Kitap Künyesi
Yazar: Kürşat Başar
Yayın Evi: Everest Yayınları
İSBN: 9789752893160
Sayfa Sayısı: 250
Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Eve dönüyorum, gece başlıyor, bir dostum arıyor, bir yerlere gitmeyi öneriyor, ona, içimdeki boşluktan sözetmiyorum. Yine de "Seni neyin mutlu edeceğini biliyor musun?" diye soruyor. Tabii bilmiyorum!
Masanın üstünde bir dergi duruyor, bir sigara yakıyorum, kapağında büyük, renkli başlıklar var, 'Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları', bunları okuyarak öğrenebilir miydik? Şimdi birlikte geçirdiğimiz birkaç yılın ayrıntılarıyla dolu bu evde sabaha karşı oturmak istemiyorum, o ayrıntıları, küçük bir çocuğu yaşamımdan tümüyle çıkartmak istiyorum, unutmak, eğer imkansız değilse...
(Tanıtım Bülteninden)
Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları Alıntıları - Sözleri
- "Belki de herkese göre bir yer var dünyada," diyorum, "herkese göre biri var, ama herkes doğru yerde değil."
- Belki de bütün dünya kocaman bir lunapark olmalı.
- Belki de insan büyük acıları yaşadıktan sonra sımsıkı tutunduğunu sandığı şeyler avcundan kayıp gidiyor.
- Çünkü sanırım hayatında benim var olabileceğim bir zaman ve mekan yok.
- "Beklenenlerle yaşananlar birbirini hiç tutmuyor değil mi?"
- İnsan gerçekten de başkalarının yargılarına aldırmadığı bir yere gittiği zaman mutlu olabiliyor.
- Koskoca bir dünyada öylesine rastladığımız biriyle kuruyoruz bütün düşlerimizi, yaşamımızı insanların üstüne kurmamalıydık, insanlar bizi bırakıp giderdi.
- İnsan gerçekten de başkalarının yargılarına aldırmadığı bir yere gittiği zaman mutlu olabiliyor.
- Ben kimseye göre bir hayat kurmadım, başka birine göre hayatını kurarsan mutsuz olursun. Ben kendim gibiyim.
- Hayat biriktirmek demek. Herkes birşeyler biriktiriyor, dostluklar, sevgiler, para, eşyalar hep biriktiriliyor. Günün birinde hepsi biraraya gelip bir fotoğraf oluştursun diye. Bu kocaman fotoğrafın içindeki yüzlerin, eşyaların, gülümseyişlerin öykülerinden kurulu hayatımıza bakıp gülmek ya da hüzünlenmek için.
- Bilgi bazen "ölümcül bir dost"tur, değil mi?
- Belki de herkese göre bir yer var dünyada, diyorum, herkese göre biri var, ama herkes doğru yerde değil.
- Yalanlar ve sessizlik. Tüm yaşamımda en çok korktuğum, kaçtığım şeyler bunlar değil miydi?
- Gerçek sizi mutsuz ediyorsa gerçeği kurgulayın, belki kendinizi aldatmayı başarırsınız, hatta başkalarını da...
- Şimdi hayaller yalnızca içimde, beynimde, yüreğimde bir yerlerde. Gerçeğin kendisinden başka hiçbir şeye yer bırakmayan saldırısıyla ne çok savaştım.
Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
kelebek etkisi: Kitabın başlığı tam bir satış politikası oyunu! Popülist tarzda planlanmış bir tuzak gibi aşkı bulmanın ve korumanın yollarını arayan “cosmopolitan” hatunlarını kendine çekmek üzere özenle seçilmiş. Ayrıca kapakta yer alan banyodaki aynaya bakan ama kendisine değil de okura bakan bir “Marilyn Monroe” taklidi hanımla ucuz bir aşk romanı izlenimi sağlanmış. Amma velakiiiiiiin kitap bu değil! Kitap boyunca bir döngünün varlığını hissediyoruz. Her bir karakter diğerinin var olma sebebi aslında. Kimseye bağlanmayan Nevit, aslında o kadar çok terk edilmiş ki sonunda terk edilmemek için bağlanmıyor da. Ne kadar tanıdık ve hayatın içinden değil mi? Peki, kötü mü? Evet, kötü. Niyeti iyi görünse de hayatındaki kadınları aldatıp üzdüğünü bile bile buna devam etmesi kötülüktür çünkü. Kimseyi üzmek istemeyen ama dürüstçe tek eşli de olmayan bir adam. Evli bir kadına aşık olup onunla tek eşli olma hayali, o kadın tarafından (Aslı) suya düşünce bu sefer kendisi de tek eşlilikten kaçan birine dönüşen bir adam. Dönüşüm... Selin? Kocasıyla güvenli bir alan arzusunu tatmin etmek için evlenmiş, ailevi sorunlardan ve aşık olduğu uyuşturucu bağımlısı bir hayal topluluğu başkanından kopmak için, barış arzusu için katıldığı bu gruplardan ötürü adına kara çalındığı için güvenli alana kaçan bir kadın. Kısa aşk kaçamakları yaşasa da gerçek aşkı yeniden bulmanın acısıyla yine güvenli alanına çekilen bir kadın. Kadınlar gözü kara bilinir ama gerçekten öyle mi? Bir seçim yapıldıktan sonra yeni seçimlere izin kalır mı? Kocasına yazık değil mi? Bir sürü soru altında ezilir ve seçimleriyle hayatına gömülür. Ona aşık olan Nevit’in ve Nevit’e aşık olan Aslı başta olmak üzere tüm kadınların hayatına etki ederek gider. Aslı? Nevit’e aşık liseli güzel yürekli, ailesinden yaralı, babası yatağa bağımlı, annesi fedakarlık bağımlısı bir hatun. Babasının çapkınlıklarının yansıması bir adam olan Nevit’e aşık olması tesadüf değil elbette. İdealindeki ve kendisine anlatılan eski canlı, yakışıklı ve çapkın babanın yaşayan hali olan Nevit, babasını geri kazandırmıştır Aslı’ya. Baba sorunları... Aslı’nın intihar düşüncesine varan Nevit bağımlılığı ve Nevit’in onu aldatmasına çözüm bulamayışı toplumdaki bağımlı ilişkilere güzel bir örnek. Baba evinden uzaklaşıp bir sığınak arayışı aynı zamanda. Ne çok birliktelik, evlilik böyle değil mi? Cem!!! Ah Cem! Kitabın en etkileyici karakteri. Babası onurlu bir müzisyenken pavyonlarda çalgı çalarak ve aşağılanarak çocuklarına para getirmeye çalışan ama ailesi tarafından da küçümsenen bir adam. İçine atan... Cem, babasının yaşadıklarını anlamaya başladıkça, ailesinin sevgi bağlarının ne kadar kopuk olduğunu gördükçe hayatla ve geçmişiyle olan bağlarını koparıp kendisine “hiç kimse” olduğu bir hayat kurmak için New York’un kenar mahallelerine giderek saklanan bir genç. Müzikten ve edebiyattan kopmadan, bir direk dansçısıyla sevgili olan, hayatındaki geleceği önyargılardan ve hayattaki tüm tiksindiği kavramlardan uzak yaşamaya çalışan bir adam. Keşke daha çok üzerinde durulsaymış kitapta. Nevit’ten ziyade Cem’in öyküsü kitabı çok lezzetli hale getirirdi ama olmamış. Kitaptaki döngü, karma, hayatların ince ipliklerle birbirine bağlı olması ve kelebek etkisi misali her bir eylemin başka eylemleri etkilemesi güzel işlenmiş. Yine de anlamsal olarak güçlü mü? Hayır. Kitapta geçen ve benim de çok sevdiğim The Doors grubunun bir parçasıyla bitsin bu inceleme havasındaki yazı. People are strange- The Doors https://youtu.be/j0Mz_IqpZX8 (Özlem)
İnsanların sürekli her anlamda birbirini öldürdüğü, sonra da `don't worry, be happy' gömlekleri giydiği bir dünyada, dev haritaların önünde ne kadar oturup araştırsam da kendime bir yer bulamıyorum. Bir dostum yıllar önce şöyle demişti: 'Sakın gerçek dünyaya çıkma, sen orada otobüse bile binemezsin.' Ama yıllar sonra bu çılgın dünyada, kimsenin yüreğine inanmadığı, her şeyin başkalarına göre kurulduğu bu tuhaf gezegende otobüse binmeyi de başka şeyleri de öğrenmeyi başardım." (Neşe Ağaoğlu)
Hayata, olaylara, yaşananlara hüzünlü, sancılı bir bakış... Muhteşem bir kitap diyemem çünkü yazarın çok daha güzel kitapları var. Yine de Kürşat Başar sevenlere tavsiye ederim. Çünkü yazarın dili Iyidir, çoğu cümle anlamlıdır, derindir. Herkes kendinden bir çok şey bulabilir... Konu olarak biraz zayıf denilebilir ama yazar içtenliğini, derin duygularını, çocukluğunu, aşklarını, arkadaşlıklarını öyle güzel anlatmış ki bir çok cümlenin altı çizilir... (Günlerdir evdeyiz, her gün birbirinin aynı. Haberler hep olumsuz. Sabırla bekliyoruz. Güzel, güneşli, rengarenk günleri...) (zeynep)
Kitabın Yazarı Kürşat Başar Kimdir?
Kürşat Başar, 1963'te İstanbul'da doğdu. İstanbul, Ankara, Lefkoşa ve Ağrı - Doğubeyazıt'ta tamamladığı ilk ve orta öğreniminin ardından İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünü bitirdi. Çeşitli basın kuruluşlarında çalıştı.
1989 yılında yayımladığı Kış İkindisinin Evinde adlı ilk kitabıyla Haldun Taner Öykü Ödülü'nü kazandı.
Kürşat Başarr gazeteciliğe üniversitede felsefe okurken cep harçlığını kazanmak için Hürriyet Gazetesi'nde çalışmaya başlamıştır. Gösteri adlı edebiyat dergisini 1985'lerde zirveye taşıyan grubun as elemanıdır. Kürşat Başar gazete ve dergi yöneticiliği de yapmıstır. Tempo dergisi tiraj rekoru kırdığı yıllarda derginin genel yayın yönetmenidir. Yeni Yüzyıl, Star ve Akşam gazetelerinde yazıları arka kapaktan okuyucuyla buluşurdu. Yazıları mail ortamında gezmeye başlayan ilk gazetecilerdendir.
1990 yılında Konuştuğumuz Gibi Uzaklara, 1992'de Sen olsaydın yapmazdın, biliyorum, 1996'da Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları adlı romanları yayımlandı. Yazı ve denemelerinin bir bölümünü İğreti Yaşamlar adlı kitabında topladı. 2003 yılında Başucumda Müzik, 2006 yılındada yine yazı ve denemelerinden oluşan Çok Güldük Ağlamayalım adlı kitabı yayınlanmıştır
NTV'de "Siyaset Hakkında Her Şey" adlı televizyon programını Çiğdem Anat ile birlikte hazırlayıp sunmuştur.
Kanaltürk'te Kürşat Başar'la adlı televizyon programını sunmuştur.
Cnn Türk ve Fox Tv'de kendi adını taşıyan programlar yapmıştır.
Cumhuriyet Gazetesi'nde "Hayal ve Gerçek" adlı köşesinde yazmıştır.
İyi derecede saksafon çalan yazar önemli müzisyenlerle birçok konser vermektedir. 2014 yılında Turkmax Gurme kanalında her zamanki formatıyla program sunmaya başlamıştır.
2014 Haziran ayında 11 yıl aradan sonra yeni romanı "Yaz", Everest Yayınları'ndan çıkmıştır.
Kürşat Başar Kitapları - Eserleri
- Başucumda Müzik
- Sen Olsaydın Yapmazdın Biliyorum
- Çok Güldük Ağlamayalım
- Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları
- Kış İkindisinin Evinde
- İğreti Yaşamlar
- Konuştuğumuz Gibi Uzaklara
- Yaz
- Sanki Bir Roman Kahramanı
- Aslında Hayal
- Alparslan Türkeş & Dokuz Işık
- Bazen Unutmak İstersin
- Aklımda Hep Sen
- Gerek Yok, Hoş Değil
- Dışarda Kötülük Vardı
Kürşat Başar Alıntıları - Sözleri
- Belki de insan büyük acıları yaşadıktan sonra sımsıkı tutunduğunu sandığı şeyler avcundan kayıp gidiyor. (Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları)
- Seni başka yüzlere benzetmeye, başka anlamlar vermeye çalışmıyorum artık.. (Konuştuğumuz Gibi Uzaklara)
- Düşünce ve kadro üretemediğimizden, özgürlükleri yasalara koysak bile evlerimize sokamadığımızdan söz etmiyoruz da her felaketi 'dış mihrak'lara bağlıyoruz. (İğreti Yaşamlar)
- "İnsan ne zaman geçmişi düşünür? Geleceği düşünmek istemediği zaman mı? An' da olmak acı verdiği zaman mı?" (Aklımda Hep Sen)
- Ne yaparsam yapayım sanki coğrafya ve iklim hayatları da belirlermiş gibi bir parça hep eksik kalıyor. (Aslında Hayal)
- Bazen, yazık ki biriyle yanlış bir yerde, yanlış bir zamanda tanışırsınız. (Bazen Unutmak İstersin)
- "İlişkilerin sürekli yinelenmesine, başladığı an biraz sonra olacakların bilinmesine, bu kahrolası bilgiyle kendini asla bırakamayışın verdiği hüzne, yine yanıldığını bilmenin ve yine de sürdürmenin acısına artık dayanamıyorum." (Konuştuğumuz Gibi Uzaklara)
- Yokluğun, artık karşı konulmaz yokluğun -bir kitabın son sayfasında, kurumuş bir çiçeğin- 'kurumuş bir çiçek' ,diyorum. (Kış İkindisinin Evinde)
- Cumhuriyet devrimleri bir yandan dini, yönetimden çıkartırken, öte yandan Batılılaşma denilen reformları gerçekleştiriyordu. Yüzünü Batı'ya dönen, kendini Avrupalı sayan ve ancak oradaki yarışa girerek büyüyebileceğini düşünenlerin ülkesi. (İğreti Yaşamlar)
- Koskoca bir dünyada öylesine rastladığımız biriyle kuruyoruz bütün düşlerimizi, yaşamımızı insanların üstüne kurmamalıydık, insanlar bizi bırakıp giderdi. (Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları)
- Zaman -neresinde olduğumu hiç belirleyemediğim zaman -çok hızlı, çok hızlı, çok hızlı geçecek, şu rüzgar gibi ve biz onu hep aynı sanacak, hep tutunduğumuz yerde kalmak isteyeceğiz. (Kış İkindisinin Evinde)
- Ben kimseye göre bir hayat kurmadım, başka birine göre hayatını kurarsan mutsuz olursun. Ben kendim gibiyim. (Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları)
- Dünyanın pek çok yerinde bir araya gelen topluluklar, kendilerinden olmayanları, kendilerine benzemeyenleri istemediğini haykırıyor, sonra onlara saldırıyor, yok etmek istiyordu. Hepimiz karşımızdakinden aynı şeyi istiyorduk: “Benim gibi ol!” (Aslında Hayal)
- Bir gece sabaha kadar yazdım ve kitap bitti. (Bazen Unutmak İstersin)
- Bana mı öyle geliyor yoksa inanılmaz bir aynılaşma dönemi ne mi girdik? (Gerek Yok, Hoş Değil)
- Evet bazen bir müzik kutusu yalnızca bir eşyadır. Bazen de o kutunun içinden hayatınızı değiştirecek bir şarkı duyuluverir. Çok uzaktan, usulca... (Bazen Unutmak İstersin)
- Evet artık estetik amleiyatlar var ama sözcükler hâlâ aynı gücü koruyor (İğreti Yaşamlar)
- Herkes biraz ülkesine benzer… (Yaz)
- Çünkü sanırım hayatında benim var olabileceğim bir zaman ve mekan yok. (Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları)
- Bana kalsa dürüst olmak çok daha kolaydı. Asıl cesaret isteyen böyle gizli yaşamaktı. İki hayatı olmak, hayatını ikiye bölmek, parçalanmış bir ruhla, yırtılmış bir kalple, gelgitler içinde kalmaktı... (Başucumda Müzik)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin