Kitap Künyesi
Yazar: Theodor Reik
Çevirmen: Ali Kılıçlıoğlu
Orijinal Adı: Of Love And Lust
Yayın Evi: Say Yayınları
İSBN: 9789754686333
Sayfa Sayısı: 296
--reklam--
Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Theodor Reik'in sevilen eseri "Aşk ve Şehvet Üzerine"de çiftlerin aşk hayatı, cinsellik, evlilik, anne babalık ve erkeklik ile kadınlığın gizli doğası tartışılıyor.
Özgün dilinde tek cilt olarak yayımlanan bu değerli eseri iki cilt halinde yayımlamayı uygun bulduk. Romantik ve Cinsel Duyguların Psikanalizi adlı birinci kitapta, Reik'in Freud'la hesaplaşmasına tanık oluyoruz. Aşk ve şehvet, temel dürtüler ekseninde masaya yatırılıyor; mazoşizmin sosyal, dinsel, kültürel yönleri anlatılıyor. Cinslerin Duygusal Farklılıkları adlı ikinci kitapta ise bekârlık, erkeğin evlilikten kaçması, kadın ve erkeğin evlilik bağını kabul etmekteki korkuları ile cinslerin duygusal farklılıkları ele alınıyor.
--reklam--
Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap Alıntıları - Sözleri
- "Ama kadınlar teslim olmuştur. Onlar kendi güçlerinin farkında değildirler; iç çekerek, “Bu dünya erkeklerin dünyası,” derken şunu eklemeyi unuturlar: “Ama dünya, beşiği sallayan el tarafından yönetilir.”
- "Biz, dünyanın isteklerini yerine getiriyoruz, kendimizinkileri değil."
- Bir kadın bir erkeği çocuğunun müstakbel babası olarak düşünmekten hoşlandığı zaman bu, kadının erkeğe olan aşkının ya da büyük hayranlığının hemen hemen her zaman kesin bir kanıtıdır. Erkekler kadınla ilgili olarak nadiren benzer biçimde düşünürler.
- Karikatürde hayvanat bahçesine gitmiş bir baba oğul resmediliyordu. Karikatürün altındaki yazıda baba oğul arasında geçen konuşma veriliyordu. Çocuk sorar: “Baba, eşekler evlenir mi?” Baba yanıtlar: “Yalnızca eşekler evlenir.”
- Kadınlar güzel, hevesli, genç ya da iyi yetişmiş olduklarından ötürü değil; sağlıklı, çok çalışmaya uygun, zengin, gayretli, çocuk yapabilir olduklarından veya ailenin servetine, toplumsal mevkisine ya da politik gücüne katkıda bulunacaklarından ötürü seçilirlerdi. Geçerli olan karşılıklı seçim değil, yalnızca işe yararlıktı.
- Hiçbir zaman yanıtlanmamış ve kadın ruhunu otuz yıldır araştırmama karşın hala yanıtlayamamış olduğum soru şu dur: "Bir kadın ne ister?"
- (...) erkekler belirli bir kadından çocuk sahibi olmanın nasıl bir duygu olduğunu nadiren düşünürler. Bir kadın bir erkekten çocuğu olmasını istemiyorsa, o erkeğe gerçekten âşık olmadığı söylenebilir.
- Evlilik “tehdidiyle” karşı karşıya kalır kalmaz, kız kendisine engel çıkarmak için bilinçdışı olarak her tür çabayı gösteriyordu. Evli olmak –bir eve, kocaya ve çocuklara sahip olmak– hayal âleminde kaldığı sürece, kız bu olasılıktan hoşlanıyordu. Bu amaçlar gerçekleşir gibi olduğunda, içindeki kara güçler onu, bunun gerçekleşmesini olanaksız kılacak her şeyi yapmaya zorluyordu.
- Arama ve araştırmaları onu sonsuz kadınsı olana değil, sonsuz kadınca olana, kadının tüm sınıf, inanç ve milliyet sınırlarının ötesindeki amacına doğru yönlendirir. Kadınların şimdi ne için çabaladıklarını ve ilkel zamanlardan beri ne için çabalamış olduklarını sorar. Freud soruyu sorar ama onu yanıtlamaz. Böyle bir yanıt tüm kadınların bilinçli ve bilinçdışı amaçlarını içermelidir. Belki de, kadınların tüm biyolojik ve psikolojik gereksinimlerini hesaba katacak böyle genel bir soruya yanıt yoktur.
- Hiçbir erkek "evlenecek tipte" değildir ama erkeklerin çoğu evlenecek tip haline gelir.
- Kadın ya da erkek, birey aşk nesnesine rastlamadan önce bazı psikolojik ruh halleri onu âşık olmaya hazırlar. Bunlardan en önemlisi, kişinin kendisinden genellikle bilinçsiz olarak hoşnutsuz olmasıdır; bu, gizli bir kendi kendini sevmeme halidir, çoğu zaman yer değiştirmiştir ve kendisini kişinin ailesinden, işinden ve çevresinden hoşnut olmaması şeklinde ortaya koyar. Bu ruh hallerinin kökleri, kişinin mahrem geçmişinin iyiden iyiye derinlerine gider. Her birimiz çocuklukta ve ergenlik döneminin başlarında olmak istediğimizi yansıtan bir resim çizmişizdir. Bu arzulanan imaja ego ideali deriz. Her birimizin, aynı zamanda, onun gerçekten kim olduğuyla ilgili muğlak, bilinçdışı bir fikri vardır ve hepimiz bu gerçek benlikle ego ideali arasındaki mesafeyi devamlı olarak ölçen eleştirel bir duyuya sahibizdir. İdeal imajın örneklerden ebeveynler, öğretmenler ve benzemek istediğimiz diğer kişiler- birçok özellik aldığı açıktır. Biz de bu hayran olduğumuz kişilerde bulunan özelliklerin bir toplamına çekici bir görünüm, akıllılık, doğuştan gelen parlak yetenekler- sahip olsaydık, tatmin olurduk. Bilinçdışı olarak, yetersizlikler ve başarısızlıklarla dolu olduğumuzu anladığımızda, bir tür kendimizden hoşnut olmama duygusu besleriz ve bu, bizi bu ego idealini kendimizin dışında aramaya yöneltir. Daha iyi bir benlik arzularız. Psikolojik yönden bu şekilde hazırlanmış olarak, ne yazık ki bizde bulunmayan üstün niteliklere sahip görünen, bizim aksimize görünüşte kendi kendine yeten ve kendinden hoşnut olan birini buluruz. Bu kişi karşı cinsten biri olduğu zaman cinsel dürtü, yolu gösterir. Erkek kadında, kişileşmiş ego idealini görür, ona imrenir, hatta ondan nefret eder (aşktaki psikolojik yönden önemli bilinçdışı nefret öğesi buradadır) ve sonunda âşık olarak onun dayanılmaz çekiciliğine teslim olur.
- Kıskanç kadının hissettikleriyle duygularının kasırgası içindeki erkeğin yaşadıkları kıyaslanabilir mi?
- Çocuk sorar: "Baba, eşekler evlenir mi?" Baba yanıtlar: "Yalnızca eşekler evlenir."
- Aynaya bakan kadın kendisini başkalarının gözüyle, bazen de tek bir kişinin gözüyle görür..
- kadınların zinası, kocalarinin onlara gösteremedikleri anlayışla, takdir edilmekle ve onları koruyacak bir aşık bulma umuduyla ilişkilidir. Bu umut ya da istek erkeklerin sadakatsizliğinde çok ender görülen güçlü bir güdüdür. Erkek serüven aramadığı zaman onu harekete geçiren, daha çok merak ya da çeşitli cinsel deneyimler gereksinimidir. Genellikle o yalnızca "keyfine bakmak" ister ve bundan memnundur.
--reklam--
Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu kitabı okuyun... Ama okurken Reik’in bu kitabı 1950’lerin bilgisi ile yazdığını hep aklınızda tutmaya çalışın.. Hem o dönem var olan psikoloji kuramlarını göz önüne alın, hem de o yalnızca o dönemin (mesela ekonomiye kadının girmemiş olduğu dönemler) gerekliliklerine göre yazıldığını fark ederek okuyun.. Eğer bu ayrımı yapamaz ve hiç eleştirel düşünemezsek bu kitaptan yeterinde fayda görebileceğimize inanmıyorum.. Zamanın ruhunun insanları ve elbette insanı temel alan bilimleri nasıl etkilediğini görmek, öte yandan insanda (hala) aynı kalabilen yanları keşfetmek kendi başına güzel.. (Fulya)
Heyatim boyunca hec bir bilgini psixoanalistikadan aldigim bilgiler kimi acgozlukle qebul etdiyimi xatirlamiram.Bu bilgileri hec bir tecrubeli sexs ve ya tecrube mene oyrede bilmezdi,ozunu kesf ve digerlerini kesf edirsen sanki.Hem hami bunu bilsin,hem de kimse bilmesin isteyirsen,cunki insan olmaq bezen utanc verici ola bilir.Lawrence oz analizlerinde insani cox ibtidailesdirir ve bunun gunluk yasantiyla birbasa elaqesi yox kimidir.Amma Reik,Freudu cox oxumamisam,amma,muellimi olduguna gore o nece yazir deye cox maraqlaniram,dogrusu.Ve psixoanalist olmaq istemerem,amma bu saheni oyrenib insanlari irdeleye ve bunu gizli saxlaya bilerem. (Husejnzadeh)
Reik , freud'un en parlak ogrencilerinden. Bu kitabinda iki cinsin farklarindan ve bu farklarin sebebinden bahsetmis. Ornek vakalar konuyu daha iyi anlatiyor. Psikanaliz calisanlar icin iyi bi kaynak (B. Görgün)
--reklam--
Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Theodor Reik - Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Theodor Reik Kimdir?
12 Mayıs 1888 yılında Viyana'da dünyaya gelmiştir. 1912 yılında Viyana Üniversitesi Psikoloji dalında doktora derecesini almış ve bir yıl süre ile Freud ile çalışmaya başlamıştır. Theodor Reik, Karl Abraham tarafından analiz edilmiştir. Yahudi olan yazar, 1934 yılında Almanya'dan Hollanda'ya ve 1938 yılında Birleşik Devletlere Nazizm'e geçmiştir. 1944 yılında da Amerika Birleşik Krallık vatandaşı olmuştur. Psikoterapötik dinleme, mazoşizm, kriminoloji, edebiyat ve din psikanalitik çalışmaları ile tanınan Theodor Reik, 31 Aralık 1969 yılında New York'ta hayatını kaybetmiştir.
--reklam--
Theodor Reik Kitapları - Eserleri
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
--reklam--
Theodor Reik Alıntıları - Sözleri
- Romantik aşkta öz varlık kesinlikle kayıptır. Benlik neredeyse yoktur. O, sevilen nesnenin içinde erimiştir. Ne var ki, bu tümüyle duygusal teslim olmanın kökleri, kaçındığımız bilinçaltı eğilimlerin karanlık toprağı altında yatar. Romantik aşkın psikolojik analizi, Freud'un şu söylemini onaylar: idealleştirdiğimiz şeylerin nefret ettiğimiz eğilimlerle yakından ilişkisi vardır. (Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap)
- Evlilik “tehdidiyle” karşı karşıya kalır kalmaz, kız kendisine engel çıkarmak için bilinçdışı olarak her tür çabayı gösteriyordu. Evli olmak –bir eve, kocaya ve çocuklara sahip olmak– hayal âleminde kaldığı sürece, kız bu olasılıktan hoşlanıyordu. Bu amaçlar gerçekleşir gibi olduğunda, içindeki kara güçler onu, bunun gerçekleşmesini olanaksız kılacak her şeyi yapmaya zorluyordu. (Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap)
- "Ama kadınlar teslim olmuştur. Onlar kendi güçlerinin farkında değildirler; iç çekerek, “Bu dünya erkeklerin dünyası,” derken şunu eklemeyi unuturlar: “Ama dünya, beşiği sallayan el tarafından yönetilir.” (Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap)
- (...) eğer nefret edemezseniz, sevemezsiniz. Isıramazsanız, öpemezsiniz. Lanetleyemezseniz, kutsayamazsınız. İyi nefret edemeyen iyi bir âşık olamaz. (Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap)
- "Seks başka bir bedene duyulan tutkulu ilgidir; aşksa başka bir kişiliğe ya da onun yaşamına duyulan tutkulu ilgidir." (Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap)
- "Kendisini bir hiç olarak gören kişi ‘seni seviyorum’ diyemez." (Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap)
- (...) “seni seviyorum" "senden nefret etmiyorum" anlamına değil, "tüm düşmanca ve zorbaca duygularımı tersine çevirdim ve onları sana karşı şefkate dönüştürdüm" anlamına gelir. (Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap)
- (...) erkekler belirli bir kadından çocuk sahibi olmanın nasıl bir duygu olduğunu nadiren düşünürler. Bir kadın bir erkekten çocuğu olmasını istemiyorsa, o erkeğe gerçekten âşık olmadığı söylenebilir. (Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap)
- Çocuk sorar: "Baba, eşekler evlenir mi?" Baba yanıtlar: "Yalnızca eşekler evlenir." (Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap)
- "Seks başka bir bedene duyulan tutkulu ilgidir; aşksa başka bir kişiliğe ya da onun yaşamına duyulan tutkulu ilgidir." (Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap)
- "Belirli bir özgüven ve özsaygı olmadan sevmek olanaksızdır. Kendi kendisiyle dost olamayan, kimseyle dost olamaz. Başkalarıyla iyi geçinmek istiyorsanız, kendinizle az da olsa iyi geçinmelisiniz." (Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap)
- Seks bir içgüdüdür, biyolojik bir gereksinimdir, organizmanın içinden kaynaklanır, bedene bağlıdır. Açlık ve susuzluk gibi en büyük itkilerden biridir, organizmanın içindeki kimyasal değişiklikler tarafından koşullanmıştır. (...) Amacı fiziksel gerilimin yok edilmesidir. Başlangıçta bir nesnesi yoktur. Daha sonra, cinsel nesne yalnızca, gerilimi hafifleten bir çare durumuna gelir. Bu niteliklerden hiçbiri aşkta yoktur. Sıradan erkek ve kadının aşkın kalpte yaşadığı fikrini kabul etmezsek, onun nerede olduğunu bulamayız. Aşk kesinlikle biyolojik bir gereksinim değildir, çünkü onu hissetmeyen milyonlarca insan, hiç bilinmediği birçok yüzyıl ve kültür şekli vardır. (...) Başlangıçta seksin nesnesi yoktur. Aşkınsa kesinlikle vardır. Aşk, bir "ben" ve bir "sen" arasında çok belirli, duygusal bir ilişkidir. Seksin amacı nedir? Bunu daha önce belirttik: Fiziksel gerilimin yok edilmesi ve boşalma. Aşk diye adlandırdığımız arzunun amacı nedir? Ruhsal gerilimin yok edilmesi ve rahatlama. Boşalma ve rahatlama arasındaki bu zıtlıkta en tartışılmaz farklılıklardan biri yatar. Seks doyum ister, aşksa mutluluk. (Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap)
- Uygarlığımızda erkekler yeterince erkek olamamaktan; kadınlarsa yalnızca kadın olarak algılanmaktan korkar. (Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap)
- "Biz, dünyanın isteklerini yerine getiriyoruz, kendimizinkileri değil." (Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap)
- Kıskanç kadının hissettikleriyle duygularının kasırgası içindeki erkeğin yaşadıkları kıyaslanabilir mi? (Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap)
- Aynaya bakan kadın kendisini başkalarının gözüyle, bazen de tek bir kişinin gözüyle görür.. (Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap)
- kadınların zinası, kocalarinin onlara gösteremedikleri anlayışla, takdir edilmekle ve onları koruyacak bir aşık bulma umuduyla ilişkilidir. Bu umut ya da istek erkeklerin sadakatsizliğinde çok ender görülen güçlü bir güdüdür. Erkek serüven aramadığı zaman onu harekete geçiren, daha çok merak ya da çeşitli cinsel deneyimler gereksinimidir. Genellikle o yalnızca "keyfine bakmak" ister ve bundan memnundur. (Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap)
- Hiçbir zaman yanıtlanmamış ve kadın ruhunu otuz yıldır araştırmama karşın hala yanıtlayamamış olduğum soru şu dur: "Bir kadın ne ister?" (Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap)
- Kadınlar güzel, hevesli, genç ya da iyi yetişmiş olduklarından ötürü değil; sağlıklı, çok çalışmaya uygun, zengin, gayretli, çocuk yapabilir olduklarından veya ailenin servetine, toplumsal mevkisine ya da politik gücüne katkıda bulunacaklarından ötürü seçilirlerdi. Geçerli olan karşılıklı seçim değil, yalnızca işe yararlıktı. (Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap)
- Bir kadın bir erkeği çocuğunun müstakbel babası olarak düşünmekten hoşlandığı zaman bu, kadının erkeğe olan aşkının ya da büyük hayranlığının hemen hemen her zaman kesin bir kanıtıdır. Erkekler kadınla ilgili olarak nadiren benzer biçimde düşünürler. (Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin