Kitap Künyesi
Yazar: Rıfat Ilgaz
Yayın Evi: Çınar Yayınları
İSBN: 9789753482608
Sayfa Sayısı: 88
Bacaksız Sigara Kaçakçısı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Ya polis gene görürse bizi?”
Bacaksız Bahri’nin, çeşme başında kovalarını doldurmaya çalışan Gülten’e yardım etmek için yine parlak bir fikri var: Çeşmeye taktığı hortumu Gülten’in evine kadar uzatmak. Ancak işler planladığı gibi gitmez. Başına gelenlerden kurtulmaya çalışırken Paytak Yılmaz’la karşılaşır ve bu iki kafadar kendilerini büyüklerin dünyasında bir maceranın içinde bulur.
Rıfat Ilgaz’ın Bacaksız’ın başından geçenleri anlattığı Bacaksız Kamyon Sürücüsü, Bacaksız Okulda, Bacaksız Paralı Atlet ve Bacaksız Tatil Köyünde adlı diğer kitapları da büyük keyifle okuyacaksınız.
Bacaksız Sigara Kaçakçısı Alıntıları - Sözleri
- "Doğrusunu ararsan hepsi zor..."
- Kent var! Malboro var! Yok mu isteyen?
- Almasanız da bir bakın! Seyrine para yok
- Canlı bebekeleri anneler babalar yapar. Bizi kandırdıklarını sanıyorlar.
- Kim var şu memlekette suçsuz!
- Azar azar, duvar örer gibi gelişen dostluklar, öyle kolay kolay yıkılıp gitmez ki.
- "..Azar azar, duvar örer gibi gelişen dostluklar, öyle kolay kolay yıkılıp gitmez ki.."
- Azar azar, duvar örer gibi gelişen dostluklar, öyle kolay kolay yıkılıp gitmez...
- Azar azar, duvar örer gibi gelişen dostluklar, öyle kolay kolay yıkılıp gitmez ki.
- Insanların nedense çok çok arkadaşı olmuyor. Insanın çok çok arkadaşı olunca ,o arkadaşlar birbirini sevmiyor. Düşman bile oluyorlar.
- Herkes hep birden sevilmiyordu ki, insanlar birbirlerine olaylar geçtikçe yaklaşıyordu.
- Fesleğen Sokağının öbür sokaklardan bir üstünlüğü var. O da bilmem hangi paşanın sokak başında yaptırdığı çeşme. Aradan yıllar geçmiş, çeşmenin ne taşları kalmış üstünde, ne önünde yalağı... Suyunu damla damla sızdıran bir musluğu kalmış. Onu da hurdacılar söküp götürünce, sular boşuna akmasın diye, hayır sahibinin biri gelmiş, bu deliğe bir çomağı çakıvermiş. Kuru bir çeşme kalmış, yol kıyısında yıllarca.
Bacaksız Sigara Kaçakçısı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
MUTLU PAZARLAR! Nereden baktığımıza bağlı. Bunu daima tekrarlarım kendi kendime ve konu Rıfat Ilgaz olunca tek bir yerden bakmamak gerek. SİGARA geçince bloklamışlar ÇOCUKLARA ZARAR diye. Evet, içmesi zararlı. Çocuklara da tavsiye etmeyiz de o çocukların çoğu telefon tablet pc üçgenine bizden daha hakim. Birçoğu yaşının üzerinde akıllı. Bu da ne yapacaklarını ve yapmayacaklarını araştırıp, öğrenmeleri için fırsat olur. Çocuklardan bunu sakınmak yerine bunu minicik çocukların yanında kullananları eğitmeli, söyleyince çemkiren koca koca adamlar varya, onları. Kişisel fikrimdir. YTD. YTD esprisini açıklamayacağım. İkinci olarak o dönemin popüler bir mesleği var. Satıcılık. Kimi vardır çocukluğunda hurda toplayıp satmıştır, kimi demir, kimi şeker, kimi de sigara veya misket... Geçmişte birilerinin zoruyla buna zorlanan çocuklar da var, Yani biraz merak, biraz ihtiyaç ve biraz da zorunluluk. Haliyle bizim çocuk da bir heyecan ve merak duygusuyla bu işe girip maceradan maceraya koşuyorlar. Sonra? Sonra kitap bitiyor. Ne çabuk? Maalesef öyle. Hepimize iyi okumalar dilerim.. (Sadık Kocak)
Bu kitap Rıfat Ilgaz'ın çocuklar için kaleme aldığı beş kitaptan oluşan, "Bacaksız"ın başından geçenlerin anlatıldığı çocuk romanı serisinin ikinci eseri. Kitabın eski ismi "Bacaksız Sigara Kaçakçısı." Yayınevi eski ismin çocuklar için pek uygun olmadığını düşünmüş olacak ki kitabın ismini "Bacaksız Macera Peşinde" olarak değiştirmiş. Güzel memleketimizde geçmiş yıllarda bazı yetişkinler para kazanmak uğruna, polislere yakalanmamak için çocuklara sokaklarda, köşe başlarında, kahvelerde, sinemalarda, duraklarda kaçak sigara sattırırlarmış. Kimi çocuk ihtiyacı olduğu için, kimi de merak ettiğinden bu işe bulaşırmış. Bu kitapta Bacaksız ve mahalleden arkadaşlarının kaçakçılığa bulaştığı hikaye heyecanlı, akıcı, eğlenceli bir şekilde anlatılıyor. Eserin, o dönemde çocukları olumsuz etkileyen toplumsal olaylara, yanlışlıklara dikkat çeken bir yönü var. İçeriğin çocuklar için uygun olup olmadığı tartışılır bir durum. Kitabı okuyan bir çocuk iyi ve güzel anlatılan konulardan olumlu düşünceler kazanabilir. Fakat eser içerisinde, bir çocuğun elinde kaçak sigaralarla uygun olmayan yerlerde sigara satması gibi bir durum da var. Bu da eserin çocuklar açısından olumsuz görünen yönü. Çocukların kendileri için uygun olmayan onlarca eseri okuduğu bir zamanda, Rıfat Ilgaz'ın çocuklar için yazdığı eserlerini çok fazla da eleştirmek istemiyorum. O korkunç eserlerin karşısında bu eseri gönül rahatlığıyla alıp okutabilirsiniz. İyi okumalar... (Bünyamin Müftüoğlu)
Bir hababam sınıfı adayı bacaksız fahri'nin başından geçen iki hikayenin anlatıldığı bu eğitici kitap ile yeniden çocukluk günlerime geri döndüm ben kaçak sigara satmadım ama hurda demir satarak misket paramı çıkartmıştım. O günleri yeniden şu yaşımda Rıfat Ilgaz sayesinde yeniden yaşadım. Diğer kamyon şoförü vs de kitaplığımda fırsat buldukça ciddi ktaplardan okuyacağım. Rıfat Ilgaz sevenlere tavsiye ederim. (Kurtuluş Yalçın)
Kitabın Yazarı Rıfat Ilgaz Kimdir?
1911 yılında Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğdu.7 Temmuz 1993 tarihinde öldü.Rıfat Ilgaz 1940’ların toplumcu-gerçekçi şairlerindendir. 1911 yılında Cide’de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. İlk şiiri 27 Temmuz 1927 ‘de, günlük Nazikter gazetesinde yayınlandı. Ayrıca; Açıkgöz(Kastamonu), Güzel İnebolu ve Güzel Tosya gazetelerinde şiirleri ve yazıları yayınlanmaya başladı. Lise yıllarında babasının ölümü sebebiyle buradan ayrıldı. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi’nde öğrenim gördü. 1930 yılında mezun oldu.
Altı yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Hendek ile Düzce arasında Gümüşova’da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü 1938 ‘de bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu Türkçe Öğretmenliğine atandı. 1939’da İstanbul Karagümrük Ortaokulu’nda Türkçe Öğretmenliğine başlayan Ilgaz’ın, yazı ve şiirleri dergilerde yayınlanmaya başladı. 1940 ‘da Çığır, Oluş, Ulus, Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi. Ömer Faruk Toprak ile 9 Eylül 1942’de Yürüyüş Dergisi’ni çıkardılar. Bu dergide Orhan Kemal, Sait Faik, Cahit Irgat, A.Kadir, Nazım Hikmet (İbrahim Sabri) ile birlikte çalıştılar. 1943’te ilk kitabı "Yarenlik"i yayınladı. Şiirleri olağanüstü bir ilgi gördü. Ocak 1944’de "Sınıf" adlı şiir kitabı çıktı. Sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. 1945’te Gün Dergisi çıktı. Bu dergide yazıları yayınlandı. Aziz Nesin’in Cumartesi Dergisine ortak oldu. Seçici kurulda çalıştı. 1946’da Esat Adil, Sabahattin Ali ve Aziz Nesin ile birlikte Gerçek Gazetesini çıkardılar. 1946 Ekim ayında Yığın Dergisi’ni Esat Adil ve Adil Yağcı ile birlikte çıkardılar. Öğretmenliğe yeniden döndükten sonra Boğazlayan-Yozgat’a tayini çıktı. Hastalığı nedeniyle Validebağ Sanatoryumunda yattı. Şubat 1947’de Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Mim Uykusuz’un çıkardığı Marko Paşa kadrosuna girdi. Sık sık kapatılan bu derginin daha sonraları sorumlu müdürlüğünü üstlendi. Malum Paşa, Merhum Paşa, Hür Marko Paşa gibi dergilerin adı sık sık değişiyordu. 1950’li yıllarda Ilgaz, gazetecilik yapmaya başladı. Sakıncalı olduğundan gazeteler ve dergiler imzalarına pek yer vermediler.
1952-1960’da Tan Gazetesi’nde dizgici-musahhih ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Turhan ve İlhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş Dergisi’ne "Stepne" takma adıyla yazılar yazdı. Hababam Sınıfı, Pijamalar(Bizim Koğuş), Don Kişot İstanbul’da bu dergide dizi olarak yayınlandı. Hababam Sınıfı’nı da isminin sakıncalı olması nedeniyle "Stepne" (Yedek Lastik) takma adıyla yazdı. Ocak 1953’te Devam adlı şiir kitabını çıkardı ve bu kitap da toplatıldı. Rıfat Ilgaz Demokrat İzmir, Akbaba, Vatan, Yeni Gün, Yeni Ulus gibi yayın organlarında ve kimi edebiyat dergilerinde yazı yazdı. Sınıf Yayınları’nı kurdu ve kendi kitaplarını yayınlayabildi. 1970’te Basın Şeref Kartı’nı aldı. 1974’te emekli oldu. Doğum yeri olan Cide’ye yerleşti. 12 Eylül 1980 döneminde gözaltına alındı. 70 yaşında gerekçesiz sorguya çekildi ve gözaltında kaldı. Tutukluluğu sona erince İstanbul’da oğlu Aydın Ilgaz ile birlikte ölümüne kadar yaşadı. Bu olaylar "Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra" adlı kitabında anlatılır. Onu hepimiz Hababam Sınıfı’nın yazarı olarak bildik. Altmış kitabı olmasına rağmen onun şairliğini, romancılığını ve öykü yazarlığını unutmamamız gerekir. Rıfat Ilgaz 7 Temmuz 1993 günü öldü.
Rıfat Ilgaz Kitapları - Eserleri
- Karartma Geceleri
- Halime Kaptan
- Hababam Sınıfı
- Sarı Yazma
- Hababam Sınıfı Uyanıyor
- Apartıman Çocukları
- Şeker Kutusu
- Nerde O Eski Usturalar
- Meşrutiyet Kıraathanesi
- Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı
- Pijamalılar
- Hababam Sınıfı İcraatın İçinde
- Garibin Horozu
- Hababam Sınıfı Baskında
- Karadeniz'in Kıyıcığında
- Don Kişot İstanbul'da
- Yıldız Karayel
- Bacaksız Okulda
- Sınıf
- Bacaksız Paralı Atlet
- Bacaksız Kamyon Sürücüsü
- Bütün Şiirleri 1927-1991
- Dördüncü Bölük
- Yokuş Yukarı
- Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra
- Bacaksız Tatil Köyünde
- Sosyal Kadınlar Partisi
- Bacaksız Sigara Kaçakçısı
- Kumdan Betona
- Yaşadıkça
- Hoca Nasrettin ve Çömezleri
- Çalış Osman Çiftlik Senin
- Radarın Anahtarı
- Öksüz Civciv
- Yarenlik
- Rüşvetin Alamancası
- Nerede Kalmıştık
- Cankurtaran Yılmaz
- Devam - Şiirler 1953
- Cart Curt
- Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler
- Satılmışlar
- Ocak Katırı Alagöz
- Soluk Soluğa/ Karakılçık/ Uzak Değil
- Kulağımız Kirişte
- Güvercinim Uyur mu
- Üsküdar’da Sabah Oldu
- Küçükçekmece Okyanusu
- Haydi Yolunuz Açık Olsun
- Uzak Değil
- Durmak Yok
- Bunadı Bu Adam
- Fedailer Mangası
- Krallar ve Kurallar
- Şevket Ustanın Kedisi
- Çocuk Bahçesi
- Altın Ekicisi
- Bütün Şiirleri 1937-1983
- Çok Küçüğüm Daha Ben
- Kesmeli Bunları
Rıfat Ilgaz Alıntıları - Sözleri
- Bizim memlekette zeytin o kadar boldur ki... Ama arayınca tanesini bulamazsınız! Yağını dostlarımıza satarlar, çekirdeğini de bize yuttururlar. (Sosyal Kadınlar Partisi)
- Topladığımız gönül çiçekleri Kucağımızda sararıp solar Utanır da veremeyiz Sunamayız dilimiz dolaşır Oysa neler düşlemişizdir geceden. (Ocak Katırı Alagöz)
- "Bakın şu miskinlere, Hababam Sınıfı değil, Hababam Taburu be !" (Hababam Sınıfı)
- Sait ne zaman Haluk’la ikimizi bir arada görse süzerdi onu: "İşte benim ustam!" derdi. "Bana gazeteciliği öğreten ilk adam!" (Yokuş Yukarı)
- Annem kahve! Emrini alinca, hemen sürerdi cezve yi kahve gelince bos zamanlarinda sardığı sigaralardan birini çıkarır hanım ateş.. Emrini verirdi. Ben kibriti kapıp koşarsam beni terslerdi. Annem karşısında süzüm süzüldukce keyiften bayilirdi. Zevk sahibiydi babam Sandalcı Hamit. (Nerde O Eski Usturalar)
- Ben ölmedim Beni öldürmediler de Yaşıyorum yaşıyorum işte At kıçında sinek gibi Tööbe töbe (Uzak Değil)
- Neyimize gerek bizim siyaset.! (Haydi Yolunuz Açık Olsun)
- Doğru! Dünyanın parası var İsviçre'de. Bizimkilerin paraları bile orda! (Hababam Sınıfı Baskında)
- "...Ben bugüne kadar tavuk bile kesmedim. Hep bizim büyük hanım keser tavukları." "Tavuğu kadına mı kestiriyorsun?" "Kime kestireyim ya?" "Yenmez kadının kestiği tavuk." "Pişirdiği pilav yenir de kestiği tavuk mu yenmez,haaa?" "Asla yenmez." "Ben yedim oldu Muhzır Efendi. Sana buyur edersem yeme!" (Hoca Nasrettin ve Çömezleri)
- Ben kaçıyorum anladın mı, resmen kaçıyorum insanlardan. (Şeker Kutusu)
- Poker denilen oyun da particilik gibi… Cebin dolu oldu mu, salla sallayabildiğin kadar. Bu oyunun aslı esası palavra! (Şeker Kutusu)
- Gel, değmeden birbirine ellerimiz, sen günlük işlerinden konuş, ben sana masallar anlatayım gelecek günlere dair. (Yarenlik)
- "-Sanat gösterisi yapmıyormuşuz da biz ne yapıyormuşuz? -Gövde gösterisi..." (Dördüncü Bölük)
- Açlık ,ekmeğin katığıydı … (Karadeniz'in Kıyıcığında)
- Ne demiş en büyük ozanımız Neden kulak vermiyorsunuz sesine Bir ağaç gibi hür yaşayın dememiş mi, Ve bir orman gibi kardeşçesine? (Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler)
- "Okuyamadığım kitaplardan kitaplıklar düzdüm." (Sosyal Kadınlar Partisi)
- ...Aynı bunalımlı günleri birlikte yaşadığımız halde adımı ancak kaşıntılı günlerinde anımsayan dostlara inat! (Yokuş Yukarı)
- ..Yağlı güreşteki dinç güreşçilere benziyordu balık.Ele,avuca sığmıyordu... (Küçükçekmece Okyanusu)
- Allah, bir kapıyı kaparsa bir kapıyı açar. (Apartıman Çocukları)
- ... değişen hiçbir şey yoktu eğitim, öğretim alanında. Her şey olduğu gibi, bütün düzensizliğiyle sürüp gidiyordu. (Hababam Sınıfı Baskında)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin