Kitap Künyesi

Yazar: Misli Baydoğan

Yayın Evi: Ötüken Yayınları

İSBN: 9786051559261

Sayfa Sayısı: 127

--reklam--

Ay Han'ım Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Misli Baydoğan’ın yazdığı ve on altı hikâyenin yer aldığı Ay Han’ım kitabı, kimi yakın kimi daha uzak tarihte kalmış çeşitli Türklük hâllerine yakından şahitlik ettirmeyi vaat ediyor. Yoğun bir iç gözlem sürecinin söze dökülüşü olarak karşımıza çıkan bu hikâyelerde, bütün zamanlarda aynı kalan insanlık hâllerini, hatta âdeta kendimizi okuyoruz. Kimi gerçek kimi kurgu karakterlerin nefes alışverişlerini duyacak kadar yanlarına sokulup, onlarla birlikte kendi dağarcığımızdaki kökü en derinlerdeki duygularımızla yüz yüze geliyoruz. Karanlığın ardından gelecek ışığı, kötülüğün içindeki iyiliği, insan var oldukça yeryüzünün her zerresinde saklı kalacak umudu hissederek hakikate bir de edebiyat aynasından bakıyoruz.

Harfleri giyinmeyi denedim; sözleri, notaları ve ağaç kovuklarını da… Sığamadım. Âdem’in suretini taşıyamadım. Ateşin külünü sevmedim, suyun girdabını… Yel olup essem tozu dumandan seçemedim, kaya olup ufalsam kökte hapsolan özümden ayrılamadım… Dünya bir zahirse, bir bâtındır. Dünyanın dönüşüne uyamadım. Zahirde aynasız, bâtında soluksuz kaldım.”

--reklam--

Ay Han'ım Alıntıları - Sözleri

  • Bu dünyayı bu kadar soğutan, karartan ve kirleten, bana üzerinde yaşayacak bir avuç toprağı çok gören ne kadar insan varsa sıram geldiğinde hepsiyle hesaplaşacağım.
  • Ne olur sanki ben her yıl gitsem, büyüsem ama başka her şey geride değişmeden kalsa?
  • Tek bir yeri, hiçbir ahval ve şeriat altında, yaşadığın sürece terk edemezsin. Bedenini...
  • Yarınından kuşkusu olanın bahtı kararıp kalır.
  • Uykuya sığınanların mazeretleri yastık,yorganıdır belki ama niyetleri kaçıştır en çok.Özleyiştir.Dünya gailesiyle baş edemeyenlerin ,etmekten yorulanların,yorulduğunu söylemeye yüksünenlerin,yarım ve eksik hissedenlerin,içlerindeki o büyük boşluğa ilelebet mahkum olduklarına kâni olanların sığınağıdır UYKU.
  • Dünya bir zahirse, bir bâtındır.
  • Her ikindi büyük cezvede kahve pişiriyorum köpüğünü taşırmadan kabartarak. Bölüyorum fincanlara. İçiyoruz karşılıklı; aklım, belleğim iradem ve nefsim.
  • Şimdi gidiyorum ona... Ruhunun ruhuma değdiği yerden, soluğumu soluğuna ekleyeceğim. Belki de haklıdır. Belki bir bedende yaşarız ikimiz de... Belki diner yürek acısı. Dünya ağrısı.
  • Harfleri giyinmeyi denedim; sözleri, notaları ve ağaç kovuklarını da... Sığamadım. Âdem'in suretini taşıyamadım. Ateşin külünü sevmedim, suyun girdabını… Yel olup essem tozu dumandan seçemedim, kaya olup ufalsam kökte hapsolan özümden ayrılamadım… Dünya bir zahirse, bir bâtındır. Dünyanın dönüşüne uya- madım. Zahirde aynasız, bâtında soluksuz kaldım. Ben bilemedim ki ben neyim ve de neredeyim, bu devran ne makamındadır… Dört ayak üstünde indim de düze bir se- her vakti düşen şebnemden bildim burnumun yerini. Ben diyen bu dilimle madde âlemine her indiğimde bir akis dalgalandı önümde.
  • Düze indiğim o sabah, duyduğum ağlamaklı iniltilerde işittiğim şuydu ki, madem "ölmeyenlerin ruhları uykularında alınır..."* Uykuya sığınanların, mazeretleri yastık yorgandır belki ama niyetleri kaçıştır en çok. Özleyiştir. Dünya gailesi ile baş edemeyenlerin, etmekten yorulanların, yorulduğunu söylemeye yüksünenlerin, yarım ve eksik hissedenlerin, içlerindeki o büyük boşluğa ilelebet mahkum olduklarına kani olanların sığınağıdır uyku.

--reklam--

Ay Han'ım İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Ay Han'ım: Daha önce yazdığım inceleme yazısı yüklenmemesiyle hevesimi kırmış olsa da okuyuculara faydalı olması açısından tekrar bir iki cümle yazmayı düşündüm. Misli hocanın okuduğum 4. kitabı. Açıkcası daha uzun olmasını isterdim. On altı hikâyenin yer aldığı, tamamen kültürümüze ışık tutan bir eser. Diyaloglar tamamen aşina olduğumuz, hayatlar, kurgu tamamen bizden diyeceğimiz ayarda. Türk-İslâm kültürünü fazlasıyla okuyucuya yansıtıyor. Özellikle orta okul ve lise çağındaki kardeşlerimizin okuduğu popüler boş kitapların aksine, kesinlikle Ay Han'ım gibi eserlerimiz okutulmalı. Elinize aldığınız gün bitireceğiniz, keyifli ve akıcı bir dili var. Tek eleştirim kısa olduğu konusunda... (Açina Kübra Üstün)

Öykülerden oluşan fazla sayfaya sahip olmayan ama okumaya değer bir kitap. Genel olarak kitaptaki öykülerin hepsi güzel. Birkaç tanesi keşke kısa film olabilse dedirtti beni. Misli Hanım'ın kalemini severim. Belki Ankara'ya olan bağlantım da bu öykü dilini daha da sevmeme neden oluyor. Bu kitabın özellikle ilk hikayelerinde Ankara'nın bilinmedik detaylarını öğreniyorsunuz. Misli Hanım'ın öykülerinden oluşan bu kitabı bir önceki okuduğum öykü kitabı olan Yakub'un Kanatları'na nazaran daha az feminist kışkırtma barındırıyor :) Okumanızı tavsiye ederim. (Muhammet Çelik)

kitap/kitap--226373 Ne zaman bir kitabın kapağını açsam, içimde tarifi olmayan bir kelebeğin kanat çırpışı misali huzur içerisinde oluyorum. Ne vakit kitaplarımdan ayrı kalsam, kitaplarım olmadan bir yolculuğa çıksam, bir yanım eksik kalıyor. Türlü özlemler duymaya başlıyorum. Onun içindir ki seyehatlerimde dâima yanıma bir kitap alır ve eksik yanımı tam ediyorum. Kitaplar benim en iyi öğretmenimdir. Onlardan öğrendiğim o kadar çok şey var ki, tabi öğreneceğim şeylerde. Her kitap ayrı bir dünyadır aslında, ayrı hayatlar, ayrı mutluluklar, ayrı hayaller…  Sürekli okumak ve başından ayrılmayı hiç istemiyorum. Kitaplar bende öyle bir alışkanlık yaptı ki okumadan duramıyorum.. Kitaplar insana unutulmaz şeyler yaşatıyor ve ekstra insanın yalnızlığını gideriyor.. Ben bu kitapta bunları yaşadım. Hiç başından ayrılmak istemedim. Hep yanımda-başucumda olsun istedim.. Başta yazarını tanıtmak gerekirse.. Misli Baydoğan 1979 Sivas doğumludur. İlk kitabı 2016 yılında Hû Diyen Kargalar ile başlayıp, Yakup'un Kanatları (2017) , Hatırla Beni (2018) ve Zaman Yolcuları (2020) adında birçok kitapları vardır. Ay Han'ım kitabı, benim için bambaşka bir kitaptı. Okurken, insanı en derin kuytulara kadar indiriyor. Ben ilk kez okuduğum bir kitabın altına bu kadar çizdim.. Bazen öyle cümleler oluyor ve insanı öyle bir yerden yakalıyor ki, bırak altını çizmeyi altın harflerle her yere yazasım geliyor.. Kitap; Öksüzler Çeşmesi, Âkif'in Kedisi, Mediha Hanım'ın Çiçekleri, Kavak- Kuğu ve Güzellik Kraliçesi, Cilvenaz, Ay Han'ım, Düze İnen Kurt, Mihrabım Diyerek, Vahşi, Yarım Dünya, Musul'un Bademleri, Küçük Bilinç, Acı Lokma, Damsı Değnek, Gündüz Düşü, Çınar Gölgesi ve Riya isimli her cümlesiyle, samimiyetin adeta ne olduğunu okuyucusuna gösteren17 hikâyesinden oluşuyor. Her hikâyesi başka bir kitapmış gibi anlatılmaktadır. Sade bir dili ve akıcı bir özelliği vardır. İnsan bir oturuşta okuyup bitiriyor.. Kitapta en çok dikkatimi çeken hikâylereden ilki, Âkif'in Kedisi oldu. Okurken hep o kızın yerinde olmak istedim.. Bir diğeri ise unutamayacağım bir Ay Han'ım okudum. Bir kadının asla hafife alınmayacağını, dış görünüşü ile yargılanmaması gerekeceğini gördüm. Kafka, okunan kitapların, pasajların, okurun beynine bir balyoz edâsı ile inmesi gerektiğini söylüyor. Bizi sarsmayan-uyuşturan kitaplar yerine, daha gerçekçi ve bizden olan kitaplar ile pasajlar mühimdir diye düşünüyorum. O halde bu kitabıda okumanızı tavsiye ediyorum, okuyacaklara ise şimdiden iyi okumalar diliyorum.. Kitabı bana hediye eden KitapSuuru ailesine ve beni bu gizemli kitaplar ile buluşturan değerli yazar/i26456 hocama teşekkür ediyorum.. KitapSuuru 'Kitap Şuuru İnsanlık Şuurudur' (Zeynep Altunok)

--reklam--

Ay Han'ım PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Misli Baydoğan - Ay Han'ım kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ay Han'ım PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Misli Baydoğan Kimdir?

1979 Sivas doğumluyum. Ankara’da büyüdüm ve yaşıyorum. Psikoloji eğitimi aldım, bir yandan mesleğimi yapıyorum bir yandan da edebiyatla olan bağım hiç kopmadan okuyup yazıyorum. Özel bir vakıf hastanesinde tam zamanlı çalışıyorum. Sosyal medya kullanıcısı ve takipçisiyim. Edebiyatın ve mesleki yayınların yanı sıra siyasi gündem, tarih ve dünyada olup bitenleri de izlemeye çalışıyorum. Yayınlanan ve ödüle değer görülen öykülerim ve ayrıca yayınlanan çevirilerim oldu. Bolca film izlerim. Yürüyüş yaparım. Daha çok kendi başıma olmayı severim.

--reklam--

Misli Baydoğan Kitapları - Eserleri

  • Hu Diyen Karga
  • Hatırla Beni
  • Yakup'un Kanatları
  • Ay Han'ım
  • Zaman Yolcuları
  • Hatırla Beni
  • Hu Diyen Karga

--reklam--

Misli Baydoğan Alıntıları - Sözleri

  • “ Bazı duygular olduğu gibi söze dökülemiyor. O yüzden kalbime sakladım onları bir hazine gibi.” (Hatırla Beni)
  • Hayatta olduğum sürece o ümidi taşıyacağım. (Hatırla Beni)
  • "Medeniyet yalnızlığı benimkisi biraz..." (Yakup'un Kanatları)
  • "Beni yerleşik olanla anlayamazsın. Beni görülen ve duyulanla değil, beş duyunla değil, kırılmamış mührünün örttüğüyle, içinde var olduğunu benim bildiğim, seninse haberdar olmadığınla anlayamaya çalışman gerek." (Yakup'un Kanatları)
  • Bir mecliste, bazı üstün vasıflarla meclisin geri kalanından ayrılıyorsanız, orada diğerlerine reva görülmeyen bir büyük imtihan ile sınanmaktasınızdır. Elinize verilmiş olan anahtarı hangi kilide uydurmaya gayret edeceğiniz, tekâmül dereceleri denk olmayan âdemler arasında geçirdiğiniz ömrü güzelliğe mi yoksa hırsa mı boyayacağınıza dalalettir. (Hu Diyen Karga)
  • Şimdi gidiyorum ona... Ruhunun ruhuma değdiği yerden, soluğumu soluğuna ekleyeceğim. Belki de haklıdır. Belki bir bedende yaşarız ikimiz de... Belki diner yürek acısı. Dünya ağrısı. (Ay Han'ım)
  • Hiçbir şey için gerçek bir üzüntü ya da sevinç duymuyorum. (Hatırla Beni)
  • Eğer istersen hayatta başına gelecekleri olup beklemek yerine; hayatının yönünü sen, kendin belirleyebilirsin. (Zaman Yolcuları)
  • Uykuya sığınanların mazeretleri yastık,yorganıdır belki ama niyetleri kaçıştır en çok.Özleyiştir.Dünya gailesiyle baş edemeyenlerin ,etmekten yorulanların,yorulduğunu söylemeye yüksünenlerin,yarım ve eksik hissedenlerin,içlerindeki o büyük boşluğa ilelebet mahkum olduklarına kâni olanların sığınağıdır UYKU. (Ay Han'ım)
  • Hiç değilse bu yil işler yoluna girse. Kavga gürültü olmasa...Artık bitse... (Hatırla Beni)
  • Dünya bir zahirse, bir bâtındır. (Ay Han'ım)
  • Hayat bazen fazlasıyla, bir öğleden sonra varlığını hatırlatmak için şöyle bir görünüp, yüksek katlı binaların camlarındaki yansıyışlarından başı dönen, döne döne ve eteklerini savurarak güzelliğini dünyanın başka yerlerine saçmaya giden güneşin, ertesi gün gönülsüz bir ikindide, ayazla kesiklenerek üzerine lûtfen yağdığı Ulus Meydanı'na bakmak gibi. (Hatırla Beni)
  • “ Suçsuz ve günahsızken hüküm giyen, söyleyecekleri bile dinlenmeden bir hücreye kapatılan mahkûm gibiyim.” (Hatırla Beni)
  • Insanlar tarihi hem çok merak ederler hem de tarihle ilgili öğrendikleri ne yapacaklarını bilmezler. (Zaman Yolcuları)
  • Herkes herkesi sevecek diye bir kanun yok a! Ama işte incittiğiniz gönül belki de Yaradan katında makbuldür ve siz bunu bilmeden kabahatler işleyebilirsiniz. (Hu Diyen Karga)
  • İnsanın sade kendine sakladığı ve tam da bu yüzden ona diğer tüm hislerden apayrı bir haz veren, taşımakla gururlandığı gönül yükleri olmalı. (Hatırla Beni)
  • "İnsanlar bazı acıların sırf var olduklarını bilmemek için bile sizi kolayca susturabilirler." (Yakup'un Kanatları)
  • “Çaresizce beklemek, bence kadercilikle falan açıklanmayacak raddede düpedüz bir körlük...” (Hatırla Beni)
  • Anası öyle taş kesilmişti ki, oğlunun kabri başında dikseler gıkı bile çıkmazdı. (Yakup'un Kanatları)
  • Gülerdi. Gülüşü içinden geçtiğimiz parkta havalanan onlarca güvercinin kanatlarında havalanan müjdelere karışırdı. (Yakup'un Kanatları)