Kitap Künyesi
Yazar: H. Kamil Yılmaz
Yayın Evi: DİB Yayınları
İSBN: 9789751964618
Sayfa Sayısı: 103
--reklam--
Aziz Mahmud Hüdayi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu küçük eserimizde o büyük gönüller sultanının hayatına, hizmet ve eserlerine bir projeksiyon tutmaya çalıştık, şiirlerinde kısa bir gezinti yaptık. Çalışmamız giriş ve iki bölümden oluşmaktadır.
Giriş bölümünde Hüdâyî'nin yaşadığı devrin siyasi, ilmî ve tasavvufi durumuna baktık. Aynı bölümde Hüdâyî'nin hayatının bilinen kısmını kronolojik olarak maddeleştirdik.
Birinci bölümde Hüdâyî'nin hayatını; doğumu, memleketi, eğitimi, yetişmesi ve hizmetleriyle eserlerini ve manevi yolunu anlattık.
İkinci bölümde Hüdâyî'nin edebî şahsiyeti, şiirleri ve sanatına yer verdik. Şiirlerini tasavvufi irfan açısından kısa bir değerlendirmeye tabi tuttuk. Daha çok kendi eserleriyle devrine ait biyografi ve tarih kaynaklarından yararlandık.
Amacımız gönül dünyamızı ve Anadolu'yu aydınlatan ariflerimizden birini tanıtmak ve onun örnek hayatı ile düşüncelerinden günümüz insanının yararlanmasını sağlamaktır. Hüdâyî gibi Anadolu erenleri, gelenekten geleceğe köprü insanlardır.
--reklam--
Aziz Mahmud Hüdayi Alıntıları - Sözleri
- Gelmenin bir gitmesi var ey hümâm, Gitti gelmek, kaldı gitmek ve'sselâm. Aziz Mahmûd Hüdâyî [k.s ]
- Gelmenin bir gitmesi var ey hümâm Gitdi gelmek, kaldı gitmek ve's-selâm
- Cefâdan yüz çevirmez derd-i gamdan lezzet almıştır. Benim dîvâne gönlüm çok belâdan arta kalmıştır.
- Padişahlara rehberlik ve irşat her yiğidin kârı değildir. Hüdâyî’nin padişahlara yazdığı mektuplarından oluşan Tezâkir-i Hüdâyî adlı eserinden anlaşıldığına göre o, muhtelif konularda padişahlara tavsiyelerde bulunmuş ve onlar üzerinde etkili olmuştur.
- “Kıyamete kadar bizi sevenler, kabrimizi ziyaret edenler ve ömründe bir kere türbemizin önünden geçtiğinde Fatiha okuyanlar bizimdir. Bize mensub olanlar denizde boğulmasın, ahir ömürlerinde fakirlik görmesin, imanlarını kurtarmadıkça göçmesin.”
- Nefes aldığına şükret/ Verdiğine de şükret/ Şükür ettiğine de şükret... Azîz Mahmûd Hüdâî Hz.
- Aklı olan anlar bunu, bu dünya bir misafirhanedir. Sonsuz sefa yeri cennete gitmek için gayret etmeyen, akılsız bir divanedir.
- Şu rahmete bakın ki, insanlar bütün azalarıyla günah işlerken, sadece diliyle yaptığı tövbeyle affolunuyor.
- Kulak tutan kişiler Hak kelamına Noksandan kurtulup erer tamama Huccac ile varıp Beytü'l-Haram' a Eşiğine yüzüm gözüm sürem mi?
--reklam--
Aziz Mahmud Hüdayi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Üsküdar, İstanbul'da en hoşuma giden yerdir. Böyle güzel bir yerde büyük bir zatın olması daha da güzel. Aziz Mahmud Hüdayi gibi büyük bir alimi öğrenmek için güzel olmuş. kitap/aziz-mahmud-hudayi--135374 (Ersin Eser)
Kitap, Aziz Mahmud Hüdai hakkında daha çok ansiklopedik bilgiler içeren bir kitap olmuş. Hüdai'nin hayatını okumak isteyenler için başlangıç seviyesinde olabilecek bir kitap. (Ali YAMAÇ)
--reklam--
Aziz Mahmud Hüdayi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
H. Kamil Yılmaz - Aziz Mahmud Hüdayi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aziz Mahmud Hüdayi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı H. Kamil Yılmaz Kimdir?
1952 İzmit/Karaabdülbaki doğumlu. 1963’te Akmeşe Bölge İlkokulu’nu, 1970’te Adapazarı İmam Hatip Lisesi’ni bitirdi. Aynı yıl İzmit Sarımeşe Köyünde üç ay süreyle imam-hatiplik yaptı. 1974’te İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu. 1974-77 yılları arasında Bakırköy Şenlikköy Ortaokulunda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği, Gaziosmanpaşa İmam Hatip Lisesi’nde meslek dersleri öğretmenliği ve müdür yardımcılığı yaptı. Kasım 1976’da açılan asistanlık imtihanını kazandı ve 01 Şubat 1977’de İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü Tasavvuf ve Tarihi asistanı olarak göreve başladı. Vatani görevini Mart-Temmuz 1981’de Burdur’da kısa dönem olarak tamamladı. Mayıs 1983’te Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Doktor” unvanını kazandı. Aynı yıl M.Ü.İlahiyat Fakültesinde “Yardımcı Doçent” oldu.
1986-1987 yılları arasında bir yıl süreyle sahasında araştırmalar yapmak ve incelemelerde bulunmak üzere Mısır’a gitti. 1989’da “Doçent”, 1996’da “Profesör” oldu.
Neşredilmiş yirmiyi aşkın eseri, muhtelif dergilerde yayınlanmış makaleleri, ansiklopedi maddeleri, ulusal ve uluslar arası düzeyde çeşitli bilimsel toplantılarda sunulmuş pek çok tebliğleri bulunmaktadır.
Eserlerinden ve makalelerinden bir kısmı İngilizce, Rusça, İtalyanca, Macarca ve Arnavutça’ya tercüme edilmiş, Kazak ve Azeri dillerine uyarlanmıştır.
30 Aralık 2010 tarihinde yaklaşık 34 yıl görev yaptığı Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyeliğinden T.C. Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığına atandı. Halen bu görevi sürdürmektedir. Evli ve beş çocuk babasıdır.
--reklam--
H. Kamil Yılmaz Kitapları - Eserleri
- Ana Hatlarıyla Tasavvuf ve Tarikatlar
- Aziz Mahmud Hüdayi
- Aşıklar Tabibi Aziz Mahmud Hüdayi Hz.
- Aziz Mahmud Hüdayi
- 300 Soruda Tasavvufi Hayat
- Peygamberimiz ve Günlük Hayatı
- Gönül Erleri 1
- Altın Silsile
- Tasavvuf Meseleleri
- Marifetullah
- Nefs Terbiyesinde Açlık ve Az Yemek
- İlim - Amel Seyr-u Süluk
- Mesnevi Sohbetleri Dinle Neyden
- Gönül Erleri 2
- Çağları Aşan Mevlana Çağrısı
- Bir İrfan Mektebi Celvetiyye
- Ruhani Hayat
- Tasavvuf Klasikleri
- Gönül Penceresinden
- Aziz Mahmud Hüdayi Divanı
--reklam--
H. Kamil Yılmaz Alıntıları - Sözleri
- Bir gün kendisine(Hasan Basrî); —Falanca seni gıybet etti denildi. O da gıybet edene bir tabak helva gönderdi ve: —Duydum ki hasenatını bana hediye etmişsin. Ben de karşılık olarak bunu armağan ediyorum, dedi. (Gönül Erleri 1)
- Vuslata ermenin en güzel yolu, ''üsve-i hasene'' olan Allah Rasûlü'ne (s.a.v.) ittibâ ile O'nun verâset-i manevîsine sahip olmaktır. (Ana Hatlarıyla Tasavvuf ve Tarikatlar)
- Şu dem ki mülk-i dünyâdan Muhammed Mustafâ gitdi Sevindi âhiret ammâ bu dünyâdan safâ gitdi (Aziz Mahmud Hüdayi)
- Buhari'nin rivayet ettiği uzunca bir hadiste Allah, kendisi için bir araya gelen ve zikreden kullarını bağışladığını, hatta dünyevi bir amaçla o zikredenlerin arasında bulunan kimsenin de bu bağışlamadan hissedar olduğunu belirtmektedir. Bu hadis iyiler ve zikir ehli arasında bulunmanın kurtuluşa vesile olacağını belirtmekte; bir bakıma iyiler ve zikir ehliyle birlikteliğe teşvik etmektedir. (300 Soruda Tasavvufi Hayat)
- Gönül beden gibi toprak olup çürümeyecek..Öyleyse gönülden gönüllere akan sözler hiç eskimeyecek (Gönül Penceresinden)
- Peygamber Efendimiz insani ilişkilerde: "Kendin için istediğini başkaları için de istemedikçe kâmil mü'min olamaz" buyurarak empatiyi tavsiye etmiştir. (Çağları Aşan Mevlana Çağrısı)
- "Sağlığımızda bizi, vefatımızda kabrimizi ziyaret edenler bizimdir, bize mensup olanlar denizde boğulmasın, ahir ömürlerinde fakirlik görmesinler vefatlarını haber versinler, boğularak yanarak ölmesinler." (Aşıklar Tabibi Aziz Mahmud Hüdayi Hz.)
- Herkesin ölümü kendi rengindedir. (Çağları Aşan Mevlana Çağrısı)
- Adalet her nimeti yerli yerine koymaktır. Su emen her kökü sulamak değildir. (Çağları Aşan Mevlana Çağrısı)
- "Âşıklar ölmez.Onların mezarı âriflerin gönülleridir." (Çağları Aşan Mevlana Çağrısı)
- Bulmak ister isen sen Hüdâyı Ehl-i tevhide hizmet et Hüdâyî Yola çeken odur bay u gedâyı Hakk'a tevhîd ile ermiş erenler (Aşıklar Tabibi Aziz Mahmud Hüdayi Hz.)
- "Bab-ı aşkın anbi delibir Hazreti Üftade'dir / Dertli âşıklar tabibi Hazreti Üftade'dir." (Aşıklar Tabibi Aziz Mahmud Hüdayi Hz.)
- "Eğer siz bildiklerinizle amel ederseniz, Allah size bilmediklerinizi öğretir " (Aşıklar Tabibi Aziz Mahmud Hüdayi Hz.)
- Zikir, Cenabı Hakk'a verilen sözü hatırlamaktır. (Aşıklar Tabibi Aziz Mahmud Hüdayi Hz.)
- Sahabilerim yaptıkları tespite göre Peygamberimizin hilyesi şöyleydi: Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in boyu,âzâları,ve endâmı birbirine gâyet mütenasipti.Uzuna yakın orta boylu idi.Fakat halk arasında herkesten uzun görünürdü.Alnı açık ve geniş,kaşları hilâl biçiminde ve birbirine yakın,fakat çatık değildi.Gözleri kara ,kirpikleri siyah ve uzundu.Terlediği zaman teri,mübârek yüzünden inci dâneleri gibi dökülür ve misk gibi kokardı.Çekme burunlu ve az değirmi çehreli,söbüce(oval) yüzlü olup boyunları uzunca idi.Dişleri inci dâneleri gibi,düzgün ve parlaktı,Konuşurken ön dişleri parlardı. (Peygamberimiz ve Günlük Hayatı)
- "Öğrendikleriyle amel edene AIIah Teâlâ bilmediklerini öğretir." ( Hadis-i şerif ) (Çağları Aşan Mevlana Çağrısı)
- İnsanda fıtri olarak bulunan günah meyli, isyan ve günah sayılmaz. Eğer kişinin amel ve fiili bu meyli takip etmez ve kişiden günah sâdır olmazsa insandaki potansiyel hâlindeki günah duygusu, sorumluluk sebebi değildir. Ancak insan o duygunun güdümünden kurtulma çabası içinde olmalıdır. (Tasavvuf Meseleleri)
- Tekke, Mescid-i Nebevi örneğindeki suffadan alınmıştır. Nasıl mescidin sofasında yatıp kalkan ashab-ı suffa, Allah Rasulü'nün devamlı talebeleri idiyse, aynı şekilde tekkelerin derviş hücrelerinde barınan müridler de tekke şeyhlerinin eğitiminden geçen talebeleridir. (300 Soruda Tasavvufi Hayat)
- Allah Teâlâ kullarının kendisine hakkıyla itaat edemeyeceklerini bildiğinden onlara şefkat ve merhamet vasfıyla yarattığı Habibini elçi olarak görevlendirdi. O'na(sav) muvafakat ve itaati, kendisine itâat ve muvâfakata denk saydı ve şöyle buyurdu : 7- Kim Peygamber'e itâat ederse Allah'a itâat etmiş olur.(En-nisa, 4/80) (Peygamberimiz ve Günlük Hayatı)
- "Öyle erler, öyle yiğit adamlar vardır ki hiçbir ticaret, dünyevi alışveriş ve iş meşguliyeti onları Allah'ı zikretmekten alıkoymaz..." (Nur/37) (Aşıklar Tabibi Aziz Mahmud Hüdayi Hz.)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin