Kitap Künyesi
Yazar: Katherine Mansfield
Çevirmen: Nihal Yeğinobalı
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750726132
Sayfa Sayısı: 256
--reklam--
Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Öykünün bir edebiyat türü olarak gelişmesinde büyük katkısı olan Katherine Mansfield, Yeni Zelanda'da başlayıp İngiltere ve Fransa'da devam eden kısa yaşamına çok önemli eserler sığdırmıştır. Şiirsel öğelerle süslü, farklı bir düzyazı üslubu geliştiren yazarın, psikolojik çatışmalar üzerinde odaklanan incelikle işlenmiş öykülerinin örtülü anlatımı ve gözlem derinliği Anton Çehov'un etkilerini yansıtır.
Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler, yazarın ikinci öykü derlemesi olmakla beraber olgunluk eseri olarak gördüğü ilk kitabı. Mansfield burada genç kadınların toplumun ya da ailenin kendilerine biçtiği role uyma dürtüsünü bastırma çabaları ve özgün kimliklerini bulma arayışlarına odaklanıyor. Açılışı yapan uzun öykü "Prelüd"den kısa "Bir Salatalık Turşusu"na, kitapta yer alan on dört öykü, toplumun dışında kalan bir gözlemci olma hissini taşıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler Alıntıları - Sözleri
- O ağır göz kapakları gözlerinin üstünde durur, o tuhaf yarım gülümsemesi dudaklarında belirip silinirdi, yaşamını bakmaktan çok görmek yoluyla geçirirmiş gibi.
- Tamam da… bu ikisi neden kendilerini işin akışına bırakmıyorlardı ki, neden -duruma teslim olup- sonrasının nasıl geleceğine bakmıyorlardı? Ama hayır! Duygularındaki bulanıklık ve kaygıya karşın kıymetli arkadaşlıklarının tehlikede olduğunu bilecek kadar akılları başlarındaydı.
- Salona geçip şöminedeki ateşi yaktı. Sonra özenle dizilmiş olan yastıkları birer birer kaldırıp koltuk ve sandalyelerin üzerine rastgele attı. Bertha son yastığı tam fırlatmak üzereyken birdenbire, tutkuyla, tam bir tutkuyla göğsüne bastırarak kendi kendini şaşırttı. Ne var ki, bağrındaki ateşi bu da söndürmedi.
- Onun gözünde her şey öyle doğal ve öylesine kaçınılmazdı ki...
- Yavaş sesle, "Ama siz acı çekiyorsunuz," demeyi göze aldım. Görmeye katlanamadığım şey buymuş gibi. O bunu yadsımadı. Evet, gibilerinden başını sallayarak alt dudağını dişledi. Çenesinin titrediğini gördüm. "Elbet düzelecektir yakında," diye soludu; gitti yatağının yanındaki etajerin önünde, sırtı bana dönük olarak durdu. "Her şey düzelecektir, böyle sürüp gidemez." Ve sesinden ağladığını anladım.
- "Benimle her konuşmanda nezaket kurallarını bile küstürmek zorunda mısın sen?" İşte oracıkta yatıyordu, uykusunda bile düşman... Bu hep böyle sürüp gitmek zorunda mı, diye sordu içinden.
- Yok, meraklı, ciddi, kendilerini görünen şeyleri kavramaya, gizlenmiş şeyleri de keşfetmeye kaptırmış gezginlerdi onlar; erkeğin kadına karşı tamamen dürüst, onun da erkeğe karşı koşulsuz içtenlikli olmasını sağlayan bu olağandışı, eşsiz fırsatı elden geldiğince değerlendiriyorlardı.
- "Keşke," dedi alçak, dertli bir sesle, "keşke zehir içseydim de ölmek üzere olsaydım – şimdi, buracıkta!" "Ama neden böyle diyorsun? Ben hayatta böyle bir şey söyleyemem." "Seni çok fazla seveceğimi biliyorum da ondan – hesapsızcasına seveceğimi. Müthiş acı çekeceğimi de biliyorum Vera; çünkü sen beni asla, dünyada sevmeyeceksin."
--reklam--
Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bahtiyarlık: Mansfıeld'in okuduğum bu ilk kitabı diğerlerini okumam için de büyük bir iştah uyandırdı. Yakın zamanda Çehov'un öykülerini okuduğum için aralarında tarz olarak bir akrabalık olduğunu söyleyebilirim. On dört hikayeden oluşuyor kitap. Öykülerinde heyecanlı dalgalarla boğuşturmuyor sizi yazar. Daha çok bir durumu ustaca betimleyip iliklerinize kadar hissetmenizi sağlıyor. Ustaca yaptığı gözlemler ve bu gözlemleri aktarırken kullandığı şiirsel üslubu bu tarz öyküleri sevenlerin çok hoşuna gidecektir. Keyifli okumalar. (Hamdi Gün)
On dört kısa öykü... Her birinde yalnızlık, mutsuzluk ya da acı vardı. Çok fazla kurgusu olmayan genellikle karakterlerinin iç dünyasını ele alan öykülerdi (Arzu)
Öykü okumayı çok seven biri olarak beni tatmin eden bir kitap oldu Bahtiyarlık. Genel olarak insan ilişkilerini ve bu ilişkilerin bireyler üzerindeki olumlu ya da olumsuz psikolojik etkilerini konu alan 14 öykü var kitapta. Kitaba ismini veren Bahtiyarlık adlı öykü beni derinden sarstı. Görüntünün ne kadar aldatıcı olduğunu, sonsuz güvenin ne kadar tehlikeli olduğunu okuyucunun yüzüne çarpan bir öyküydü. Çok sevdiğim diğer bir öykü Psikoloji’ydi. 10 sayfada anlatılamaz diyeceğim duyguları öyle güzel anlatmış ki yazar, etkilenmemem mümkün değildi. Öykü severlere şiddetle tavsiye edeceğim güzellikte bir kitap, okuyunuz. (Tuğba)
--reklam--
Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Katherine Mansfield - Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Katherine Mansfield Kimdir?
Katherine Mansfield, 1888’de Yeni Zelanda’nın Wellington kentinde doğdu. Yazar olmak amacıyla 19 yaşında Yeni Zelanda’dan ayrılarak İngiltere’ye yerleşti. İlk düş kırıklıklarını, karamsar öykülerinin yer aldığı In a German Pension (1911, Bir Alman Pansiyonunda) adlı kitabında dile getirdi. Yeni Zelanda’daki aile anılarıyla çok güzel çağrışımlar içeren bir dizi öyküyü Prelude (Başlangıç) adıyla 1918’de yayınladı. Bunları ve öteki öykülerini bir araya getiren Bliss (1920, Mutluluk) ününü pekiştirdi. 1922’de yayınlanan The Garden Party (Garden Parti) adlı kitabıyla yeteneğinin doruğuna ulaştı. Yaşamının son beş yılında veremle mücadele ettikten sonra 1923’te Fransa’nın Fontainebleau kentinde öldü. Son öyküleri ölümünden sonra The Dove’s Nest (1923, Kumru Yuvası) ve Something Childish (1924, Çocukça Bir Şey) başlıklı kitaplarda toplandı.Şiirsel öğelerle süslü farklı bir düzyazı üslubu geliştiren Mansfield, psikolojik çatışmalar üzerinde odaklanan, incelikle işlenmiş öyküleriyle kısa öykünün bir edebiyat türü olarak gelişmesine önemli katkıda bulundu.
--reklam--
Katherine Mansfield Kitapları - Eserleri
- Bahçede Eğlence
- Koyda
- Güneş ile Ay
- Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler
- 1919
- Fransızca Bilmiyorum
- Çocuksu Bir Şey
- Ölü Albayın Kızları
- Katıksız Mutluluk
- Bir Hüzün Güncesi
- Albüm Yaprağı
- Yazgımı Öğrenmeliyim
- Sinirsiz Adam
- Bir Gece Vakti
- Şarkı Söyleme Dersi
- Ah Bu Rüzgar
- Seçme Hikayeler
- Yolculuk
- Selected Stories
- The Fly
- Seçme Mektuplar
--reklam--
Katherine Mansfield Alıntıları - Sözleri
- “İkimiz de öylesine bencil, öyle ben merkezli, kendi kendimizle öyle meşguldük ki kalbimiz de başka birine verecek tek bir köşe bile yoktu.” (Güneş ile Ay)
- Görev edinme kararlılığında acıklı bir yan vardı. (Bahçede Eğlence)
- En koyu karanlık güneş doğmadan az öncekidir. (Ölü Albayın Kızları)
- Saklanabileceği, kendi başının çaresine bakabileceği, istediği kadar kalabileceği, kimseyi tedirgin etmeyeceği, kimsenin de onu huzursuz etmeyeceği hiçbir yer yok muydu yani? Şu dünyada hiçbir yer yok muydu doya doya ağlayabileceği - en sonunda? (Bahçede Eğlence)
- . O kadar derinlerdeyim ki, bir daha hiçbir şeyin beni yakalayabileceğini hayal edemiyorum. ... (Seçme Mektuplar)
- ikimiz de öylesine bencil, öyle benmerkezli, kendi kendimizle öyle meşguldük ki kalbimizde başka birine verecek tek bir köşe bile yoktu (Güneş ile Ay)
- Onun gözünde her şey öyle doğal ve öylesine kaçınılmazdı ki... (Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler)
- "Keşke," dedi alçak, dertli bir sesle, "keşke zehir içseydim de ölmek üzere olsaydım – şimdi, buracıkta!" "Ama neden böyle diyorsun? Ben hayatta böyle bir şey söyleyemem." "Seni çok fazla seveceğimi biliyorum da ondan – hesapsızcasına seveceğimi. Müthiş acı çekeceğimi de biliyorum Vera; çünkü sen beni asla, dünyada sevmeyeceksin." (Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler)
- “Bu hafızanızın iyi olduğunun kanıtı zarif bayan. Şimdi merak ettim, ayrıca bu oldukça ilginç bir tartışma konusu, -hafıza bir lütuf mudur, yoksa, bu kelimeyi kullandığım için affedin, bir lanet mi?” (Bir Gece Vakti)
- "Ah, neden erkekler bu kadar güçlü?" diye bağırdı Viola. (Albüm Yaprağı)
- "Ben, insanların seyahat çantalarına benzediğine inanırım; içlerine bazı şeyler yerleştirilmiş, yola çıkarılmış, havaya fırlatılmış, yere çakılmış, kaybolup bulunmuş, ansızın yarı boşaltılıvermiş ya da tıka basa doldurulup büsbütün şişirilmiş, ta ki nihayet Sonuncu Hamal tarafından Sonuncu Tren'e bindirilerek tangır tungur yola düzülünceye kadar..." (Fransızca Bilmiyorum)
- "Güllere gelin! Zambakiara gelin! Menekşelere gelin!" (Çocuksu Bir Şey)
- Why did the photographs of dead people always fade so? wondered Josephine. As soon as a person was dead their photograph died too. (Selected Stories)
- “kadınların içindeki iyilik ruhu kolay kolay ölmez…” (Güneş ile Ay)
- Şu dünyada hiçbir yer yok muydu doya doya ağlayabileceği – en sonunda? (Katıksız Mutluluk)
- İnsan ruhuna inanmam ben. Hiçbir zaman da inanmadım. Ben, insanların seyahat çantalarına benzediğine inanırım; içlerine bazı şeyler yerleştirilmiş, yola çıkarılmış, havaya fırlatılmış, yere çakılmış, kaybolup bulunmuş, ansızın yarı boşaltılıvermiş ya da tıka basa doldurup büsbütün şişirilmiş.. (Fransızca Bilmiyorum)
- “İnsan yazar/lev-tolstoy’un kitap/anna-karenina--357’sını düşününce, yazar/ivan-sergeyevic-turgenyev’in bütün o kışkırtıcı omuzlu genç kadınları siliniyor, bir hiç oluyorlar.” (1919)
- Niçin insan geceleri böyle değişik duygulara kapılır? (Bahçede Eğlence)
- hem zaten ben bir şeylerin yakasını bırakamayan, peşlerinden koşup bağıran insanları hiç çekemem. bir şey elden gidince gitti demektir. sona ermiş, bitmiştir. o zaman bırakın gitsin! görmezden gelin onu, eğer avunmaya ihtiyacınız varsa, yitirilen şeylerin asla geri gelmediğini düşünerek avutun kendinizi: gelse bile yeni bir şeydir artık, her seferinde yeni, başka bir şeydir. elinizden çıktığı anda değişime uğramıştır. (Fransızca Bilmiyorum)
- İnsanların elbise sandığına benzediğine inanırım - içine belli şeyler tıkılmış, yola çıkartılmış, ortalığa savrulup atılmış, fırlatılmış, saçılmış, yitirilmiş, bulunmuş, ansızın yarısı boşaltılmış, ya da şimdiye kadar olmadığınca tepeleme doldurulup şişirilmiş, taa en sonunda En Son Görevli onları kollarından tuttuğu gibi En Son Trene savuruncaya ve onlar takır takır uzaklaşıncaya kadar... (Katıksız Mutluluk)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin