Kitap Künyesi
Yazar: Ralf Rothmann
Çevirmen: Esen Tezel
Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları
İSBN: 9789750845062
Sayfa Sayısı: 152
--reklam--
Baharda Ölmek Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Günümüz Alman edebiyatının en başarılı yazarlarından olan Rothmann, yeni sayılmayacak trajik bir hikayeyi, savaşın doğaya ve çevreye verdiği zarar, travmanın kuşaklar arası iletimi gibi, o dönemi bizzat yaşamış Grass kuşağı yazarlarında görmediğimiz yepyeni bakış açılarıyla zenginleştirerek ustalıkla anlatıyor.
Bir çiftlikte süt sağıcılığı yapan iki genç, Walter ve Friedrich İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde, zorla askere alınırlar. Alman Ordusu bozguna uğramış ama teslim olmamakta direnmektedir. Cephe gerisinde görev yapan Walter, bombalanan şehirlere, sivillerin çaresizlikten tükenişine, fiziksel ve ruhsal olarak çökmüş askerlerin iyice zıvanadan çıkışına tanıklık edecek ve barışı görebilecek, ama suskunluğuyla kuşattığı savaş travması onu hayat boyu hiç bırakmayacaktır.
Bir keresinde ona rüyalarımdan bahsettiğimde, bana vücudumuzdaki hücrelerin bir hafızası olduğunu söylemişti, sperm ve yumurta hücrelerinin de var, dolayısıyla bu kalıtsal bir şey. Ruhsal ya da fiziksel olarak yaralanman, gelecek kuşakları etkiliyor. Yani sana isabet eden hastalıklar, yumruklar ya da kurşunlar, doğmamış çocuklarını da yaralıyor.
--reklam--
Baharda Ölmek Alıntıları - Sözleri
- “Seni mutlaka sevmiştir, babalar çocuklarını sevmeden edemezler. Ve gittiklerinde bir eksiklik hissederdin, koruma falan gibi, gizemli bir şey; ilk kez korkuya kapılır ve salya sümük ağlarsın. Ama bir şekilde de güçlenirsin.”
- "Toprağı sürdüğünde devamlı mahsul vermeyecek. Yeryüzünde geçici ve fanisin."
- Suskunluk, hele ki ölüm konusundaki o derin suskunluk, sonuçta hayatın bir gün kendiliğinden içini gerçekle doldurduğu bir boşluktur.
- Neyse ki yavaş yavaş bahar geliyor, çiçekler açmaya başladı.
- Fidelis ad mortem (Ölene kadar sadık)
- “Korukları babalar yedi ama dişleri kamaşan, oğullar oldu.”
- Tarihin seyri belli olmaz.
- En zor iş, bir şeyi dünyaya getirmektir. Yok etmeyi, öldürmeyi her geri zekâlı becerir.
- Tarihin seyri belli olmaz.
- "Suskunluk, hele ki ölüm konusundaki o derin suskunluk, sonuçta hayatın bir gün kendiliğinden içini gerçekle doldurduğu boşluktur."
- Hayattan hiçbir şey öğrenemedin, değil mi? Ne kadar dram yaratırsan yarat, günün birinde her şey biter. Hepimiz gidiciyiz.
- ona rüyalarımdan bahsettiğimde bana vücudumuzdaki hücrelerin bir hafızası olduğunu söylemişti. ruhsal ve fiziksel yaralanman gelecek kuşakları etkiliyor; sana isabet eden hastalıklar, yumruklar ya da kurşunlar doğmamış çocuklarını da yaralıyor.
- “Bir insan başka bir insandan daha canlı olabilir ama vurulan hiç kimse bir diğerinden daha ölü değildir, anlıyor musunuz?”
- Sadakatim onurumdur.
- Korukları babalar yedi ama dişleri kamaşan, oğullar oldu.
--reklam--
Baharda Ölmek İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde Alman Ordusu yenilir ama direnişe devam eder. On sekiz yasındaki pek çok genç askere alınır. Çiftlikte süt sağılıcığı yapan iki genç Walter ve Friedrich' de askere alınanlar arasındadır. Iki arkadaş farkli cephelere gönderilir Cephe gerisinde görev yapan Walter, savaşın insanlar üzerinde yaratığı bütün acılara şahit olur. Iyimser olan düşünceleri yerini hüzne bırakır. Arkadaşının başına gelen olayla birlikte büyük travma yaşar. Ralf Rothman, çoğu yazar tarafından yazılmış Ikinci Dünya Savaşı' ni anlatsa da kullandığı üslubla okuyucuyu kendine çekiyor. Savaşın bitmesiyle Almanya'nın sanayileşme ve makinalaşma dönemine girmesi ve bu sürecin Alman toplumunun is gücünü etkilemesini anlattığı icin de kitap ayrıca önemli. Ralf Rothmann' dan okuduğum ilk kitaptı. Ve yine Alman Edebiyati beni yanıltmadı. Kitabı sevdim. Siz de tarihsel olayların olduğu, kurgu ile tarihin birleştiği kitapları seviyorsanız okuyun derim. (Tülay)
Kısa ama Etkileyici: Ralf Rothmann'ın bu kitabını gazete gördüm ve yeni Alman edebiyatını merak ederek okudum. Gereksiz tanımlamalar ve betimlemelerden uzak harika bir kitap doğrusu. Okuyunca, "Ee bu ne yani?" diyebileceğiniz bir konusu olabilir. Ama sabredip içine girince anlıyorsunuz. Savaşı bir de Alman tarafından bakıp, empati yaparak anlayabileceğiniz bir anlamı olduğuna inanıyorum bu kitabın. Her ne kadar haklıya hakkını verdiğini düşünmesem de fazla siyasete girmemiş olması hoşuma gitti. (I. Emre Toraman)
Adı çok fazla duyulmamış kitaplar için özellikle inceleme yazılması gerektiğini düşünen biriyim. Oldukça etkileyici ve gerçekçi bir savaş kesiti görmüş oldum bitirince ve altını çizdiğim çok cümlesi oldu..Ölüm teması, fosfor bombasının insanlar üzerindeki etkisi, kim dost kim gerçek düşman anlamlandırılması, yokluk, sefalet, acı... Okuyun okutturun efendim. Saygılar (Dr Dormicum)
--reklam--
Baharda Ölmek PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ralf Rothmann - Baharda Ölmek kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Baharda Ölmek PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ralf Rothmann Kimdir?
Ralf Rothmann 1953 yılında Schleswig'de doğdu. Gençliği romanlarının bir kısmına mekân olarak aldığı Ruhr bölgesinde geçti. Ticaret lisesindeki öğrenimini yarım bırakarak duvarcı ustası olan Rothmann uzun yıllar inşaatlarda çalıştı, ayrıca matbaacılık, hastabakıcılık ve aşçılık yaptı. 1976'dan beri Berlin'de yaşayan yazarın ilk öykü kitabı Messers Schneide1986'da yayımlandı. Çok sayıda öykü, şiir ve romanın yanı sıra bir de tiyatro oyunu kaleme almış olan Rothmann'ın özellikle romanları otobiyografik öğeler taşır. Rothmann aralarında Heinrich Böll Ödülü (2005) ve Max Frisch Ödülü'nün (2006) de bulunduğu pek çok edebiyat ödülü kazanmıştır.
--reklam--
Ralf Rothmann Kitapları - Eserleri
- Baharda Ölmek
- Deniz Kenarında Geyikler
- Genç Işık
- O Yazın Tanrısı
- Süt ve Kömür
--reklam--
Ralf Rothmann Alıntıları - Sözleri
- Tarihin seyri belli olmaz. (Baharda Ölmek)
- Korukları babalar yedi ama dişleri kamaşan, oğullar oldu. (Baharda Ölmek)
- "... 'Herkesin aşacak zorlu bir yolu vardır' dedi garson." (Süt ve Kömür)
- Gitgide daha da zorlaştı hayat, ölümler sürerken ve veba yüzünden insanlar toprağa verilirken, herkes artık kaybedeceğim ne kaldı diye düşünürken, yine de kaybedecek şeyler oluyordu hâlâ. (O Yazın Tanrısı)
- En zor iş, bir şeyi dünyaya getirmektir. Yok etmeyi, öldürmeyi her geri zekâlı becerir. (Baharda Ölmek)
- Mutlu bir kadının gözlerinde dünya her gün yeniden doğar. (Süt ve Kömür)
- "İlkbahar gelmeyecek galiba, değil mi? Hiç çiçek açmıyor, hiç koku duyulmuyor, kimse âşık olmuyor. Bunun nedeni o lanet olası savaş, zamanın ilerlemesine engel oluyor. En son ne zaman üşümemiştim, onu bile hatırlamıyorum." (O Yazın Tanrısı)
- "Toprağı sürdüğünde devamlı mahsul vermeyecek. Yeryüzünde geçici ve fanisin." (Baharda Ölmek)
- Özgür olmaya karar verdiysen başına hiçbir şey gelmez. (Genç Işık)
- Juhre!" dedim yeniden, "hay Allahım, ne bok yiyorsun? Sarhoş musun? Bir şey desene!" (Deniz Kenarında Geyikler)
- Sibylle’nin sandalyesini geriye ittiği fark edilmedi. Ancak ruj lekeli peçetesini boş tabağına atıp ayağa kalkınca ona baktılar ve rimelinin aktığını gördüler. Yine de kimse bir şey söylemedi, bezelye ve havuç dolu kâseler elden ele geçirildi, şarap ve su servisi yapıldı, Sibylle de burnunu çekerek çıktı salondan. (O Yazın Tanrısı)
- Onda ne bulduğunuzu gayet iyi biliyorsunuzdur, yoksa birlikte yaşamaya karar vermezdiniz. Aşk bir çoğul ekidir, diye okumuştum bir yerlerde. Ne zamandır tanışıyorsunuz? (Deniz Kenarında Geyikler)
- "Kapa ışığı. Yorgunum." (Deniz Kenarında Geyikler)
- ''Evli değil misin sen?'' ''Anlamıyorsun. Evli kadınlar da başka erkeklerin bakışlarıyla yaşar.'' (Süt ve Kömür)
- Kadınlardan uzak dur Simon. Boşanmak için ne çok bahaneleri olduğunu tahmin edemezsin . Aşk bile onlar için boşanma sebebi . (Süt ve Kömür)
- Gözlerimi kapattım. "Geyikler mi?" dedim ve yutkunmak zorunda kaldım. Rüzgârın tadı tuzluydu. "Deniz kenarında geyikler mi?" (Deniz Kenarında Geyikler)
- Fidelis ad mortem (Ölene kadar sadık) (Baharda Ölmek)
- Hayattan hiçbir şey öğrenemedin, değil mi? Ne kadar dram yaratırsan yarat, günün birinde her şey biter. Hepimiz gidiciyiz. (Baharda Ölmek)
- Bence bu hiç doğru değil. Nasıl rahatlayacağım ben? Kadının bize bir şey söylemesi gerekmez miydi? (Deniz Kenarında Geyikler)
- Sadakatim onurumdur. (Baharda Ölmek)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin