Kitap Künyesi
Yazar: Paula Weston
Çevirmen: Tuğçe Aysu
Orijinal Adı: Burn (The Rephaim #4)
Yayın Evi: Yabancı Yayınları
İSBN: 9786059585163
Sayfa Sayısı: 376
--reklam--
Ateş Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Gabe Winters aniden her şeyi hatırlamıştı.
Bir yıl boyunca Pandanus Plajı'nda sakin bir yaşam sürmüş, kütüphanede çalışmış ve ikiz kardeşini öldüren trafik kazasını atlatmaya uğraşmıştı.
Rafa çıkageldiğindeyse gerçek kimliğini keşfetmişti, Gabe: Refaimlerden biriydi. Yüz yıldan fazladır hayattaydı. Yarı melek yarı insan, iblislerin canına okuyan sıkı bir kız ve sinir bozucu Rafa'ya umutsuzca âşık.
Gabe artık hatıralarını kimin, nasıl ve neden değiştirdiğini biliyordu ve her şeyin cennet ile cehennem arasındaki bir güç savaşına doğru hızla sürüklendiğini de.
Fakat daha da önemlisi son on yılını Rafa'ya neden ciddi anlamda zarar vermek isteyerek geçirdiğini de…
"Weston tüm gerçekleri gözler önüne sererek son derece doyurucu bir sona doğru tam hız giderken
nefesinizi tutmamanız imkânsız." -Daily Telegraph
"Refaim serisi, gençlik edebiyatının muhteşem örneklerinden birisi ve Ateş, heyecan dolu ve hem acı hem tatlı bir son."
-Speculating on Spec Fic-
--reklam--
Ateş Alıntıları - Sözleri
- "Biz birlikte olduktan sonra nerede olduğumuzun önemi yok."
- "Biraz önce sana aşık olduğumu söyledim. Lanet olsun Gabe, daha önce bunu kimseye söylememiştim..."
- Zak, Ez'in eşarbına uzandı. Nazikçe yüzünden itip omuzlarından kaydırdı. "Gizlenemeyecek kadar güzelsin," dedi.
- Bir sırrı saklamanın neredeyse sırrın kendisi kadar kötü olduğunu biliyorduk..
- "Ayrıca inan bana affetmek kolay olan seçenek değil. Kemik kırmaktan çok daha fazla çaba gerektiriyor." Beni bırakıp gitmek bu kadar kolay mıydı? Ve "Her zamanki gibi, ağaçları göreyim derken ormanı gözden kaçırıyorsun." Seçme şansı olmadıktan sonra varoluş nedir?
- Ne hissettiğimi bilmiyordum. Nasıl hissetmem gerektiğini bilmiyordum. Ama onu incitmek istemediğimi biliyordum.
- Hepimiz bir noktada sıçtık! Bu dünyada yaşayıp da hata yapmamış olamaz kimse.
- Rafa'dan Jude'a baktım ve kalbim acıdı, onlar için hissettiklerim çok yoğundu. "Hayatta kalalım ki bunu yapmaya devam edelim." Rafa parmaklarını koluma sürttü. "Hayatta kalalım ki bir çok şeyi yapmaya devam edebilelim." Bütün bu belirsizliğin ve ümitsizliğin arasında bile ona gülümseyebildim.
- "Yaptığımı nasıl affedebilirsin?" "Çünkü seni tanıyorum. Çünkü senin en iyi halini ve en kötü halini gördüm. Son yüz otuz dokuz yıldır atlattıklarımızdan ve beni barda bulduğundan beri başımıza gelenler sayesinde. Tanrım, ileri gitmek istediğim için." "Evet ama..." "Çünkü seni seviyorum, seni aptal!" Cümle havada asılı kaldı. İkimizin de boşluğunu yakalamıştı. Birbirimize bakıp gözlerimizi kırptık, nefes aldık. Boynumdan yukarı kızardığımı hissediyordum. "Hayır sevmiyorsun," dedi. Ama suçluluk ve hayal kırıklığı gitmiş, çok kırılgan bir şeyle yer değiştirmişlerdi. "Bana neyi hissedip neyi hissetmediğimi söyleme Rafa." Beni izledi, ben onu anlayamıyordum. Saniyeler uzadı. "O zaman tekrar söyle." Gözlerine baktım. Zor sözcüklerdi çünkü beni savunmasız bırakıyorlardı. "Seni seviyorum. Seni aptal."
--reklam--
Ateş İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Refaim Serisi: Kitap düşmüş meleklerden ve insan kadınlardan olma, yarı insan yarı melekten doğan refaimleri anlatır. Daha sonra bu melekler kaybolur. ortada tek bir düşmüş melek kalır oda refaimleri bulur ve onları bir savaşçı olarak büyütür. 4 kitap boyunca bu savaşçılar öncelikleri kaybolmuş düşmüş melekleri bulmaktır ama mlekleri arayan tek kişi onlar değildir. İblislerle ve cehennemin kapı bekçileride arıyordur, o yüzden refaimlerimiz sürekli çatışma, savaş içerisindedirler. Evet 4 kitaplık seri güzeldi ama olumsuz yanı ise, gereksiz detaylar vardı ve en büyük sorun, yani benim için olan sorun ise kitapta işlenen zaman sorunuydu. Ne demek istediğimi kitabı okumak isteyenler okuduğunda anlar. Güzelmiydi evet idare eder çerezlik, can sıkıntısına iyi gelen bir seri. (Deniz dnz)
kitap/kitap--30604 kitap/kitap--40280 kitap/kitap--59574 kitap/kitap--68272 Dört kitaplık bir seri Paulo Weston'un. Hush hush serisinden sonra okuduğum en iyi düşmüş melekleri anlatan seri. Fantastik kurgu okumayı sevenler için ideal bir kitap serisi ve sıkmadan, merakla okunuyor. Yazarın kaleminide yeni nesil yazarlar arasında değerlendirdiğimde gayet başarılı olduğunu görüyorum. Hem betimlemeleri hem kurgusu hem de zaman-yer kavramı kafa karıştırmadan oluşturulmuş. Kitap basitçe cennetten kovulup insanlar arasına karışan düşmüş meleklerden olan refaimleri anlatıyor. Beklenen bir cennet cehennem savaşı sırasında ikiz kardeşlerin hafiza kaybıyla işler cıkılmaz bir hal alıyor. İlk iki kitapta ikizlerin hafıza problemleriyle beraber kendilerini bulma çabalarını okuyoruz ve son iki kitapta asıl meseleler ortaya cıkıyor ve çarpıcı bir sonla karşılaşıyoruz... (Kübra)
Bir serinin daha sonuna geldim. Refaim serisi beni Hush Hush serisinden daha çok memnun etti. Karakterlerin alt yapısı, kurgunun alt yapısı doluydu en azından, nedenlere ve sonuçlara sahip bir kitaptı. Karakterler amaçlarından uzak değillerdi. Kitaba bir gizem hakimdi, bu gizem üç kitap boyunca devam etse de son kitapta tatmin edici seviyede açığa kavuştu. Ateş kitabı, Gabe ve Jude'nin yaşanan her şeyi hatırlaması ile başlıyor. Hatırlamamak kadar kötü bir etki gerçekten. Her şeyin, tüm yaşananların bir anda zihninize yüklenmesi. Tek seferde tüm anıları yüklenmek. Rafa ve Gabe arasındaki sorunu da nihayet öğrendim, sanırım daha farklı bir şey bekliyordum ama tahminimden farklı çıkması da beni etkilemedi. Geçmişte yaşadıkları için makul bir gerilim miydi evet bence aralarındaki düşmanlık için yeterli sebebe sahiplerdi. :) Nathaniel'in saf kötülükle bir işler karıştırdığını düşünüyordum ama yanıldım. İkiyüzler'in gelişi, Nathaniel'in yanlış yorumlamaları, yeni düzen, Gabe ve Jude'nin hafıza kaybı yaşama sebepleri, İkiyüzlerin başka bir boyutta tıkılıp kalma sebebi vs.vs. Kesinlikle doyurucu sebeplere ve sonuçlara sahip güzel bir seriydi. Son kitap bana umduğumu ve fazlasını verdi cidden. Vakit ayırıp okumaya değecek serilerden olduğunu düşünüyorum. Dünyaya bakış açınızı değiştirecek bir kitap değil ama eğlenceli :) (Zeyyze)
--reklam--
Ateş PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Paula Weston - Ateş kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ateş PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Paula Weston Kimdir?
--reklam--
Paula Weston Kitapları - Eserleri
- Gölgeler
- Sis
- Işıltı
- Ateş
--reklam--
Paula Weston Alıntıları - Sözleri
- "Çünkü ben vazgeçecek kadar zeki değilim, sen de nasıl vazgeçilir bilmiyorsun." (Sis)
- Her sabah düşüncelerimde onunla uyanıyorum ve nedenini hiç bilmesem de bundan suçluluk duyuyorum. (Gölgeler)
- "Sen hep en sevdiklerimden biri oldun," dedi. "Kocaman, korkunç bir ayısın. Ama Ez'in yanındayken değil. Onun yanında minnoş bir kedi gibisin." (Işıltı)
- Arka merdivenlerden çıkarken burnuma ekşi alkol kokusu geldi. Neden barlar ve birahaneler gündüzleri hep daha kötü kokar? (Sis)
- "Peki, bakalım hepsini doğru anlamış mıyım; Birbiriyle savaşan iki grup yarı melek piçler var. İkisinin de peşinde olan bir iblisler sürüsü var. Ve bir de durugörüleri olan kayıp bir çocuk? Ve Gaby ile ben iki yüz düşmüş meleğin nerede saklandıklarını biliyor olabiliriz, öyle mi?" "Evet, ailenin zeki çocuğu oymuş, tamam." (Sis)
- İyiydim ben. Boğazım düğümlemdi. Tanrım kimi kandırıyorum ben. İyi değilim. İyı olmaktan çok uzaktım. (Sis)
- "Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" "Çünkü ben vazgeçecek kadar zeki değilim, sen de nasıl vazgeçilir bilmiyorsun." (Sis)
- Özgür iradeyi özgürlük zannettim. (Işıltı)
- "Yatağımda ve çıplaksın. Hiçbir yere gitmiyorum." "Aslına bakarsan bu benim yatağım." (Işıltı)
- Dudaklarım köprücük kemiğinde, "Seni kaybedeceğimi sandım," dedim. "Ve seni kaybedemem, Rafa. Kaybedemem..." (Işıltı)
- Rafa'dan Jude'a baktım ve kalbim acıdı, onlar için hissettiklerim çok yoğundu. "Hayatta kalalım ki bunu yapmaya devam edelim." Rafa parmaklarını koluma sürttü. "Hayatta kalalım ki bir çok şeyi yapmaya devam edebilelim." Bütün bu belirsizliğin ve ümitsizliğin arasında bile ona gülümseyebildim. (Ateş)
- Ruhun kendisi, aşktan ve ete kemiğe bürünmüş acıdan başka nedir? (Sis)
- İyiydim ben. Boğazım düğümlendi. Tanrım, kimi kandırıyorum ben. İyi değildim. İyi olmaktan çok uzaktım. (Sis)
- Ne hissettiğimi bilmiyordum. Nasıl hissetmem gerektiğini bilmiyordum. Ama onu incitmek istemediğimi biliyordum. (Ateş)
- "Ayrıca inan bana affetmek kolay olan seçenek değil. Kemik kırmaktan çok daha fazla çaba gerektiriyor." Beni bırakıp gitmek bu kadar kolay mıydı? Ve "Her zamanki gibi, ağaçları göreyim derken ormanı gözden kaçırıyorsun." Seçme şansı olmadıktan sonra varoluş nedir? (Ateş)
- "Yaptığımı nasıl affedebilirsin?" "Çünkü seni tanıyorum. Çünkü senin en iyi halini ve en kötü halini gördüm. Son yüz otuz dokuz yıldır atlattıklarımızdan ve beni barda bulduğundan beri başımıza gelenler sayesinde. Tanrım, ileri gitmek istediğim için." "Evet ama..." "Çünkü seni seviyorum, seni aptal!" Cümle havada asılı kaldı. İkimizin de boşluğunu yakalamıştı. Birbirimize bakıp gözlerimizi kırptık, nefes aldık. Boynumdan yukarı kızardığımı hissediyordum. "Hayır sevmiyorsun," dedi. Ama suçluluk ve hayal kırıklığı gitmiş, çok kırılgan bir şeyle yer değiştirmişlerdi. "Bana neyi hissedip neyi hissetmediğimi söyleme Rafa." Beni izledi, ben onu anlayamıyordum. Saniyeler uzadı. "O zaman tekrar söyle." Gözlerine baktım. Zor sözcüklerdi çünkü beni savunmasız bırakıyorlardı. "Seni seviyorum. Seni aptal." (Ateş)
- Ben sandığım kişi değilim. Bununla nasıl başa çıkacaktım? (Gölgeler)
- Dünyanın değişmek üzere olduğunu biliyordu. Çünkü her şeyi hatırlıyordum. Her şeyi. (Işıltı)
- Saçmalık. Sen beni, benim seni takip edebildiğimden daha fazla takip edemezsin. (Gölgeler)
- "Rafa..." "Yaralanmaya devam etmek mi istiyorsun?" Kolunu indirdi. "Çünkü seni acı içinde görmek izlemeyi sevdiğim bir şey değil." (Işıltı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin