Kitap Künyesi

Yazar: Haluk Şahin

Yayın Evi: Kırmızı Kedi

İSBN: 9786052980743

Sayfa Sayısı: 232

--reklam--

Babıali’de Cinayet Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Küre gazetesinin ünlü köşe yazarı Kahraman Karaman ölümle tehdit edilmektedir. Gazetenin patronuyla beraber hükümetle gizli bir pazarlık içinde olan Karaman’ın peşinde acaba kim vardır? Küresel şirketler, cemaat, büyük medya patronları, hükümet ve emniyet arasındaki hesaplaşmayla Karaman’ın karanlık geçmişi arasındaki ilişki nedir? Usta gazeteci-yazar Haluk Şahin’in, Babıâli’de Cinayet: Gazeteciyi Kim Öldürdü? adlı romanı, Türk basınının yakın tarihinin karanlık taraflarına ışık tutuyor. Yeni Babıâli, yani medyanın iç yüzünü anlatan Şahin, gazeteciliğin son 10 yılda nasıl yozlaştığının altını çiziyor. Babıâli’de Cinayet: Gazeteciyi Kim Öldürdü? hiç düşürmediği temposu ve yakıcı ironisiyle soluk soluğa okunan bir roman. “Sürükleyici bir romandan çok daha fazlası. Gelecekte ‘Türkiye’de medya nasıl çökertildi?’ diye soranlara ‘Haluk Şahin’in romanını oku öğren!’ diyecekler.” -Uğur Dündar- “Böyle bir kitabı ancak mesleki geçmişine ve aynaya rahatça bakabilecek Haluk Şahin gibi bir gazeteci yazabilirdi. Babıâli’de Cinayet: Gazeteciyi Kim Öldürdü? kitabı aslında gazeteciliğin nasıl öldürüldüğünü anlatan bir roman. Ama benim kuşağım için adeta bir anı kitabı. Ben, o meslek katillerinin hepsini gördüm, tanıyorum, isim isim sayabilirim. Okuduğunuzda hepsi size tanıdık gelecek.” -Nedim Şener- “Bir solukta okunan bir polisiye bu. Fakat hem güncel, hem toplumsal, hem olay örgüsünün akışı içinde kahramanların iç dünyalarının da irdelendiği bir yapıt söz konusu olan. Bu türün ille de daha önceki zamanlardan ustaları aranacak olursa, ben öncelikle Suç ve Ceza ile Dostoyevski derim. Babıâli’de Cinayet’in kahramanları aramızda dolaşıyor. Pek çoğumuz onlarda kendilerinden az ya da çok izler bulacaktır.” -Ataol Behramoğlu- “Ahmet Hamdi’den, Yakup Kadri’den, Tahsin Yücel’den aldığım edebi hazzı; günümüzde geçen ve hepimizi delip geçen konuları okurken hissetmek... Muhtemelen son on yılda Türkçede yazılmış en güzel roman.” -Ateş İlyas Başsoy-

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Babıali’de Cinayet Alıntıları - Sözleri

  • "Bir çeşit zihinsel geviş getirme" dedi kendi kendisine Kahraman.

--reklam--

Babıali’de Cinayet İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Gazeteciyi Kim Öldürdü: Türk basınının savruluşunu o kadar güzel anlatmış ki Haluk Şahin; öykü bir solukta okunan bir romana dönüşüyor. Romanın baş aktörü Kahraman Karaman''ın şahsında anlı şanlı gazetecilerin düştüğü menfaat bataklığı, holding patronlarının gazete satın almaları, ve gazetelerini ve yazarlarını kendi çıkarları için kullanmalarının hikayesi. Aynı holding patronlarının siyasilerle çıkar ilişkileri, hukuku kendi çıkarları uğruna yok etmeleri vs... Medyamızın son yıllarda sürüklendiği bataklığı merak edenler için okunması gereken bir kitap. (İrfan Özcan)

Günümüz Basın dünyasının nasıl da ucuza kapatıldığını, En çok eski solcuların sanki arayı kapatır gibi, bir çeşit açlıkla paraya,güce ve sekse neredeyse tapar hale geldiklerini, önemli yazarların nasıl gazetenin yeni patronlarının iş takipçiliğine gönüllü olarak dönüştüğünü ve omurgalı, kendi görüşlerinden taviz vermeyenlerin artık zavallı, garipler olarak nitelendirildiğini gözler önüne seren bir kitap, anlı şanlı iktisat profesörü denilenlerin, iktidardakilerin yaptıklarını onların hiç aklında olmayan, kapasitelerinin çok üzerinde bir şekilde allayıp pullayarak inandırıcı hale getirdiklerini görüyoruz. Etrafınıza bakın ve görün. İşte bu kadar. (Filiz Genç İpek)

Asıl sorun bilgi sahibi olup gerceği güzel savunacak insanların susması insanların uyanışın etkiliyor gibi geliyor bana. Çikarcılar, benciller v.s almış başını gidiyorken . Bu iki gurup arasında kalanlar sadece çırpınıyor. Alimin suskunluğunun faydası varmıdır ? Gerçekten hep söylenildiği gibi ... (Ülger Taş)

--reklam--

Babıali’de Cinayet PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Haluk Şahin - Babıali’de Cinayet kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Babıali’de Cinayet PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Haluk Şahin Kimdir?

1941'de doğdu. 1964 yılında İstanbul Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1968-1974 yılları arasında ABD'de gazetecilik üzerine M.A. ve kitle iletişimi dalında doktora yaptı. 1974'te yurda dönerek TRT'de İsmail Cem'in yayın planlama ve araştırma danışmanı oldu. Kitaplar ve Düşünceler programını hazırladı ve sundu. 1975'te Politika gazetesinde Genel Yayın Müdürü Yardımcısı olarak yazılı basına geçti. Haftalık yazılara orada başladı. Ayrıca günlük küçük fıkralar yazdı. 1977-1983 yılları arasında ABD'de üniversitelerde kitle iletişimi dersleri verdi. Asosye profesör oldu. Bu arada Milliyet Sanat dergisine ve Cumhuriyet gazetesine Amerikan Mektubu başlığıyla yazdı. Bilimsel yazıları Amerikan ve İngiliz dergilerinde yayımlandı. Hikayeleri çeşitli edebiyat dergilerinde, düşün yazıları Yeni Dergi, Birikim'de çıktı.

--reklam--

Haluk Şahin Kitapları - Eserleri

  • Babıali’de Cinayet
  • Ada
  • Ağrı'ya Dönüş
  • Haramzadenin Dönüşü
  • Johnson Mektubu
  • Haramzade
  • Liberaller , Ulusalcılar , İslamcılar ve Ötekiler
  • Elektronik Prangalı Kadın : Fügen Gülertekin
  • Kim Korkar Soruşturmacı Gazeteciden?
  • Can Çekişen Bir Meslek Üzerine
  • Unutulmuş Bir Suikastın Anatomisi
  • Haluk Şahin'in Bozcaada Kitabı
  • En Büyük Megaloman Başka Büyük Yok
  • İletişimde Karavanadan Kafeteryaya
  • İyi Yaşam ve Mutluluk Üzerine
  • Türk Olmak Kolay Değil
  • Uçuşur Ege Rüzgarında
  • Hodri Medya
  • Poyrazaltı
  • Büyüyor Üzümler Bağlarda

--reklam--

Haluk Şahin Alıntıları - Sözleri

  • " Siyasi hayat, ümitlerle aksiliklerin birbirini kovalamasıyla geçer. Her ikisini de hakiki değerleriyle karşılamaya hazırız. " (Johnson Mektubu)
  • "Bir çeşit zihinsel geviş getirme" dedi kendi kendisine Kahraman. (Babıali’de Cinayet)
  • Onların ( Troyalıların ) düşmanlarına baş eğdirdim , kentlerini yağmaladım ,ganimet olarak dağıttım . burayı zamanında yerle bir eden kimlerdi ? Yunanlılar, Makedonyalılar ,Tesalyalılar, Pelagoslar değil mi? İşte onların torunları, Asyalılara o gün ve ondan sonra çok kez reva gördükleri kötülüklerin cezasını çekiyorlar. Fatih Sultan Mehmed ( İmrozlu Kritovulos'dan ) (Haluk Şahin'in Bozcaada Kitabı)
  • Liberaller, Ulusalcılar, İslamcılar ve biz Ötekiler ise en doğrusunun ne olduğunu en baştan bilmediğimizi kabul ederek, 'Acaba burada doğru olan nedir’ diye soruyor, düşünüyoruz. En azından şunu demeye çalışıyoruz galiba: ’Dur ya, işin bir de bu tarafı var!" Radikal gazetesi yazarı ve akademisyen Haluk Şahin, gazeteci Devrim Sevimay’ın kendisiyle yaptığı nehir söyleşide söylüyor bu sözleri. Anlattığı kesim, liberallerin, islamcıların ve ulusalcıların çıkardığı gürültüler yüzünden sesi pek duyulmayan "öteki kesim" yani "ötekiler." (Liberaller , Ulusalcılar , İslamcılar ve Ötekiler)
  • Mektup, Ankara 'da Richter ölçeğinde dokuz şiddetinde bi deprem etkisi yaptı. (Johnson Mektubu)
  • 5 Haziran 1964 ABD Türk hükümetinden Kıbrıs'a çıkartmayı şimdilik ertelemelerini ve kendisine 24 saat süre vermesini istemişti. Gece ilerlerken Başkan Johnson'dan bir mesaj. Hükümet açıklama yapıyor : "ABD Başkanı Johnson'dan bir mesaj gelmiş ve harekat ertelenmiştir." Kıbrıs açıklarında ki savaş gemilerine geri dön emri veriliyor. Ve bugün biliyoruz ki, Johnson'un mektubu Türkiye 'nin Kıbrıs operasyonu 10 yıl bir ay geriye atılmıştır. (Johnson Mektubu)
  • Bozcaada… Hem ona, hem de ondan kaçılan yer ...Liman ve fırtına ,tuzak ve sığınak ,”menfa” ve sıla Bozcaada... (Haluk Şahin'in Bozcaada Kitabı)
  • Domates reçelinin yanı sıra üzüm reçeli yapanlara da rastlanır . İngiliz Çavuşu’ndan yapılan bu reçelin hazırlanması sabır ister : Üzüm tanelerinin tek tek kabukları soyulur ,çekirdekleri firketeyle çıkarılır. (Haluk Şahin'in Bozcaada Kitabı)
  • "Altı yüzü olan kemik zarda yedi rakamının olmaması gibi" dedi Gülderen.Bunu,şansın sınırlarını anlatan Deniz'den duymuştu:Zarın üzerinde sadece altı sayı vardı,yedi yoktu! Yediyi beklemek enayilik olurdu! (Ada)
  • Sonra Türkiye'ye gittim. Ha, Yunanistan'a gitmeden önce Londra'da Ecevit'le 12 saat süreyle görüştüm. Londra'daki görüşmemizde olsun, Yunanistan'dan sonra Türkiye'ye gittiğimden olsun, en az bir düzine kez aynı şeyi söyledi. Aynen şöyle:Sayın Sisco, bu kez kendi bildiğimize göre hareket edeceğiz, bu kez Johnson'un mektubundaki gibi değil. 'Johnson'un mektubunun adı, hem Londra'da hem de Ankara' da pek çok kez geçti. Yakın dostum Bay Sisco, bu kez kendi bildiğimize göre hareket edeceğiz, sizinkine göre değil. (Johnson Mektubu)
  • ABD Başkanı Johnson Mektubu 'nun önlemeye çalıştığı şey 1974'te gerçekleşti, Türk Ordusu Kıbrıs' a çıktı ve orada ki Türkler 'in hayatını güvence altına aldı. (Johnson Mektubu)
  • “Karganın biri ,İstanbul’da bir kilisede haç biçiminde olan ve içinde şaraplı ekmek bulunan bir kaba konmuş . bir yandan karnını doyururken bir yandan da kabın içini kirletiyormuş. Onu yakalayan papaz efendi öfkeyle haykırmış : Ne biçim kargasın sen ? Müslüman olsan şaraplı ekmek yemezsin. Hristiyan olsan istavrozun içine etmezsin. Olsa olsa Bozcaada kargası olmalısın sen “ (Haluk Şahin'in Bozcaada Kitabı)
  • Ada Rumları için en önemli gün Ayazma Panayırı diye bilinen 26 Temmuz bayramıdır. Efsaneye göre , o gün orada toplanıp ,çalıp söyleyerek ,içip dans ederek eğlenmenin amacı Aya Paraskivi’yi anmaktır. Onun mutsuz aşkını anmak. “Paraskivi genç güzel bir kızken şimdi Göztepe diye bilinen yüksek tepedeki Ayyulas Manastır’ından yakışıklı bir delikanlıya aşık olmuş Paraskivi’nin babası durumu fark edince kızını Ayazma’da sıkı bir göz hapsine almış .Aşk ateşi ile yanan kız, arada bir Göztepe’ye doğru bakıp derin derin iç geçirir rüzgarla sevgilisine mesaj göndermek istermiş. Ayyulas da onun için yanıp tutuşurmuş . Ama olmamış. Muratlarına erememişler . Paraskivi aşk acısıyla ölünce onun büyük aşkı yüzü suyu hürmetine başkalarının dileklerinin gerçekleşmesi için dua edeceklere dilek pınarı yapılmış. (Haluk Şahin'in Bozcaada Kitabı)
  • Kıbrıslı Rumlar bir Barış Gücü istemiyorlar. İstedikleri tek şey, Türkleri öldürürken kimsenin ilişmemesi. (Johnson Mektubu)