Kitap Künyesi
Yazar: Ahmet Turgut
Yayın Evi: Kapı Yayınları
İSBN: 9786054683604
Sayfa Sayısı: 400
--reklam--
Aşkın Elçisi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İrfâni bir anlatımla yine tarih, insan ve edebiyat içe içe...
Kerbelâ Serisinin ilk romanı Aşkın Şehidi'nde yüz binlerce okur Hz.Hüseyin ile buluşmuştu.
Aşkın Elçisi'ndeyse Seyyide Zeyneb ve şehitlerin ardınca kalan diğer aşka şahit canların çağrısı var.
"Bu roman her biri Hz.Fatıma Yürekli Peygamber Ciğerparelerine ve onların kanla, gözyaşlarıyla yazdıkları Kerbelâ Destanına bir selâmdır. Gök kubbede baki kalacak olan elbette onların sedasıdır."
"Ey güzel!.. En Güzelden neşet bulan güzel!
Gel! Gel ki; Yakub'un gözyaşı dinsin!
Ey güzelliğine bin Yusuf'un kurban olduğu Habib'in Canı!
Gel!.. Gel ki; Yusuf nasıl sevilirmiş, öğrensin Züleyha!.."
"Gel!.." muştuşu erişmişti cana. Gayrı sevenin 'Ben'i de, sevdiğinin 'Sen'i de yok hükmündeydi. Ben ve Sen ile beliren ikilik aradan çekildikçe "Hû" kelâmı kâinata ritim vermekteydi. Vuslat gecesinde aslına râci olana da "O" diyorlardı ya; selâma durmuştu yıldızlar, ay ve güneş...
"O geliyor, O!..
Ceddinin Reyhanı, Zehra Gülü,
Toprağı Haydar'dan olan geliyor.
Açılsın yedi kat semâ!..
Müctebanın İncisi, Hüseyin'in Mercanı
Rabbine Kurban, ahdine sadık âşık geliyor!.."
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Aşkın Elçisi Alıntıları - Sözleri
- Anneydi ya; hüznünü yaşamaya vakti yoktu.
- Ey Seyyidem!.. Sırları Örtülmüş Güzel!.. ... Bize şehidlik düştü, sana şâhidlik...
- Menzile Kerbelâ' desin o diller, Gönüldeki ismi Kırb-ı Âla'dır. Ebû Tûrab'sa Sahib-î Zülfikâr Toprağın adı Hüseynî Candır.
- Vâ Ebî!.. Vâ Hûseyna!... Ah Babacım! Neredesin?.. Sana ağlamayanlara kimler ağlasın
- " Sen 'Babasının Annesi' olansın. Ve bende senin kızınım. Kevser'denim, unutmadım! "
- Fatımatü'z-Zehra'ydı o... Yüzü mahzûn tebessümlü güzel Gonca-ı Gül... Nazlı Betül...
- Deşt-i Kerbelâ'da güzeller şâhı Mülk-i melahatte şehâdet mâhı Hüseyn' e muntazır Hakk'ın dergâhı Sıddık ağlar, Muhtar ağlar, Yâr ağlar. - Muhammed Lutfî
- "Diriliş beldesinin türbedârı Sen ki, dirâyetin âlemdarısın. Ey görenlerin gönül aydınlığı! Sen de ceddin misâlî Hayy- Darsın."
--reklam--
Aşkın Elçisi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
kitap/kitap--9277 Kerbela serisinin ikinci romanında Hz.Hüseyinin şehadetinden sonraki zaman dilimi anlatılmış yazarımız her zamanki gibi içten ve samimi bir dil kullanarak yazdıklarını okuyucuya hissettirmeye çalışmış bunuda başarı şekilde aktarıyor. Tarihe baktığımız zaman zulmün karşısın da duranlar her zaman olmuştur bunlardan biride Hz.Hüseyinin kız kardeşi Zeyneptir her ne kadar Yezidin sarayında esir olsalarda Yezidin sarayını başına yıkan insandır İmam Hüseyinin kardeşi.Bakın ne diyor Yezide: Din Gününün Sahibi olan Allah, kimsenin hakkını kimsede koymaz. Bilirim; mazlumların hakkının alınacağı gün, zâlimlerin zulmünden daha çetin geçecek. İşte o gün, bizim hakkımız da kimsede kalmayacak. Oğullarımızı boğazlayıp kızlarımızı esir edenlerle hesaplaşmak ancak Onun şanındandır. 'Bedir deki dedelerim beni görselerdi!' demek yerine; 'Keşke hiç yaşamasaydım!' diyeceğin günler gelecek. Ey Muaviye'nin Oğlu!.. Hesabın sadece ahirette sorulacağını zannetme! Seni bu makama oturtanlar yakında görecekler; asıl bedbaht kimdir ve kimler kötü bir akıbete sahipler... Şunu da asla unutma! Allah kullarına zulmetmez. Her kim bir zulüm içindeyse ancak kendine eder. Bil ki; senin aklın çok zayıf, düşüncelerinse bulanıktır. Ömrün tamam olduğunda etrafındakiler dağılacaklar. Ve kâinatın her yerinden; “ Allahın laneti zâlimlerin üzerine olsun!" diyerek seslenecek melekler... Ey Ceddimin Risâletine nankörlük eden adam!.. Onun kızlarını nasıl çarşı pazar teşhir edersin? Şunu iyi bil ki; bu yaptıkların sana ne insanların nazarında, ne de Allah'ın indinde büyüklük kazandırmaz. Ne de bizim Rabbimize olan yakınlığımızı azaltabilirsin... Birde babasını sürekli halasına Soran Rukiyye vardı Usul adımlarla sepete yaklaşan Rukiyye neler olacağının farkındaydı sanki. Elini atıp sepeti açmazdan evvel herkesle göz göze gelmişti. Kendisini izleyen bir düzine bakışın tanıklığınca nihayet kapağı kaldırıverdi. Açılan sadece bir sepetti. Ama kapanan özlem kapısıydı artık... Onu görür görmez; tüm kâinatı "Ya Ebî!.." diyen ahlarla dolduracaktı. İşte, karşısındaydı babacığı!.. Her zaman olageldiğince reyhan kokuyordu. Uzanıp yanaklarına dokunuverdi. Sıcacıktı. Şakaklarından kan sızıyordu hâlâ. Bir eliyle onu temizlemeye çalışırken titrek dudaklarını büzerek sordu. "Acıyor mu baba!.." "Va Huseyna, Va Muhammeda!.." Sanki o da 'Babasının Annesiydi. Kucağına alıp şefkatle bağrına bastığında “Üzülme, buradayım!.." demişti: "Lebbeyk Ya Huseyn!.." Onun gül cemâlini meshederken gözkapaklarını araladı bir dem. Bal rengi bakışlar doğrudan gönlüne inmişti. Vuruyordu kalbi; geceye ses veren Târık misali. "Onları sinelerine işlemiş olan her türlü çirkinlikten tamamen arındırırız. Ayaklarının altında nehirler çağıldarken onlar şunu dile getirirler: "Bizi bu nimete eriştiren Allah'a hamdolsun! Eğer Allah doğru yolu göstermemiş olsaydı, biz kendi başımıza asla onu bulamazdık. Evet, Rabbimizin Elçileri bize gerçeği söylemişler.' Bunun üzerine onlara şöyle seslenilir. İşte size Cennet! Yapmış olduğunuz güzel âmellere karşılık ona varis kılındınız." Hamdolsun Allah'a!.. (M.Furkan Beginoğlu)
Hz.Hüseyin'in şehadetinden sonra Kerbela'da sağ kalan canların hikayesi anlatılıyor.Aşkın Şehidini okurken hissettiğiniz acılar yüreğinizi yakmaya devam ediyor.İnsanın aklı almıyor Peygamberin ciğerparelerine bunlar nasıl yapılır diye. Kitabı bitirdiğinizde şunu fark ediyorsunuz,Emeviler döneminde dine zarar veren uygulamalar ve kişiler günümüz İslam dünyası ile o kadar benzer ki.İnsanlar çok kolay kandırılmış, onların dini duyguları üzerinden oyunlar oynanmış.Biz müslümanlar ne çekiyorsak cehaletten çekiyoruz galiba. Ne diyelim Yüce Allah cehaletimizin felaketimiz olmasından ve uydurulmuş dinden korusun bizleri. (Serap Kaya)
Kitapta Kerbela’dan sonra esir edilen Ehli Beyt’in Şam’a kadar yolculuğu anlatılıyor. Şehit edilen, olmadık zulmü gören Ehli Beyt’in sürgünü başlamıştır. Sağ kalanlar Yezit’in sarayına götürülecektir. İçlerinden biri de Hz. Hüseyin’den sonra gelen imam Ali Seccad’dır. Yolda kamçılanacaklar, aç bırakılacaklar, soğukla mücadele edeceklerdir. Fakat o yüce insanlar bir kez bile bela okumamışlar, Allah’a hamd etmişlerdir. Sarayda Ehli Beyt’in biat etmeleri için Yezit’in siyasi yaklaşımları sonuçsuz kalmıştır. Dünya vaatleri geri çevrilmiştir. Yezit’in oğlu, varisi, küçük Muaviye’nin Ehli Beyt ile gönül bağı kurmasıyla bu kez Ehli Beyt Şam’ın dışına sürülmüşlerdir. Olaylar anlatılırken Ehli Beyt arasında yapılan tefekkürlerde ayetler incelenmiş, kelime anlamlarına kadar irdelenerek İslam bilgisi de aktarılmıştır. Faydalı bulduğum severek okuduğum, dini geçmişimize ışık tutan bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim. (Kürşat Uruş)
--reklam--
Aşkın Elçisi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ahmet Turgut - Aşkın Elçisi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aşkın Elçisi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ahmet Turgut Kimdir?
Ahmet Turgut (d. Kasım 1975, Malatya) Türk yazar. İlk, orta ve lise öğrenimini Malatya'da tamamlamıştır. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümü'nden 1998 yılında mezun olmuştur. 2004 yılana kadar Rusya, Romanya, Almanya ve Türkmenistan'da uluslararası inşaat projelerinde çalışmıştır. 2005 yılından itibaren Ekmek Teknesi, Ayrılık, Eşref Saati, Kurtlar Vadisi televizyon dizilerinde ve Kurtlar Vadisi Irak, Kurtlar Vadisi Gladio sinema filmlerinde hikaye ve araştırma gruplarında yer almıştır. Türk ve dünya atçılığının konu edildiği Asaletin Dört Nalı isimli belgesel serisinin metin yazarlığını ve yönetmenliğini yapmıştır. Halen Kurtlar Vadisi Pusu televizyon dizisinin yazım grubundadır.Ahmet Turgut evli ve iki çocuk babasıdır.
--reklam--
Ahmet Turgut Kitapları - Eserleri
- Aşkın Şehidi
- Bozkırın Sırrı Türk Peygamber
- Aşkın Elçisi
- Kalbim Kudüs’te Kaldı
- Aşkın Secdesi
- Allah Aşkına
- Kelimelerin Kalbi
- Akıl Aşk ve Ötesi
- Muhammedi Şuur ve Ahlak
- Put
- Temiz Akla Çağrı
- Horasan Şehidi
--reklam--
Ahmet Turgut Alıntıları - Sözleri
- Âdemî tuğlada Esmâ-ı Hüsna talimi, Nuhî tuğla da Rabbi tesbih etme, İbrahimî tuğlada Hakk'a teslimiyet, Yusufî tuğlada Rabbin nûru ile bakabilme nimetleri vardır. Musevî tuğla Tevrat, İsevî tuğla İncil'dir. Sayıları 124 bin ola rak bildirilen tüm Elçilerin bu binada emeği vardır. (Muhammedi Şuur ve Ahlak)
- Ey Numan!.. Şunu asla unutma. Güzel soru ilmin yarısıdır... (Aşkın Secdesi)
- İlk âyet-i kerime "Oku, Yaratan Rabbinin adıyla!.." iken, ilk hadis-i Şerif, acziyetimizi ikrar ederek "Bilmiyorum" diyebilmektir. (Akıl Aşk ve Ötesi)
- Hamd ediyordu... Nebileri, sıddıkları, şehitleri ve salihleri müminlere en güzel refikler kılan Allah, diriler âleminin de Rabbiydi (Aşkın Secdesi)
- Hakikate şaşı bakmamak gerek! (Kalbim Kudüs’te Kaldı)
- Vâ Ebî!.. Vâ Hûseyna!... Ah Babacım! Neredesin?.. Sana ağlamayanlara kimler ağlasın (Aşkın Elçisi)
- Kendilerini Kur'an'ın muhatabı sayanlar orada anlatılan kıssaları geçmiştekilerin hikâyeleri olarak değil bizatihi kendileri olarak okurlar (Allah Aşkına)
- İmam Hasan'dan emanet o sözü hatırlattım. Hakk mücadeleler ancak dini dünyasının önünde olan kimselerle yapılabilirdi. Bu hususta biz ne denli yetkin kimselerdik, Allah bilir. Lakin Emevilere karşı yürütülen kıyama bakarak rahatlıkla söyle yebilirdim. Abbasilere karşı kıyama çağıracağımız kimsele rin de dünyevi beklentileri, âhirete dair arzularından daha güçlüydü. Keza zalimden teberra etmelerine rağmen âlime tevellaları sorunlu kimselerdi. Bu insanlarla bir olup pekâlå Şeytan taşlayabilirdik. Ama tavafımız yine eksik kalacaktı. “Serçe kadar yüreğimizle aslanlar gibi kükreyemeyiz" demiştim. Boyun büküp tebessüm etti. Evet, devlet yıkıp devlet kurmaktan bile çetin bir işe talip olmak zorundaydık. Neydi o? İnsan olup insan yetiştirmek... (Horasan Şehidi)
- " Edebin eziklik, tevazunun korkaklık, özeleştirinin döneklik sayıldığına da şahidiz. " (Put)
- Anneydi ya; hüznünü yaşamaya vakti yoktu. (Aşkın Elçisi)
- " Rızık denince sadece boğazlarından geçen nimetleri hatırlayanlar, ne yaratılış gayelerini fark edip kendilerine çeki düzen verebilirler ne de süflî (nefsani) hırsların esiri olmaktan kurtulabilirler." (Put)
- Sonuç itibariyle dünyaperest veya menfaat budalası kalplerin temel özelliği, Allah'ı sadece "Göklerin Rabbi" sayarak yeryüzü için vazedilen sosyal adalet, hakkaniyetli paylaşım veya infak misal ilâhî ilke ve kıstasları görmezden gelmesidir. Böylesi afetlerin tabii neticesi ise özelde hevaya, genelde kapitalizm misali "alternatif yeryüzü rablerine" tabi olarak, hakkı ve hikmeti onlardan devşirmeye kalkmaktır. Üstelik Allah'ın "Göklerin ve Yerin Rabbi" olduğunu lafzen bilmesine rağmen. . . (Put)
- "Sevgiliyle vuslatı göklerde arama! Bilirsen, alnını koyduğun yerdedir O..." (Aşkın Secdesi)
- Din mi yozlaşıyor? Dinin müntesipleri mi? Bu ikisini birbirine karıştırmamak lazım! (Kalbim Kudüs’te Kaldı)
- Mal,can ve nefes Rabbe adanmadıkça "Kur'an insanı" olabilmemiz mümkün değil (Allah Aşkına)
- Hüzün hidayet arayışının habercisidir... Hüznün kıymetini bil! Hüzündür, Yesrib misal gönüllerden Münevver Medine çıkaran. (Horasan Şehidi)
- Ya esefâ alâ Yusufe!.. Ey Yusuf'a dair kederim! Neredesin sen, nerede? (Aşkın Secdesi)
- “Zorda kalmış birine yardım etmek için Evlad-ı Resul olmak mı gerek?” (Aşkın Şehidi)
- Tüm okumalar, tek bir kitabı anlamak içindir, insan kitabını... (Temiz Akla Çağrı)
- İte itlik, yiğide yiğitlik yaraşır oğul, dert etme. (Horasan Şehidi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin