” ”Kalacağım.” Ama kalmadı.Bunu bilmeliydi.Pis hırsız. Bana güven demişti o da güvenmişti.Hayatını kurtarmıştı,ama karmakarışık bir halde bırakıp gitmişti. Miranda odasına doğru yürürken,aslında bekledi,diye düşündü.Kesikleri ve yaraları iyileşene kadar yanında olmuştu. Hatta dedektif Cook’a olayların Ryan’ın küçük degişiklikler yaptığı versiyonlarını anlatırken elini tutmuştu.Miranda ona izin vermişti.Söylediği herşeyi desteklemiş,onu hapishaneden kurtarabilmek için birçok aytıntıyı saklamıştı. Ne de olsa hayatını kurtarmıştı. Sonra hiçbir şey söylemeden kaybolmuştu.Eşyalarını toplayarak gitmişti. Miranda nereye gittigini biliyordu.Depo garajını bilen tek kişi oydu.Kara Leydi’nin peşinden gitmişti.Şu ana kadar onu çoktan bulmuş oldugundan emindi-onu ve David2i.Büyük ihtimalle onları yüklü bir fiyata müşterilerinden birine satmıştı bile ve şu anda tropik bir sahilde yanında bir sarışınla içkisini yudumluyordu. Eger onu bir kere daha görebilseydi…ama tabi ki göremeyecekti.Yaptıkları tüm otak işler -tabi işlerin yasal olan son kısmı- galerisinin müdürü tarafında ele alınmıştı.Sergi inanılmaz bir başarı göstermişti.Ryan hem serginin hemde bir çok cinayetin çözümlenmesine yardım etmesinin karşılıgını almıştı. Miranda itibarını geri almıştı.Uluslararası basın ondan bahsediyordu.Cesur ve zeki Dr.Jones. Ama Miranda ne bronza ne de Ryan’a sahip olabilmişti. İkisine de asla sahip olamıyacagını kabullenmeliydi. İtibarını yeniden kazanmış olduğunu düşündü.Enstitü’yü ve en sonunda ailesinin sevgisine olmasada saygısına sahip olmuştu. Ama bir hayatı yoktu. Öyleyse yeni bir hayat kurmalıydı.Sabırsızca saçlarıyla oynadı.Herkesin kendisine tavsiye ettiği uzun hak edilmiş bir tatile çıkacaktı.Bir bikini alıp güneşlenecekti,belkide biriyle tanışacaktı. Ryan gideli iki hafta olmuştu.Geri dönmeyecegini biliyordu.Sonunda,hep olagelen şey olmuştu.Miranda’dan daha önemli bir şey vardı. Ve hayatı boyunca bir daha hiçbi erkeğe güvenmeyecek,sadece kendine güvenecekti. ”Eğer uzun ve uçuşan bir sabhlık giymiş olsaydın bu atmosfere daha uygun olurdu.” Miranda çılgın gibi dönmedi,bunu yapmayacak kadar kontrolü vardı.Yavaşca arkasını döndü. Oradaydı.Simsiyah hırsız kıyafetiyleyatak odasının ortasında durmuş ona bakarak gülümsüyordu. ”Kot ve tişört,”diye devametti.”Her ne kadar sana çok yakışsa da,üzgarın eteklerini uçuşturacağı ipek bir sabahlıgın romantizmini yaratmıyor.”Sonra terasa çıkarak,”Merhaba Dr.Jones,”dedi. Miranda’nın yanağındaki rengi solmakta olan yaranın üzerinde parmağını gezdirirken,Miranda ona bakakalmıştı.Sonra,”Seni kahrolası,”diyerek yüzünün ortasına bir yumruk attı. Ryan geriye doğru sendeledi.Ama dengesini kaybetmedi.Parmagıyla dudğındaki kana dokundu.”Eh, bu da merhaba demenin başka bir yolu.Anlaşılan,beni gördügüne pek sevinmedin.” ”Seni gördüğümde tek memnun olacagım yer demir parmaklıkların arkası olacak.Beni kullandın,bana yalan söyledin.Sana güvenmemi söyledin ama her zaman bronzun peşindeydin.” Ryan dudaklarını yalayarak kan tadını aldı.”Bu yam olarak doğru degil.” Miranda tekrar yumruğunu sıktı.”Floransa’ya gittin,öyle değilmi?Burdan çıkyın,bir uçağa bindin ve heykeller için Floransa’ya gittin.” ”Tabii ki.Sana bunu yapacagımı söylemiştim.” ”Alçak hırsız.” ”Ben mükemmel bir hırsızım.Cook bile böyle düşünüyor ama bunu asla kanıtlayamıyacak.”Tekrar gülümsedi.Rüzgarın dağıttığı siyah saçlarını düzeltti.”Artık emekli hırsızım.” ”Bronzları ne kadara sattıysan,onunla zaten ömrünün sonuna kadar emekliye ayırabilirsin.” Ryan ona dogru bir iki adım attı,sonra fikrini değiştirerek sırtını duvara yasladı.Miranda’nın şu anki ruh hali baştan çıkarma,özür dileme veya tatlı kelimelerle yatıştırılamazdı. ”İkimiz de bibirimizi kullandık,”diye düzeltti.”Ve çok iyi bir iş çıkardık.” Miranda düz bir ses tonuyla”Ve işimizi bitirdik”dedi.”Burada ne arıyorsun?” ”Bir anlaşma önermeye geldim.” ”Gerçekten mi?Neden seninle anlaşma yapacak mışım?” ”Aklıma bi çok sebep geliyor.Bana önce şunu söyle.Neden beni polise vermedin? ”Çünkü ben sözümü tutarım.” ”Sebep bu mu?”Miranda cevap vermedi.”Tamam o zaman işe dönelim.Görmek isteyecegin bir şey getirdim.” ”Olağanüstü öyle değilmi?”heykeli sonderece özenle ve sahiplenerek,sevgilisine saılan biri gibi tutuyordu.”Ona ilk görüşte aşık olmuştum.Erkeklere diz çöktürecek bir kadın ve bunun farkında.Her zaman nazik değil ama büyüleyici.Onun için cinayet işlenmiş olmasına şaşırmamak gerek.” Miranda’ya bakarak,ay ışığında parlayan saçlarını seyretti.”Biliyor musun, onu o tozlu garajdaki kilitli bir çekmecenin içinde,metal bir kutuda bulduğumda onu şu anki gibi ilk defa elime aldığımda bir harp sesi duyduğumu sandım.Böyle şeylere inanırmısın Dr.Jones?” ”Miranda o sesi rüyalarında bile duyuyordu.”Onu neden buraya getirdin?” ”Onu tekrar görmek isteyecegini düşündüm.Onun bende olduğundan emin olmak isteyeceğini.” ”Sende oldugunu biliyordum.””İki haftadır biliyordum.Gittigini fark ettiğim anda anladım.”Bakışlarını bronzdan Ryanın yakışıklı yüzüne çevirdi.”Geri dönmeni beklemiyordum.” ”Aslında dürüst olmak gerekirse bende beklemiyordum.”Bronzu taş masanın üstüne koydu.”İkimizde istediğimizi elde ettik.Sen itibarına kavuştun.Bu günlerde çok popülersin.” ”Soruma cevap vermedin?” ”Şimdi oraya geliyorum.Anlaşmaya uydum.David’i ve leydiyi geri vermeyi asla kabul etmedim -sadece onu bulacagım konusunda anlaşmıştım.Onu buldum ve o artık benim ve şimdi yeni bir anlaşmamız olacak.”Onu gerçekten istiyor musun?” Miranda iyice öfkelenmişti.”Onu banamı satacaksın?Çalıntı bir şeyi satın almamı mı i istiyorsun ”Aslında bir alışveriş yapmayı düşünmüştüm.” ”Alışveriş mi?”Cellini’yi ve Donatello’yu düşündü.Avuçları terlemeye başlamıştı.”Karşılığında ne istiyorsun?” ”Seni.” Miranda’nın düşünceleri bir anda altüst oldu.”Efendim?” ”Bir leydiye karşılık başka bir leydi.oldukça adil.” (Yusuf şeker)
Nora Roberts hayranı biri olarak 8 puanı güçlükle verdiğimi belirterek başlamak istiyorum. Evet, Roberts hayal kırıklığı yaratmamış ve keyifli bir okuma sunmuştu okuruna. Tabi ki yazarın romanlarındaki kurgusal ve karaktersel devinimdeki ince başarısına şahit olmamış bir okuyucu iseniz! Bu romanında sorun neydi diye sorarsanız; ne karakterler ne de kurgu 512 sayfa gibi geniş bir imkan aralığına rağmen bir türlü pişememişti. Ana karakterlerimizden Miranda'ya sevgi ve sempati duyma eşiğinde git geller yaşayıp durdum. Evet, onu o güne getiren yaşamında ciddi sevgi ve şefkat noksanlığı vardı ama beraberinde hem zeka hem de objektif sorgulama becerisine sahip bir birey olarak tanımlanmıştı. Karşısına çıkan Ryan gibi pes etmez, incelik sahibi, mayası sevgi ile çalınmış bir adamın varlığı ile Miranda'nın kalıplarını daha hızlı kırmasını beklerdim. Romanın sonunda bir noktaya kadar başarılı olduğu hissi ile yetinmek zorunda kaldım. Ryan karakteri Roberts'in şaşmaz erkek karakterlerine oldukça yakındı. Olayların gelişimi karşısında sergilediği profesyonel ve akılcı yaklaşımın anlatım başarısını Miranda'ya karşı hislerini keşfetme sürecinde bulamadım. Keskin ve birazcık kopukluk içeren atlamalarla sonuca ulaştı hissi yakamı bırakmadı. Polisiye kısmında son ana kadar gizrm ve heyecan dozajındaydı. Ama sonda hüsrana uğramadım diyemem. Daha kallafi bir çözülme bekliyordum açıkçası. Tabi tüm bu yazdıklarım, benim gibi Roberts hayranı olan, Eve Dallas serisindeki karakter ve kurgu başarısındaki telaşsız gelişimi okumuş okuyucular için geçerli. Polisiye ve romantizmi içeren bir roman okumak isteyenlere tavsiye edilir. (Librarian)
--reklam--
Aşk Sığınağı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nora Roberts (J.D. Robb) - Aşk Sığınağı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aşk Sığınağı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nora Roberts (J.D. Robb) Kimdir?
Nora Roberts, ABD'li ünlü aşk ve macera romanları yazarıdır. 210'dan fazla roman yazmış, kitapları uzun süre en çok satanlar listesinde kalmış ve 35 ülkede basılmıştır. Ayrıca J.D. Robb takma adıyla 21. yüzyılda geçen Ölüm Serileri - In Death - adında polisiye aşk romanları da yazmaktadır.
Silver Sipring Maryland ABD’de beş çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak doğdu. Rahibelerin disiplini altındaki katolik okulunda okuduktan sonra genç yaşta evlendi ve Keedysville Maryland’e yerleşti. Kısa bir süre hukuk alanında sekreter olarak çalıştı. İki oğlu doğduktan sonra işini bıraktı ve evde farklı uğraşlar edindi.
Çok okuyan bir ailede yetişen Nora Roberts’ın, okumadığı ya da kafasında hikâyeler uydurmadığı zamanlar yok gibiydi. Böylece bir kalem ve bir defter alarak bu hikâyeleri yazmaya başladı. İlk denemeleri pek çok yayınevi tarafından red edildikten sonra, 1981 yılında ilk kitabı Irish Thoroughbred Silhouette yayınevi tarafından basıldı. Esas çıkışını ise MacGregor Ailesi'nin maceralarını anlattığı serinin ilk kitabı, Playing the Odds ile 1985 yılında yaptı.
Nora, marangoz olan ikinci kocası Bruce Wilder ile evine kitap rafları yaptırmak istediği zaman tanıştı. Çift 1985 yılının Temmuz ayında evlendi. O günden beri evlerini genişlettiler, bir kitapçı dükkânı açtılar ve sık sık seyahat ediyorlar. Tarihi bir oteli satın alarak yeniden restore ettiler ama 2008 yılında, açılışına birkaç ay kala, çıkan bir yangında otel tamamen yandı. Nora ve Bruce vazgeçmeyerek, bu sevdikleri yeri, yeniden inşa ettiler ve 2009 yılının Şubat ayında açılışı gerçekleştirdiler.
Hayatı boyunca Nora’nın etrafı, hep erkeklerle çevrili olmuştur. Sadece evin en genci değil, aynı zamanda ailesinin tek kızıydı. İki oğlan çocuğu yetiştirdi. Bu yüzden erkek kafa yapısına iyi bir bakış açışı geliştirerek, romanlarında okuyucularına inanılmaz tatlar bırakıyor.
Nora yazdığı kitaplar ile, yayın dünyasından ve meslektaşlarından pek çok ödül kazanmıştır. Ayrıca seri halinde yazdığı kitaplar için şöyle demiştir:
“İlişkiler kitaplarımda daima anahtar rol oynamıştır. Aile hayatının hareketliliği, paylaşılan ve gelişen ortak hikâyeler beni cezbetmiştir. Birbirine bağlı kitaplarımda, karakterler daima önce gelir. Eğer hikâyelerini anlatmam için beni zorlamazlarsa, okuyucunun ilgileneceğine inanmam. Kitaplar boyunca ilerleyen, bir çizgi, bir konu ya da bir soru vardır ve sonunda çözülür. Karakterler, aralarındaki ilişkiler geliştikçe ve aşk ortaya çıktıkça her bir kitap kendi içinde tek olmalıdır ama okuyucunun istediğine inandığım şekilde birbirine bağlı olarak devam etmelidir.”
--reklam--
Nora Roberts (J.D. Robb) Kitapları - Eserleri
- Çıplak Ölüm
- Görkemli Ölüm
- Ölümsüz Ölüm
- Beyaz Düşler
- Büyülü Ölüm
- Mutlu Ölüm
- Dolunayda Aşk
- Işığın Anahtarı
- Noel'de Ölüm
- Bilgeliğin Anahtarı
- Bu Güller Senin
- Villa
- Düşlerin Ötesinde
- Baştan Çıkaran Ölüm
- Cesaretin Anahtarı
- Yarın ve Daima
- Ölüm Tuzağı
- Değerini Bil
- Hain Ölüm
- Yüzleşme
- Ömrüm Senindir
- Uğursuz Kolye
- Son Sevgili
- Ölüm Tanığı
- Aşk Sığınağı
- Ölümüne Sadakat
- Üç Kader Tanrıçası
- Kindar Ölüm
- Aşkın Resmi
- Ölüm Yargısı
- Masum Ölüm
- Portredeki Ölüm
- Gölge Büyüsü
- Kara Cadı
- Geçmişten Gelen Ölüm
- Bir Umut Daha
- Bataklıkta Gece Yarısı
- Taklit Ölüm
- Sıcak Buz
- Kan Büyüsü
- Nehrin Sonu
- Kör Ölüm
- Kumarbaz Aşk
- Çifte Ölüm
- Utangaç Milyoner
- Ölüm Sanrısı
- Aşk Senfonisi
- Güzel Tehlike
- Gizemli Komşu / Ben Sende Tutuklu Kaldım
- Kader Bağladı Bizi
- Gece Vardiyası
- Yalnız Adam
- Alacakaranlık
- İz Peşinde
- Gölgeler Arasında
- Kalbinin Sesini Dinle
- Geçmişin Gölgeleri
- Alevlerin İçinden
- Paylaşılan Hayaller
- Nick'i Beklerken
- Duygu Fırtınası
- Bir Gece Ansızın
- Milat
- Güvenim Sonsuz
- Hayaller Gerçek Olsa
- Hayat Bir Mucizedir
- Yeni Bir Düş
- Aşk Senfonisi - Melek Yüzlü
- Sevdiğim İrlandalı
- Büyülü Plan
- Büyülü Serüven
- Bir Gece Ansızın - Bitmeyen Rüya
- The Obsession
- Güvenim Sonsuz - Aşk Engel Tanımaz
- The Perfect Neighbor
- The Collector
- Tutkuların Ezgisi
- Skin Deep
- The Awakening ( The Dragon Heart Legacy #1)
- All I Want For Christmas
- Mord og Kærlighed
- Nattens Skygge
- Nattens Stemme
- Du Er Min Kærlighed
- Stolt og Stædig
- Med Åbne Arme
- Dance of the Gods
- Morrigan's Cross
- Montana Sky
- Farlig Forelskelse
- Venter På Nick
- Hænderne Op For Alex
- Whiskey Beach
- Genuine Lies
- Northern Lights
- Nightshade
- The Witness
- The Liar
- Summer Desserts
- Lessons Learned
- One Summer
- Second Nature
- Dance of Dreams
- Year One
- The Stanislaski Brothers: Mikhail and Alex
- The Stanislaski Sisters: Natasha and Rachel
- Reflections
--reklam--
Nora Roberts (J.D. Robb) Alıntıları - Sözleri
- "Ben içeri girdiğimde, sen uyuyordun ve ben de şöyle düşündüm: Iste benim askerim,savaşlardan bitkin düşmüş." Roarke onun elini kaldırıp parmaklarını öptü. "Şimdi bakıyorum ve şöyle düşünüyorum: Iste benim kadınım, yumuşak ve güzel." (Taklit Ölüm)
- Çoğu insan yirmi yaşlarındayken kimse tarafından incitilmeyeceğine inanır. (Portredeki Ölüm)
- Yaşam, diye düşündü, bazıları için en güzel şeyi sona saklama riskini alamayacağı kadar belirsiz. (Kindar Ölüm)
- Hayat yolu, asla dümdüz gitmez. (Ölüm Tanığı)
- "Bazı insanlara hiçbir şey yetmez." (Aşkın Resmi)
- Savaşı beklemeyen bir adam, her zaman yenilmeye mahkûmdu. (Üç Kader Tanrıçası)
- ''Nasıl onu bir zamanlar sevdiğimden daha fazla sevebilirim? Nasıl oluyor da, şu anda içimde ona karşı her zamankinden daha fazlası olabiliyor?'' ''Sevgi solup ölebilir, bunu gördüm. Ama aynı zamanda büyüyüp, gelişebilir de. Sanırım gerçek olduğunda, sadece daha fazla ve daha güçlü olabiliyor.'' ''Bir ıstırap olması gerekmiyor.'' ''Hayır. Bence, beraberinde mutluluk ya da ıstırap getirmesinin nedeni bizim bununla ne yaptığımızla ilgili.'' (Kan Büyüsü)
- Konuyu sen egomu koşa diye açmadım... ama devam et. (Beyaz Düşler)
- "Para", diye söze başaldı. "Büyük miktarda para bir çok sorunu çözerken başka sorunlar yaratır. Ama ister zengin, ister fakir ol, ayak parmağını bir yere çarparsan acır." (Aşkın Resmi)
- Işık karanlıkta parlak; ve karanlık onu alt edememiştir. (Milat)
- "Bir insana onu sevdiğini ondan bir şeyler bekleyerek söylemezsin bence. Ona bir şeyler sunmak istediğin için söylersin." (Bu Güller Senin)
- "İnsanlar birbirlerinden bir şey istedikleri için beraber olurlar. O şeyi bir başkasından isteyinceye kadar birlikte kalırlar. [...] (Tutkuların Ezgisi)
- İnsan bazen olayları o anda değil de yıllar sonra daha iyi görebiliyor. (Ölüm Tuzağı)
- "Nasıl oldu da, Boston'da ki o kadar zarif hanım ve burada, New Oerlans'ta ki o kadar güzel kadın arasından gözüne beni kestirdin?" "Bir tanesi bile kalbimi durdurmadı. Ama sen durduruyorsun. Bir tanesi bile kalbimi yerinden fırlayacak gibi çarptırmadı. Ama sen çarptırıyorsun. Bir tanesi bile, kendimi on yıl sonra, yirmi yıl sonra hala onunla el ele hayal etmeme neden olmadı. Oysa sen oluyorsun." (Bataklıkta Gece Yarısı)
- Ailene karşı gelmek güçlü bir karakter gerektirir. (Kör Ölüm)
- Katiller cinayet yerine daima geri dönerler. Klişelerin her zaman bir temeli vardır. Aksi takdirde klişe olamazlardı. (Çıplak Ölüm)
- "Ekmek misafirperverliği simgeliyor. Ekmeği bölüşüp yeriz." (Milat)
- ...mutsuz evlilikleri anlıyordu fakat bu mutsuzluğu, sadakatsiz olmak için bir bahane veya sebep olarak kullanmayı anlamıyor ve kabul edemiyordu. Neden insanlar evliliklerini sonlandıramıyordu? Eğer başka birini veya başka bir şeyi istiyorlarsa neden aldatmak ve yalan söylemek yerine evliliği düzgün bir şekilde bitiremiyorlardı? Boşanma; aldatmadan, yalanlardan ve sonu gelmez öfke nöbetlerinden daha acı verici olamazdı, ne çift için, ne de buna tanık olan çocuklar için. (Değerini Bil)
- "Hemen hemen mükemmel olan, mükemmelden daha iyidir." (Kalbinin Sesini Dinle)
- "Tecrübeler yara izleri bırakır. Bazıları diğerlerinden daha derindir." (Gece Vardiyası)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin