Kitap Künyesi
Yazar: Alberto Manguel
Çevirmen: Ülker İnce
Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınları
İSBN: 9786052984451
Sayfa Sayısı: 88
--reklam--
Ayrıntılara Aşık Adam Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Vasanpeine, Poitiers’de yaşayan çipil gözlü, hantal, donuk bir hamamcıdır. Silik görünümünün ardında eşine az rastlanır nitelikte doğuştan bir yetenek gizlidir: dünyayı bütünden ayrı tanımlanabilir parçalar biçiminde görebilmek. Uzun süre farkına varamadığı bu duyarlılık, aynı şehirde kitapçı dükkânı işleten Mösyö Kusakabe’ye rastlamasıyla birlikte, tutkuyla sarıldığı bir sanata ve gitgide marazi bir saplantıya dönüşecektir.
--reklam--
Ayrıntılara Aşık Adam Alıntıları - Sözleri
- "Antik çağ insanları sevgili tanrılarını gezegenler gibi, güneş gibi yuvarlak olarak hayal ettiler, orta çağ teologları da tutkuyla sevdikleri tanrılarını öyle hayal ediyorlardı, bizim bilim adamlarımız da evrenin ölçülemeyecek kadar küçük çekirdeğine yuvarlak bir atom olarak tapıyorlar."
- Bir aşık için zaman bir hırsız değildir, besleyici bir kaynaktır, cömert, armağanlar sunan bir büyücüdür, bilemediniz, aşığın göz kamaşmasının kesintiye uğramayan uzantısıdır, zirvenin fethinden önce sıcak karşılanan bir gerilim, aydınlanma anından önceki doyurucu bekleyiştir.
- Aşk tuhaf bir duygudur. En açık özelliği açıklanamazlığıdır, hiç göze çarpmayan bir pırlanta taşının yuvasına tutulmak, oraya kök salmaktır.
- "Gözün, gördüğü şeyi algılayabilmek için zamana gereksinimi vardır."
- Aşk tuhaf bir duygudur. En açık özelliği açıklanamazlığıdır…
- "Aşk tuhaf bir duygudur. En açık özelliği açıklanamazlığıdır.
- Gözlem hiçbir zaman anlık bir şey değildir. Gözün, gördüğü şeyi algılayabilmek için zamana gereksinimi vardır.
- Kendisinin yüreğinde, dünyayla başka türlü bir akrabalık ilişkisi arzusu taşıyan bir şey vardı şişen, su sızdıran, sıkı sıkı tutunan, büzüşen bir şeyle sınırlı olmayan, takımyıldızlar ve yıldızlar gibi süreğen ve görkemli, biricik ve çoğul bir şeyle sınırlı olan bir dünyayla.
- Belle Epoque döneminin hoppaları, Dr.Johnson ile birlikte, suyun vücudu yumuşattığına, kirinse sağlıklı bünyeye işaret ettiğine inanıyordu.
- "Gözlem hiçbir zaman anlık bir şey değildir."
- "Gözlem hiçbir zaman anlık bir şey değildir. Gözün, gördüğü bir şeyi algılayabilmek için zamana ihtiyaç vardır."
- Ne bakımdan benziyoruz birbirimize Sen, ben ve mayısta yağan kar? Karın güzelliği ve beyazlığı varken sende, Ben eriyorum kar gibi.
- "Bir şeyin fotoğrafını çekme eylemi ile bir şeyi görme eylemi arasında bir fark vardır: Birincisinde ta sonsuza kadar kalacak bir şey yapmışsınızdır, ikincisi ancak kısacık bir anda olup biter ve bu benim doymak bilmez duyularım için asla yeterli değildir."
- Aşk tuhaf bir duygudur.
- "Sevişme eylemini hiç değilse benim için, o eylemin sonunda insana hakim olan duygunun keder ve boşluk duygusu olduğunu yıllar önce keşfetmiş olmamdır."
--reklam--
Ayrıntılara Aşık Adam İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabın fotoğraf sanatı ile ilgilenenlerin yaklaşımı ile daha çok anlam kazanacağı düşüncesindeyim. Ayrıca psikoloji eğitimi almış birisi ile beraber okuyup, değerlendirmek de çok keyifli olabilir. Manguel’in kahramanı 1915-20 arasında fotoğraf sanatını keşfetmiş olan Poitiers’li Fransız hamamcı Anatole Vasanpeine. Tesadüfen tanıştığı, kitapçı Mösyö Kusakabe, bu sıradan görünüşlü adamın içindeki yeteneği ve tutkuyu keşfeder. Deyimi yerinde, dünyayı bütünden ayrı tanımlanabilir parçalar halinde görme yeteneği olan bir karakter. (Fakat ilerleyen süreçte karakter tam bir obsesif kompulsif bozukluk örneği gibi.) Açıkçası sanatsal yönden eleştirilmeyi de psikolojik bir incelemeyi de hak eden türde bir kitap. Ayrıntılara aşık bir adamın ürettiği kaygı, gerginlik, kendini tekrarlayan davranışları, ritüeller veya rutinleriyle kendi hazin sonuna attığı imza ile sona erer bu eser. Ödüllü çevirmen Ülkü İnce çevirisiyle, Cüneyt Çomoğlu kapak tasarımıyla. (kitapfeylesofu)
Kitabı seçme nedenim kapak tasarımının gerçekten çok güzel olmasıydı. Sonrasında tanıtımı okuduğumda değişik olabileceğini düşündüm. Hem ucuzdu hem de 80 sayfacık bir şeydi. Hemen okuyup bitiririm diye düşündüm. Kitaba başladığım ilk sayfalarda yanıldığımı anladım. Bir olay örgüsü falan yok. Sanki bir kitabın incelemesi yapılıyormuş gibi ilerliyor. Önemli noktalar hakkında bilgi verilip, alıntılar yaparak kitap ilerliyor. İki bölümden oluşuyor. İlk bölüm gerçekten zor. İkinci bölüm biraz toparlasa bile gene de kitap gerçekten iyi değil.(Bir kitaba kötü demek istemiyorum) Olaylar çok kopuk, anlam bütünlüğü yok. Her cümlede daha da uzaklaşılıyor kitaptan. Hikayede de hamamda gizlice fotoğraf çekme teması var ki bu da çok ama çok kötü. Kesinlikle zaman kaybı. Asla tavsiye etmiyorum. Eğer yorumumu görüp almaktan vazgeçerseniz yorum ya da beğeni ile kendinizi belli etmenizi sizden istiyorum. Kaç kişiyi kurtardığımı bilmek istiyorum :) (Nilay Turan)
Alberto Manguel daha lise çağında Borges'e kitap okumasıyla kıskandıran, hayatı boyunca çeşitli ülkelerde yaşamış çok dilli ve çok kültürlü bir isim. Edebiyat alanında sahip olduğu birikimi ile kurgu dışı eserleriyle hayranlık uyandırıyor. Okur üzerine, okuma üzerine, kelimeler, dil ve edebiyat üzerinde çalışmaları, derin bakışı ile saygı duyduğum birisi. Daha çok tanımak, daha çok okumak istiyorum ve çok'un yeteceğinden şüpheliyim. Yazar Alberto Manguel, arka kapaktaki bilgilerde dünyayı bütünden ayrı tanımlanabilir parçalar halinde görme yeteneği olan bir karakter var, üstelik bu duyarlılığını kitapçı dükkanı işleten bir karakter aracılığıyla fark ediyor. Tüm bunların ardından beklentim vardı. Vardı. Bayağı boşa çıktığını söylemeliyim. Poitiers'nin diğer Fransız kentlerinden farklı olarak bir bütün olarak algılanmak yerine ayrıntılarını yavaş yavaş gözler önüne sermesiyle başlayan kitap bu kentte bir hamamcıyı anlatıyor. Bu kente göre biri bu hamamcı, daha çocuk yaştaki ödevlerinden bunun izleri görünüyor. Bütünle değil parçalarla ilgileniyor, onlarda kaybolup güzellikleri ile mest oluyor. Yetişkin yaşlarında elinde fotoğraf makinesi, gizlice 'ayrıntıların' fotoğraflarını çekiyor. Ve bir gün yemeğinin ardından kahvesini içerken gözüne bir karaltı takılıyor. Kısa süre sonra aşık oluyor. Kim olduğunu bilmiyor ve önemli de değil zaten. Ayrıntılara aşık bir karakteri çok başka şekillerde okuyabilirdik. Tüm birikimiyle Manguel bize bambaşka bir yolculuk sunabilirdi ama tercihi bu olmuş. Benim için hayal kırıklığı oldu maalesef. (Betül)
--reklam--
Ayrıntılara Aşık Adam PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Alberto Manguel - Ayrıntılara Aşık Adam kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ayrıntılara Aşık Adam PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Alberto Manguel Kimdir?
Alberto Manguel 1948'de Buenos Aires'te Arjantinli bir ana babanın çocuğu olarak doğdu. Çocukluğunu babasının diplomatik görevi nedeniyle İsrail'de geçirdi. Çek bakıcısından İngilizce ve Almanca öğrendi. Anadili İspanyolcayı, 1955'te Arjantin'e döndükten sonra öğrendi.
Öğrenciliğinde Jorge Luis Borges'e dört yıl süresince kitap okudu. Yaşamını Fransa, İtalya ve İngiltere gibi değişik ülkelerde sürdüren Manguel, 1988'den beri Kanada vatandaşı.
Yazarlığı yanında çok dilli bir çevirmen, antoloji yazarı ve yayıncı olarak uluslararası ün kazanan Manguel'in başlıca yapıtları arasında Hayali Yerler Sözlüğü (Çev. Sevin Okyay-Kutlukhan Kutlu, YKY, 2005), 1992'de McKitterick Ödülü'nü kazanan romanı News from a Foreign Country Came (Yabancı Bir Ülkeden Haberler Geldi) ve Kanada'da Kurmaca-Dışı dalında Genel Vali Edebiyat Ödülü'nü kazanan Reading Pictures: A History of Love and Hate (Resimleri Okumak: Aşk ve Nefretin Tarihi) sayılabilir.
Manguel'in Türkçeye çevrilen diğer kitapları şunlardır: Başka Ateşler: Latin Amerikalı Kadın Hikayeciler Antolojisi (Çev. Tomris Uyar, 1988); otuzdan fazla dile çevrilip uluslararası bir çoksatar olan, Times Literary Supplement tarafından Yılın En İyi Kitapları arasına seçilen ve Fransa'da Médicis Ödülü'nü kazanan Okumanın Tarihi (Çev. Füsun Elioğlu, YKY, 2001); Borges'e kitap okuduğu günlere ilişkin anılarını anlattığı Borges'in Evinde (Çev. Cem Akaş, YKY, 2002), Palmiyelerin Altında Stevenson (Çev. Cem Akaş, YKY, 2004), Okuma Günlüğü (Çev. Mehmet H. Doğan, YKY, 2007), Geceleyin Kütüphane (Çev. Dilek Şendil, YKY, 2008), Kelimeler Şehri (Çev. Esen Ezgi Taşcıoğlu, YKY, 2009).
--reklam--
Alberto Manguel Kitapları - Eserleri
- Dönüş
- Borges'in Evinde
- Okumanın Tarihi
- Ayrıntılara Aşık Adam
- Kelimeler Şehri
- Gezgin, Kule ve Kitapkurdu
- Palmiyelerin Altında Stevenson
- Bütün İnsanlar Yalancıdır
- İlyada ve Odysseia - Homeros
- Okuma Günlüğü
- Kütüphanemi Toplarken
- Tanpınar'ın İzinde Beş Şehir
- Efsanevi Yaratıklar
- Geceleyin Kütüphane
- Okumalar Okuması
- Yabancı Bir Ülkeden Haber Geldi
- Merak
- Hayali Yerler Sözlüğü
- Ulises'in Dönüşü
- Başka Ateşler
- Resimleri Okumak
--reklam--
Alberto Manguel Alıntıları - Sözleri
- Bir geri kalmışlık,bir çirkinlik.... "Geçmişin kayıpları ile malul bir kent" yani.... (Hayali Yerler Sözlüğü)
- Her okur belli bir kitaba bir miktar ölümsüzlük getirmek için vardır. Okuma bir bakıma yeniden doğum ritüelidir. (Geceleyin Kütüphane)
- Kimi okurlar Aineias destanının ikinci bölümünde biraz hayal kırıklığına uğramıştır; bunun nedeni Vergilius'un bu bölümü gereğince işleyecek zamanı bulamamasından çok, Peter Levi'nin ustaca altını çizdiği üzere, Vergilius'un "Homeros dünyasının birincil ilkesini, yani şiirin yeniklere ve ölülere aidiyetini," anlayamamasıdır. Vergilius'un şiirinde Aineias, bizzat Agustus'un mirasçılık ettiği hanedanın kurucusu ve haliyle muzaffer bir kahramandı. Oysa Homeros'ta gerçekten kazanan yoktu. (İlyada ve Odysseia - Homeros)
- Yolsuzluk, açgözlülük ve şiddet tutkusunun sebep olduğu durumlar hakkında ciddi endişeler taşımak ile kimsenin sorumlu tutulmadığı, bizi bekleyen kötü talihimize yalancıktan yanmak arasında fark vardır. Gerçekten de korkunç şeyler olmuştur ve her gün ve her gece hala daha olmaktadır, ama bunun sebebi bir öğleden sonra başımıza düşüp bizi öldürecek olan bir kazma değil, daha çok, ahlak dışı hareket eden bir sürü kadın ve erkeğin eylemidir. (Efsanevi Yaratıklar)
- Her şey bir tuzak olabilir. (Bütün İnsanlar Yalancıdır)
- Ama yenik Troyalılara düşmanlarına karşı "ölümlerinden sonra" bir zafer kazandırarak, efsaneyi gerçek tarihe benzer bir şeye dönüştüren Vergilius'tur. (İlyada ve Odysseia - Homeros)
- İspanyolca'da "bekleme" sözcüğü espera, "umut" anlamına gelen esperanza ile aynı kökten geliyor. Gide, Günlük'ünde şunu söylüyor: “Sala de espera. Ne güzel bir dil bu, beklemeyi umutla karıştırıyor!'' (Okuma Günlüğü)
- "Okumak ve yazmak bana teselli vermiyor ama uzaklaştırıyor." Dünyanın gürültüsünden uzaklaşmak Düşünecek bir yer bulmak. (Geceleyin Kütüphane)
- Çağdaş Türkiye’nin kurucusu Atatürk 1933’te yaptığı bir konuşmasında ‘’Tarih bir köprüdür.’’ demişti. ‘’Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların bize yaklaşmasını beklememeliyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gereklidir.’’ (Efsanevi Yaratıklar)
- Terk edilmiş kütüphaneler orada çalışmış yazarların gölgelerini barındırır ve onların dalgınlıkla geldikleri uğrak yeridir. (Geceleyin Kütüphane)
- Yüzümüz, ömrümüz boyunca değişir. Yaş, tecrübe, hisler, kazalar ve ışşığın değişimleri bize ait olduğunu düşündüğümüz özellikleri değiştirir, öyle ki, ayna durmadan şaşırtabilir bizi. (Resimleri Okumak)
- Bilmem aşık olmak nedir bilir misiniz...Her şeyi kucaklayan gök kubbe altında, başka bir vaziyete bürünmek. Demek istediğim mutlak esaret,ellerin ve zihnin koşulsuz şartsız,geri döndürülemez biçimde teslimiyeti. (Bütün İnsanlar Yalancıdır)
- Belle Epoque döneminin hoppaları, Dr.Johnson ile birlikte, suyun vücudu yumuşattığına, kirinse sağlıklı bünyeye işaret ettiğine inanıyordu. (Ayrıntılara Aşık Adam)
- Cooper eserini yarıladığında onun sürekli gecenin geç saatlerine kadar oturmasına öfkelenen karısı gizlice çalışma odasına girmiş, bütün notlarını alıp ateşe atmış. (Kütüphanemi Toplarken)
- Mutlu ve müşfik bir kadının elinden çıkmış gibiydi tabiat. (Resimleri Okumak)
- MÖ yedinci yüzyılın İyonyalıları, Nil deltasının batı uçlarında ve İkinci Katarakt'ta dükkanlar açmış girişimci tacirlerdi; bunlar arasındaki en maceracıların adları Ebu Simbel'deki devasa heykellerin bacaklarında yazılıdır. Bu kişiler Mısır'dan harika bir icadı, papirüs tomarlarını getirmiş ve Herodot'a göre Yunanlar bunlara, kendi kitapları parşömenden yapıldığından diphteria, yani "deriler" demeyi sürdürmüşlerdir. (İlyada ve Odysseia - Homeros)
- “Borges için gerçeğin çekirdeği kitaplardaydı; kitap okumakta, kitap yazmakta, kitaplar hakkında konuşmaktaydı. Binlerce yıl önce başlamış olan ve asla bitmeyeceğine inandığı bir diyalogu sürdürdüğünü, derinlerde bir yerde biliyordu. Kitaplar geçmişi yeniden kuruyordu.” (Borges'in Evinde)
- "Tek bir satırı derinlemesine ve ayrıntısıyla okuma edimi Aziz Augustinus'a göre geçmişin, bugünün ve geleceğin butün kütüphanelerini aksettirir, her sözcük geriye doğru Babil'e ve ileriye doğru kıyamet borusuna kadar çınlardı." (Gezgin, Kule ve Kitapkurdu)
- "Beni sevdin çünkü şeytan olduğumu düşündün," (Palmiyelerin Altında Stevenson)
- Kelimeler bize, bir toplum olarak dünyanın ne olduğuna inandığımızı gösterir. (Okumalar Okuması)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin